zaman tüneli

yapmama şu kadarcık kalan eylem...

ben hayatımda biraz deli ve eli maşalı biri olarak bilinirdim. insanlar biraz çekiniyordu benden. hani bir şey yapabileceğimden de değil kime ne yapabilirim zaten, arkamda derin devlet falan da yok. ama herhalde yaydığın enerji ile ilgili bir şey.

son 3 senedir hayatımda bana benim iyi niyetimden güç alarak zorbalık eden insanlar türedi. eskisi gibi deli ve eli maşalı değilim artık. olabildiğince sakin ve çirkinleşmeden çözmeye çalışıyorum sorunlarımı.

sanırım sağlıklı sınırlar çok önemli. yine de insanların "sekerler" dedikten sonraki sınırlarımla da karşılaşmasını istemem.
devamını gör...

(bkz: azından mı öpmüş (yazar)) ukdesi)
dünya kupasına katılmayıp en azından kimseyi uykusundan etmezlerdi. ikinci golü yedikten sonra kavga kaos çıkarırlardı uyandığımıza değerdi.
t: arda turan, burak yılmaz, caner erkin ve selçuk inan'dan oluşan arkadaş grubu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evet neden kalbimiz seninle diye sormak istiyorum. ifade özgürlüğü yok mu? düşündüklerimizi yazamayacaksak neden buradayız sayın yoldaş????
devamını gör...

“ aba altından sopa göstermek “
devamını gör...

fatih terim hak ediyor. ibrahim tatlıses, tıpkı dönemin diğer arabesk sanatçıları gibi abartılmış bir balondur.
devamını gör...

ben faydalı olup olmadıklarında değilim. bu faydaya karşı karıştıkları olaylar, kazandıkları paralar, üslupları, kendilerinden hariç aile bireyleri ve benzeri sıkıntılı durumlarını dinlemekten bıktım.

yani insan şunu diyor: ekonomik ve duygusal maliyeti bu kadar yüksek olduktan sonra iki kupa eksik olsaydı, iki türkü az dinleseydik..

ve şu da var.. mesela yavuz gibi bir padişah, 2. bayezid gibi neredeyse gereksiz bir figürden doğabiliyor; cem sultan ya da şehzade mustafa olmadan da devlet 500 yıl yaşıyorsa ibrahim tatlıses olmadan da, önünü kestiği 500 kişiden bir tanesi zirve bir sanatçı olabilirdi.

belkl farih terim olmasaydı da, ondan çok daha yetenekli biri takımın başına geçecekti, bunu bilemeyiz ki.

biz her şeyi bir, iki kişiye endekslemeye alışmışız
devamını gör...

o kadar köküne ineceksek dünya kupası üçüncülüğünün ve galatasaray'ın aldığı kupaların temelini fatih terim değil mircea lucescu atmıştır. o dönemler bulgarlar ve rumenler futbolda önemli yere sahiptiler rumen ekolü olmasa fatih terim ne yapabilirdi acaba sorarım size. hagi, popescu, ilie olmasa.
devamını gör...

köşeye giden toptan gol yediği için bir kesim tarafından yenilginin mal edildiği suçsuz kaleci. elit kaleci ederson nottingham maçında stoperden yemişti bu golü. her hafta maç özetleri izleyen biri bile gollerde kalecinin bariz hatası olmadığını görür.
devamını gör...

ülke futbolunda çağ açıp çağ kapatan fatih terim'e ne denmesini bekliyordunuz.
bir şeyde en başarılı olanlara kral, efsane, goat vs lakaplar takılır. bu ülkenin futbolunda yarışı en çok kazanan, avrupa'da tanınırlığı olmayan ülkeye avrupa'dan kupa getiren adam çağ açıp çağ kapatmıştır. bugün türk futbolunun az buçuk bilinirliği varsa bu fatih hocanın galatasaray'ı sayesinde olmuştur. aksini iddia eden fanatik futbol cahilidir.

ve bir kez daha belirtelim zira rakipler hep üstünü örtmeye çalışıyor; o yere göğe koyamadığın dünya 3.lüğün fatih terim'in şenol'a sunduğu 8-9 galatasaraylı sayesindedir.
devamını gör...

"yağmasan da gürle" derler biz de.
ya da,
afedersiniz
"aç geziyor sert osuruyor"
amaç göz dağı vermek..
devamını gör...

türkiye'de en bilinen şarkısı sodade olan yeşilburun adalarından çıkma şarkıcı. insanı alıp götürüyor.



iyi dinlemeler.
devamını gör...

cabo verde yani yeşilburun adaları asıllı portekizli kadın şarkıcı. morna tarzı şarkıları var. morna denince akla cesaria evora gelir ama kendisinin katkıları da hiçe sayılamaz.

devamını gör...

bir çok yazarın aldığını söylediği o mistik mesajın eyleme dökülmüş halidir.
devamını gör...

kanguru ülkesi, bizimkilerin _nasılsa yaparız_ rahatlığını, disiplinli bir oyunla _bakın, yapamıyormuşsunuz_ dersine dönüştürdü.
devamını gör...

yüksek olmasının ne hayrı oldu ?
bu dızolar, barzolar, kekolar, dinci ayağına yatmış hırsızlar uzaydan mı geldiler ?
devamını gör...

son zamanlarda yaşanan olaylar benim çok midemi bulandırdı açıkçası. tam olarak bilgi sahibi olmadan bir fikir sahibi olmak ve yazmak da istemedim. burada bir taraf olmak da doğru gelmiyor bana. ama genel olarak elimizde çok sınırlı veri var yorum yapabilmek için onu söyleyebilirim, kimin haklı kimin haksız olduğuna dair şuanki durumda herhangi bir yorum yapmak doğru gelmiyor açıkçası.
yalnızca bu olay bazında değil genel bir bilgilendirme geçmek lazım.
iki kişi eğer reşitse ve ikisinin de rızası varsa her türlü konuşmayı ve eylemi gerçekleştirebilir, buna kimse de bir şey diyemez, ahlakçılık yapmak saçma. iki yetişkinin aralarındaki münasebetler de kimseyi ilgilendirmez, bu konu bakımından değil ama günaydın, cinsellik diye bir gerçek var insan biyolojisinde.
burada önemli olan ahlaka uygunluk falan değil, rıza. rızayı tanımlamak ve örneklendirmek önemli. buradaki ilk açıklamada geçen "o zaten başkalarıyla da böyle konuşan biriydi", " daha önceden benimle böyle konuşuyordu" minvalinde sözler gerçek bir rızayı göstermez. burada rıza yoktur demiyorum, bunlar var olduğunu doğrudan göstermez diyorum. bu önemli.
bir kişinin sizinle bin kez cinsel bir muhabbete girmesi, bin birinci kez de buna rızası olduğunu göstermez. rıza her seferde yeniden aranır. yani kişi bir noktada "hayır" dediyse veya eylemleriyle bunu gösterdiyse devamı tacize girer. yani hep aynı dinamik olması da bir gösterge değildir.
bu olay bazında bunu tam olarak değerlendirmek mümkün değil, elde çok az veri olduğu için yorum yapamıyorum dediğim gibi ama "hayır" dan sonrasında kişinin rızası olmadığı bir gerçek her olayda, bu olayda görebildiğimiz ya da değerlendirebilmemize yarayacak bir veri yok.
bununla birlikte yine açıklamada geçen "diğer yazarlarla birliktelikler yaşamak" veya "başka insanlarla da konuşmalarının olması" da sizinle bu konuda rızası olduğu anlamına gelmez, burada "o zaten öyle bir kadın" gibi bir slutshaming kokusu geliyor burnuma ve hiç hoşuma gitmedi bu.
tabii ki bunlar çok hassas konular, etkilenmekte de herkes haklı ama bir platform yöneticisi olarak tüm aksi düşünceleri banlamak hiç mantıklı değil, objektif de değil. bu ülkede eline en en ufak bir güç geçen kişi kendi minik diktatörlüğünü kuruyor. ülkede olmadığı gibi, burada da en ufak bir fikir özgürlüğü yok ve bu üzücü.
ayrıca "kadının beyanı esastır" muhabbetine de bu olaya dayanarak buradaki bazı kişilerin saldırması cabası. yalnızca kadının değil, çocuğun beyanı da esastır ve bu, beyanı ciddiye alarak soruşturma başlatılmasını ifade eder. tutup kimse direkt olarak sizi suçlu ilan edecek, hapse gireceksiniz, tutuklanacaksınız demek falan değil. zaten çoğunlukla kadınlar kolay kolay çıkıp tacize uğradığını söyleyemiyor, söylese de soruşturma aşamasında ciddiye alınmıyor. nasıl bir türkiye'de yaşıyor bu insanlar anlamıyorum, sanki farklı bir gerçeklikteler.
neyse, sonuç olarak bu olay bazında doğru ya da yanlış bir şey söylemek için elimizdeki veriler çok eksik, genel bir hukuki bilgilendirme geçmek istedim sadece ben.
bununla birlikte, gerçekten bu platformdan soğudum bunu da belirtmesem olmaz.
devamını gör...

