41.
ilk başlarda güzel gibi gelse de sonraları daha da güzel geliyor.
benim hayalimdi abi bu nimete kufran olur sıkılıyorum mıkılıyorum. aksine bayılıyorum.
benim hayalimdi abi bu nimete kufran olur sıkılıyorum mıkılıyorum. aksine bayılıyorum.
devamını gör...
42.
iş yerinin ev olması iyi birşey değil.
tam işi bırakayım dinleneyim diyorsun, kenarda kıyıda işle ilgili birşey göz kırpıyor.
unutmak zaten mümkün değil işle ilgili şeyler var yaşama alanında.
uyuyamayınca manyak gibi ertesi günün işini yaptırırdı bana.
zor zor bir iki lokma yemek içmek için oturursun kesin birşey olur. karnını evinde bile tam doyuramazsın.
sen iş bitti desen bile ilgili kişiler zaten evde birşey olmaz deyip saat 9'dan sonra da arayabilir.
herkes nazlanabilir ama sen nazlanamazsın yoruldum diyemezsin? neden? çünkü evden çalışıyorsun?
beynin patlamıştır, ama anlamazlar? neden? çünkü evden çalışıyorsun.
off aman dersin akşam yaparım birazını dersin, ev ahalisi gezme ister. işim var diyemezsin tamam gidelim dersin, neden? çünkü evden çalışıyorsun.
(bkz: tabi olm manyak mısın?)
tam işi bırakayım dinleneyim diyorsun, kenarda kıyıda işle ilgili birşey göz kırpıyor.
unutmak zaten mümkün değil işle ilgili şeyler var yaşama alanında.
uyuyamayınca manyak gibi ertesi günün işini yaptırırdı bana.
zor zor bir iki lokma yemek içmek için oturursun kesin birşey olur. karnını evinde bile tam doyuramazsın.
sen iş bitti desen bile ilgili kişiler zaten evde birşey olmaz deyip saat 9'dan sonra da arayabilir.
herkes nazlanabilir ama sen nazlanamazsın yoruldum diyemezsin? neden? çünkü evden çalışıyorsun?
beynin patlamıştır, ama anlamazlar? neden? çünkü evden çalışıyorsun.
off aman dersin akşam yaparım birazını dersin, ev ahalisi gezme ister. işim var diyemezsin tamam gidelim dersin, neden? çünkü evden çalışıyorsun.
(bkz: tabi olm manyak mısın?)
devamını gör...
43.
iyidir.
devamını gör...
44.
eğer ev deniz kenarında veya kırsala yakın bir yerdeyse acayip keyifli olur.
yoksa kıç kadar dairede, şehrin göbeğinde sıkıcı olur.
yoksa kıç kadar dairede, şehrin göbeğinde sıkıcı olur.
devamını gör...
45.
hayalimdeki sey. ah ah, evden calisanlar, ne sanslisiniz be.
evden calisanlar begenip favorilesin ve takip atsin.
evden calisanlar begenip favorilesin ve takip atsin.
devamını gör...
46.
evden çalışmaya home ofise/ call canter ile başladım, sonra parasızlıktan heykel atölyesini de odaya kurdum. çağrı merkezi bitti, heykel yapmaya evimde devam ediyorum.
akşam beşte başlayan çağrı merkezi gece yarısı bitiyordu. pazar günler sabah 9 gece 12 ye kadar çalışırdım. istediğim şehire gidebiliyordum, mesai saatleri içerisinde yolculuk yapamazdım, ortamın sessiz ve sakin olması zorunluydu.
elektrik, internet, bilgisayar, telefon dört ana madde olmadığında, çok ciddi sorunlar yaşıyordum, ekrana her 2 dakika da bir bakmak zorundaydım, gelen ve giden aramalardan sorumluydum, açılmayan telefonlar merkeze mail, mesaj yolu ile iletiliyordu, çekmeyen internet, çekmeyen operatör de aramalara cevap veremezdim, açılmamış, yanıtlanmamış gibi görünürdü, çağrı merkezinde 6 sene çalıştım, müdürlerimden memnundum, bir iş arkadaşım dışında diğer iş arkadaşlarımdan da memnundum. (hatta dün yanlışlıkla eski iş yerinde çalışan ahmet abimi yanlışlıkla aradım ve üzüldüm, hatay’da enkaz altında kaldı öldü, onu kurtaramadık.) çağrı merkezi aşırı stresli ve yorucu, psikolojik ruhsal çöküş yaşatıyor, sürekli durmaksızın şikayet, istek, talep, küfür, hakaret, teşekkür eden çok kişi olmuştu, ben hiç şirketi düşünmezdim, hep müşterinin yanındaydım, tam çağrı merkezi çalışanıydım. istanbul, kocaeli, sakarya, ordu, artvin, ankara bu şehirlerde görüşme yapıyordum. sistem ingilizceydi, ilk bir ay ofise gidip geldim, vpn bağlantısı ile sisteme giriyordum, ilk bilgisayar kullanmayı çağrı merkezinde başladım ve öğrendim, bilgisayarı açma kapama tuşu dışında bildiğim bir şey değildi. hatta kocaeli den sorumlu olan müdürümün iç sesini duymuştum, “allah’ım ben kimlen çalışıyorum” gibi bir şey demiştir, o kadar bilgisiz bir insanın bilgisayar kullanması ve bilgisayardan iş yapması çok zor olmalıydı onlar için. akşam saatlerinden gece yarısına kadar sistem bazen çökerdi, hop aramalar hiç susmazdı, sistemin çökmesi benlen ilgili bir şey değildi, ancak o sorunları çözmek zorundaydım. müşteri parası için arıyordu, bazen öğrenciler arıyordu, yolda kaldığını söylerdi, yabancı uyruklu insanlar arardı, bir keresinde pata küte yumruk yumruğa kavga dövüş olmuştu telefon görüşmesi sırasında vurma seslerini pat küt duymuştum, müşteri ve bayi arasında kavga çıkmıştı. istabul da gece kulübü sahibi birisinin sorununu çözmüştüm teşekkür etmek için kendi mekanına çağırmıştı, işletmesi olduğunu çağırınca öğrenmiştim. bende gayet resmi ve mesafeli bir tavırla teşekkür edip teklifini reddettim, zaten onun dışında telefonda kişisel alanıma giren pek olmazdı, izin vermezdim. general olduğunu bile söyleyen oldu; “sen benim kim olduğumu biliyor musun?” gibi tavırlar, “kimsin sen? allah bilir ilk okul mezunu bile değilsindir?” gibi istenci kişisel alanda hakaret etmeler, eşinden korkup acısını bir çağrı merkezinden çıkartanlar, derbi maçlarını izleyemediği için anında sinirini bir çağrı merkezine atmalar, acil bir yeri arayamadığı için kapalı olan hattını açtırmak için ısrarla düzenli hakaretler, parasını kaptırmış bir müşteriye yardımcı olup arayıp sorununu iletmek de çok sorun olurdu, bilmediği bir numaradan aranması ve üstelik işlemi aradığım müşterinin bir yakını yapması durumda, müşterinin bilgisi olmaması durumunda dolandırıcı olarak suçlanırdım, polisi aramalar söylemeler ve sen görürsün demeler olurdu. gürcistan ortaklı bir şirketti, işin ne olduğunu şimdilik yazmak istemedim. turkcell’ e borcu olduğu için şirket battı ve batana kadar çalışmıştım.
akşam beşte başlayan çağrı merkezi gece yarısı bitiyordu. pazar günler sabah 9 gece 12 ye kadar çalışırdım. istediğim şehire gidebiliyordum, mesai saatleri içerisinde yolculuk yapamazdım, ortamın sessiz ve sakin olması zorunluydu.
elektrik, internet, bilgisayar, telefon dört ana madde olmadığında, çok ciddi sorunlar yaşıyordum, ekrana her 2 dakika da bir bakmak zorundaydım, gelen ve giden aramalardan sorumluydum, açılmayan telefonlar merkeze mail, mesaj yolu ile iletiliyordu, çekmeyen internet, çekmeyen operatör de aramalara cevap veremezdim, açılmamış, yanıtlanmamış gibi görünürdü, çağrı merkezinde 6 sene çalıştım, müdürlerimden memnundum, bir iş arkadaşım dışında diğer iş arkadaşlarımdan da memnundum. (hatta dün yanlışlıkla eski iş yerinde çalışan ahmet abimi yanlışlıkla aradım ve üzüldüm, hatay’da enkaz altında kaldı öldü, onu kurtaramadık.) çağrı merkezi aşırı stresli ve yorucu, psikolojik ruhsal çöküş yaşatıyor, sürekli durmaksızın şikayet, istek, talep, küfür, hakaret, teşekkür eden çok kişi olmuştu, ben hiç şirketi düşünmezdim, hep müşterinin yanındaydım, tam çağrı merkezi çalışanıydım. istanbul, kocaeli, sakarya, ordu, artvin, ankara bu şehirlerde görüşme yapıyordum. sistem ingilizceydi, ilk bir ay ofise gidip geldim, vpn bağlantısı ile sisteme giriyordum, ilk bilgisayar kullanmayı çağrı merkezinde başladım ve öğrendim, bilgisayarı açma kapama tuşu dışında bildiğim bir şey değildi. hatta kocaeli den sorumlu olan müdürümün iç sesini duymuştum, “allah’ım ben kimlen çalışıyorum” gibi bir şey demiştir, o kadar bilgisiz bir insanın bilgisayar kullanması ve bilgisayardan iş yapması çok zor olmalıydı onlar için. akşam saatlerinden gece yarısına kadar sistem bazen çökerdi, hop aramalar hiç susmazdı, sistemin çökmesi benlen ilgili bir şey değildi, ancak o sorunları çözmek zorundaydım. müşteri parası için arıyordu, bazen öğrenciler arıyordu, yolda kaldığını söylerdi, yabancı uyruklu insanlar arardı, bir keresinde pata küte yumruk yumruğa kavga dövüş olmuştu telefon görüşmesi sırasında vurma seslerini pat küt duymuştum, müşteri ve bayi arasında kavga çıkmıştı. istabul da gece kulübü sahibi birisinin sorununu çözmüştüm teşekkür etmek için kendi mekanına çağırmıştı, işletmesi olduğunu çağırınca öğrenmiştim. bende gayet resmi ve mesafeli bir tavırla teşekkür edip teklifini reddettim, zaten onun dışında telefonda kişisel alanıma giren pek olmazdı, izin vermezdim. general olduğunu bile söyleyen oldu; “sen benim kim olduğumu biliyor musun?” gibi tavırlar, “kimsin sen? allah bilir ilk okul mezunu bile değilsindir?” gibi istenci kişisel alanda hakaret etmeler, eşinden korkup acısını bir çağrı merkezinden çıkartanlar, derbi maçlarını izleyemediği için anında sinirini bir çağrı merkezine atmalar, acil bir yeri arayamadığı için kapalı olan hattını açtırmak için ısrarla düzenli hakaretler, parasını kaptırmış bir müşteriye yardımcı olup arayıp sorununu iletmek de çok sorun olurdu, bilmediği bir numaradan aranması ve üstelik işlemi aradığım müşterinin bir yakını yapması durumda, müşterinin bilgisi olmaması durumunda dolandırıcı olarak suçlanırdım, polisi aramalar söylemeler ve sen görürsün demeler olurdu. gürcistan ortaklı bir şirketti, işin ne olduğunu şimdilik yazmak istemedim. turkcell’ e borcu olduğu için şirket battı ve batana kadar çalışmıştım.
devamını gör...
47.
sürekli evden çalışmanın keyifli olduğunu düşünmüyorum. ama ara ara evden çalışmak gayet de keyifli. örneğin minimum 1 saat daha fazla uyuyorsun. pijama, don, şort nasıl rahat ediyorsan o şekilde giyiniyorsun. oturmak zorunda değilsin. gayet yayıla yayıla da çalışabiliyorsun.
he bazen evde olmanın rahatlığıyla işler aksayabiliyor. ama o kadar da olur yani. mesela şu an matrix açık. morpheus, neo'ya kung-fu öğretiyor. ben online bir toplantının ortasındayım ve not alıyor gibi görünerek tanım giriyorum.
he bazen evde olmanın rahatlığıyla işler aksayabiliyor. ama o kadar da olur yani. mesela şu an matrix açık. morpheus, neo'ya kung-fu öğretiyor. ben online bir toplantının ortasındayım ve not alıyor gibi görünerek tanım giriyorum.
devamını gör...
48.
kıskandığım çalışma şekli.
dünyada cenneti yaşamak gibi bir şey.
aranızda böyle çalışıp “yoruldum” diyen olursa sağlam bir tane yapıştırırım. şimdiden söyleyeyim..
dünyada cenneti yaşamak gibi bir şey.
aranızda böyle çalışıp “yoruldum” diyen olursa sağlam bir tane yapıştırırım. şimdiden söyleyeyim..
devamını gör...
49.
ustteki yazarin yazdigi her kelimeye noktaya virgule tirnak isaretine imzami atmak icin noter aramaya ciktim.
dunyanin en sansli insanlarinin dahil oldugu grubun calisma bicimidir.
dunyanin en sansli insanlarinin dahil oldugu grubun calisma bicimidir.
devamını gör...