81.
(bkz: solgun mavi gözler) filmine konu olmuş yazardır.
devamını gör...
82.
bu adamın bütün hikayelerini okumuş olmakla birlikte kendisini çok seviyorum.
kendisi zaten gotik edebiyat'ın kralı olduğu için, şu hikayesini daha fazla sevdim, şu hikayesini de sevemedim diyemeyeceğim. her hikayesini ayrı ayrı seviyorum.
wednesday dizisinde de kendisine yer verilmişti, severek izlemiştim.
kuzgun şiiri güzeldir.
hangi yayıneviydi hatırlayamadım ama tüm hikayelerinin olduğu kitap da epey kalın, rastgele aç oku istersen, istersen en baştan oku. sürükleyici ve kesinlikle bu dünyadan sizi alıp başka dünyalara götürebiliyor.
kendisi zaten gotik edebiyat'ın kralı olduğu için, şu hikayesini daha fazla sevdim, şu hikayesini de sevemedim diyemeyeceğim. her hikayesini ayrı ayrı seviyorum.
wednesday dizisinde de kendisine yer verilmişti, severek izlemiştim.
kuzgun şiiri güzeldir.
hangi yayıneviydi hatırlayamadım ama tüm hikayelerinin olduğu kitap da epey kalın, rastgele aç oku istersen, istersen en baştan oku. sürükleyici ve kesinlikle bu dünyadan sizi alıp başka dünyalara götürebiliyor.
devamını gör...
83.
edgar allan poe
1809-1849 yılları arasında yaşamış amerikalı yazar, şair, eleştirmen.
gizem ve macera dolu öyküler yazmıştır.
kuzgun şiiri en bilinen şiirleri arasındadır.

insan çelişkiyi ancak kendi kalbine dönerek çözebilir.
1809-1849 yılları arasında yaşamış amerikalı yazar, şair, eleştirmen.
gizem ve macera dolu öyküler yazmıştır.
kuzgun şiiri en bilinen şiirleri arasındadır.

insan çelişkiyi ancak kendi kalbine dönerek çözebilir.
devamını gör...
84.
benim kapak fotoğrafımda yer alan edebi şahsiyet, kuzgunlara ayrı bir sempatim olmasına sebep olmuş kişidir aynı zamanda.
devamını gör...
85.
"bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
yalnızca bir düşün içinde bir düş."
yalnızca bir düşün içinde bir düş."
devamını gör...
86.
1809/1849 yılları arasında yaşamış amerikalı şair, yazar, editör ve edebiyat eleştirmeni.
annabel lee
kuzgun.
morgue sokağı cinayeti gibi şiir ve kitapların yazarıdır.
macera ve gizem/korku yazarı olarak bilinir. 40 yaşında ölmüştür.

alnına konsun bu öpüş
ve şimdi senden ayrılırken,
itiraf edeyim ki
günlerimi bir düş
sayarken yanılmıyorsun;
ama, umut gitmişse uzaklara
bir gece ya da bir gün
bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
fark eder mi bu yüzden?
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
yalnızca bir düşün içinde bir düş.
kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
haykırışları içinde duruyorum:
ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda
ne kadar az! ama nasıl da
süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere
ben ağlarken, ben ağlarken!
ah tanrım! daha sıkı
tutamaz mıyım onları?
ah tanrım! tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
bir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
şiir
annabel lee
kuzgun.
morgue sokağı cinayeti gibi şiir ve kitapların yazarıdır.
macera ve gizem/korku yazarı olarak bilinir. 40 yaşında ölmüştür.

