161.
konuşmayı en çok sevdiğim dil
devamını gör...
162.
sayıları zor gelebilir ama alışıyorsunuz. 666 bu dilde sechshundert sechsundsechzig demek. ezbere dayalı kafalara zor gelmez ama benim çocuğum zeki ama çalışmıyorcu öğrenciler için oldukça zordur.
devamını gör...
163.
aslında ülkemizde devlet okullarında ya da ilkokuldan itibaren öğretilmesi gereken dildir mesela çekyada 2.dil macaristanda 2.dil bunun gibi olmalı.
devamını gör...
164.
asla öğrenmek istemeyeceğim saçma sapan bir dil.
devamını gör...
165.
14 senedir avusturya'da yaşayınca mecburen öğrenmek zorunda olduğunuz saçmasapan bir dil. dach bölgesine hapsolmuş bu sığ dili öğrenmektense gidin ispanyolca öğrenin, tüm güney amerika'da gezin ((gbkz: brezilya) hariç). ayrıca ırkçı almanlarla ya da çiğ süt emmiş, orta anadolulu, kitap okumaktan bihaber, kalburaltı apaçi gurbetçilerle muhatap olmak durumunda kalmazsınız.
devamını gör...
166.
öğrenmeye başladıkça sevmeye de başlanan, yavaş yavaş aksanları fark etmeye başladığınızda sizi bir mutlu edebilen dil, en azından ben böyle bilirim. lakin bir süre sonra genizden konuşmanıza neden olabilir.
devamını gör...
167.
çok fikindirik bir dil olsa da telafuzların kabalığı insanın hoşuna gidiyor.
devamını gör...
168.


çok önemli bir dildir. türklere, japonlara, ana dili ural- altay diller sınıfı olanlara çok ters gelen bir dildir...nazım hikmet de demiş , bi ara doğu almanya ' ya yerleşmeyi düşünmüş, ancak rusçadan daha kazık bir dil olduğu için moskova ' da kalmaya karar vermiş.

ama tabii ilber hocanın da dediği gibi bişey öğrenmek istiyosan almanca öğrenmek zorundasın. alman edebiyatı da yani...çok üstün bir edebiyatıdır...
devamını gör...
169.
unutmaya çalıştığım dil ama unutamıyorum tam olarak. hele o saçma artikellerine hiç değinmek istemiyorum.

hiçbir işe yaramaz bir dil. almanlar da fark etmiş olacak ki hemen hemen hepsi ingilizce biliyor. almanlarla konuşmak için ingilizce bilsen, en azından ingiliz ve amerikalıları ve dahi birçoğunu da aradan çıkarırsın. kaldı ki soğuk nevale almanları da sevmem. ne konuşacağım?

ben enver ya da ilber gibi alamancı değilim. hiçbir zaman hayranı olmadım bu robotik tayfanın. sıkıcı insanlar. gördüğümde itinayla uzak durmaya çalışıyorum.

en son dört alman kars'ta bana adres sormuşlardı da; ih kan niht doç diye geçiştirmeye çalıştım, bu sefer ingilizceye geçtiler, ih verştehe nicht diye onu da savuşturunca, aslında almanca bildiğimi ve onlarla konuşmak istemediğimi anlamalarının suratlarına verdiği tuhaf şaşkınlık ifadesini görmenin tuhaf neşesini yaşadım.

tabii alışmışlar enver ve ilber gibi alman yalayıcılarla dolu ortalık. yok ya. ih liebe niht doçland und doç. vir müssen zi ausrotten.
devamını gör...
170.
ben seviyorum bu dili. rammstein sağolsun çok sevdirdi hatta bi ara öğrenmeye çok çabaladım ama olmadı çünkü fazla zor geldi. fakat kulağa çok hoş geliyor. fransızca gibi ağzını yaya yaya konuşulsa almancayı da romantik bulurlardı ama malesef
devamını gör...
171.
benim çok sevmediğim bir dildir. nedense telaffuzunu fazla kaba buluyorum. sanırım edebiyatçı olmamın getirdiği negatif bir husus bu. güzel söz sanatına odaklı olduğumuz için, kelimelerin telaffuz edilirken ortaya çıkarttığı vurgulara çok takılıyorum. bu yüzden almanca bana (kelimelerin okunuşu açısından) inanılmaz rahatsız edici geliyor.

lisans eğitimim amerikan edebiyatı odaklıydı. akademik kariyerimi edebiyat- sanat ve kültür bileşeninde inşa ettim. bu yüzden hem türkçe hem ingilizce betimleme sanatına ve arkasındaki kültürel değerlere hakimim. alanım sebebiyle dünya edebiyatından seçmeler de aldım. bu yüzden yazdığım şeyler havadan, bilgisizce yazıya dökülmüş cümleler değil. deneyime ve birikime dayanan söylemlerdir.

genel açıdan alman edebiyatını da yetersiz buluyorum. bu benim kişisel görüşümdür. evet, fazlasıyla nitelikli yazar ve şair var. yazarlara veya şairlere gerekli eleştiriyi yapabilmek için, dönemleriyle vermek gerekiyor. benim bahsettiğim bu değil. en azından bu başlıkta değil. onu ayrı bir başlıkta konuşuruz.

edebiyat kelimelerle ritim oluşturma sanatıdır. dilin buna izin vermesi gerekir ki, okudugun cümleler sana kendini iyi hissettirsin. türk edebiyatında bu his genelde kafiye ve redifle desteklenir. ingilizce de anlam veya birbirine benzeyen kelimeleri eşleştirerek. yani temelde okuduğunuz dizelerden/ cümlelerden etkilenir ve kişisel motto haline getirirsiniz.


bu konuda almanca romanlar bir derece işlevselliği korur çünkü romanda beklediğimiz şey ritimsel bir uyumdan çok, uzun vadeli kurgu tutarlılığıdır fakat şiirde telaffuz çok görünür oluyor. almanca , bir dil olarak, duyguların geçirgenliğini bence fazlasıyla kırıyor çünkü almancanın genel telaffuzu çok kaba. misal: belkide dünyanın en güzel iltifatını ediyorsunuz fakat dil o kadar sert bir okunuşa sahip ki, kelimeler hakaret ediyormuşsunuz gibi bir tonla çıkıyor.. bunu bir aşk şiirini okurken hayal edin.. dilin yapısı tek başına okuduğum şeyin bir aşk şiiri olduğunu hissettirmiyor...
tabi bu kişisel bir düşüncedir. tam tersine, bu kaba okunusu ve dil bilgisi yapısını tezat vurgu olarak gören ve seven kişilerde olabilir ama benim hoşuma gitmiyor. ben vurguyu telaffuz da değil, anlamda ve kelime oyunlarında seviyorum.

yine de sevmediğim bir dildir.
neden olduğunu biliyorsunuz.
devamını gör...
172.
her lehcesi baska bir dil. pirmasenste konusulan almancayi hamburglu anlamaz. bavaryadakini berlindeki anlamaz.
devamını gör...
173.
her dilin bir fonetiği vardır, bu fonetik bırak insanı ülkenin toptan karakterini sergiler.

yunanca yılan tıslaması gibidir, nası bi genetik kodlanmışsak gerim gerim gerilirim.

kafkas dilleri sanki zorlu bir coğrafyanın doğa olayları gibidir. gürcüce, ermenice hatta azerbeycan aksanında bile hiç farketmez, sanki koca koca kayalar dağdan yuvarlanıp culp diye göle düşer, sanki gökler gürler, sanki bir şelale gürül gürül çağlar.

işte bu almanca da kim ne derse desin mapusta 20 sene işkence görmüş tüm dişleri sökülmüş dili damağı yarılmış mühendis dili arkadaş.

-ınhhhh benimhş çoğ bis dohdülerşşş, ğ.tumü veeeedim ama plâynı veeemedimhhh, çoğğğğ gisşhhhliğğğğ!
devamını gör...
174.
öğrenmeye öğrenilir de, "abi gasthaus erkek, rathaus dişi, bilmem hangisi ikisinin arasında" diye dil mi olur?

arapça için de aynısını düşünüyorum..

insan hayatını zorlaştırmaktan başka bir amacıı keşfedemediğim bir uygulama ve bence bir çok insanı almanca'dan soğutan neden bu.

gerçi fransızca'da büyük sayıları saymak konusunu ve sessiz harfleri düşününce.. yok ya, öğrenilir yine de..
devamını gör...
175.
nefret ediyorum almancadan. kaba.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"almanca" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim