her daim sıradan hayatlarını alt üst edecek şeyler yapmayı beceren ilkkan ve yılmaz'ın maceralarını anlatmaktadır.
yönetmen:
ömer sinir
oyuncular:
kıvanç kılınç, feyyaz yiğit, can kolukısa, kaya erdaş, kevork türker, volkan aktan, hüseyin baylan, necat bayar, elçin atamgüç, mustafa develi
ömer sinir
oyuncular:
kıvanç kılınç, feyyaz yiğit, can kolukısa, kaya erdaş, kevork türker, volkan aktan, hüseyin baylan, necat bayar, elçin atamgüç, mustafa develi
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "foo" tarafından 02.01.2021 15:20 tarihinde açılmıştır.
81.
instagramda gördüğüm bir etkinlik ilanı ile aklıma düşen, özlediğimi farkettiğim dizi. etkinlik görselini ve captionunu aşağıya ekliyorum. özellikle metin beni fazla derecede cringe etti. tam ilkkan'a uygun, yılmaz'ın ağız dolu söveceği türden bir etkinlik gibi geldi. yapmayın olum şöyle denyo denyo şeyler ya of.

“dağhan dönmez ile cüretkâr bir kahkaha: gibi’nin felsefesi”, 25 nisan cumartesi 17.00’de kült kavaklıdere’de!
bu bir aylaklık daveti!
düşüncenin ara sokaklarında kaybolmak ya da felsefenin patikalarına tırmanmak için...
yaşamlarımızın üzerinde bir hayalet dolaşıyor:
nietzsche’nin hayaleti! aforizmalar çağındayız. filozofun sıklıkla başvurduğu bu tür, gitgide gündelik olanın formuna dönüşüyor. gerek yaşadığımız odaklanma krizi gerekse zamanın daima bölünmesi ve bereketsizliği; bizi kısa ve öz cümlelere, düşünmeye ihtiyaç bırakmayacak hazır formüllere yöneltiyor. böyle olan belleğimize tutunuyor, çarpıcı hale geliyor. hangimiz ezberlemedi yılmaz’ın şu vecizeye dönüşen sözünü:
“ben senin beni yılgın bir hoşgörüyle benimsemene mi kaldım?”
herkesin birbirinden umudunu kestiği, benimsenme talebinin iyiden iyiye azaldığı, kısa ve hazır cevapların geçer akçe olduğu çağımıza dair -bize hissettirmeden- bir felsefe yapıyor olabilir mi gibi? modern insanın krizlerini, çelişkilerini komedinin -ve elbette dramın- merceğinden gösteriyor olabilir mi?
bu kitap, son yılların en özgün yapımının analizine girişmenin ötesinde, bize ve içinde bulunduğumuz anlam krizine dair bir şeyler söylemeyi deniyor. ona yelteniyor! okuru, kimi zaman ara sokaklarda kaybolacağı zihinsel bir aylaklığa, kimi zaman da felsefenin patikalarına tırmanacağı bir yolculuğa davet ediyor.
etkinlik sonrasında saat 18.45’te gerçekleştirilecek imza gününe katılım için etkinlik bileti ya da etkinliğe katılım şartı aranmamaktadır.

“dağhan dönmez ile cüretkâr bir kahkaha: gibi’nin felsefesi”, 25 nisan cumartesi 17.00’de kült kavaklıdere’de!
bu bir aylaklık daveti!
düşüncenin ara sokaklarında kaybolmak ya da felsefenin patikalarına tırmanmak için...
yaşamlarımızın üzerinde bir hayalet dolaşıyor:
nietzsche’nin hayaleti! aforizmalar çağındayız. filozofun sıklıkla başvurduğu bu tür, gitgide gündelik olanın formuna dönüşüyor. gerek yaşadığımız odaklanma krizi gerekse zamanın daima bölünmesi ve bereketsizliği; bizi kısa ve öz cümlelere, düşünmeye ihtiyaç bırakmayacak hazır formüllere yöneltiyor. böyle olan belleğimize tutunuyor, çarpıcı hale geliyor. hangimiz ezberlemedi yılmaz’ın şu vecizeye dönüşen sözünü:
“ben senin beni yılgın bir hoşgörüyle benimsemene mi kaldım?”
herkesin birbirinden umudunu kestiği, benimsenme talebinin iyiden iyiye azaldığı, kısa ve hazır cevapların geçer akçe olduğu çağımıza dair -bize hissettirmeden- bir felsefe yapıyor olabilir mi gibi? modern insanın krizlerini, çelişkilerini komedinin -ve elbette dramın- merceğinden gösteriyor olabilir mi?
bu kitap, son yılların en özgün yapımının analizine girişmenin ötesinde, bize ve içinde bulunduğumuz anlam krizine dair bir şeyler söylemeyi deniyor. ona yelteniyor! okuru, kimi zaman ara sokaklarda kaybolacağı zihinsel bir aylaklığa, kimi zaman da felsefenin patikalarına tırmanacağı bir yolculuğa davet ediyor.
etkinlik sonrasında saat 18.45’te gerçekleştirilecek imza gününe katılım için etkinlik bileti ya da etkinliğe katılım şartı aranmamaktadır.
devamını gör...
