61.
bağımsız ve yalnızlığı seven insan için bir tür intihar etme şeklidir.
çünkü türkiye'de biriyle evlenince ailesi ile de evleniyorsun. parası onlardan çıkmasa bile mesela gelinlik alırken orada oluyorlar. iç çamaşırı alışverişi sırasında bile oradalar. kız arkadaşların ile bu alışverişe çıkmak istersen anında kötü gelin ilan ediliyorsun. eşya alışverişi sırasında yine gelmek isterler çünkü sen onların gözünde adamın eşi değilsin, adamın parasını sonuna kadar harcamaya gayret eden birisin. pahalı şeyler seçmemen için başında beklemeyi uyanıklık zanneden tipler çoğu. kendi eşyalarına bile sen karar veremiyorsun. kendi paranla alabildiğin eşyalar konusunda söz sahibisin bi. onu da bak bak ucuzuna kaçmış diyip dedikodu malzemesi yaparlar.
düğün istemezsen ve diretirsen sırf bunca zamandır düğün düğün gezip taktıkları altınlar ve paralar geri gelmeyecek diye bir şekilde oğullarını doldurup sizi ayırma hakkını kendilerinde bulabilirler mesela. çünkü sen onlara göre 30 bin değerinde bile değilsin. 30 bin daha önemli. aşk, sevgi, doğmamış çocuklar falan öyle çok önemli değil onlar için. evlilik eşittir para. hatta düğün günü bile damadın parasından kapmaya çalışır çoğu. gelini evden çıkarmak ve pasta yedirmek için bile para vermek zorundadır damat.
evlenmeyi bir şekilde başarabilirsen geçmiş olsun. o güne kadar anasından teyzesine kadar söz hakkı olduğunu düşünen bunca insan beraber yaşamaya başlıyorsunuz çünkü. en ufak ses çıkarıp dişlerini gösterirsen işleri çok korkunç noktalara götürüp oraya baba evinden tatile gelmişsin gibi rahatça seni boşanmaya bile zorlayabilirler.
ha tabii çoğunluk islerin bu kadar korkunç olmadığını iddia edecektir. ben görüyorum mesela arkadaşları, 40 kişiyle takı, gelinlik ve eşya alışverişine gidiyor, ses çıkarmıyor, sorun haliyle yaşamıyor. ama benim gibi arkadaş siz kimsiniz de bu kadar benim hayatımın içindesiniz ben anlamıyorum diye en başta noktayı koyan insanlar çok rahat görüyor evlilik denen kabusu. evlilik türkiye şartlarında bireysel algılanmıyor, hatta iki kişilik yine yaşanmıyor.
daha fenası iyi bir meslek sahibi olan, iyi okullarda eğitim almış, maaşı ile gurur duyan tipler ne zaman işler evlilik yoluna gitse ortadoğulu tarafını ortaya çıkarıyor. benim annem o tabii alışverişe gelecek seninle diyor. kayınvalidenin yanında kırmızı ipli don falan bakarken buluyorsun kendini. kayınpeder oturup koltuk rahat mı falan bakıyor, yoh diyor bunu alma, şu daha iyi.
bu yüzden civciv evlensek mi denildiği zaman saçma saçma konuşma diyorum. çünkü saçma.
çünkü türkiye'de biriyle evlenince ailesi ile de evleniyorsun. parası onlardan çıkmasa bile mesela gelinlik alırken orada oluyorlar. iç çamaşırı alışverişi sırasında bile oradalar. kız arkadaşların ile bu alışverişe çıkmak istersen anında kötü gelin ilan ediliyorsun. eşya alışverişi sırasında yine gelmek isterler çünkü sen onların gözünde adamın eşi değilsin, adamın parasını sonuna kadar harcamaya gayret eden birisin. pahalı şeyler seçmemen için başında beklemeyi uyanıklık zanneden tipler çoğu. kendi eşyalarına bile sen karar veremiyorsun. kendi paranla alabildiğin eşyalar konusunda söz sahibisin bi. onu da bak bak ucuzuna kaçmış diyip dedikodu malzemesi yaparlar.
düğün istemezsen ve diretirsen sırf bunca zamandır düğün düğün gezip taktıkları altınlar ve paralar geri gelmeyecek diye bir şekilde oğullarını doldurup sizi ayırma hakkını kendilerinde bulabilirler mesela. çünkü sen onlara göre 30 bin değerinde bile değilsin. 30 bin daha önemli. aşk, sevgi, doğmamış çocuklar falan öyle çok önemli değil onlar için. evlilik eşittir para. hatta düğün günü bile damadın parasından kapmaya çalışır çoğu. gelini evden çıkarmak ve pasta yedirmek için bile para vermek zorundadır damat.
evlenmeyi bir şekilde başarabilirsen geçmiş olsun. o güne kadar anasından teyzesine kadar söz hakkı olduğunu düşünen bunca insan beraber yaşamaya başlıyorsunuz çünkü. en ufak ses çıkarıp dişlerini gösterirsen işleri çok korkunç noktalara götürüp oraya baba evinden tatile gelmişsin gibi rahatça seni boşanmaya bile zorlayabilirler.
ha tabii çoğunluk islerin bu kadar korkunç olmadığını iddia edecektir. ben görüyorum mesela arkadaşları, 40 kişiyle takı, gelinlik ve eşya alışverişine gidiyor, ses çıkarmıyor, sorun haliyle yaşamıyor. ama benim gibi arkadaş siz kimsiniz de bu kadar benim hayatımın içindesiniz ben anlamıyorum diye en başta noktayı koyan insanlar çok rahat görüyor evlilik denen kabusu. evlilik türkiye şartlarında bireysel algılanmıyor, hatta iki kişilik yine yaşanmıyor.
daha fenası iyi bir meslek sahibi olan, iyi okullarda eğitim almış, maaşı ile gurur duyan tipler ne zaman işler evlilik yoluna gitse ortadoğulu tarafını ortaya çıkarıyor. benim annem o tabii alışverişe gelecek seninle diyor. kayınvalidenin yanında kırmızı ipli don falan bakarken buluyorsun kendini. kayınpeder oturup koltuk rahat mı falan bakıyor, yoh diyor bunu alma, şu daha iyi.
bu yüzden civciv evlensek mi denildiği zaman saçma saçma konuşma diyorum. çünkü saçma.
devamını gör...
62.
mümkünse uzak durulması gerekendir.
devamını gör...
63.
ileride önemini bugüne göre azaltılacak olan kavramdır. insanlar zaman geçtikçe toplumsal dogmatik yapıları kırıyorlar mesela: hocam biz seviyoruz birbirimizi niye bunu belgelemek zorunda olalım ki? imza atmadan aynı evde yaşanılmıyor mu?
devamını gör...
64.
sevişmek için mecbur olunmayan eylem.
cinsel organlarınız o imzaları atmadan da işini yerine getiriyor. deneyin belki bu kadar kafaya takmazsınız.
cinsel organlarınız o imzaları atmadan da işini yerine getiriyor. deneyin belki bu kadar kafaya takmazsınız.
devamını gör...
65.
"ne pahasına olursa olsun, evlenin. karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz,yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz."
sokrates
sokrates
devamını gör...
66.
gözlemlerime göre bu ülkede 3 neden ile evleniliyor: dini nedenler, toplum beklentisi, devlet hakları(eş, tapu, velayet..). ama herkes sevgi için evlendiğini söylüyor. sevgi ile evlilik arasında bir zorunluluk olmadığı için denkleme eklemedim. teorime göre evlilik, insanlar için sevgide bir aşamayı temsil ediyor olabilir.
kişisel olarak 3 neden de beni bağlamadığı için evlenmeyi planlamıyorum. sevginin de aşamaları olduğunu düşünmüyorum, basitçe birini ya severim ya sevmem. yani evlilik sevgide bir aşama değildir benim için.
kişisel olarak 3 neden de beni bağlamadığı için evlenmeyi planlamıyorum. sevginin de aşamaları olduğunu düşünmüyorum, basitçe birini ya severim ya sevmem. yani evlilik sevgide bir aşama değildir benim için.
devamını gör...
67.
şu zamanda pek akıl mantık işi değildir. evlenince ne oluyor onu da anlamış değilim. aga zaten günümüzde çoğu insan nikahsız aynı evde yaşıyor bence bu sistem daha iyi. bide ölene kadar evlilikte birbirini aldatmayan çift sayısı çok azdır. tabi ki en önemlisi parası olmayan bir erkeğin evlenme ihtimali çok düşüktür.
devamını gör...
68.
bir adamla aynı evin içinde sürekli ne yapacağım düşüncesi
devamını gör...
69.
maddi ve manevi olarak kendinde o cesareti bulamadıysan sakın o topa girme. evlenir de düzelir diyen aileni ve çevreni dinleme. karşında ki kadına el kızı olarak bakılacağı bir ortama getirme. babasının evinde ki huzuru ve rahatlığı veremeyeceksen hiç evlenme
devamını gör...
70.
akla mantığa uygun eylem değildir. evlenmek için delirmiş olmak lazım.
devamını gör...
71.
aile olmaktır.
devamını gör...
72.
rahat batmasıdır.
devamını gör...
73.
kişilerin birlikte eve çıkmaları durumudur. etimolojik kökenini bilmemekle birlikte nikah kıyılmasından sonra kişilere evli denmesinin nedeninin bu mantıkla türediği görüşündeyim..
devamını gör...
74.
sevdiğinizi tüm resmi, gayriresmi ve gıybeti makamlara ayan beyan haykırabilmenize izin veren formalite.
devamını gör...
75.
beklenti karşılığı bnce
özgürmüşüz gibi bir de iyice kısıtlanıyor
bir de evlenen sadece kadın ve erkek olmaması olayı var
ayriyeten daha sonradan boşanmayacağın şiddet olmayacağı da malum
pek gerek yok bnce
özgürmüşüz gibi bir de iyice kısıtlanıyor
bir de evlenen sadece kadın ve erkek olmaması olayı var
ayriyeten daha sonradan boşanmayacağın şiddet olmayacağı da malum
pek gerek yok bnce
devamını gör...
76.
insanları tanıdıkça zihnimde kurgulaması zor bir hal alıyor evlilik. bir insanla bir ömür yaşayacak kadar onu sevmek ve güvenmek bana çok imkansız geliyor. birbirlerini sevdiğini iddia edip evlenen çiftlerin düğün,nikah, kına, isteme, söz, nişan, tanışma, bakışma diye genelden özele çekimlerine bakıyorum, mutlulukları bakışları bir diğer çiftlerle aynı ve o çekimlerdeki her türlü halleri bana gerçeklikten uzak geliyor. hepsi birer leyla birer mecnun(!) evlilik sürecinde mobilya için düğün salonu için aileler için anneme anne demedi babama baba demediler için altının gramı klimanın markası için kavga eden leyla mecnun olur mu?
devamını gör...
77.
çevremde daha önce hiç mutlu bir evlilik görmeden büyüdüm o yüzden beni çok korkutuyor aslında. yani aşık olduğum adamla bir gün evlenmek istiyorum ama mutsuz olmaktan da çok tedirgin oluyorum.
devamını gör...
78.
ne zaman evlenmek istesem 40lı yaşlardaki eski patronumun laflarını hatırlarım. "aldatılmayı göze alıyorsan evlen. çok net söylüyorum, eşini aldatmayan erkek yok. herkes öyle ya da böyle aldatıyor." e bizzat şahit olduğum aldatan onlarca evli bey de varken evlilik gerçekten deli işi.
devamını gör...
79.
insanlar evliliği çok abarttığı için gözlerinde de büyütüyorlar, ya nasıl yaparım bunu kafasına giriyorlar. sadece cinsel hayatınızın olacağı ev arkadaşı gibi düşünün, her adımınızı birlikte atmak zorunda değilsiniz ki. kıskançlıklar, para mevzuları ve kısıtlamalar arasında boğuyorlar insanlar kendilerini. kimse evlendiği için kendi hayatını birinci öncelikten almamalı, bence dengeyi bozan şey bu.
devamını gör...
80.
bundan 4 sene önce niyetlendiğim durum.
bırak evliliği beni insandan ve hatta kendimden bile soğutan durum.
yani suç tabi evlilikte değildir.
aslında bir suçta yok sadece hayatıma giren kişinin psikolojik rahatsızlığı vardı.
öyle böyle değil ama çok ağır kaygı bozukluğu yaşıyordu. bir ara bu konuya değinmek istiyorum şuan yeri değil.
neysem efem 1 sene olmuştur ayrılalı kendilerinden. geçenlerde ortak bir tanıdığımızı arayıp 'ben banu'nun nişanlısıyım beni hatırladınız mı?' demiş. kadında beni sormuş nasıl iyi mi diye. aa tabi çok iyi falan filan bir şeyler anlatmış.*
bana da başkası aktarıyor 'ben ayrıldılar biliyordum ayrılmamışlar mı?' diye soruyor kadıncağız.
bizim durumun karikatürünü de aşağı iliştiriyorum dostlar.
bırak evliliği beni insandan ve hatta kendimden bile soğutan durum.
yani suç tabi evlilikte değildir.
aslında bir suçta yok sadece hayatıma giren kişinin psikolojik rahatsızlığı vardı.
öyle böyle değil ama çok ağır kaygı bozukluğu yaşıyordu. bir ara bu konuya değinmek istiyorum şuan yeri değil.
neysem efem 1 sene olmuştur ayrılalı kendilerinden. geçenlerde ortak bir tanıdığımızı arayıp 'ben banu'nun nişanlısıyım beni hatırladınız mı?' demiş. kadında beni sormuş nasıl iyi mi diye. aa tabi çok iyi falan filan bir şeyler anlatmış.*
bana da başkası aktarıyor 'ben ayrıldılar biliyordum ayrılmamışlar mı?' diye soruyor kadıncağız.
bizim durumun karikatürünü de aşağı iliştiriyorum dostlar.

devamını gör...