121.
zaman ve mekanın içinden, zaman ve mekanın ötesindekine tapma sanatıdır. bu yönüyle, felsefede ulaşılan her önerme zaman ve mekan üstüdür. yani; mesele zamanda yolculuk yapmak değil zamanla eskimeyen doğru yargıya, bilgiye ulaşmaktır.
devamını gör...
122.
"felsefe," diyor sir william hamilton, "şu şekillerde tanımlanmıştır: ilahi
ve beşeri şeylerin ve onların içerdiği sebeplerin bilimi [çicero]; sebep ve sonuç
bilimi [hobbes] ; yeterli nedenler bilimi [leibnitz]; mümkün olduğu ölçüde mümkün olanların bilimi [wolf]; ilk ilkelerden kesin bir şekilde çıkarılan şeylerin bilimi [descartes]; duyusal ve soyut hakikatlerin bilimi [de condillac] ; aklın meşru
nesnelerine uygulanması [tennemann] ; bütün bilginin insan aklındaki zorunlu
sınırıyla ilişkisinin bilimi [kant] ; bilimlerin bilimi [fichte] ; mutlağın bilimi [ von
schelling] ; ideal ile gerçek olanın mutlak farksızlığının bilimi [ von schelling] ;
varlık ile varlık olmayanın varlığı [hegel] " [bkz. lectures on metaphysics and
logic (metafizik ve mantık dersleri)]
ve beşeri şeylerin ve onların içerdiği sebeplerin bilimi [çicero]; sebep ve sonuç
bilimi [hobbes] ; yeterli nedenler bilimi [leibnitz]; mümkün olduğu ölçüde mümkün olanların bilimi [wolf]; ilk ilkelerden kesin bir şekilde çıkarılan şeylerin bilimi [descartes]; duyusal ve soyut hakikatlerin bilimi [de condillac] ; aklın meşru
nesnelerine uygulanması [tennemann] ; bütün bilginin insan aklındaki zorunlu
sınırıyla ilişkisinin bilimi [kant] ; bilimlerin bilimi [fichte] ; mutlağın bilimi [ von
schelling] ; ideal ile gerçek olanın mutlak farksızlığının bilimi [ von schelling] ;
varlık ile varlık olmayanın varlığı [hegel] " [bkz. lectures on metaphysics and
logic (metafizik ve mantık dersleri)]
devamını gör...
123.
lisedeki en boktan derstir.
devamını gör...
124.
normalsozluk.com/entry/2754182 gerçek tektir. değişen sadece doğrular ve yanlışlardır.
devamını gör...
125.
devamını gör...
126.
tam tepesinde iken ay gecenin bir adamın kırış kırış ve yaşlanmış düşüncelerini aydınlattı. arıyordu adam geçmişte kalmış olanı, çıkarmak için gecenin tam tepesindeki ayın ışığına; ama bilmiyordu adam ayın aydınlattığı düşüncelerinin yaşlanmış olduğunu, bilseydi ararken ilişecek gözüne düşünceleri, aramazdı. karanlıkta kaybolmuş gibi bir sağa, bir sola koşuşturup, yalpalıyordu adam. düştü, kalktı ve devam etti aramaya, sıkışmış olanı çıkarmak için geçmişten, ay tepesine çökmüş gecenin, aydınlatıyordu.
bir gergedan kişnedi karanlıklar arasından, at tısladı; tepede olmasına tepedeydi ay ama yine de karanlıktaydı kişneyen gergedan, bilmiyordu adam ve arıyordu bilinmezliği. az sonra hemen ilerisinde kırışmış bilinci ilişti gözüne adamın. kalakaldı olduğu yerde, görür görmez tanışmıştı geçmişte kalmış olanı. ay tepesindeydi tam gecenin ve adam ışığının altında kendini kaybetmişçesine bir aşağı bir yukarı dolanıp duruyordu. koştu hemen ilerisindeki kırışmış olana, kaldırdı ve altına baktı. o kadar ağır değildi eline almış olduğu şey, çünkü ay tepedeydi henüz ve görünen yüzü ayın aydınlatıyordu görmek istediklerini...
