zaman tüneli

var öyleleri maalesef.

- oğlum niye o tanımı beğendin lan? kız resmen giydirmiş bana!
- bro, valla okumadan beğendim ya, hatun öyle istiyor.

oğlum yatacak yeriniz yok lan.*
devamını gör...

benim bilmediğim bir ışınlanma mı söz konusu?
1900'ler değil, 2000 olabilir ve hadi 2026'da olsun be.
biraz da marcus aurelius olsun ve stoacılık....
öpim mi seni
karşılaştırırım
ve de kirli konuşurum
var mı baldıran yok mu aristokratlık?
ama şimdi konuşalım.
devamını gör...

konuşmayı bile bilmeyenden beklenmez.
devamını gör...

%10= kral gibi öğrencilik yapan; çıkan, partileyen, çalışan, spor yapan azınlık.
%90= sefaletin romantize edilmesi. züğürt tesellisi.

%100 için de ilk özgürlük.

bu yüzden, ailesi iyi tanıdık değilse öğrenciye ev verilmez.
devamını gör...

yürüdüğün yazardır.
devamını gör...

aile ve çevre sebep olur sen düzeltirsin. vazifemiz bu.
devamını gör...

(bkz: bira bitti travması)

sevgili babacığım, eskiden şişenin dibinde yatan, saat 23:00 sularından 02:00'ye kadar "oğlum gelmiyor musun daha yetmedi mi?" diyen, vaktinde kendi sabaha karşı 04:00 sularında gelen babacığım ben kıraç gibi alkol komasına girmemem için 15 yaşımdan beri içkilerimi saklar, döker filan.

sabah annem ağabeylerin gelecek deyince odama gelip "buraya biraları sen mi koydun?" dedi.

-ben neden oraya bira koyayım? babam koymuştur.

babam çok zeki, en göz önündeki yere biralarımı koymuş, bulamayayım diye. acaba bunlar hangi tarihten kalma?

kıyafet dolabımın tercih edilmeyen bölümü;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ben evde hep bira bırakırım. gece mece gelince sıkıntı olmasın diye. bazen tekeller mekeller kapanıyor.

-biram vardı benim.
-içtin ya oğlum hepsini.

lavabo altlarındaki dolaplarda bira toplamadım az...
devamını gör...

ayol
devamını gör...

biri gökyüzüne bakarak yürür, öbürü taşa takılmamaya çalışır.
biri olmalı der, öbürü olanı sayar.
felsefe tarihi bu iki bakış arasında sallanır. kimi zaman mağaradan çıkmaya çalışır, kimi zaman mağarayı düzeltmeye uğraşır.
devamını gör...

sözlüğün en gereksiz başlığı evet.
devamını gör...

platon alır bu versusu. tamamen içgüdüsel bir tahmin.
devamını gör...

permüstasyon, kombinasyon, olasılık.
ayrı ayrı yapar gibi oluyorum. anlar gibi oluyorum. bir soruda birleşince iflas. kaç kere ağladığımı hatırlamasam da ağladığımı hatırlıyorum.
yok çünkü okula gitmedim o zamanlar. gitseydim de bi de beni ihtimaller çok zorluyor. permütasyon/kombinasyonda mesela hep aynı şekilde anlatıyorlar ya. o ihtimallerin üzerine bin tane ekliyorum ben. benim için olasılıksız oluyor.
sonra uyuyorum.
devamını gör...

her geçen gün sayıları artıyo bunnarın
devamını gör...

aynı ben ya, onun da yeşili var*
devamını gör...

seviyorsan git konuş bence
devamını gör...

isminde e harfi var.*
devamını gör...

kimine sınırlayıcılık, kimine sınır tanımazcılık aşılayan bir duyguya dair eleştiri.

sevgi dağ deldirir, çöl aştırır,
işte bunlar hep bakış aşısı.
devamını gör...

platon ;evliya-filozoftur, aristoteles; filozof-bilimadamıdır.
devamını gör...

çıkıp da sana "benim" demez. boşa kasmayın böyle şeyleri. umut dünyası...
devamını gör...

baktım yaşlı bir çift hakkında film çekmişler. hemen açıp izledim. zaten ağlıyordum, gözyaşlarım da boşa gitmemiş oldu. film 2 saat ve tahmin edersiniz ki biraz ağır ilerliyor. e nasıl ağır ilerlemesin, bir odadan diğer odaya giderken 5 dakika geçiyor. ben çok yaşama isteğimden vazgeçtim. çocuğum büyüsün direkt göçeyim. bu film beni perişan etti.


iki insan ve 50 yıldan fazla süren birliktelikleri. ama nasıl bir birliktelik? bak yazarken bile ağlayasım geldi. sürekli paylaşacak bir şeyleri var. okuyorlar sohbet ediyorlar, konsere gidiyorlar onu konuşuyorlar. ruhları birleşmiş, iki insana bakıyorsun ama tek bir insan görüyorsun. böyle mutlu bir hayat yaşamış olmalarını açıkçası çok kıskandım izlerken. lakin bir gün yemek masasında yaşlı kadın donup kalıyor. eşi seslense de bir tepki alamıyor. kadın kendine geldiğinde ise hiçbir şey hatırlamıyor. bir ameliyat geçiriyor ve ufak bir felç geçiriyor. işte bundan sonrası hep gözyaşı. yanlış anlaşılma olmasın bundan önce de gözyaşı vardı ama görüşümü bozacak kadar değil.

iki insanın bu kadar birbirini tanıması, kadın acı çekerken adamın sevdiği kadının onurunu korumaya çalışması, onu asla bakımevine göndermemesi ve kendi de çok yaşlı olmasına rağmen onunla ilgilenme şekli. ve o son. kadının yerine kendimi koyup filmi izlerken bu acıya bir son ver diye adama yalvarmıştım. içimden geçen şeyi yaptığında üzüntüden değil de rahatlama hissiyle daha çok ağladım. doğru olanı yaptı. normalde böyle bir şeyi insanlar çok yargılar ama olması gereken buydu. seven sevdiğine istediğini vermeli.

izleyin.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim