621.
eskiden sadece dizi izleyip kitap okuyordum. bunlara bir de sevgilimle görüşeceğim zamanları düşünmek eklendi. çok da güzel oldu.
devamını gör...
622.
herkesin deli olduğunu aldım kabul ettim 777, 888 yayaya şaşaşa zııtttttt erenköy
devamını gör...
623.
delirmeyecek kadar sosyalleşmek.
devamını gör...
624.
normal sözlükte yazıyorum.
devamını gör...
625.
kedi sevmek.
şarkı dinlemek.
şarkı dinlerken kedi sevmek.
kedi severken şarkı dinlemek.
kedi dinlerken şarkı sevmek.
şarkı dinlemek.
şarkı dinlerken kedi sevmek.
kedi severken şarkı dinlemek.
kedi dinlerken şarkı sevmek.
devamını gör...
626.
sahilde yürümek ve kedileri beslemek. sonra orman yoluna girip oradaki köpekleri beslemek. yeri gelir kuşları da beslerim. böyle derken işte biraz insanlardan uzak kalırım iyi gelir, kafam dağılır.
devamını gör...
627.
birşey yapmıyorum. biliyorum çünkü delirmek için biraz akıl gerekli olduğunu.
devamını gör...
628.
elektrik süpürgesi ile* yerleri süpürmek.
devamını gör...
629.
düşüncelerimi zapt etmek için onları sağlam bir kazığa bağlamaya çalışıyorum önce. çünkü biliyorum ki o ip bir gevşerse, zihnim beni en son görmek isteyeceğim kuyulara indirecek. eskiden aklım ne diyorsa odur derdim, şimdilerde ise gördüğüm, duyduğum ya da hissettiğim şeyin diğer insanlar tarafından da algılanıp algılanmadığını kontrol eden bir dedektife dönüştüm. yanımdakine çaktırmadan sen de duydun mu ya da şunu sen de görüyor musun diye sormak, aslında benim hala buradayım, gerçeklikten kopmadım deme biçimim.
acaba sadece benim beynimin ürettiği bir oyun mu, yoksa gerçekten bir halüsinasyonun içinde miyim kuşkusuyla yaşamak, insanın sinir uçlarını törpülüyor. kolay olmadı bu seviyeye gelmek. bazen a beautiful mind filmindeki john nash gibi, gerçekliğin dokusunun elimden kayıp gittiği, hayalle gerçeğin birbirine girdiği o gri bölgede kaybolduğum oldu. kendimi kendi yarattığım insanlarla kavga ederken, olmayan seslere cevap yetiştirirken bulduğum o karanlık mesailerim oldu malesef.
ama artık aklımla barışığım. onun ne kadar tehlikeli bir oyun kurucu olabileceğini biliyorum ve bu yüzden oyunlarına karşı her an tetikteyim. o bana sahte bir korku ya da yalan bir huzur pazarlamaya kalktığında, bi saniye aslanım, önce bir sağlama yapalım diyorum. delirmemek için yaptığım en büyük şey, kendi zihnime karşı duyduğum bu sağlıklı güvensizlik. kendi aklının yalan söyleyebileceğini kabul etmek, gerçekliğe tutunmanın en sert ama en garantili yoluymuş, geç de olsa anladım. sanırım..
acaba sadece benim beynimin ürettiği bir oyun mu, yoksa gerçekten bir halüsinasyonun içinde miyim kuşkusuyla yaşamak, insanın sinir uçlarını törpülüyor. kolay olmadı bu seviyeye gelmek. bazen a beautiful mind filmindeki john nash gibi, gerçekliğin dokusunun elimden kayıp gittiği, hayalle gerçeğin birbirine girdiği o gri bölgede kaybolduğum oldu. kendimi kendi yarattığım insanlarla kavga ederken, olmayan seslere cevap yetiştirirken bulduğum o karanlık mesailerim oldu malesef.
ama artık aklımla barışığım. onun ne kadar tehlikeli bir oyun kurucu olabileceğini biliyorum ve bu yüzden oyunlarına karşı her an tetikteyim. o bana sahte bir korku ya da yalan bir huzur pazarlamaya kalktığında, bi saniye aslanım, önce bir sağlama yapalım diyorum. delirmemek için yaptığım en büyük şey, kendi zihnime karşı duyduğum bu sağlıklı güvensizlik. kendi aklının yalan söyleyebileceğini kabul etmek, gerçekliğe tutunmanın en sert ama en garantili yoluymuş, geç de olsa anladım. sanırım..
devamını gör...
630.
kontrollü delirmek.
devamını gör...
631.
evde bitki yetiştirmeyi denedim mesela. insan çiçekle konuşunca terapi gibi oluyormuş. benimkiler iki hafta sonra kurudu. muhtemelen onlar da konuşmaların seviyesini kaldıramadı.
devamını gör...
632.
delirmediğimi nereden çıkardınız, diye sormak istediğim başlık.
1 kere temiz delirdim ben bence, 18 sene falan evvel. gerçi psikiyatristim "biz öyle bakmıyoruz" demişti. yani ikinci yaşam gibi bir şey yaşıyorum diyebilirim. bir daha delirmek istemem bu arada. zaten artık enerjim yetmez, benzer şeyler yaşarsam bu sefer atlatamamam kuvvetle muhtemel.
bu delirmemin, veya işte psikiyatriye göre psikoz geçirmemin faydaları da oldu aslında ama toparlayabilmem seneler almıştı. delirmeden olmayacakmış demek ki diye de düşünüyorum. neler yaşadığımı bir ben bilirim, diyecektim ama o, evden çıkıp 3 gün ortadan kaybolduğum zaman neler yaşadığımdan ben de emin değilim. yani hangileri gerçekti, hangileri kafamın içinde oldu... tek gerçekten özgür olduğum zamandı bu ama. bana bilgelik kattığına da inanıyorum. gene de önermem. herkes atlatamayabilir. ben galiba şanslıydım...
1 kere temiz delirdim ben bence, 18 sene falan evvel. gerçi psikiyatristim "biz öyle bakmıyoruz" demişti. yani ikinci yaşam gibi bir şey yaşıyorum diyebilirim. bir daha delirmek istemem bu arada. zaten artık enerjim yetmez, benzer şeyler yaşarsam bu sefer atlatamamam kuvvetle muhtemel.
bu delirmemin, veya işte psikiyatriye göre psikoz geçirmemin faydaları da oldu aslında ama toparlayabilmem seneler almıştı. delirmeden olmayacakmış demek ki diye de düşünüyorum. neler yaşadığımı bir ben bilirim, diyecektim ama o, evden çıkıp 3 gün ortadan kaybolduğum zaman neler yaşadığımdan ben de emin değilim. yani hangileri gerçekti, hangileri kafamın içinde oldu... tek gerçekten özgür olduğum zamandı bu ama. bana bilgelik kattığına da inanıyorum. gene de önermem. herkes atlatamayabilir. ben galiba şanslıydım...
devamını gör...
633.
tanım cümlesi bile yazamıyorum.
ben tertemiz delirdim.
duvarlarla anlattım derdimi, tavsiye vermeye başladılar.
sigarayla haşır neşir oldum, ateşi söndü.
aynaya baktım, aynadaki bana sırtını döndü.
ben tertemiz delirdim...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
mezarlığa gittim, ölüler fısıldıyordu: bak geldi yine...
camiye gittim, imamın duaları bedduaya döndü.
kiliseye gittim, haç ters döndü.
sinagoga gittim, yanlış gün dediler.
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
ben, yaşarken öldüm; yaşarken delirdim.
ben, bu dünyada sıkıştım kaldım; bir yere gidemedim.
sevdiklerime sarılamadım, kollarım koptu her seferinde.
gülümsemelerim anlık bile olmadı, hep karanlıkla kaplandı...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
ben tertemiz delirdim.
duvarlarla anlattım derdimi, tavsiye vermeye başladılar.
sigarayla haşır neşir oldum, ateşi söndü.
aynaya baktım, aynadaki bana sırtını döndü.
ben tertemiz delirdim...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
mezarlığa gittim, ölüler fısıldıyordu: bak geldi yine...
camiye gittim, imamın duaları bedduaya döndü.
kiliseye gittim, haç ters döndü.
sinagoga gittim, yanlış gün dediler.
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
ben, yaşarken öldüm; yaşarken delirdim.
ben, bu dünyada sıkıştım kaldım; bir yere gidemedim.
sevdiklerime sarılamadım, kollarım koptu her seferinde.
gülümsemelerim anlık bile olmadı, hep karanlıkla kaplandı...
beni mazur görün efendiler, ben delirdim.
devamını gör...
634.
inzivaya çekilmek
piyasadan el etek çekmek
saatlerce gezmek
saatlerce bilgisayar oynamak
gece boyu podcast dinlemek.
piyasadan el etek çekmek
saatlerce gezmek
saatlerce bilgisayar oynamak
gece boyu podcast dinlemek.
devamını gör...