ya siz ne tatlı ırkçılıklar yapıyorsunuz öyle*
avellerin asla fark etme ihtimali yoktu da,
bu saatten sonra kimse görmez zaten.
rahat rahat yapın, tabi.
devamını gör...

#4004044
ya salın artık şu zonguldak'ı*
içinden bartın ve karabük illerini çıkarttı zaten.
daha da bölmeyin ya, savaş ortasında kalmış güçsüz ülke gibi gelen giden dur az da ben ısırayım diyor.

ama ereğli şehir merkezi olabilir, ona itiraz etmem çünkü ekonomisiyle falan çok daha fazla hak ediyor.
devamını gör...

avrupa parlamentosu’nun rapor taslağında adalet bakanı akın gürlek’e yönelik yaptırım çağrısı yapılmış. ancak bu karar henüz kesinleşmiş değil; önce ap genel kurulu’nda görüşülüp oylanacak.

raporda, türkiye’de demokrasi ve hukuk alanında yaşanan gelişmeler gerekçe gösterilerek, bazı türk yetkililere ab’nin küresel insan hakları yaptırım rejimi kapsamında yaptırım uygulanması öneriliyor. akın gürlek de bu isimler arasında sayılmış.

burada önemli olan nokta şu bence; avrupa parlamentosu’nun yaptırım uygulama yetkisi yok. ap sadece tavsiye niteliğinde bir çağrı yapabiliyor. bir kişiye gerçekten yaptırım uygulanabilmesi için ab üyesi ülkelerin tamamının ortak karar alması gerekiyor.

ap’nin önerdiği yaptırımlar arasında:

-ab ülkelerine giriş yasağı,
-ab’deki mal varlıklarının dondurulması,
-kişi veya kurumlara ekonomik kaynak sağlanmasının engellenmesi bulunuyor.

yani şu an için alınmış bir yaptırım kararı yok, sadece bir yaptırım çağrısı var. üstelik geçmişte benzer çağrıların çoğu da ab tarafından uygulamaya konulmadı. bu nedenle konuyu, kesinleşmiş bir yaptırım kararı olarak değil, siyasi bir tavsiye ve eleştiri metni olarak değerlendirmek daha doğru görünüyor.
(link: t24.com.tr/gundem/avrupa-pa...)
devamını gör...

@centurion çok ince görmüş el yükseltiyorum izniyle; kuzunun hangisi beni yesin diye sandığa gitmesidir.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim