#netflix dizisi
#popüler diziler
2017-2020 yılları arasında 3 sezon yayınlanan, netflix orijinal serisi olan dizidir. dark; kasabada çocukların kaybolması üzerine su yüzüne çıkan aile arası kopukluğu, geçmişin gizemlerini konu alıyor. imdb: 8.7
yönetmen:
baran bo odar
oyuncular:
louis hofmann
maja schöne
oliver masucci
stephan kampwirth
angela winkler
baran bo odar
oyuncular:
louis hofmann
maja schöne
oliver masucci
stephan kampwirth
angela winkler
*jüpiter ödülü en iyi alman televizyon oyuncusu (2008) - louis hofmann
*german television academy ödülleri (2018)- en iyi sinematografi / en iyi yardımcı kadın oyuncu (karoline eichhorn)/ en iyi makyaj
film toplam 8 ödüle sahiptir.
*german television academy ödülleri (2018)- en iyi sinematografi / en iyi yardımcı kadın oyuncu (karoline eichhorn)/ en iyi makyaj
film toplam 8 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "mankafa" tarafından 11.11.2020 01:07 tarihinde açılmıştır.
21.
netflix'in ilk alman yapımı dizisi olan bilim-kurgu severlerin kolay kolay bırakamayacağı türden, zamanda yolculuğu konu edinen dizi.
dark, hayatın bir labirent olduğunu söylüyor. bazı insanlar tüm hayatlarını bir çıkış yolu arayarak geçiriyor fakat yalnızca tek bir yol var, o da daha derine götürüyor. küçük bir alman kasabası olan widen’da her 33 yılda bir tekrarlanan gizemli kaçırılmalar ve cinayetler meydana geliyor. bu kaçırılmaların ve cinayetlerin perde arkasında ise zamanda yolculuk bulunuyor.
--! spoiler !--
sen hiç 33 yıl döngüsü diye bir şey duydun mu? takvimlerimiz yanlış, bir yıl aslında 365 gün değil. o yüzden asla tam olarak senkronize olamıyoruz. ama 33 yılda bir, her şey eski haline dönüyor. yıldızlar, gezegenler, bütün evren aynı konuma geliyor.
--! spoiler !--
nietzsche’nin bengi dönüşüne göre ebedi olarak tekerrür eden bir hayat içinde yaşıyoruz. zamanın döngüsel bir yapıda olduğu ve yaşadığımız hayatın bu döngüsellik içinde yinelenmiş olması, yinelendiği ve yineleneceği düşüncesi dark’ın da ana konusunu oluşturuyor. böylece 33 yıllık bir döngü içinde hapsolan karakterlerin yaşadıkları psikolojik bunalımlara da şahit oluyoruz.
dark, hayatın bir labirent olduğunu söylüyor. bazı insanlar tüm hayatlarını bir çıkış yolu arayarak geçiriyor fakat yalnızca tek bir yol var, o da daha derine götürüyor. küçük bir alman kasabası olan widen’da her 33 yılda bir tekrarlanan gizemli kaçırılmalar ve cinayetler meydana geliyor. bu kaçırılmaların ve cinayetlerin perde arkasında ise zamanda yolculuk bulunuyor.
--! spoiler !--
sen hiç 33 yıl döngüsü diye bir şey duydun mu? takvimlerimiz yanlış, bir yıl aslında 365 gün değil. o yüzden asla tam olarak senkronize olamıyoruz. ama 33 yılda bir, her şey eski haline dönüyor. yıldızlar, gezegenler, bütün evren aynı konuma geliyor.
--! spoiler !--
nietzsche’nin bengi dönüşüne göre ebedi olarak tekerrür eden bir hayat içinde yaşıyoruz. zamanın döngüsel bir yapıda olduğu ve yaşadığımız hayatın bu döngüsellik içinde yinelenmiş olması, yinelendiği ve yineleneceği düşüncesi dark’ın da ana konusunu oluşturuyor. böylece 33 yıllık bir döngü içinde hapsolan karakterlerin yaşadıkları psikolojik bunalımlara da şahit oluyoruz.
devamını gör...
