61.
devamını gör...
62.
balon.
devamını gör...
63.
yani zengin markasi ortadogu'da.
devamını gör...
64.
bu kadar kullanıcısı ile arasında bağ kurmuş elektronik bir marka olamaz.
devamını gör...
65.
seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım lan hippi. senin yaptığın yapacağın planlı eskitme işine ümit özat girsin. 2 senesi dolmayan telefonun pil ömrünü bitirmeyi nasıl da seviyorsun. iki sene de bir telefon mu yenileyelim olm şimdi? valla çok ayıp ya.
devamını gör...
66.
cihazlarının birbirini tanıması çok iyi ya.
telefonumda kayıtlı wifi’yi, pc tanıdı. kim girecek şimdi o wifi şifresini tarihe karıştı.
telefonumda kayıtlı wifi’yi, pc tanıdı. kim girecek şimdi o wifi şifresini tarihe karıştı.
devamını gör...
67.
sisirilmis fiyatlari o fiyata es deger urunler cigir acacak hizlarda performans gosterirken, sadelik acisindan basarili. bir sonraki telefonum apple olmayacak ama bunu anladim net.
devamını gör...
68.
eğitimsiz beyaz yaka itemı olan ürünler bütünü.
devamını gör...
69.
hiçbir zaman almayı düşünmediğim marka. samsung varken xiaomi varken ve fersah fersah ucuzken neden dünya kadar para gömeyim elin emperyalistine.
devamını gör...
70.
apple 2027'ye kadar tamamen üretim olarak çin'den çekilecekmiş. sonunda çin'den kurtuluyoruz. başkan trump'ın gümrük vergileri sayesinde bu bela büyüyemeden kendi içinde patlayacak. bütün dünya'daki insanları işsiz bırakan , telif hakkını umursamayan , hırsız , haydut , soykırımcı çin , cehenneme kadar yolunuz var!
devamını gör...
71.
çin bitince ardından 'kahrolsun hindular' dönemi mi gelecek?
'yanki go home' denemiyor mu bu golabalizmin gobellerine
ipne gibin puşt gibin bi şey bunlar
'yanki go home' denemiyor mu bu golabalizmin gobellerine
ipne gibin puşt gibin bi şey bunlar
devamını gör...
72.
tromp ağzındaki baklayı çıkarmış. resmen hindistan yönetimine ortalığı karıştırın dediler geçen günlerde. apple'a açık mesaj verdiler ama anlamayınca direkt söylemiş. abd yeni çin (india) yaratmak istemiyor. üretimi tamamen abd'ye çekmek istiyor. aslında bu daha sevindirici bir haber. sermaye gelişmemiş ülkeleri sömürmek yerine robot devrimi yapmalı. (bkz: tesla optimus) gibi...
devamını gör...
73.
nvidia ve microsoft'un ardından piyasa değeri 4 trilyon doları gören 3. şirket olan abd'li teknoloji devi.
kaynak: cumhuriyet.com
kaynak: cumhuriyet.com
devamını gör...
74.
geçmiş modelleri kasıtlı olarak yavaşlattığı bilinen ve dahi kendileri tarafından da itiraf edilen bu algıdan ibaret marka, yeni ve güncel olarak adlandırdığı telefon modellerinde çoğu zaman, aman aman bir yenilik getirmeden daha yüksek fiyata satabiliyor. kar maksimizasyonu ve marka algısı noktasında büyük iş başardıkları bir gerçek.
apple’a yönelik en yaygın ve haklı temellere dayanan eleştirilerin özetini yukarıda verdim. şimdi birkaç noktayı ayırarak değerlendirmek daha iyi olur:
1. eski modellerin yavaşlatılması meselesi:
bu konu bir iddiadan ibaret değil; apple 2017’de bu hususu açıkça kabul etti. tabi süslü laflarla bir takım sözüm ona gerekçeler sundular. ne mesela? derseniz eğer; batarya sağlığını ve ani kapanmaları sebep olarak gösterdiler. yani kullanıcıya şeffaf davranılmadığı aşikar.
'performans düşürme' tercihi varsayılan olarak dayatıldı. bu yüzden de şirket rekor cezalar ödedi ancak marka algısı ciddi bir darbe almadı. çünkü kitlesi oldukça sadık. bu kitleyi oluşturmada kendi başarılarına aşağıda ayrıca değineceğim. yalnız kimse kusura bakmasın bu itiraftan sonra bile markayı savunan ahmakları eleştirmeden geçemem!
2. yeniliklerin sınırlı olmasına rağmen ama fiyatların artması:
son yıllarda iphone’larda kamera iyileştirmeleri çoğu zaman yazılımsal olarak gerçekleştirildi. bunun için yeni model çıkartmaya gerek var mıydı? hayır. bir güncelleme işi çözebilirdi. işlemci performans artışından bahsediliyor. oysa günlük kullanıcı için farkı oldukça sınırlı.
3. küçük tasarım dokunuşları:
'oyun değiştirici' olarak adlandırılan yenilikler çok nadir gerçekleşti. buna rağmen büyük değişiklikler olmasa da her yeni modelde fiyat artışları sürdü. bu da 'yenilik = fiyat' denkleminden çok, marka gücü = fiyat denklemine işaret ediyor. bu hususta sosyal mecralarda iphone modelleri ile ilgili çok zekice hazırlanmış alay konulu paylaşımlar mevcut zaten.
3. kar maksimizasyonu ve marka algısı:
bakın bu noktada apple gerçekten üniversitelerde ders olarak okutulması gereken ve hatta ders kitaplarına girecek bir iş yapıyor. çünkü apple ürünleri, donanımı değil ekosistemi satıyor. sadakati teknik üstünlükten çok psikolojik bağla kuruyor. 'premium' algısını korumak için erişilebilir olmamayı bile kendisi istediği için seçiyor. yani tüketici açısından eleştirilebilir ama iş stratejisi açısından olağanüstü başarılı.
özetleyecek olursak;
apple ne en yenilikçi, ne en özgür, ne en teknolojik bir marka değil. zaten fiyat/performans markası
olmadığı bir gerçek. kendisini de asla böyle sınıflandırmıyor. ancak; tutarlı bir kullanıcı deneyimi sunan ve en güçlü marka algısını yöneten firma olduğu da tartışılmaz.
apple’a yönelik en yaygın ve haklı temellere dayanan eleştirilerin özetini yukarıda verdim. şimdi birkaç noktayı ayırarak değerlendirmek daha iyi olur:
1. eski modellerin yavaşlatılması meselesi:
bu konu bir iddiadan ibaret değil; apple 2017’de bu hususu açıkça kabul etti. tabi süslü laflarla bir takım sözüm ona gerekçeler sundular. ne mesela? derseniz eğer; batarya sağlığını ve ani kapanmaları sebep olarak gösterdiler. yani kullanıcıya şeffaf davranılmadığı aşikar.
'performans düşürme' tercihi varsayılan olarak dayatıldı. bu yüzden de şirket rekor cezalar ödedi ancak marka algısı ciddi bir darbe almadı. çünkü kitlesi oldukça sadık. bu kitleyi oluşturmada kendi başarılarına aşağıda ayrıca değineceğim. yalnız kimse kusura bakmasın bu itiraftan sonra bile markayı savunan ahmakları eleştirmeden geçemem!
2. yeniliklerin sınırlı olmasına rağmen ama fiyatların artması:
son yıllarda iphone’larda kamera iyileştirmeleri çoğu zaman yazılımsal olarak gerçekleştirildi. bunun için yeni model çıkartmaya gerek var mıydı? hayır. bir güncelleme işi çözebilirdi. işlemci performans artışından bahsediliyor. oysa günlük kullanıcı için farkı oldukça sınırlı.
3. küçük tasarım dokunuşları:
'oyun değiştirici' olarak adlandırılan yenilikler çok nadir gerçekleşti. buna rağmen büyük değişiklikler olmasa da her yeni modelde fiyat artışları sürdü. bu da 'yenilik = fiyat' denkleminden çok, marka gücü = fiyat denklemine işaret ediyor. bu hususta sosyal mecralarda iphone modelleri ile ilgili çok zekice hazırlanmış alay konulu paylaşımlar mevcut zaten.
3. kar maksimizasyonu ve marka algısı:
bakın bu noktada apple gerçekten üniversitelerde ders olarak okutulması gereken ve hatta ders kitaplarına girecek bir iş yapıyor. çünkü apple ürünleri, donanımı değil ekosistemi satıyor. sadakati teknik üstünlükten çok psikolojik bağla kuruyor. 'premium' algısını korumak için erişilebilir olmamayı bile kendisi istediği için seçiyor. yani tüketici açısından eleştirilebilir ama iş stratejisi açısından olağanüstü başarılı.
özetleyecek olursak;
apple ne en yenilikçi, ne en özgür, ne en teknolojik bir marka değil. zaten fiyat/performans markası
olmadığı bir gerçek. kendisini de asla böyle sınıflandırmıyor. ancak; tutarlı bir kullanıcı deneyimi sunan ve en güçlü marka algısını yöneten firma olduğu da tartışılmaz.
devamını gör...