yaşamak ve bilinmezlik üzerine
yazarmankafa
kendi kitabımdan bir blog sayfasında yazdığım yazı
bir gergedan kişnedi karanlıklar arasından, at tısladı; tepede olmasına tepedeydi ay ama yine de karanlıktaydı kişneyen gergedan, bilmiyordu adam ve arıyordu bilinmezliği. az sonra hemen ilerisinde kırışmış bilinci ilişti gözüne adamın. kalakaldı olduğu yerde, görür görmez tanışmıştı geçmişte kalmış olanı. ay tepesindeydi tam gecenin ve adam ışığının altında kendini kaybetmişçesine bir aşağı bir yukarı dolanıp duruyordu. koştu hemen ilerisindeki kırışmış olana, kaldırdı ve altına baktı. o kadar ağır değildi eline almış olduğu şey, çünkü ay tepedeydi henüz ve görünen yüzü ayın aydınlatıyordu görmek istediklerini...
yaşamak ve bilinmezlik üzerine
yazarmankafa
kendi kitabımdan bir blog sayfasında yazdığım yazı
devamını gör...
127.
resmen sapkınlık yahu!
ayrıca yol yaptı ona göre ;)
ayrıca yol yaptı ona göre ;)
devamını gör...
128.
bir tür düşünme sanatıdır kanımca.
devamını gör...
129.
alıntı:
" felsefe genellikle olay yerine polis gibi sonradan gelmekle suçlanır."
judith butler, " ne menem bir dünya bu?"nun tanıtım yazısından, metis kitap.
" felsefe genellikle olay yerine polis gibi sonradan gelmekle suçlanır."
judith butler, " ne menem bir dünya bu?"nun tanıtım yazısından, metis kitap.
devamını gör...
130.
olay yeri inceleme polisi gibi sonradan da gelse , olaydan bir hafta önce oraya kamp kurmuş olsa bile olayı çözmez felsefe .orada öyle boş boş konuşur durur.
felsefenin sorun çözme gibi bir derdi olduğunu hiç sanmıyorum. olsa olsa sorunu iyice karmaşıklaştırıp boka sardırır mevzuyu.
binaenaleyh felsefe hiçbir sorunu çözmez. sadece aynı meseleye farklı bir bakış açısı getirir.işi budur yani değişik bir bakış açısı getirmek.
suyu bulandırır, zaten bulanıksa içine sicar, akan suyun tersine kürek çeker, eleştirir, kafa karıştırır , dilemmasını, paradoksunu bulur zktir olup gider. kim ne çözüm buluyorsa bulsun artık. yani olay yerine gelip , olay yerine bombayı bırakıp çekip gider.
felsefenin sorun çözme gibi bir derdi olduğunu hiç sanmıyorum. olsa olsa sorunu iyice karmaşıklaştırıp boka sardırır mevzuyu.
binaenaleyh felsefe hiçbir sorunu çözmez. sadece aynı meseleye farklı bir bakış açısı getirir.işi budur yani değişik bir bakış açısı getirmek.
suyu bulandırır, zaten bulanıksa içine sicar, akan suyun tersine kürek çeker, eleştirir, kafa karıştırır , dilemmasını, paradoksunu bulur zktir olup gider. kim ne çözüm buluyorsa bulsun artık. yani olay yerine gelip , olay yerine bombayı bırakıp çekip gider.
devamını gör...
131.
lisede buna bizim din kültürü hocası giriyordu jskemdnend
devamını gör...