alnına konsun bu öpüş
ve şimdi senden ayrılırken,
itiraf edeyim ki
günlerimi bir düş
sayarken yanılmıyorsun;
ama, umut gitmişse uzaklara
bir gece ya da bir gün
bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
fark eder mi bu yüzden?
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
yalnızca bir düşün içinde bir düş.
kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
haykırışları içinde duruyorum:
ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda
ne kadar az! ama nasıl da
süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere
ben ağlarken, ben ağlarken!
ah tanrım! daha sıkı
tutamaz mıyım onları?
ah tanrım! tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
bir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
şiir
devamını gör...
87.
27 yaşında 13 yaşındaki kızla evlenen pedofili bir yazar. 3 yaşına gelmeden anne babasını kaybediyor, daha sonra üvey ailesi bunu en iyi yatılı okullara falan gönderiyor. daha sonra üvey babasının kumar borcundan dolayı üniversiteyi bırakmak zorunda kalıyor. daha sonra askerlikte ise ilk şiirlerini yayınlıyor ama halk tarafından ilgi görmüyor. askerlikten sonra amerikan harp okuluna girmeye hak kazanıyor ama yine finansal sebeplerden dolayı gidemiyor. sonraki süreçte editör oluyor bir yerlerde, bu sırada popüler olan şiir ve öykülerini yazıyor işte aradan zaman geçtikçe. daha sonra 1847 yılında karısı tüberkülozdan dolayı ölüyor, bundan dolayı poe çöküyor, depresyona girip kendini alkole veriyor. 1849 3 aralık tarihinde ise bilinci yarı kapalı halde bulunuyor. 4 gün sonra ise beyinde akut pıhtılaşma sebebiyle ölüyor fakat daha sonra doktorlar bu herif neden böyle oldu falan diye araştırınca kuduz hastalığından olduğunu gösteren verilere falan ulaşılıyorlar.
devamını gör...
88.
kuzgunu olan dayı.
devamını gör...
89.
kuzgun ve annabel lee şiirinin yanı sıra amerikan edebiyatının gotik türde yazan en güçlü isimlerinden biri kabul edilir.
1809/ 1849 yılları arasında yaşamıştır.

kalkıp haykırdım
"getirsin ayrılışı bu sözlerin!
rüzgârlara dön yeniden
ölüm kıyısına uzan!
hatıra bırakma sakın, bir tüyün bile kalmasın!
dağıtma yalnızlığımı!
bırak beni, git kapımdan!
yüreğimden çek gaganı, çıkar artık, git kapımdan! "
dedi kuzgun
"hiçbir zaman."
1809/ 1849 yılları arasında yaşamıştır.

kalkıp haykırdım
"getirsin ayrılışı bu sözlerin!
rüzgârlara dön yeniden
ölüm kıyısına uzan!
hatıra bırakma sakın, bir tüyün bile kalmasın!
dağıtma yalnızlığımı!
bırak beni, git kapımdan!
yüreğimden çek gaganı, çıkar artık, git kapımdan! "
dedi kuzgun
"hiçbir zaman."
devamını gör...
90.
klasik bir alkoliktir ve karanlıktan çok korkar...
karanlık korkusuna ingiltere'de gittiği yatılı okulun sınıflarının mezarlığa bakması sebep olmuştur. matematiği bile mezar taşlarının üstündeki tarihleri toplayıp çıkararak öğrendiğini anlatır.
karanlık korkusuna ingiltere'de gittiği yatılı okulun sınıflarının mezarlığa bakması sebep olmuştur. matematiği bile mezar taşlarının üstündeki tarihleri toplayıp çıkararak öğrendiğini anlatır.
devamını gör...
91.
pörsümüş berbat bir mezarlıkta, lanetlenmiş bir şairin ölmeden önce son dizesini mırıldandığı o uğursuz anda, dehşet verici bir melankoli ile lahmacun yiyorum.
abimiz biraz kötümserdir. yukarıda kendisini özet geçtim. kötücül biridir ama normal sözlük osbircisi gibi, kızlı başlıklarda sinirlenmiş ayağı çekerek tanışmak için böyle poserlıklar yaptığını düşünmüyorum.
doğuştan kasvetli doğmuş bu adam. çocukluğunda habire, küflü odaların iğrenç perdelerindeki lanet olası güvelerin ışığında ders çalışmış. buna poser denmez. buna, karı-kız ortamı olunca kıskanıp, "sözlük bitti lan bilgi yok" diye zırlayan sıvazcı denmez. hocamızın özü bunalımdır. gerçek bir ağlama duvarıdır adam. iki saniye çekmezdim yanımda olsa, camdan atardım git aşağıda üzül diye.
abimiz biraz kötümserdir. yukarıda kendisini özet geçtim. kötücül biridir ama normal sözlük osbircisi gibi, kızlı başlıklarda sinirlenmiş ayağı çekerek tanışmak için böyle poserlıklar yaptığını düşünmüyorum.
doğuştan kasvetli doğmuş bu adam. çocukluğunda habire, küflü odaların iğrenç perdelerindeki lanet olası güvelerin ışığında ders çalışmış. buna poser denmez. buna, karı-kız ortamı olunca kıskanıp, "sözlük bitti lan bilgi yok" diye zırlayan sıvazcı denmez. hocamızın özü bunalımdır. gerçek bir ağlama duvarıdır adam. iki saniye çekmezdim yanımda olsa, camdan atardım git aşağıda üzül diye.
devamını gör...