401.
delilerle beraber aynı ortamda bulunmak. deli değilseniz zaten farkınızı anlayıp delirmezsınız.
devamını gör...
402.
sevmek.
devamını gör...
403.
çalışmak.
devamını gör...
404.
sözlükte yazıyorum. yoksa deliririm sıkıntıdan.
devamını gör...
405.
her şeyin çözümü duşa girmekmiş gibi geliyor.
devamını gör...
406.
cicikuşumu sırtından koklayarak öpmek.
devamını gör...
407.
uyumak
devamını gör...
408.
pek bir şey yapmadım. sanki delilik ile dahiliğin arasındaki ince çizgide gidip geldiğimi sanırken deliliği seçtim. ama delirdikten sonra anladım dahi olmadığımı. geri de dönemiyorum şimdi.
devamını gör...
409.
plan yapmak. her saniye bir saat sonramı, bir günümü, bir haftamı, bir ayımı ve bir yılımı ardından da ömrümü planlıyorum.
devamını gör...
410.
insanlarla pek muhattap olmıyorum. 3 5 kişi var işte öyle sadece
devamını gör...
411.
insanlarla buluşma ayarlamak, kendi kendime konuşacağıma onlarla konuşayım. onlar cevap versin en azından.
devamını gör...
412.
sabah akşam 400 mg tegretol, her hafta psikoterapi, maniyi durdurmak için kendimi eve kitlemem ve papatyayı kesip enerjimi atmak için bolca karşı cinsle aktivite ve halay çekmek.
devamını gör...
413.
gözlerimi kapatıp, içimi dinlemek.
çabuk sıkılır, darlanır, bıkarım. kendimi bildim bileli, delirmelik vakitlerimde garip bir vakurluk çöküyor bünyeme. çözemedim.
çabuk sıkılır, darlanır, bıkarım. kendimi bildim bileli, delirmelik vakitlerimde garip bir vakurluk çöküyor bünyeme. çözemedim.
devamını gör...
414.
araba sürmek.
evet, yanımda kimse olmadan, müzik bile açmadan öyle belli bir rolantide yol gitmek. gitmeyi istemek ama gidememeyi anımsatan bir boşlukta direksiyon çevirmek; kendi kaderini kendin yaşarmışcasına bir hissiyatla.
haftada bir gün mutlaka.
evet, yanımda kimse olmadan, müzik bile açmadan öyle belli bir rolantide yol gitmek. gitmeyi istemek ama gidememeyi anımsatan bir boşlukta direksiyon çevirmek; kendi kaderini kendin yaşarmışcasına bir hissiyatla.
haftada bir gün mutlaka.
devamını gör...
415.
fazla kendinle baş başa kalmamak
devamını gör...
416.
417.
durmadan kitap okumak.
devamını gör...
418.
uçurumun kenarına gelip aşağı bakıyorum ve kendime şunu söylüyorum:
‘sende burdan atlayacak mabad yok, o yüzden aklına mukayyet ol’
‘sende burdan atlayacak mabad yok, o yüzden aklına mukayyet ol’
devamını gör...
419.
yemek yaptım az önce ben.
yıkadığım/ kestiğim /kattığım her malzeme ile dönüştüm.
yıkadığım/ kestiğim /kattığım her malzeme ile dönüştüm.
devamını gör...
420.
her güne, bugün yeni hayatımın ilk günü diye başlamak.
devamını gör...
