zaman tüneli
yazarlar hakkında gereksiz bilgiler
yarın son iş günüm. biraz endişe, çokça heyecan ve mutluluk. istifa etmeye karar vermek ve bu kararın arkasında durmak zor oldu. şimdiden iyi ki yaptım diyorum yine de. iyi ki başka, yeni bir yol seçtim. son kez ofise gidip her gün yaptığım şeyleri dramadbbdhdhd yok yok, benden bu kadar artık.
devamını gör...
fark etmez erkeği
tanrının nimetlerini ayırmadan benimseyen kutlu kimse. kıskanıldığı için mundar denen meleksi hayvan.
devamını gör...
atatürk milliyetçiliği
efendim, türk milliyetçiliği dendiğinde atatürk genellikle bir savunma hattı, "misak-ı milli sınırlarını koruma" refleksi olarak okunur. tabii bu çok sakat bir anlayış.
atatürk’ü sadece toprak savunması yapmış bir general olarak görmek, onun dehasını küçültmektir. milliyetçilik bizim için pasif bir koruma kalkanı değil, taarruz gücüdür. evet, misak-ı milli bir geri çekilme sınırıydı ama aynı zamanda gelecekteki büyük sıçrayışın tahkim edilmiş üssüydü. atatürk, çöken bir imparatorluğun küllerinden, küresel emperyalist kurtlar sofrasında kendi nizamını kurabilecek sert, tavizsiz ve merkezi bir türk devleti çıkardı. onun milliyetçiliği, türk milletini cihan muvazenesinde yeniden hak ettiği egemenlik kürsüsüne oturtma iradesidir.
atatürk'ün "yurtta sulh, cihanda sulh" sözünün de çok yanlış okunduğunu düşünüyorum.
o söz, zayıf bir devletin teslimiyet bayrağı değil, güçlü bir devletin stratejik zaman kazanma hamlesidir. ordun yoksa, sanayin yoksa, "cihanda sulh" dersin ki seni rahat bıraksınlar, sen de o sırada içeride devleti bir çelik çekirdek gibi büyütesin. bakınız hatay’ın ilhakına... bakınız musul ve boğazlar konusundaki bitmek bilmeyen diplomatik baskılarına... kendisinin ve çevresindekiler resmi kayıtlara geçmiş ifadeleri vardır bu konuda. atatürk, gücünün yettiği her an türk etki alanını genişletmekten geri durmamıştır. eğer ömrü ve devletin o günkü bütçesi elverseydi, akdeniz’deki ve balkanlar'daki türk varlığını çok daha agresif bir vizyonla tahkim edeceğinden şüphem yoktur. bizim anladığımız anlamda emperyal düşünce, sömürgecilik değildir; türk nizamının, kendi tarihi hinterlandına (etki alanına) yeniden hükmetmesidir. atatürk bu nizamın kurucu mimarıdır.
atatürk tam bir devlet kapitalisti dehasıyla hareket etmiştir. ortada ne sermaye vardı ne de sanayileşmiş bir toplum. batı’nın sömürgeci sermayesine avuç açmak yerine ne yaptı? devletin bizzat kendisini en büyük sermayedar, en büyük patron konumuna getirdi. sümerbanklar, etibanklar, demiryolu hamleleri... bunlar sadece iktisadi kurumlar değildir; milli gücün ekonomik silahlarıdır. sermayeyi devlet eliyle merkezileştirip tahkim etti ki, yarın bir gün küresel pazarın aktörleriyle korakor mücadele edebilelim. devlet kapitalizmi, türk milliyetçiliğinin ekonomik zırhıdır. devlet güçlü olacak ki, tebaasını da sanayisini de dünya sahnesinde bir koçbaşı gibi kullanabilsin.
atatürk’ü ağlayarak anma devri geçmiştir. bugün yapılması gereken; devletin ekonomik gücünü en üst perdeden merkezileştirmek, yerli sanayiyi devlet kapitalizminin disipliniyle küresel birer silaha dönüştürmek ve türk jeopolitiğini adriyatik’ten çin seddi’ne kadar uzanan o büyük etki alanında yeniden egemen kılmaktır. atatürk bize uysal bir cumhuriyet değil, büyümesi ve hükmetmesi gereken dinamik bir güç odağı miras bıraktı.
tengri, türk'ü korusun ve yüceltsin.
atatürk’ü sadece toprak savunması yapmış bir general olarak görmek, onun dehasını küçültmektir. milliyetçilik bizim için pasif bir koruma kalkanı değil, taarruz gücüdür. evet, misak-ı milli bir geri çekilme sınırıydı ama aynı zamanda gelecekteki büyük sıçrayışın tahkim edilmiş üssüydü. atatürk, çöken bir imparatorluğun küllerinden, küresel emperyalist kurtlar sofrasında kendi nizamını kurabilecek sert, tavizsiz ve merkezi bir türk devleti çıkardı. onun milliyetçiliği, türk milletini cihan muvazenesinde yeniden hak ettiği egemenlik kürsüsüne oturtma iradesidir.
