81.
hiçbir zaman gelinlik hayali kuran, düğün yapmak için can atan bir insan olmadım. küçüklüğümden beri ne hikmetse evlenmek korkunç gelmiştir bana. son zamanlarda bir tık daha belki o kadar korkunç değildir diye düşünmeye başlasam da "evlilik" kavramına alışmam bir süre daha mümkün görünmüyor. ülkemiz gelenek ve göreneklerinden akrabalarla tanıştırma, çeyiz, kına gecesi, altın takma bilmem ne .. bunlar da sanırım hepten evlenmenin gözümde korkunç bir hâl almasına katkıda bulunuyor.
devamını gör...
82.
şuan hazırlığında bulunduğumuz olaydır efendim.
giderek insanların evliliği neden kötülediklerini anlıyorum. şöyle ki ;
1:sevdiğiniz kızı yüzük taktıktan sonra tanıyamıyorsunuz kendisini "bir kere evleniyorum herşey olacak" moduna alıyor. imkanlarınızı zamanla umursamaz oluyor.
2: aileniz sizin bu zamana kadar evlenmenizi istemişlerse dahi bu düğün sürecinde görüyorsunuz ki anne babanız zamanla akıllarında ne varsa onun gerçekleşmesi için çabalamakta. örneğin gelin kızlarının gelindiğine kadar karışırlar, siz dur demezseniz. bunun gibi isteklere dur demelisiniz çünkü onların geliniyle siz bir ömür yaşayacaksınız. yani anne babanız oyuncağı eline yeni almış çocuklar gibi hevesleniyorlar. abuk subuk istekleri karşılarında nişanlınız ve ailesi ile karşı karşıya geliyorsunuz.
3: lafa gelince herkes sizin iyiliğinizi düşünüyor ama herkes esasınsa kendi isteklerini gerçekleştirme hevesinde.
4: nişanlınız öyle düğün meraklısı, öyle gelenekçi kesiliyor ki yüzük takmadan önceki zamanlarda kurduğunuz hayaller, düşünceler birer birer sizi ondan uzaklaştırıyor. direkt sizinle aileniz arasında perde olmaya başlıyor. cümleleri "seninkiler ve benim ailem " ile başlamaya başlıyor, yani ötekileştirme başlıyor.
yani ben düğün hazırlığında erkek halimle bu saçma sapan istekler karşısında düğünden sonra kuracağımız yuvamızdan uzaklaşıyorum çünkü nişanlınız, aileniz size 0 baskı kuruyor. sizi herkes cüzdan, para kaynağı olarak görüyor. demek istediğim evlilikle birlikte siz kendi özel hayatınızda bir siyasetçi oluyorsunuz.
giderek insanların evliliği neden kötülediklerini anlıyorum. şöyle ki ;
1:sevdiğiniz kızı yüzük taktıktan sonra tanıyamıyorsunuz kendisini "bir kere evleniyorum herşey olacak" moduna alıyor. imkanlarınızı zamanla umursamaz oluyor.
2: aileniz sizin bu zamana kadar evlenmenizi istemişlerse dahi bu düğün sürecinde görüyorsunuz ki anne babanız zamanla akıllarında ne varsa onun gerçekleşmesi için çabalamakta. örneğin gelin kızlarının gelindiğine kadar karışırlar, siz dur demezseniz. bunun gibi isteklere dur demelisiniz çünkü onların geliniyle siz bir ömür yaşayacaksınız. yani anne babanız oyuncağı eline yeni almış çocuklar gibi hevesleniyorlar. abuk subuk istekleri karşılarında nişanlınız ve ailesi ile karşı karşıya geliyorsunuz.
3: lafa gelince herkes sizin iyiliğinizi düşünüyor ama herkes esasınsa kendi isteklerini gerçekleştirme hevesinde.
4: nişanlınız öyle düğün meraklısı, öyle gelenekçi kesiliyor ki yüzük takmadan önceki zamanlarda kurduğunuz hayaller, düşünceler birer birer sizi ondan uzaklaştırıyor. direkt sizinle aileniz arasında perde olmaya başlıyor. cümleleri "seninkiler ve benim ailem " ile başlamaya başlıyor, yani ötekileştirme başlıyor.
yani ben düğün hazırlığında erkek halimle bu saçma sapan istekler karşısında düğünden sonra kuracağımız yuvamızdan uzaklaşıyorum çünkü nişanlınız, aileniz size 0 baskı kuruyor. sizi herkes cüzdan, para kaynağı olarak görüyor. demek istediğim evlilikle birlikte siz kendi özel hayatınızda bir siyasetçi oluyorsunuz.
devamını gör...
83.
nietzsche'nin bu konuda bir sözü vardır: "ideal evlilik ilişkisi, her iki tarafın da maddi ve manevi anlamda bu ilişkiye ihtiyaç duymadığı zaman kurulandır" der.
insanoğlu (ve kızı) hiçbir zaman böyle bir olgunluk (daha doğrusu bilgelik) seviyesine ulaş(a)madığı için evlenir. *
insanoğlu (ve kızı) hiçbir zaman böyle bir olgunluk (daha doğrusu bilgelik) seviyesine ulaş(a)madığı için evlenir. *
devamını gör...
84.
bu insanla bir ömür geçiririm hissi gelmiyorsa asla evlenmeyin.geçiremezsiniz.
devamını gör...
85.
çok büyük bir karardır. birisini bir daha hiç ayrılmamacasına sevmek. ondan hiç bıkmamak veya bıksan dahi bunu telafi edebilmek. hayatımda dostum olarak gördüğüm bir kaç kişi var. lakin sürekli görüştüğüm bir dostum, kardeşim var. düşünüyorum da evlilik de bunun gibi bir şey olmalı. her şeyden önce birbirinizin her şeyi olmanız gerekir. benim karşıma böyle biri çıkmadı henüz. şöyle bir sıkıntı da var. çıksa dahi algılayabilir miyim bilmiyorum. inanır mıyım sevgisine, güvenir miyim bilemiyorum. benim için sanırım çok karmaşık bir denklem bu.
devamını gör...
86.
sanırım asla istediğiniz kişiyle yapamayacağınız iş.
devamını gör...
87.
''aman aman ha pu pu'' diyen bir amca vardı aynen o tepkiyi veriyorum her seferinde
devamını gör...
88.
bir kumardır aslında. biliyorum dediğin insan zamanla bir canavar da çıkabilir. o yüzden doğru zamanı kollayarak turnayı gözünden vurabilirsiniz.
devamını gör...
89.
bu devirde pek mantıklı olmayandır.
devamını gör...
90.
rus ruletine benzer; ölüm ya da yaşam sadece şansa bağlıdır.
insanların her şeye(!) çok kolay ulaştığı, hızlıca tüketip kenara attığı bu devirde belki de en zor kurulan birlikteliktir evlilik.o yüzden evlenmek cesaret ister, sorumluluk ister, birbirini seven sadık iki kalp ve saygı ister.
ayrıca bir insanın ne için evlendiği ve evleneceği insanda ne aradığı da çok çok önemlidir ama bu bile bazen yeterli olmamaktadır çünkü insanların artık bencilliği ve tahammülsüzlüğü had safhalarda gezmektedir. hem hiç kimseyi tam manasıyla tanımak mümkün değil. bir söz vardır kavun değil ki koklayıp alasın diye, hah işte tam olarak o. bir de kişi inançlı bir insan ise durum daha da vahim.kendileri gibilerini aradıkları için en çok zorluk çekenler aslında onlar.
kısacası zor zanaat.
insanların her şeye(!) çok kolay ulaştığı, hızlıca tüketip kenara attığı bu devirde belki de en zor kurulan birlikteliktir evlilik.o yüzden evlenmek cesaret ister, sorumluluk ister, birbirini seven sadık iki kalp ve saygı ister.
ayrıca bir insanın ne için evlendiği ve evleneceği insanda ne aradığı da çok çok önemlidir ama bu bile bazen yeterli olmamaktadır çünkü insanların artık bencilliği ve tahammülsüzlüğü had safhalarda gezmektedir. hem hiç kimseyi tam manasıyla tanımak mümkün değil. bir söz vardır kavun değil ki koklayıp alasın diye, hah işte tam olarak o. bir de kişi inançlı bir insan ise durum daha da vahim.kendileri gibilerini aradıkları için en çok zorluk çekenler aslında onlar.
kısacası zor zanaat.
devamını gör...
91.
çocuk yapmayı düşünüyorsanız mantıklıdır. uslanmaz bir romantik de olabilirsiniz saygım sonsuz, gelinlik güzel bir elbise, düğün romantik bir event. fakat evlilik kötü bir müessese gibi gelmektedir bana. hayatımızda zaten her şeyi birilerini mutlu etmek uğruna yapıyoruz genelde, ortalama bir bireyciksek, bari yine onları mutlu etmek için evlenmeyelim.
devamını gör...
92.
bir anlaşma yapmak. sevmek, sadık olmak , efendim maddi manevi şeyleri paylaşmak için devletin, başkalarının önünde söz vermek, onayını almak. kimilerince saçmalamak.
devamını gör...
93.
yok mu şöyle annesinin biricik prensesi falan nikah basalım.
devamını gör...
94.
"mutlaka evlenin mutlu olamazsanız filozof olursunuz." der sokrates.
devamını gör...
95.
iki insanın anlaşıp resmi ve dini sözleşmeyle toplumsal normlara göre birlikte yaşamak için aldıkları izinin adıdır. evlenmenin çeşitleri de vardır tabi bunlar;
(bkz: aşk evliliği)
(bkz: mantık evliliği)
(bkz: evlenmiş olmak için evlenmek)
(bkz: toplumsal dayatmalardan dolayı evlenmek)
bir çok alt başlık eklenebilir.
(bkz: aşk evliliği)
(bkz: mantık evliliği)
(bkz: evlenmiş olmak için evlenmek)
(bkz: toplumsal dayatmalardan dolayı evlenmek)
bir çok alt başlık eklenebilir.
devamını gör...
96.
türklerin tek hayali. belki de gerçekleşen tek hayali.
devamını gör...
97.
sorumluluk gerektiren bir eylem kendi ve ailenin sorumluluğu.
devamını gör...
98.
kadının çalıştığı erkeğin yattığı birliktelik
devamını gör...
99.
kapana kısılmak gibi hissettiriyor istemiyorum
devamını gör...
100.
ara ara yoklayan, ulan evlenelim artık yaş geldi de geçiyor dedirten duygu gelgitleri yaşatan başlık
devamını gör...