22.
yanlış hatırlamıyorsam 2 sezondu ve 2. sezon son bölüme kadar noluyor lan deyip en son bölümde " ohaaaa bu kadar tantana bunun için mi çıkmış" diye şaşırdığınız bir dizi. kesinlikle izleyin
devamını gör...
23.
başrol oyuncularının "bazen biz de anlamıyoruz" dediği, ilk sezon itibariyle çok iyi ya deyip izlemeye başladığım ve son sezonun ortalarında bu ne yaa artık yeter deyip izlemeyi bıraktığım, anlaşılması bölümler ilerledikçe gerçekten güçleşen, zamanda yolculuğu, bu yolculuk sırasında zamana müdahale edilmesiyle insanların başına gelenleri anlatan alman yapımı bir netflix dizisi.
izlemediyseniz ve izlemeye karar verdiyseniz, kağıdınız kaleminiz hazır olsun. kim kimdi, kim hangi zamanda kiminleydi, kim kimin hangi zamanda neyiydi notlar alın. hatta şemalar çıkarın. ihtiyacınız olacak.
www.birgun.net/haber/dark-i...
izlemediyseniz ve izlemeye karar verdiyseniz, kağıdınız kaleminiz hazır olsun. kim kimdi, kim hangi zamanda kiminleydi, kim kimin hangi zamanda neyiydi notlar alın. hatta şemalar çıkarın. ihtiyacınız olacak.
www.birgun.net/haber/dark-i...
devamını gör...
24.
atmosferi, diyologları, senaryosu mükemmel olan netflix yapımı dizi.
parfume ve dark ile alman yapımı, özünde alman sevdiğimi de göstermiştir. yıllardır fransız seviyorum sandığım için büyük şok yaşatmıştır. final sezonu bir tutam hayalkırıklığıdır.
izlemediyseniz, izlemeden önce bildiğiniz bütün akrabalık ilişkilerini unutmanızı tavsiye ederim. bildiğiniz her şeyi de unutabilirsiniz hatta, daha iyi olur.
lena'nın harika şarkısı irgendwie, irgendwo, irgendwann'ı da hayatıma kattığı için buradan yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim.
parfume ve dark ile alman yapımı, özünde alman sevdiğimi de göstermiştir. yıllardır fransız seviyorum sandığım için büyük şok yaşatmıştır. final sezonu bir tutam hayalkırıklığıdır.
izlemediyseniz, izlemeden önce bildiğiniz bütün akrabalık ilişkilerini unutmanızı tavsiye ederim. bildiğiniz her şeyi de unutabilirsiniz hatta, daha iyi olur.
lena'nın harika şarkısı irgendwie, irgendwo, irgendwann'ı da hayatıma kattığı için buradan yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim.
devamını gör...
25.
seyredilirken başka bir sekmede soy ağacı açılması gereklidir. ancak soy ağacının doğru sezona ait olması da gerekir. hatalı sezona ait soy ağacı fikir vermek yerine iyice kafa karıştırır. sonuna kadar "oha! oha!" diye ilerleyip sonunda "bu muymuş yani" dedirir. bir "lost" gizemi/havası yaratmaya çalışmışlar ve finalin dandikliğine varana kadar o havayı yakalamışlardır. "beyin yakar" mevzusu ilk defa zaman yolculuğu paradoksu ve paralel evren teması içeren dizi izleyenler için geçerlidir.
devamını gör...
26.
black mirror'la beraber netflixin en kaliteli bulduğum dizisidir. zamanda yolculuk, paralel evrenler konuları paradokslarla iç içe geçmiş şekilde işlenmiş, ariadne ve labirent motifleriyle olay örgüsü bağdaştırılmış. ilk birkaç bölüm anlamakta zorluk çekilse de sonrasında su gibi akan, çok dikkatli izlenmesi gereken dizidir. ayrıca uzattıkça kabak tadı vereceğini fark ederek 3. sezonda final yapmalarıyla kalitesini de ortaya koymuştur yapımcıları.
devamını gör...