atatürk'ün "yurtta sulh, cihanda sulh" sözünün de çok yanlış okunduğunu düşünüyorum.
o söz, zayıf bir devletin teslimiyet bayrağı değil, güçlü bir devletin stratejik zaman kazanma hamlesidir. ordun yoksa, sanayin yoksa, "cihanda sulh" dersin ki seni rahat bıraksınlar, sen de o sırada içeride devleti bir çelik çekirdek gibi büyütesin. bakınız hatay’ın ilhakına... bakınız musul ve boğazlar konusundaki bitmek bilmeyen diplomatik baskılarına... kendisinin ve çevresindekiler resmi kayıtlara geçmiş ifadeleri vardır bu konuda. atatürk, gücünün yettiği her an türk etki alanını genişletmekten geri durmamıştır. eğer ömrü ve devletin o günkü bütçesi elverseydi, akdeniz’deki ve balkanlar'daki türk varlığını çok daha agresif bir vizyonla tahkim edeceğinden şüphem yoktur. bizim anladığımız anlamda emperyal düşünce, sömürgecilik değildir; türk nizamının, kendi tarihi hinterlandına (etki alanına) yeniden hükmetmesidir. atatürk bu nizamın kurucu mimarıdır.
atatürk tam bir devlet kapitalisti dehasıyla hareket etmiştir. ortada ne sermaye vardı ne de sanayileşmiş bir toplum. batı’nın sömürgeci sermayesine avuç açmak yerine ne yaptı? devletin bizzat kendisini en büyük sermayedar, en büyük patron konumuna getirdi. sümerbanklar, etibanklar, demiryolu hamleleri... bunlar sadece iktisadi kurumlar değildir; milli gücün ekonomik silahlarıdır. sermayeyi devlet eliyle merkezileştirip tahkim etti ki, yarın bir gün küresel pazarın aktörleriyle korakor mücadele edebilelim. devlet kapitalizmi, türk milliyetçiliğinin ekonomik zırhıdır. devlet güçlü olacak ki, tebaasını da sanayisini de dünya sahnesinde bir koçbaşı gibi kullanabilsin.
atatürk’ü ağlayarak anma devri geçmiştir. bugün yapılması gereken; devletin ekonomik gücünü en üst perdeden merkezileştirmek, yerli sanayiyi devlet kapitalizminin disipliniyle küresel birer silaha dönüştürmek ve türk jeopolitiğini adriyatik’ten çin seddi’ne kadar uzanan o büyük etki alanında yeniden egemen kılmaktır. atatürk bize uysal bir cumhuriyet değil, büyümesi ve hükmetmesi gereken dinamik bir güç odağı miras bıraktı.
tengri, türk'ü korusun ve yüceltsin.
devamını gör...
yazarların en sevdiği meyve
hurma ile muz arasında ikircikli oldum.
devamını gör...
lewis hamilton
bireysel icra edilen f1 tıpkı tenis gibi reaksiyon
süresinin dolayısıyla yaşın çok önemli olduğu bir spor olsa da yaş dezavantajının sürüş stiliyle kapatılabileceği bir spor. yeni nesil araçlara daha fazla uyum sağlamasını bir kenara koyarsak geri bildirimleri ile hamilton sf26'nın gelişiminde rol oynayıp bu yeni araçla çok daha fazla bütünleşti. leclerc ile arayı kapattı öne geçip geçmediği sezon devamında belli olur. geçen sezonun tümünde gösterebildiği parlak performansları daha şimdiden gösterebildi.
süresinin dolayısıyla yaşın çok önemli olduğu bir spor olsa da yaş dezavantajının sürüş stiliyle kapatılabileceği bir spor. yeni nesil araçlara daha fazla uyum sağlamasını bir kenara koyarsak geri bildirimleri ile hamilton sf26'nın gelişiminde rol oynayıp bu yeni araçla çok daha fazla bütünleşti. leclerc ile arayı kapattı öne geçip geçmediği sezon devamında belli olur. geçen sezonun tümünde gösterebildiği parlak performansları daha şimdiden gösterebildi.
devamını gör...
yazarların en sevdiği meyve
nargile neyli abi? kılına sağlık.
karpuz sevmeyeni engellerim. karpuz.
karpuz sevmeyeni engellerim. karpuz.
devamını gör...
romantizm vs romatizma
romantizm, gençlikte yaşanır.
romatizma, yaşlılıkta yaşanır.
mesela adam karısına:
_seni hâlâ çok seviyorum_diyor.
karısı da :
_güzel, ama şu dizimi ovalar mısın? _diyor.
aynı portakal - protokol ikilisi gibi türkçenin bir tuzağı. ağızdan romantizm çıkacağı yerde romatizma çıkıyor.
romatizma, yaşlılıkta yaşanır.
mesela adam karısına:
_seni hâlâ çok seviyorum_diyor.
karısı da :
_güzel, ama şu dizimi ovalar mısın? _diyor.
aynı portakal - protokol ikilisi gibi türkçenin bir tuzağı. ağızdan romantizm çıkacağı yerde romatizma çıkıyor.
devamını gör...
mantıklı nedenlerden doğan mantıksız neticeler
(bkz: mantıksız mantı)
devamını gör...
yazarların aklından çıkmayan dizi sahneleri
-cinsi ne?
