141.
risale-i nur'dan 12. söz'de çok güzel bir örnek veriliyor. anladığım kadarıyla yazarsam şöyle:
bir zaman hem çok kudretli hem çok dindar bir hükümdar bir kur'an yazmak istedi. mana ile uyumlu olacak şekilde kimi yerini elmasla kimi yerini mercanla, yakutla vesaire çeşit çeşit zinetlerle süslü bir şekilde yazdı. daha sonra bir islam alimine ve bir ecnebi feylesofa tefsir yazmaları için verdi. filozof hiç manalara bakmayarak sadece taşların değerlerinden, şekillerin güzelliğinden bahseden bir eser yazdı. müslüman ise taşlarla nerdeyse hiç ilgilenmedi. kur'an-ı kerim'in hikmet kaynağı yönüne yöneldi ve manevi bir tefsir yazdı. hükümdar ecnebi feylesofu kur'anın manalarına edepsizlik yaptığı için huzurundan kovdu, müslüman alimin tefsirini ise her harfine on altınla ödüllendirdi.
bu hikayedeki kur'an kâinata işaret etmektedir. kâinat aslında bir allah'ın ayetlerini gösteren bir kitaptır. ona bu yönüyle bakılması gerekir. hikayedeki müslümanın tefsiri ise gerçekte kur'an-ı kerime işaret eder. kur'an kâinatı olması gerektiği gibi yani ilahi manaları yönünden açıklar ve tefsir eder. felsefe ise sadece maddi özelliklerine bakar manasına dikkat etmez. bu yüzden dinsiz felsefe bir safsata iken kur'an her harfinde 10 sevap olan bir hakikat kaynağıdır. felsefe ancak maddeye mana-i harfi ile yani allah hesabına baktığı zaman dikkate alınabilir.
bir zaman hem çok kudretli hem çok dindar bir hükümdar bir kur'an yazmak istedi. mana ile uyumlu olacak şekilde kimi yerini elmasla kimi yerini mercanla, yakutla vesaire çeşit çeşit zinetlerle süslü bir şekilde yazdı. daha sonra bir islam alimine ve bir ecnebi feylesofa tefsir yazmaları için verdi. filozof hiç manalara bakmayarak sadece taşların değerlerinden, şekillerin güzelliğinden bahseden bir eser yazdı. müslüman ise taşlarla nerdeyse hiç ilgilenmedi. kur'an-ı kerim'in hikmet kaynağı yönüne yöneldi ve manevi bir tefsir yazdı. hükümdar ecnebi feylesofu kur'anın manalarına edepsizlik yaptığı için huzurundan kovdu, müslüman alimin tefsirini ise her harfine on altınla ödüllendirdi.
bu hikayedeki kur'an kâinata işaret etmektedir. kâinat aslında bir allah'ın ayetlerini gösteren bir kitaptır. ona bu yönüyle bakılması gerekir. hikayedeki müslümanın tefsiri ise gerçekte kur'an-ı kerime işaret eder. kur'an kâinatı olması gerektiği gibi yani ilahi manaları yönünden açıklar ve tefsir eder. felsefe ise sadece maddi özelliklerine bakar manasına dikkat etmez. bu yüzden dinsiz felsefe bir safsata iken kur'an her harfinde 10 sevap olan bir hakikat kaynağıdır. felsefe ancak maddeye mana-i harfi ile yani allah hesabına baktığı zaman dikkate alınabilir.
devamını gör...
142.
neden eğitimi.*
devamını gör...
143.
yolda olmak değildir. bir yere varmayan yolu kimse yürümez ki yürümemelidir de. her şeyi bilen bir insanı tek başına bir dağın başına inzivaya çeksek o artık hiçbir şey bilmez hale gelir. politik ve sosyal hayvan olan insana dair her şey topluluk içerisinde değer kazanır. o yüzden feuerbach üzerine 11. tezde yaşanan kırılma başka bir dünyayı mümkün kılar. felsefe pratik olduğu sürece, değişimlere öncülük ettiği derecede değerlidır. ama gel gelelim içinde bulunduğumuz şartlarda ve akademide bol bol entelektüel gevezelik harici bir şeye derman olmamaktadır. bir phd candidate olarak hevesiniz var ise heves olarak kalsın.
devamını gör...
144.
mağara duvarına bakıp dışarıda ne var diyen ilk insandan, bugün yapay zekaya bilinç atfetmeye çalışan yazılımcıya kadar hepimizin ortak dert platformudur. boş iş diyen çok olur ama ne zaman birisi varoluşsal bir krize girse soluğu yine burada alır.
(bkz: ne bildiğimi biliyorum ne bilmediğimi)
(bkz: ne bildiğimi biliyorum ne bilmediğimi)
devamını gör...
145.
klasik bir tanım vardır felsefe cevaplarla değil sorularla ilgilenir diye. şu videoyu izlediğimden beri tanımı gördükçe video kafamda oynuyor.
devamını gör...
146.
sonunda çıkmaza girip islam'a yöneltir.
devamını gör...