zaman tüneli
sevgili ile tatile çıkmak
"iftira atmak" olmasın.... ben de hiç yapmadım..
ahahaha
ahahaha
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
yola devam.
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
- kapı eşiği
- masa köşesi
- bulaşık makinesinin kapağı
ben en çok bunlara çarptığım için bu eşyalara sövüyorum.
- masa köşesi
- bulaşık makinesinin kapağı
ben en çok bunlara çarptığım için bu eşyalara sövüyorum.
devamını gör...
alsancak vs karşıyaka vs bornova
bence bostanlı;)
devamını gör...
sevgili ile tatile çıkmak
hiç yapmadığım bir eylem.
edit: ben tatile çıkmadım.. yoksa pırlantamı kendim aldım, o ayrı..
edit: ben tatile çıkmadım.. yoksa pırlantamı kendim aldım, o ayrı..
devamını gör...
bostanlı
istanbul un bostancısı varsa, izmir in de bostanlısı var.
bunu bi düşünün abiler. ihih.
bunu bi düşünün abiler. ihih.
devamını gör...
veteriner hekim
böyle genç hevesli arkadaşlar varsa lütfen buradan uzaklaşıp hemen başka bölüme geçin.
öncelikle ülkemizde birçok meslek gibi ciddiye alınmıyor maalesef. kaldı ki “sağlık çalışanı” olarak bile değerlendirilmiyorsunuz. kongrelere katıldığınızda yurt dışındaki hekimlerin anlattıklarını duyunca ağlamak isterseniz. kuduz, tüberküloz, antraks gibi hastalıklara maruz kalabilirsiniz. ayy benim tüberküloz sebebiyle 4 aylık çocuğuna hemen hemen 1 yıl kadar dokunamayan büyükbaş hekimi arkadaşım var…
he üniversitede kütüphanelerde kitaplarını da zor bulursunuz. yayınlar ya çok eskidir ya da yoktur. günceli talep ettiğinizde de ciddiye alınmazsınız. daha okurken kendinizi geliştirmek için cebinizden bir kitap için 5-6 bin tl çıkabilir.
sonra birçok ülkede eğitim süresi doğal olarak daha uzun olmasına rağmen bizim cağnım ülkemizde 5 yıldır ve bu 5 yılda “hayvan” diye geçiştirdiğiniz her canlının anatomik, fizyolojik, psikolojik olarak bambaşka olduğunu bir kere daha görürsünüz.
zaten daha 1. sınıfta anatomide o zilli sınavlarda “bu hangi hayvan ? nereden anladın ?” şeklinde minicik detaylı sorular sorulur.
he bir de eğer birazcık hevesiniz varsa egzotik ve yaban hayatı çalışmak istiyorsanız yahut ilginizi çekiyorsa 1. sınıftan itibaren kedi, köpek, koyun, keçi, inek, tavuk (kanatlı ördek falan da var) dışında ilgi alanınıza ve seçmeli dersinize gör 10 civarı canlı daha öğrenirsiniz.
bir de acil durumlar, doğal afet yahut savaş gibi durumlarda insana müdahale edebileceğinizden dolayı o 6 yıllık tıp eğitimini araya sıkıştırırlar =))
he bir de en hoşuma giden “hamamböceklerinden korkuyorum” dediğimde sen veteriner hekim değil misin şeklindeki sözde bilmiş yorumlar. entomolog muyum kardeşim ne alaka dediğinizde de suratınıza bön bön bakıyorlar.
ayrıca evet veteriner hekim ücretleri çok pahalı çünkü o kliniği açarken maalesef hiçbir yardım alamıyorsunuz. ilacından cihazına kadar her halt dolar bazında ve devlet size 1 kuruş bile yardım yapmıyor. bir de oda tarifesi detayı var neyse hiç girmeyeceğim sinirlendim yine.
neyse şimdi gidip birkaç kedi yavrusuyla kendimi sakinleştireceğim.
bu arada işin hayvansal kısmı hiç zor değil…
insan kısmı, hayvan sahibi kısmı var ya…
çok küçük yaşlardan beri hayvan seven biri ve bu mesleği yapan biri olarak “ben cidden böyle hayvan sevgisi görmedim” dedirtiyorlar. insanı insanlığından da mesleğinden de soğuturlar efenim.
not olarak şunu belirtmek isterim ki maalesef her meslekte olduğu gibi elbette bu meslek içerisinde de mesleğini doğru yapmayanlar var. bakın vardır demiyorum. var. var olduklarını ben de biliyorum. tıpkı bir hukukçunun adaleti değil de parayı savunduğunu gördüğüm gibi bunu da elbette görüyorum. lakin işini doğru yapmaya çalışıp gerçekten çabalayan insanları da genelleştirmezsek çok güzel olur diye düşünüyorum.