+tavşan.
behzat ç'nin tavşanına yem almaya gittiği sahnedir.
+tavşan.
behzat ç'nin tavşanına yem almaya gittiği sahnedir.
devamını gör...
fark etmez erkeği
size de ne yapsa yaranamayan erkeğidir. şunu yapalım, şurada buluşalım, şuraya götüreyim dese ama aşkııım ben bunu istemediiim kiii diye trip atarsınız. sizin ben ciğerinizi bilirim.
devamını gör...
ilgi sevmeyen erkek
biz bunu 30 yıldır anlatıyoruz.
devamını gör...
sırtüstü yatmak
uykuda boğularak ölümlerin tek nedeni. mide içeriği ağıza gelip ciğere kaçarak "reflü ölümü" yapabiliyor.
hiç bir omurgalı canlı sırtüstü yatmıyor, yatamıyor. neden acaba? bir tek insan mı bunu yapabilen?
ben yapmam, yapamam. boğazım tıkanır, nefesim kesilir.
hiç bir omurgalı canlı sırtüstü yatmıyor, yatamıyor. neden acaba? bir tek insan mı bunu yapabilen?
ben yapmam, yapamam. boğazım tıkanır, nefesim kesilir.
devamını gör...
romantizm vs romatizma
rom içenlerin dert ettikleri durum.
devamını gör...
fark etmez erkeği
genekde fark yapmaz yeah der.
devamını gör...
aeroband
elektronik gştar ve elektronşk bateri yapmışlar
değişik aletler
mesela bateri sadece stick ve iki pedal başka bi şry yok
havaya vurutorsun
kablosu, kulaklığı da var tabi
istetd3n hoparlöre bağla
birqz arsştırıp ikna olursam baterisini alıcam galiba
değişik aletler
mesela bateri sadece stick ve iki pedal başka bi şry yok
havaya vurutorsun
kablosu, kulaklığı da var tabi
istetd3n hoparlöre bağla
birqz arsştırıp ikna olursam baterisini alıcam galiba
devamını gör...
fark etmez erkeği
"nereye gidelim?"
"fark etmez"
"ne yiyelim?"
"fark etmez"
"hangi renk alsam?"
"fark etmez"
"seni seviyorum"
"fark etmez" .
"fark etmez"
"ne yiyelim?"
"fark etmez"
"hangi renk alsam?"
"fark etmez"
"seni seviyorum"
"fark etmez" .
devamını gör...
çocukluk dönemi sanrıları
televizyonda biliyorsunuz ki spikerler göğüs plan çekilir. ben 3 yaşımda bu insanların bedeni nerede diye hep merak ederdim. öyle ya, sanki televizyondakiler televizyonun arkasına geçiyordu. arka plan ve spiker televizyonun arkasında bulunuyordu. her yeni programda farklı biri bizim televizyonun arkasına geliyordu.
böyle düşünüyordum. günün birinde canıma tak etti gittim baktım televizyonun arkasına, boştu. hemen bu ütopik düşünceye ekleme yaptım. biz oraya yaklaştığımızda kendilerini. gizleyerek sadece televizyonda görünür hale geliyorlar.
böyle düşünüyordum. günün birinde canıma tak etti gittim baktım televizyonun arkasına, boştu. hemen bu ütopik düşünceye ekleme yaptım. biz oraya yaklaştığımızda kendilerini. gizleyerek sadece televizyonda görünür hale geliyorlar.
devamını gör...
fark etmez erkeği
(bkz: bi arkadaşım) *
devamını gör...
ilgi sevmeyen erkek
şımarıklık değil. ilgi sevmem, kıskançlık sevmem. sürekli fıt-fıt yazılmaktan nefret ederim. hele hele, uzunca yazmayıp böyle bam telime basar gibi tek tek yazan kadından ay bunaldım. ulan şunu tek mesajda yazsana. bu arada aranmak en nefret ettiğim şeydir. aranmak sevmem. ayıp.
ben epey sorunluyumdur. birçok şeyi sevmem.
-peki leylâ'yı nasıl sevdin?
-o bir gerçeklik değildi.
ben epey sorunluyumdur. birçok şeyi sevmem.
-peki leylâ'yı nasıl sevdin?
-o bir gerçeklik değildi.
devamını gör...
