101.
felsefe deyince, genel olarak benim hayat felsefemi bırakayım şuraya.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
102.
felsefe

felsefe denilince ilk akla gelen akla, mantığa uygun düşünmek gelir. her insan, doğası gereği zaten düşünür. burada farklı bir durum olmalıdır. felsefe merak ile başlar. merak eden soru sorar. cevabı bulmak için araştırır, sorgular ve cevabı arar.

aynı durum bilim içinde geçerlidir. ancak bilimin aradığı cevap deney ile kanıtlanabilen, nesnel ve kesin doğrulardır. ancak bilimsel olmayan konularda cevap kesin değildir. doğru birden fazladır. bu alan felsefenin alanıdır.

örneğin; iyi, güzel, hoş, ahlak nedir? gibi soruların cevabı çoktur.

felsefe bu ve benzeri soruların cevaplarını, eleştirilerini, yorumlarını akla ve mantığa uygun bir şekilde arayan düşünme etkinliğidir.

felsefenin doğuşu

felsefe milattan önce 6.yüzyılda antik yunanda ortaya çıkmıştır.

* neden antik yunanda ortaya çıktı?

1- ticaret merkezi olduğu için farklı kültürler bir aradadır.
2- zengin bir toplumdur.
3- demokrasi ile yönetildiği için farklı görüşlere ve fikirlere saygı duyulur.
4- demokrasinin uygulanması için aristokratlar* eğitime çok önem vermiştir.
5- tüm işleri köleler yaptığı için boş vakitleri oldukça fazladır.

* neden milattan önce 6.yüzyılda ortaya çıktı?

bu döneme kadar insanlık yerleşik hayata geçip temel ihtiyaçları olan beslenme - barınma - güvenliği sağlamaya çalışmışlardır.

merak ve ihtiyaçları için bilgi öğrenmeye başlamışlardır.

soruların cevabını hep din bakış açısı ile yanıtlamışlardır.

milattan önce 6.yüzyılda temel ihtiyaçlarını karşılayan insanlar merak ettikleri soruların cevabını akıl ile aramaları, felsefenin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

felsefenin kelime anlamı: bilgiyi sevmektir. filozof ise - bilgiyi seven, arayan kişidir. yani kısacası bilgi ihtiyaçtan ziyade merak edildiği ve sevildiği için aranıyor.

bilgi: insanın aklını ve duyularını kullanarak kendini ve çevresini tanımasını sağlayan araçtır.

bilinç: insanın hem kendisi hem de çevresinin farkında olma durumudur.

öz bilinç: insanın kendisi hakkındaki farkındalığıdır. ben kimim, özelliklerim, duygularım, yeteneklerim, zayıflıklarım, hedeflerim nelerdir? gibi sorulara cevap vermektir.

düşünce: bilgi edinmeye yönelik tüm zihinsel faaliyetlerdir. algılama - kavrama - tasarlama - hayal etme - hatırlama - analiz etme gibi zihinsel etkinliklerin hepsi düşünmedir.

her insan, doğuştan düşünme yetisi ile doğar. doğru, akla mantığa uygun ve kendi içinde tutarlı düşünme felsefe için zorunludur.

düşünme biçimimiz, dünyayı anlama şeklimize neden olur. bu nedenle hayattaki en önemli şey düşünmek ve algılamaktır.
devamını gör...
103.
#1262415 buradaki gibi düzeltilmesi gereken elzem bilgilerin ya da doğru bilinen yanlışların olduğu başlık.

felsefenin doğuşu

*neden antik yunan’da ortaya çıktı?
greklerin coğrafi, ekonomik, sosyal ve siyasal nitelikleri bir yana, felsefenin antik yunan’da ortaya çıkışı bir süredir felsefe tarihi yazınında tartışılagelen bir konudur. bununla ilgili olarak iki temel düşünce vardır:
1. akademik felsefe tarihi yazını bütün dünyada avrupa merkezli bir düşünce tarafından oluşturulmuştur. antik yunan’la aynı dönemde mezopotamya, mısır, hint ve çin gibi antik yunan’dan daha köklü ve gelişmiş medeniyetler vardır. buna rağmen avrupa merkezli hegomonik felsefe tarihi yazını, avrupa medeniyetinin köken arayışını antik yunan’a indirgeyerek (türklerin köken arayışını sümerler ve etilerde yapması gibi) avrupa dışı medeniyetlerin düşünsel birikimini görmezden gelmiş ve evrensel değerleri tarih yazıcılığı ile kendi tekeline almış; felsefenin başlangıcını bir nevi “ak parti’den önce buzdolabı yoktu” seviyesine çekmiştir. bu nedenle özellikle son 20 yılda yapılan felsefe tarihi yazıcılığı artık mezopotamya, hint çin felsefelerinden de bahsetmektedir.
2. antik yunan’ın dönemdaş diğer medeniyetlerinden farkı, düşünceyi sistematik bir yazıya dökerek aktarılmasını sağlamaları, yani bir yazı geleneği oluşturmalarıdır. örneğin denizci bir uygarlık olan antik yunan, matematikte halen kullandığımız pek çok teoremi aslında mısır medeniyetinden almıştır.

“demokrasi ile yönetildiği için farklı fikirlere ve görüşlere saygı duyulur”-yanlış.
grek polislerinin hepsinde demokrasi yoktur. aristokrasi, oligarşi ve tiranlık da sitelerde görülen yönetim biçimleridir. bunun yanı sıra polisin hakları karşısında bireyin hakkı ya da özgürlüğü yoktur. önemli olan birey değil, polistir. hatta bir kişinin insan sayılabilmesi için bir polisin yurttaşı olması gerekir. bu nedenle sokrates’in fikir ve görüşlerine saygı duyulmamış ve sokrates fikir ve görüşlerinden ötürü yargılanarak ölüme mahkum edilmiştir.

“demokrasinin uygulanması için aristokratlar eğitime çok önem vermiştir”-yanlış.
antik yunan demokrasisi günümüzden anladığımız manada bir demokrasi değildir. polisin temeli yurttaşlığa dayanır. yurttaş olmak için de özgür olmak gerekir. özgür olmanın koşulu da çalışmak zorunda olmamaktır. bu durumda yurttaş olabilme koşulunu sağlayan ve polis üzerinde söz hakkına sahip olan sadece köleleri olan toprak sahipleridir. yurttaşlığın bir başka şartı da erkek olmaktır. yani köleler, zanaatkarlar, tüccarlar ve kadınlar polisin yurttaşı değildir, hatta insan bile değildir. demokrasiyle özdeşleşen atina’nın nüfusunun sadece yaklaşık yüzde 25’i yurttaştır. geriye kalanlar insan statüsünde bile değildir. bununla birlikte platon be aristoteles’in demokrasi düşmanı olmasının nedeni, tam da eğitimle alakası olmayan antik yunan demokrasinin getirmiş olduğu cehalettir.

*neden milattan önce 6. yüzyılda ortaya çıktı?

“bu döneme kadar insanlık yerleşik hayata geçip temel ihtiyaçları olan beslenme-barınma-güvenliği sağlamaya çalışmışlardır”-yanlış.
insanlık tarım yapmayı öğrenerek yerleşik hayata geçmiştir. tarım devrimi de denilen bu olay, antik yunan’dan yaklaşık 10.000 yıl önce gerçekleşmiştir. yerleşik hayata geçilmesiyle kent medeniyetlerinin ortaya çıkışı da antik yunan’dan yaklaşık 2500 yıl öncesidir. bu bağlamda ortaya çıkan ilk kentler be medeniyet yaklaşık 5500 yıl önceki sümer kentleridir. m.ö. 6. yüzyılla yerleşik hayata geçmenin alakası yoktur, felsefenin alakası hiç yoktur.
insanlık temel ihtiyaçlarını antik yunan’dan çok önce karşılamaya başlamıştır. kaldı ki bunu başarabilen tek toplumda grekler değildir.

“merak ve ihtiyaçları için bilgi öğrenmeye başlamışlardır”-kısmen yanlış.
felsefe pratik ihtiyaçların bilgisini vermez. kaldı ki öğrenilmeye başlanılan bir bilgi de değildir. bilginin edinim sürecidir, bilginin kendisi değildir.

“soruların cevabını hep din bakış açısı ile yanıtlamışlardır”
“m.ö. 6. yüzyılda temel ihtiyaçlarını karşılayan insanlar merak ettikleri soruların cevabını akıl ile aramaları felsefenin ortaya çıkışına neden olmuştur”-büyük oranda yanlış.
temel ihtiyaçlarını karşılayan insanlar kısmını yukarıda anlatmıştık. antik yunan’ı akıl-din karşıtlığı gibi göstermek aydınlanmanın bizlere kazandırdığı bilinçaltıdır. antik yunan felsefesi, tanrıyı ve inancı rasyonelleştirmiştir. platon ve aristoteles de dahil olmak üzere antik yunan düşünürleri, öne sürdükleri felsefelerini nihai olarak aşkın bir akıl, aşkın bir ruh, aşkın bir güç, yaratıcı ve fail olarak tanrıya bağlamışlardır. dolayısıyla antik yunan felsefesi, esasen tanrı ve din kavramarından kopmamıştır.
devamını gör...
104.
vakit olursa, ahmet arslan ın kitaplarıyla içine dalmak istediğim alan.
devamını gör...
105.
"felsefe isa'nın gökyüzüne çıkmak için ayağını bastığı parlak buluttur."(a. dumas- monte cristo kontu)
devamını gör...
106.
hiçbir şeyin cevabı değildir, ama her şeyin sorusudur.
devamını gör...
107.
kız tavlama sanatıdır.

yalandan iki sav öne sürüp, iki de şiirle destekledin mi en büyük düşünür sen olursun.
devamını gör...
108.
yolda olmanın varılacak yerden daha kiymetli olduğu anlaşıldığı ve anlaşıldığı yapıdır.
devamını gör...
109.
bir insan ömrünü neye vermeli?
harcanıp gidiyor, ömür dediğin.

türkülerde insan var. felsefe var.
devamını gör...
110.
her şeyin farkında olmayı sağlar.
devamını gör...
111.
sık sık "yapma" kelimesiyle birlikte kullanılır.
devamını gör...
112.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
113.
felsefe kendi adıma dünyayı ve evreni anlamlandırma, kendimi anlama çalışması. kişisel gelişim kitapları yerine felsefe okumak ve anlamaya çalışmak daha anlamlı geliyor çünkü hem kitaplar bütçeyi zorluyor (bu da daha seçici alımlar yapma gerekliliğini doğuruyor) hem de kişisel gelişim kitaplarının en normalinin bile bana bir şey kattığını söyleyemem.

şu anda da simone weil’in felsefe dersleri kitabını okuyorum. ne kadar anladığım anlamlandırabildiğim bir soru işareti*. yine de beyin jimnastiği oluyor. tıpkı edebiyattaki klasikler gibi düşünüyor ve dünyayı sorguluyorsun. sonuçta bir sokrates ya da descartes olmak gibi bir iddiam yok. yine felsefe ansiklopedisi olmak gibi bir hedefim de yok. dolayısıyla kitabı doğru anlamışım doğru anlamamışım benim açımdan çok önemi yok. önemli olan bir kıvılcımın oluşması, kendimi ve dünyayı daha iyi anlayabilmek.
devamını gör...
114.
yolda olmak.
tabii bunun için önce yola çıkmak gerekiyor.
bir kitap vardı "yol açık-yola çık" diye.
devamını gör...
115.
"az düşünmek ve çok öngörmek ne kadar tehlikeliyse az bilmek ve çok düşünmek de o kadar çıkarsızdır. yeterince düşünemeyen insanın serüveni çıkış kapısı olmayan bir dehlizde çıkış aramak için dolanıp duran adamın serüvenidir. çıkmaz sokaklar arasında dönüp durmak, işte şimdi çıkış yerini buldum derken kalakalmak son derece sıkıntılı bir durumdur. felsefe bize yaşam ustalığı kazandırır, bu ustalığın en eski adı da bilgeliktir. bilge kişi bize dinginliğiyle her zaman hiç yaşamayan adam izlenimi verse de gerçek yaşamın ondaki bir takım edinilmiş özellikleri gereksindiği kesindir. kısacası felsefe, felsefe için değil yaşam içindirw. mutluluğun özü dinginlikte, dinginliğin özü felsefededir. sağlam bir ahlak, sağlam bir öngörü, sağlam bir kavrayış ancak felsefeyle elde edilebilir."
— afşar timuçin, gençler için felsefe
devamını gör...
116.
düşünceler, duygularımız gibi dış etkilerin yönlendirmesine açık. düz dünyacılara yapıldığı gibi algınızın ultra saçma verilerle yamultulmasını istemiyorsanız felsefe okuyun.. bilimden yana olun. mantığınız savumma kalkanınız olsun. gerçeklerin sürekli çarpıtıldığı bir çağda bütün olarak kalabilmenin en iyi yolu bence felsefeye yönelmek.
devamını gör...
117.
yolda olmak değildir. bir yere varmayan yolu kimse yürümez ki yürümemelidir de. her şeyi bilen bir insanı tek başına bir dağın başına inzivaya çeksek o artık hiçbir şey bilmez hale gelir. politik ve sosyal hayvan olan insana dair her şey topluluk içerisinde değer kazanır. o yüzden feuerbach üzerine 11. tezde yaşanan kırılma başka bir dünyayı mümkün kılar. felsefe pratik olduğu sürece, değişimlere öncülük ettiği derecede değerlidır.
devamını gör...
118.
cevabı olmadığını bildiğin soruları sormaya devam etmektir.
devamını gör...
119.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
120.
evrim teorisi ile, aşağıdaki benzerlikten dolayı kardeştir.