27.
almanya'da en iyi senaryo ödülü almıştır. bir kere izleyince ufak detaylar kaçıyor, bende kaçtı en azından. konunun bütününü anlamaya çalışırken. tekrar izlenince efsane detaylar yakalayabilirsiniz.
devamını gör...
28.
tüm duyu organları açıkken bile izlenildiğinde beyin yakan,kim kimin neyiydi anlamak ve bu olaya alışmak için birkaç bölüm geçen kaliteli bir dizidir.
devamını gör...
29.
final sezonunu seri şekilde 2 defa izleyip ancak kavrayabildiğim çılgın dizi. final sezonu çok iyi değil gibi dursa da ikinci izlediğimde anlamadığım yerleri görünce ayakta alkışladım. gerçekten kusursuz.
devamını gör...
30.
almanların netflix için yaptıkları bilim-kurgu temalı popüler dizi.
"what we know is a drop, what we don't know is an ocean"
(diziyi izledikçe yazdığım için açıklamalar başta anlamsız gelebilir ama yazının tamamı okunduğunda bir bütünlüğü olduğu görülecektir. ayrıca ağır 'spoiler' içerdiği için diziyi izlemeden bu yazıyı okumak sakıncalı olabilir.)
-en saçmalıklara bir ek: ulrik oğlu mikkel'in gittiği 1986 yerine, 1953'e gittiğinde oğlunun ve kendinin adını söylemiyor ve 33 yıl boyunca da bu devam ediyor.
-sürekli bir konuşmama durumu (tabii, dizinin devamı açısından senaristlerce bu gerekli.) katherina çocuklarına "durun, size bir şey söylemek zorundayım." diyor, çocukları aylardır onlarla iki kelime etmeyen annelerine; "seni dinlemeyeceğiz." deyip çekip gidiyorlar. vayyy.
-dizide yaratılan en salak karakter ulrik. böyle izleyip izleyip yazıyorum. ama şu ana kadar dark o kadar da bayıldığım bir dizi olmadı. hele anlaşılmaz olması? yok daha neler!
-dizide ulrik'ten sonraki en salak karakteri de seçtim; martha.
-herkes bir yerlere bir şey saklıyor ve nedense o her neyse, saklanırken biri mutlaka izliyor oluyor.
-evet, film olsun diye yapılan saçmalıklardan biri daha; tek bir adamın (adam sadece polis) emir vermesiyle kesinlikle güvenli olmayan şekilde nükleer santralde, nükleer atıkların betonla üzerinin örtüldüğü havuzu kazıyorlar, iki tane matkapla. ve booom! bilinen dünya yok oluyor. allahım sen aklıma mukayyet ol yarabbim.
"we can do what we want but we are not free to choose what we want."
"we can do what we want but we are not free to choose our requests."
(yukarıdaki iki cümle arasındaki fark nedir?)
insan -tabii ki- istediğini yapabilir ama istediğini isteyemez. (insan belki ne isterse onu yapabilir ama ne isteyeceğini tercih edemez.)
orijinali: der mensch kann wohl tun was er will, aber er kann nicht wollen was er will.
(arthur schopenhauer)
(netflix'te böyle yazılmadı ama hepsi aynı anlama geliyor, almancam bir gün iyi olduğunda bu farkları çözebilecek miyim acaba?)
3. sezona geldim, hala helge'nin karısı kim, onunla kim evlendi, yani peter'in annesi kim, öğrenemedim, bakalım herhalde ilerleyen bölümlerde öğrenirim. sonuç olarak 3. sezon son sezon değil mi? yukarıda yazanlardan birinin de dediği gibi almanlar hiçbir şeyi açıkta komazlar.
-kara madde dünyayı yıkıp geçiyor ama jonas evine döndüğünde raftaki kavanozlar yerli yerinde!
sonunda bitti. güzel bitti. yukarıda yazılanların aksine ben son sezonu diğerlerinden daha iyi buldum.
gelelim mutlu sona. evet, regina'nın aile fotoğrafında, anne ve babası olarak, claudia ve bernd doppler görünüyordu. başta iyi gözükmediği için fotoğraftaki babayı tronte zannettim. epey kafam karıştı. çünkü, "tronte denilen oğlan, noah'ın kızkardeşi agnes'in oğlu değil miydi? o ikisi de regina'nın oğlu bartoş'un (yazılışına bakmaya üşendiğim başka bir ad daha) çocukları değil miydi? o nasıl oldu? hani regina zincirin dışındaydı ve bu nedenle yaşıyordu?" diye düşündüm. sonra internette bir sayfa buldum. paylaşayım, ingilizce bilenler okur:
buradan
sonuç olarak amerikan egemen dizi piyasasında almanlar hiç de fena bir iş çıkarmamışlar. dizi kesinlikle izlenebilir. ama şunu mutlaka eklemeliyim ki, benim 'en iyi beş dizi' listemde yer alamaz.
ek: dizide açıklanmamış, eksik bırakılmış konulardan biri de helge'nin durumuydu. sen o kadar zengin bir aileden gel, başına onca iş gelsin, sadece zeki olmadığın için hayatın boyunca sürün, olmaz böyle şey. hadi anasından gülmemişti, sözde babası ona düşkündü, ne oldu? babasının kurduğu nükleer santrale bekçi olabildi yalnızca. yaa, işte böyle. gördüğümüz üzre orada, buradaki gibi ahbap-çavuş, hısım-akraba ilişkisiyle işler yürümüyormuş. cık cık cık.
son bir ek daha: almanların dizideki mesaj kaygısıyla (da) ilgili. ayrıca bu konuya dikkat çekmek güzel bir şey bence: 'unknown' olarak nitelendirilen martha ve jonas'ın oğullarının (hala- yeğen ilişkisi dolayısıyla) tavşan dudaklı olması. 'unknown', özellikle üç ayrı yaşının bir arada göründüğü sahnelerde oldukça ürkütücüydü.
"what we know is a drop, what we don't know is an ocean"
(diziyi izledikçe yazdığım için açıklamalar başta anlamsız gelebilir ama yazının tamamı okunduğunda bir bütünlüğü olduğu görülecektir. ayrıca ağır 'spoiler' içerdiği için diziyi izlemeden bu yazıyı okumak sakıncalı olabilir.)
-en saçmalıklara bir ek: ulrik oğlu mikkel'in gittiği 1986 yerine, 1953'e gittiğinde oğlunun ve kendinin adını söylemiyor ve 33 yıl boyunca da bu devam ediyor.
-sürekli bir konuşmama durumu (tabii, dizinin devamı açısından senaristlerce bu gerekli.) katherina çocuklarına "durun, size bir şey söylemek zorundayım." diyor, çocukları aylardır onlarla iki kelime etmeyen annelerine; "seni dinlemeyeceğiz." deyip çekip gidiyorlar. vayyy.
-dizide yaratılan en salak karakter ulrik. böyle izleyip izleyip yazıyorum. ama şu ana kadar dark o kadar da bayıldığım bir dizi olmadı. hele anlaşılmaz olması? yok daha neler!
-dizide ulrik'ten sonraki en salak karakteri de seçtim; martha.
-herkes bir yerlere bir şey saklıyor ve nedense o her neyse, saklanırken biri mutlaka izliyor oluyor.
-evet, film olsun diye yapılan saçmalıklardan biri daha; tek bir adamın (adam sadece polis) emir vermesiyle kesinlikle güvenli olmayan şekilde nükleer santralde, nükleer atıkların betonla üzerinin örtüldüğü havuzu kazıyorlar, iki tane matkapla. ve booom! bilinen dünya yok oluyor. allahım sen aklıma mukayyet ol yarabbim.
"we can do what we want but we are not free to choose what we want."
"we can do what we want but we are not free to choose our requests."
(yukarıdaki iki cümle arasındaki fark nedir?)
insan -tabii ki- istediğini yapabilir ama istediğini isteyemez. (insan belki ne isterse onu yapabilir ama ne isteyeceğini tercih edemez.)
orijinali: der mensch kann wohl tun was er will, aber er kann nicht wollen was er will.
(arthur schopenhauer)
(netflix'te böyle yazılmadı ama hepsi aynı anlama geliyor, almancam bir gün iyi olduğunda bu farkları çözebilecek miyim acaba?)
3. sezona geldim, hala helge'nin karısı kim, onunla kim evlendi, yani peter'in annesi kim, öğrenemedim, bakalım herhalde ilerleyen bölümlerde öğrenirim. sonuç olarak 3. sezon son sezon değil mi? yukarıda yazanlardan birinin de dediği gibi almanlar hiçbir şeyi açıkta komazlar.
-kara madde dünyayı yıkıp geçiyor ama jonas evine döndüğünde raftaki kavanozlar yerli yerinde!
sonunda bitti. güzel bitti. yukarıda yazılanların aksine ben son sezonu diğerlerinden daha iyi buldum.
gelelim mutlu sona. evet, regina'nın aile fotoğrafında, anne ve babası olarak, claudia ve bernd doppler görünüyordu. başta iyi gözükmediği için fotoğraftaki babayı tronte zannettim. epey kafam karıştı. çünkü, "tronte denilen oğlan, noah'ın kızkardeşi agnes'in oğlu değil miydi? o ikisi de regina'nın oğlu bartoş'un (yazılışına bakmaya üşendiğim başka bir ad daha) çocukları değil miydi? o nasıl oldu? hani regina zincirin dışındaydı ve bu nedenle yaşıyordu?" diye düşündüm. sonra internette bir sayfa buldum. paylaşayım, ingilizce bilenler okur:
buradan
sonuç olarak amerikan egemen dizi piyasasında almanlar hiç de fena bir iş çıkarmamışlar. dizi kesinlikle izlenebilir. ama şunu mutlaka eklemeliyim ki, benim 'en iyi beş dizi' listemde yer alamaz.
ek: dizide açıklanmamış, eksik bırakılmış konulardan biri de helge'nin durumuydu. sen o kadar zengin bir aileden gel, başına onca iş gelsin, sadece zeki olmadığın için hayatın boyunca sürün, olmaz böyle şey. hadi anasından gülmemişti, sözde babası ona düşkündü, ne oldu? babasının kurduğu nükleer santrale bekçi olabildi yalnızca. yaa, işte böyle. gördüğümüz üzre orada, buradaki gibi ahbap-çavuş, hısım-akraba ilişkisiyle işler yürümüyormuş. cık cık cık.
son bir ek daha: almanların dizideki mesaj kaygısıyla (da) ilgili. ayrıca bu konuya dikkat çekmek güzel bir şey bence: 'unknown' olarak nitelendirilen martha ve jonas'ın oğullarının (hala- yeğen ilişkisi dolayısıyla) tavşan dudaklı olması. 'unknown', özellikle üç ayrı yaşının bir arada göründüğü sahnelerde oldukça ürkütücüydü.
devamını gör...
31.
1. sezon müziklerini çok sevdiğim dizi
jonas ve martha için mutlu son vermeyerek üzen dizi
bu arada dizideki müzikleri bulmak isteyenler bu siteyi kullanabilir buradan
jonas ve martha için mutlu son vermeyerek üzen dizi
bu arada dizideki müzikleri bulmak isteyenler bu siteyi kullanabilir buradan
devamını gör...
32.
t: güzel müzikleri, olay kurgusu, akışı ve sinematografisi olan bir netflix dizisidir.
kafa karıştırcı unsuru olaylardan ziyade karakterlerdir; ama yine de "anlaşılamaz" bir dizi değildir. dikkatle izleyip ara ara kafada oturtmak gerek.
kafa karıştırcı unsuru olaylardan ziyade karakterlerdir; ama yine de "anlaşılamaz" bir dizi değildir. dikkatle izleyip ara ara kafada oturtmak gerek.
devamını gör...
33.
ilk 2 sezonu heyecanla izlerken 3. sezona başlarken o heyecanı, gizemi tekrar bulamadım. sırf bitirmek için ve çok azıcık da olsa sonunu merak ettiğim için devam ettim ama kabul ediyorum son sahnesi harikaydı. ilk 2 sezonu izledikten sonra bir müddet kendi yaşamamım da değişti. hep bir panik ve gizem içindeydi sanki hayatım. her şeyde bir şey arıyordum.