132.
felsefe şudur budur diğer entrylerde sıkça konu edilmiş o yüzden başka yönden ele alalım.
felsefe'ye ilgi duyuyorum ya bence çok iyi diyen dostum, gel iki hoş sohbet eyleyelim. öncelikle felsefe yaşama dahil ve dahil olmayan her şeyi bir ''mantık'' düzlemine oturup izah etmeni gerektirir. şu şunu demiş bu bunu demiş sadece felsefe tarihi bilmektir ve tabi ki elzemdir.
eline alıp böyle buyurdu zerdüşt kitabını ''ya nietszche ne güzel anlatmış aynen abi ben de böyle düşünüyorum, nihilistim abi bennn'' naraları atmadan önce şunu söyleyeyim ''nah nihilistsin''.
filozoflar bile düşüncelerini tam kavrayamazken şuncu buncu olunmaz,olunamaz mantıklı değildir. neyse ki pelerinsiz süper kahraman kont burada ve sana bu yolda dante'ye rehberlik eden virgil gibi sana yolu gösterecek
felsefi metinler karşılaştırılmalı okunmalıdır çünkü herkes doğal olarak bir taraftır ve bir taraf olmak belli eğilimler demektir. nietszche pop kültür olduğu için hadi onun üstünden gidelim.
nietszche'nin temel sorunları saymak ile bitmez ama metinlerinde sıkça hristiyan ahlakı, hayatın amacı ve insanın kendini nasıl değerli kılacağı gibi soruları irdelemiştir, kendinden önceki filozoflara çekiçle dalmıştır. peki kont ağbeyy bu ne demek, bu şu demek güzel kardeşim.
bir felsefecinin ilgilendiği konuları iyi bilmek o konular öncesinde o filozof'u okumadan önce oturup düşünmek kendin bir kanıya varmak (bu süreci çok abartmadan genel geçer sadece beyin fırtınası olarak düşün) daha sonrasında oturup o filozofun bu fikirlerini okuyup anlayıp üstüne düşünmek, kendince haklı ve yanlış yönlerini tespit etmek bunun neden haklı neden haksız olduğunu mantıklı ve çelişmeyen temellere oturtmak ardından bu filozofu eleştiren başka filozoflara bakmak ve böylece ilgi alanlarını keşfetmek gerekir.
ben bilgi felsefesi ile çok ilgilenmem mesela, ahlak felsefesi beni daha çok çeker. bu ne demek ahlak felsefisinde önde gelen filozoflara yönelmem gerekliliği değil mi ? ha işte pek öyle olmuyor. genel geçer bilgi felsefesinin tanımlarını, orada ki isimleri üstün körü bilmen gerekir. uzmanlaşma değil genel kültür seviyesinde.
çünkü çokça yaşadığım şeylerden biridir ahlak, ahlak, ahlak diye giderken bir anda dönüp ahlak'ı bilgi felsefesinin kuramları veya orada görülen bir filozofun mantık sistematiği ile ilişkilendirir sonrra oturur dersin ''lan bu ne alaka'' diye
neyse işte böyle böyle falan fistan. imlayı'da taşa toprağa sürdüm,yedim
felsefe'ye ilgi duyuyorum ya bence çok iyi diyen dostum, gel iki hoş sohbet eyleyelim. öncelikle felsefe yaşama dahil ve dahil olmayan her şeyi bir ''mantık'' düzlemine oturup izah etmeni gerektirir. şu şunu demiş bu bunu demiş sadece felsefe tarihi bilmektir ve tabi ki elzemdir.
eline alıp böyle buyurdu zerdüşt kitabını ''ya nietszche ne güzel anlatmış aynen abi ben de böyle düşünüyorum, nihilistim abi bennn'' naraları atmadan önce şunu söyleyeyim ''nah nihilistsin''.
filozoflar bile düşüncelerini tam kavrayamazken şuncu buncu olunmaz,olunamaz mantıklı değildir. neyse ki pelerinsiz süper kahraman kont burada ve sana bu yolda dante'ye rehberlik eden virgil gibi sana yolu gösterecek
felsefi metinler karşılaştırılmalı okunmalıdır çünkü herkes doğal olarak bir taraftır ve bir taraf olmak belli eğilimler demektir. nietszche pop kültür olduğu için hadi onun üstünden gidelim.
nietszche'nin temel sorunları saymak ile bitmez ama metinlerinde sıkça hristiyan ahlakı, hayatın amacı ve insanın kendini nasıl değerli kılacağı gibi soruları irdelemiştir, kendinden önceki filozoflara çekiçle dalmıştır. peki kont ağbeyy bu ne demek, bu şu demek güzel kardeşim.
bir felsefecinin ilgilendiği konuları iyi bilmek o konular öncesinde o filozof'u okumadan önce oturup düşünmek kendin bir kanıya varmak (bu süreci çok abartmadan genel geçer sadece beyin fırtınası olarak düşün) daha sonrasında oturup o filozofun bu fikirlerini okuyup anlayıp üstüne düşünmek, kendince haklı ve yanlış yönlerini tespit etmek bunun neden haklı neden haksız olduğunu mantıklı ve çelişmeyen temellere oturtmak ardından bu filozofu eleştiren başka filozoflara bakmak ve böylece ilgi alanlarını keşfetmek gerekir.
ben bilgi felsefesi ile çok ilgilenmem mesela, ahlak felsefesi beni daha çok çeker. bu ne demek ahlak felsefisinde önde gelen filozoflara yönelmem gerekliliği değil mi ? ha işte pek öyle olmuyor. genel geçer bilgi felsefesinin tanımlarını, orada ki isimleri üstün körü bilmen gerekir. uzmanlaşma değil genel kültür seviyesinde.
çünkü çokça yaşadığım şeylerden biridir ahlak, ahlak, ahlak diye giderken bir anda dönüp ahlak'ı bilgi felsefesinin kuramları veya orada görülen bir filozofun mantık sistematiği ile ilişkilendirir sonrra oturur dersin ''lan bu ne alaka'' diye
neyse işte böyle böyle falan fistan. imlayı'da taşa toprağa sürdüm,yedim
devamını gör...
133.
kısacası düşünmektir. evreni, varlığı, insanı ilgilendiren her şeyi düşünmektir.
devamını gör...
134.
var olanı anlama uğraşı.
devamını gör...
135.
var olmayanı anlatma uğraşı.
devamını gör...
136.
insanın varoluşunu, bilgiyi ve evreni sorgulama çabasıdır. kimi zaman kafanızı duvara vurmak gibi gelir, çünkü her cevaba daha fazla soru ekler. ama işte o an, insanın düşünme biçimi değişir, dünyaya bakış açısı evrilir. hume ve locke’un emperizmini, kant’ın kategorik imperatifini kafanızda döndürürken, bir yanda da platon’un mağara alegorisi size göz kırpar. felsefe, bir yanda kafa karıştırıcı, diğer yanda insanı derinlemesine anlamaya iten bir serüvendir. hangi yoldan giderseniz gidin, nihayetinde hep aynı soruya gelir: "ben kimim?"
devamını gör...
137.
yığın bilgisidir.
devamını gör...
138.
piyasa değeri sıfıra yakinsayan bir uğraş. dtcfde öğrenciyken bunu birçok arkadasimiz bilir ama dile getiremezdi.şu çağda ekmeğini felsefeden cikarabilen insana saygi duyarim.
devamını gör...
139.
bir zamanlar felsefe, ellerinden kan damlayan bir hakikat işçisiydi. bugünse steril kürsülerde, ütülü ceketlerin altında, kokusuz mürekkeple yazılan ölü cümlelere gömülü bir ceset.
devamını gör...
140.
aslında gerçekten iyi bir okur ve anlatıcı iseniz felsefeden youtube ile paranın dibine vurmasanız bile oldukça iyi bir gelir elde edebilirsiniz.
devamını gör...