evrim teorisi, evrimin gelişim sürecini sorgulayan bir teoridir. ahmakların iddia ettiği şey evrim'in sorgulandığı sanrısıdır. sorgulanan evrim değil, evrimin sürecidir. yani evrim zaten olan bir şeydir. yeni ortaya çıkan her bir şey evrimin nasıl olduğu sorusuna cevap verir, evrimin olup olmadığına değil . yani sorgulanan şey evrim degil, evrimin teorisidir. yukarıdaki iddiamdaki şekliyle evrimle kardeş olduğu durumda ise felsefe, yapmak için okumanız gereken, eğitimini almanız gereken bir şey değildir. ahmaklar bu iki durumu kafalarında öyle bir bellerler ki, hem evrimin hem de felsefenin uçsuz bucaksız bir şey olduğunu zannederler. hem evrim hem felsefe temeli basit, anlaşılır olan iki kavramdır. hem evrim hem felsefe anlaşılabilir, nettir. karmaşıklaştıkları yer evrimin oluşumu ile, felsefenin bireylerdeki yansımasıdır.

felsefe, üniversitede tuğla gibi kitapları okuduktan sonra öğrendiğiniz bir şey değildir. "kimim ben?" sorusunu hayatında şiddetli biçimde soran her bir birey zaten ayrı ayrı filozoftur. dünyada geçmiş tarihlerde "kimim, neyim ben?" sorusunu sormuş insanları yalayıp yuttuğunuzda, onların bu soruları hangi şekillerde ve amaçlarda sorduklarını öğrendiğinizde filozof olmazsınız. soruyu soracak yetkinliğe kendi sınırlarımız içerisinde dahil olduğunuz andan itibaren siz zaten bir filozofsunuz.

ağdalı cümleler kuran, fular takan, felsefe konuşarak filozof olduğunu iddia eden ahmak ile, tıbbı bitirip doktor olduğunu, üniversitede öğretmenlik okuduktan sonra öğretmen olduğunu zanneden kişi aynıdır. felsefe sorudur, düzdür. ağdalı soru kabul etmez. soru basittir, cevabı uzundur. soru çok basittir, cevabı onlarca sayfa sürer. çünkü bir cevap yoktur. cevap alamadıkça sayfa sayıları artmaya baslar. felsefe senden öncekilerin "neden varım?" sorusunu araştırmak değil, senin kendi hayat çerçevende, kendi hayat tecrübende(kim olursan ol. ne olursan ol) sorduğun "ben neden varım?" sorusudur.

mektepli olmak, alaylı olacağının garantisini vermez. sen zaten var olduktan sonra artık alaylısın. bir de okulunu okuduğunda senin uzaktan ya da yakından benzerin olan insanları araştırır, öğrenirsin. böylelikle hem mektepli hem alaylı olursun.

felsefe basittir. "kimim ben?" , "neredeyim ben?" , "neden var oldum?" vb. sorulardır. devamındaki cevaplar kişiden kişiye değiştiği için felsefe vardır. tarihi değiştirmiş filozoflar tarihi senden üstün oldukları için değil, fikirlerine destekçi buldukları için değiştirmiştir. bu yüzden bu bireyleri okursun ve birçoğunu "zırvalamış" diyerek küçümsersin. çünkü sen de bir filozofsun. senin de kendi felsefe yolun, kendi felsefe biçimin var. biçemin onlarla örtüşmek zorunda olsa felsefe olmazdı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"felsefe" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim