bazen arkadaş edinmenin hiçbir anlamı bulunmadığını düşünüyorum. bir süre sonra, gelmelerinden önceki boşluktan daha da beter bir acı bırakarak hayatından çıkıyorlar.
devamını gör...
ikili ilşki sorumluluklarını tam olarak yerine getirmeyen insanları arkadaş olarak göremiyorum ben artık. bu yetimi kaybettim.

yeti! eve dön!
devamını gör...
arkadaş ile fazla işim olmaz bana dost gerek dost.

ulan yunus gibi konuştum eee.
devamını gör...
ne güzel söylemiş nazım hikmet

ama arkadaşlık, ağaca benzer. kurudu mu yeşermez geri.


can suyunuz eksik olmasın.
devamını gör...
ben kimsenin arkadaşını özgür iradesiyle seçebildiğine inanmıyorum. bir şekilde bazı insanların yolları kesişiyor ve o kesişim kısmı biraz uzun veya kısa sürüp bir şekilde bitiyor. böyle bir ilişkiyi hayattaki diğer ilişkilerden daha özel bir yere koyup ayrıca üzerine bir şeyler söylemeyede layık görmüyorum açıkçası.

arkadaşlık şöyle olmalı böyle olmalı gibi beylik laflar bana saçma gelir iki insanın geçinmesi için gereken neyse bunları uygulayabildikçe arkadaşlık devam eder yada etmez çok kompleks bir kurum değil bence arkadaşlık kurumu. birileriyle arkadaş olmak çok kolay bir şey ve basit yani.
devamını gör...
mesafe ve iki taraflı çıkar( duygusal vs.) üzerine kurulmasının şart olduğunu düşündüğüm bir ilişkidir. kesinlikle gereğinden fazla anlam yüklenmemeli şayet yüklenirse, size kalan son manzara pek iç açıcı olmaz. ailenizde bulamadığınız sıcaklığı kendi seçtiğiniz insanlarda bulacağınız illüzyonuna kapılıp her şeyinizi ortaya koymayın, naçizane tavsiyemdir.
devamını gör...
dostluk daima tatlı bir sorumluluktur asla;bir fırsat değildir.

~halil cibran
devamını gör...
bence arkadaşlık müessesesi vardiyalı olmalı ve çalışma programları aylık olarak yayımlanmalı. gecenin 02:27'sinde kafan bozulduğunda birini aramak istersen, kimin görev başında olduğunu bilmelisin.
devamını gör...
bu duruma dair öğrendiğim bir şey vardır ki özellikle 21. yy da doğmuş olan sevgili sözlük kullanıcılarına aktarmak isterim.
bugün sana yarın bana gibi bir algı vardır ya hani insanda ve bir seyler yaparken gözüne gelmeme sebebi biraz da budur
heh işte o burda yok
bir şeyi yapan yapar, yapmayan yapmaz. yapmayan günü gelir de yapıyor ise tamamen canı öyle istemiştir, yani yarın senin sıran geldi diye değildir
demek istediğim; insan ilişkisi zordur, arkadaşlık da öyle. he çok tatlı bir şeydir ama işler hep böyle ilerliyor yani bunu bilmek lazım. değişen koşullar ve zamanlar içerisinde de yine bu doğrultuda devam edecek.
kendinizden yola çıkın yani siz de bir başkasının arkadaşısınız.
arkadaşlarınız size; yapmasaydın, etmeseydin demeyecek -yani görmüş geçirmiş insanlardan- olsa da siz yine sıra ne zaman bana gelecek diye beklemeyin. şu hayatta mümkün olduğunca kendinizi rahatsız etmeyecek kadar iyi, fedakar, bilmem ne bilmem ne olun.
devamını gör...
sihirli, samimi ve nefis bir ortam sunması. bu ortamın içinde bir sürü güzellik var: sevecenlik ve anlayış, ve rahatlık ve yakınlık...

alınmaca gücenmece yok, trip kıskançlık hiç yok, "vardır bi bildiği" var.
ruhunun saydamlığını bilmek ve arkadaşının özünü tanıyıp kol kanat germek ön koşul.

iyi kötü, güzel çirkin her söylediğini dinlemek var, sorun varsa çözmek var.
iltifatlara boğmak var, "sen yaparsınlar" var, güven var, koşulsuz şartsız inanmak var.
onlardan gelen hediyelere sarılıp uyumak bile var.
içimizdeki çocuğu besleyip büyütmek var, her yeni yaşlara şahit olduğumuz için şükretmek ve nicesini dilemek var.
bitmez var olanlar, her biri ayrı ayrı iyi ki var!