öncelikle ülkemizde birçok meslek gibi ciddiye alınmıyor maalesef. kaldı ki “sağlık çalışanı” olarak bile değerlendirilmiyorsunuz. kongrelere katıldığınızda yurt dışındaki hekimlerin anlattıklarını duyunca ağlamak isterseniz. kuduz, tüberküloz, antraks gibi hastalıklara maruz kalabilirsiniz. ayy benim tüberküloz sebebiyle 4 aylık çocuğuna hemen hemen 1 yıl kadar dokunamayan büyükbaş hekimi arkadaşım var…
he üniversitede kütüphanelerde kitaplarını da zor bulursunuz. yayınlar ya çok eskidir ya da yoktur. günceli talep ettiğinizde de ciddiye alınmazsınız. daha okurken kendinizi geliştirmek için cebinizden bir kitap için 5-6 bin tl çıkabilir.
sonra birçok ülkede eğitim süresi doğal olarak daha uzun olmasına rağmen bizim cağnım ülkemizde 5 yıldır ve bu 5 yılda “hayvan” diye geçiştirdiğiniz her canlının anatomik, fizyolojik, psikolojik olarak bambaşka olduğunu bir kere daha görürsünüz.
zaten daha 1. sınıfta anatomide o zilli sınavlarda “bu hangi hayvan ? nereden anladın ?” şeklinde minicik detaylı sorular sorulur.
he bir de eğer birazcık hevesiniz varsa egzotik ve yaban hayatı çalışmak istiyorsanız yahut ilginizi çekiyorsa 1. sınıftan itibaren kedi, köpek, koyun, keçi, inek, tavuk (kanatlı ördek falan da var) dışında ilgi alanınıza ve seçmeli dersinize gör 10 civarı canlı daha öğrenirsiniz.
bir de acil durumlar, doğal afet yahut savaş gibi durumlarda insana müdahale edebileceğinizden dolayı o 6 yıllık tıp eğitimini araya sıkıştırırlar =))
he bir de en hoşuma giden “hamamböceklerinden korkuyorum” dediğimde sen veteriner hekim değil misin şeklindeki sözde bilmiş yorumlar. entomolog muyum kardeşim ne alaka dediğinizde de suratınıza bön bön bakıyorlar.
ayrıca evet veteriner hekim ücretleri çok pahalı çünkü o kliniği açarken maalesef hiçbir yardım alamıyorsunuz. ilacından cihazına kadar her halt dolar bazında ve devlet size 1 kuruş bile yardım yapmıyor. bir de oda tarifesi detayı var neyse hiç girmeyeceğim sinirlendim yine.
neyse şimdi gidip birkaç kedi yavrusuyla kendimi sakinleştireceğim.
bu arada işin hayvansal kısmı hiç zor değil…
insan kısmı, hayvan sahibi kısmı var ya…
çok küçük yaşlardan beri hayvan seven biri ve bu mesleği yapan biri olarak “ben cidden böyle hayvan sevgisi görmedim” dedirtiyorlar. insanı insanlığından da mesleğinden de soğuturlar efenim.
not olarak şunu belirtmek isterim ki maalesef her meslekte olduğu gibi elbette bu meslek içerisinde de mesleğini doğru yapmayanlar var. bakın vardır demiyorum. var. var olduklarını ben de biliyorum. tıpkı bir hukukçunun adaleti değil de parayı savunduğunu gördüğüm gibi bunu da elbette görüyorum. lakin işini doğru yapmaya çalışıp gerçekten çabalayan insanları da genelleştirmezsek çok güzel olur diye düşünüyorum.
devamını gör...
sevgili ile tatile çıkmak
bungalov bunun için wn uygun mekandır
gizlilik ve huzur
gizlilik ve huzur
devamını gör...
uçak kullanmak
zor biraz ama yapılır...
ben açıyım başlığı... hakkımdır...
yazı ola beri gele..
nerden mi hakkım... dm pls..
ben açıyım başlığı... hakkımdır...
yazı ola beri gele..
nerden mi hakkım... dm pls..
devamını gör...
sevgili ile tatile çıkmak
zina, zinaaa pırlantaaa.
aşka atılan imza.
aşka atılan imza.
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
%99'u tamir edilebiliyor.
senelerce bacağa boruya küfreden insanları bu yüzden anlayamıyorum.
senelerce bacağa boruya küfreden insanları bu yüzden anlayamıyorum.
devamını gör...
sevgili ile tatile çıkmak
herhalde en güzel tatil de budur... arkadaşlarla yapılan tatil de iyidir fakat aynı keyifi vermez.
kıyısında tutmak yârın elini
deryaları yakmak gönül oduyla
ve bir demde biter mi ki o gülüş
ölümlerden gitmek midir sevgilim
cananı sevmenin bugün bedeli
sen de belki tanrı affeyler beni
kıyısında tutmak yârın elini
deryaları yakmak gönül oduyla
ve bir demde biter mi ki o gülüş
ölümlerden gitmek midir sevgilim
cananı sevmenin bugün bedeli
sen de belki tanrı affeyler beni
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sabah uyanma nedenleri
erken kalkanın yol alıyor olması.
devamını gör...
normal sözlüksüz hayat
yine normaldir.
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
a... komidin bunlardan birisidir.
devamını gör...
normal sözlüksüz hayat
94 den 90 almak gibidir.
devamını gör...
evde en çok küfredilen eşyalar
(bkz: tuvalet fırçası)
nefret ediyorum bu gelmişini geçmişini silktiğimin nesnesinden. 2 günde bir içine çamaşır suyu basıyorum. içinde boklu su olan bir nesneyi nasıl evimize kabul ettik biz oğlum? 2026 senesindeyiz, james webb uzay teleskobu ile evrenin en ince ayrıntılarını inceleyebilecek teknolojiye ulaştık, quantum bilgisayarları yapıyoruz, şu iğrenç nesneden kurtulamadık ama.
nefret ediyorum bu gelmişini geçmişini silktiğimin nesnesinden. 2 günde bir içine çamaşır suyu basıyorum. içinde boklu su olan bir nesneyi nasıl evimize kabul ettik biz oğlum? 2026 senesindeyiz, james webb uzay teleskobu ile evrenin en ince ayrıntılarını inceleyebilecek teknolojiye ulaştık, quantum bilgisayarları yapıyoruz, şu iğrenç nesneden kurtulamadık ama.
devamını gör...