"bildiklerimiz bir damla, bilemediklerimizse okyanus…"
"bildiklerimiz bir damla, bilemediklerimizse okyanus…"
devamını gör...
34.
2017 sonlarında ilk bölümü yayınlanan alman internet dizisi. bilim kurguyu bi kenara bırakırsak kimin eli kimin cebinde belli değil sözünü kullanarak çok rahat özetlenecek dizidir.
devamını gör...
35.
paradokslardan paradoks beğen. 3 sezon boyunca bir paradokstan başka bir paradoksa zıplayan ve zıplatan harika ötesi alman dizisi. anlamakta zorluk çekenler için not defteri, kalem ve konsantrasyonunuzun artması için bol miktarda cips, çekirdek vs. yanınızda bulundurun. bu önermeden dolayı çıkacak olan sivilcelerinizden müessesemiz sorumlu değildir.
devamını gör...
36.
interstellar'dan(film) sonra zaman ve mekan kavramları ile etkileyici herhangi bir yapım bulamamıştım. tesadüfen başlayıp beğenerek izlediğim dizidir. almancanın görkemi, zaman ve mekanların güzel tercihleri ile kaliteli bir yapım olduğunu belirteyim.
not: dizide bir adet "skyler white" gibi nefret paratoneri bir "hannah" vardır ki düşman başına.
not: dizide bir adet "skyler white" gibi nefret paratoneri bir "hannah" vardır ki düşman başına.
devamını gör...
37.
baştan beri bir üçleme şeklinde kurgulanan dizidir. dizi gayet güzel. en sevdiğim karakter magnus nielsen'dir. neden mi? adamın tüm derdi her iki dünyada da paso fransizka ile beraber olmak. yok "kuantum mekaniği", yok geçmişe yolculuk, yok "schrödingerin kedisi" adamın umurunda bile değil. garibim jonas da oradan oraya koştursun, martha da dünyayı kurtarıp dursun.
magnus nieslen'i düşününce aklıma fuzuli'nin "aşk imiş her ne var âlemde. ilm bir kıyl u kâl imiş ancak" beyiti geliyor.
magnus nieslen'i düşününce aklıma fuzuli'nin "aşk imiş her ne var âlemde. ilm bir kıyl u kâl imiş ancak" beyiti geliyor.
devamını gör...
38.
diziyi karışık bulanların aksine hiç de karışık bulmadım ancak dizi karakter olarak biraz soğukluk veriyor insana. ben izlediğim karakterler ile bağ kurmayı severim ancak bu dizi de karakterlerin sıcaklığı, oyunculukları bana geçemedi. o yüzden ilk sezondan sonra devamını izleyemedim.
devamını gör...
39.
beyin yaktıran dizi,ilk sezon gayet iyiydi sonra kim kimdi,kim kimin nesiydi,onun yaşlı hali o muydu,o ölmemismiydi derken 2. sezonda bitiyir gidiyor ama 3. sezon bitmek bilmiyor öyle garip bir alman dizisi.1. sezonda tadında bırakın derim.
devamını gör...
40.
gereksiz abartılmış, zaman yolculuğu işleyen her dizi, film gibi tutarlı bir senaryo ortaya koyamadan -son iki bölümde apar topar ördüğü alakasız finali saymıyorum- bitmiştir. zaten o kasım kasım kasılmalar içi dolu gibi görünen bomboş gizemli konuşmalardan bir halt çıkmayacağı belliydi ama bizimkisi bile bile lades oldu.
yine de lost kadar büyük bir hayal kırıklığı değil. çünkü zaten baştan sona sıkıcı bir dizi olduğu için beklentiyi çok arttıramamıştı.
yine de lost kadar büyük bir hayal kırıklığı değil. çünkü zaten baştan sona sıkıcı bir dizi olduğu için beklentiyi çok arttıramamıştı.
devamını gör...
"dark (dizi)" ile benzer başlıklar
dark city
15