huzur içinde atan kalpler, birbirini yormayıp dinlendiren kişiler. kanımızdan altın akar sanki, gönlümüz nasıl da zengin.
her buluşma ve konuşmada dinginlik siniyor üzerimize.
gök kesin mavi de, bulutlar pembe oluyor sanki masallar da gerçek. rüyalar hayra çıkıyor. tatlı acı tüm tecrübeler hayata güzellik getiriyor, herkeslerin cimrilikten kırıldığı gerçek 'sevgi'yi bi tek gerçek arkadaşlar yaşatıyor.
devamını gör...
kazıkla biticek bozulacak olaydır. %1'i ancak uzun süreler arkadaş kalabilir.
devamını gör...
arkadaşlığın şirket ortaklığına benzediğini ve bir son kullanma tarihinin olduğunu fark ettim. örneğin, lise arkadaşı lisede, üniversite arkadaşı üniversitede, mahalle arkadaşı mahallede, iş arkadaşı iş yerinde kalıyormuş.

arkadaş ile kardeşliğin farklı şeyler olduğunu. birbirine hiç benzemediğini fark ettim. arkadaşlık, menfaat işiymiş. iki tarafın birbirini kullandığı bir sözleşmeymiş. denk kişiler arasında olmuyormuş. aynı yaş, aynı eğitim, aynı ekonomik düzey... yoksa kıskançlık başlıyormuş.
menfaat vermeyi bir kere reddedince de bitiyormuş.

ve arkadaşlık, bir zorunluluk değilmiş. yanlış arkadaştansa yalnızlık sultanlıkmış.
devamını gör...
geçtiğimiz hafta bir arkadaşlığımı bitirdim. çünkü artık hayatımın kalabalık insan dönemini geride bıraktığımı düşünüyorum. çok insan değil, az ama gerçek insan istiyorum. arkadaşlığın zamanla güvene, samimiyete ve mümkünse dostluğa dönüşmesi benim için daha kıymetli.

sırf bir menfaat, alışkanlık ya da sosyal çevre uğruna sürdürülen ilişkilerin insan ruhunda zamanla ciddi bir erozyon yarattığına bizzat şahit oldum. içine sinmeyen, sürekli kendinden bir şey eksilttiğin ilişkileri sırf bozulmasın diye taşımak bana artık anlamlı gelmiyor.

bu yüzden ilişkilerde netlikten yanayım. karakterler uyuşmuyorsa, hayata bakışlar sürekli çatışıyorsa, birbirinin yanında insan kendisi gibi olamıyorsa zorlamanın da bir anlamı yok. her insan hayatımızda kalmak zorunda değil. ben artık hayatımda kelle sayısını değil, sahiciliği önemsiyorum. az olsun, öz olsun mümkünse arkadaşlıktan öte, gerçekten dostluk olsun.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
kimden ne bekleyeceğini bilmekte bir meziyet sayılmalı kendi çapında. ilkokul bebesinden trigonometri sorusu çözmesi beklenmemeli mesela. değil mi?

hiçbir eşeğe taşıyamayacağı yük yüklenmemeli, hiçbir insana da taşıyamayacağı sorumluluk. bu onları verimsiz bir hale getirmekten başka bir işe yaramaz. arkadaşlık dediğin olay da tam olarak insanları verimsiz kılan ağır bir yükten başka bir şey değil.

ben her zaman insanlarla ne tür ilişkiler kurabileceğini kestirebilen birisi oldum. hiç kimseye gereğinden fazla yüklenip, yormadım, gereksiz bir şekilde verimini düşünmedim. kapasitesinin çok altında şeylerle idare etmesini bildim.

insanlarla arkadaşlık ilişkisi kurmuyorum o sebeple. ufak tefek geçici çıkar ilişkilerinden ileri girmeye gerek yok. kimseyi, onlara yüksek payeler yükleyerek ezmeye çalışmaya gerek yok. size yüklenen yüksek payelerin altına girmeye de gerek yok.

insan ilişkilerini minimum düzeyde tutmak benim için her zaman dikkat ettiğim bir husus olmuştur. bu sebeple de hiçbir zaman kazık yemiş gibi hissetmedim kendimi. bazıları benden kazık yemiş gibi hissediyor bazı zamanlar ama paye yükleyen kendileri. ben değilim. olur öyle.
devamını gör...
işe yarar az insan yerine işime yarar çok insan istiyorum. az insan kötüdür. çok insan iyidir. bir kaç köpek ve bol miktarda kediye mahkum değiliz! olmamalıyız!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"arkadaşlık üzerine" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim