insanın başına gelebilecek en kötü şeylerdendir.

hele ki tanık yok ise,
hele ki adınız dokuza çıkmış ise,
hele ki kara koyun aranıyor ise,
hele ki kimse sizi duymuyor ise,

acıtır iftiraya uğramak.
devamını gör...
hayatınızda dönüm noktası olabilir.
devamını gör...
sanırım hiç başıma gelmedi. dur bakiyim, yok gelmedi ama gelseydi asla susmazdım. işi resmen iğneyle kazar, kim kime ne demiş, o ona ne demiş, nasıl olmuş hepsini büyük bir sabırla ortaya döker, olaydaki herkesi yüzleştirir, kendimde yüzleşir, sonra bu işte parmağı olan kim varsa hayatımdan şutlardım.
susmamak, sineye çekmemek gerekiyor bence böyle durumlarda.
devamını gör...
üniversite de küçük bir mısır tanesiyken, aynı ortamda raks ettiğim bir kız aynı dersi aldığımız hocama gidip hakkımda mesnetsiz iddialarda bulunmuş, iftira atmıştı.hoca dersin ortasında benim hakkımda bunları demişsin dediğinde mal gibi kalmıştım demedim dediysem de inandıramamıştım.ama şimdi halen görüştüğüm arkadaşım gelip o kız arkandan atıp tutuyor, hocanın odasından çıkarken birkaç kere gördük deyince taşlar yerine oturmuştu.neden bana iftira attığını hala bilmiyorum (o gün okulu bırakma kararı almıştım,artık okulun bir anlamı kalmamıştı...)bilmekte istemiyorum, inşallah hep aklının bir köşesinde olurum ve hayatta her olumsuzluk yaşadığında beni hatırlar.zilli!
devamını gör...
bu devirde tr şartları altında iftiraya uğramayan bırakın insanı, herhangi bir canlı kaldı mı?!...
devamını gör...
ben daha bugün, bu iftira konusunda tarık akan'ın da oynadığı gerçek hayattan alınmış bir olayı okudum. ve zihniyetim değişti.
insanoğlu böyle bir durumla karşılaştığı vakit, en onulmaz, öngörülmez olanı bile gözden çıkarabilecek konuma gelebiliyormuş meğer. söz konusu olay şöyledir:

adamın biri iftiraya uğrar ve bu iftiradan kurtulabilirse, çocuğunu allah'a kurban adar. ve nitekim iftiradan kurtulur ve adağını yerine getirir. olay yargıya taşınır ve adam ceza alır. yanlış hatırlamıyorsam o dönem, idam serbestisi vardır ve idama karar verilir. ancak olay yargıtaya taşınır ve ilginç bir karar çıkar ortaya: bunu saf iman hissiyle yaptığı gerekçesiyle affedilir. yahut cezada indirime gidilir. dönemde, büyük yankı uyandıran bu olay ve kararın arkasında, saf allah inancı ile yapılmış bir hata ve buna, ne siyaset, ne cemaat-cemiyet ve ne de şeyh gibi kurumların sebep olmadığı gerekçesiyle böyle bir karar alınmıştır, sonucuna varılır.

katlanabileceğimi düşünürsem. tarık akan'ın oynadığı, söz konusu filmi de izleyeceğim ama sanırım bunun için uzunca bir zamana ihtiyacım var.

tanım: ağır bir imtihandır.
devamını gör...
çok değil geçen hafta başıma geldi,

bana yapılan bazı şeylere karşı tavır alınca "bilerek yaptı" moduna girdi insanlar. ne düşündükleri zerre umrumda değil de ikiyüzlülükleri beni zıvanadan çıkartıyor.
devamını gör...
en korktuğum ve iki kere başıma gelen olay. korkarım çünkü yapmadım; yapmadığım şeyin de savunması gerçekten hem saçma hem de güç oluyor.
yani yapsam etsem ve etrafta yaysalar, derim ki, tamam yaptım benim hatam. ama olmayan bir suçla itham edilmek berbat bir şey.

iki iftiracı şahsı hala sevgiyle(!) anıyorum. umarım beterini bulmuşlardır.
devamını gör...
iftiraya uğramak kötüdür.
az gelişmiş yerlerde yıkıcı etkileri olur.
daha kötüsü insanların çoğunun inanmasıdır.
daha kötüsü
masum olduğunuzu bilen düşmanlarınızın
inandırdığı köylüleri iyice manipüle edip
sizi köyde rahat yaşatmamasıdır.

birini rahatsız etmeden önce
kendinizi onun yerine koyun.
çoluk çocuk yaşlı sakat demeden koca bir aileyi mağdur etmeyin.
iftira atanın zaten allah cezasını verecek.
siz de onun suç ortağı olmayın.
devamını gör...
iftara uğramak olarak okuduğum başlık.

geçerken yemek kokusu aldım, bir bismillah’lık nasiplenmek isterim bir sakıncası yoksa.

şu hurmayı uzatır mısınız ?!
devamını gör...
iftirayı kanıtlamaya çalışmalıyız böyle bir durumda delil vb gibi yoluyla yoksa suçlu biz oluyoruz.
devamını gör...
yalan söylemeyi huy edinmiş*, yetersiz kişilik sahibi, hayatta emek vererek elde edebildiği bir çöp bile olmayan tiplerin kendisini ön plana çıkarması için yaptığı iğrenç davranıştır.
ama döner dolaşır, bu bela ayaklarına dolanır ve kepaze olur.
bu tipler hayatı boyunca da bu ezik karakterle yaşar ve hep buna tenezzül eder. evlerden ırak.
devamını gör...
sinir bozar. evet.
devamını gör...
yolumun üstüydü, uğradım.
devamını gör...
#3399391

bu vesileyle bir aslanın 15 kg ile tamamen doyduğunu öğrenmemi sağlayan elim olay.

aydınlanırken duygulandım be.
serengeti düzlükleri mutlu, ceylanlar umutlu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
iki defa başıma geldi.
birincisinde vekil olarak hacze gittiğim yerde, borçlunun nişanlısına “burada sinkaflı bir kelime var” dediğim iddia edilerek savcılığa verildim. dosyayı öğrendiğimde, içeriğini öğrenmek için koşa koşa savcıya gittim, savcı okurken ellerim titriyordu, neredeyse ağlayacaktım. tuttum kendimi. gerçekten günlerce üzüntüden hasta oldum. allah’tan icra memuru, yanımdaki stajyerim olaya şahitti. sonra 3 sene falan durdu o dosya. en son adalet bakanlığından izin gelmediğini öğrendim. hemen iftira ve suç uydurma suçlarından şikayetçi oldum. tabii ki bir sonuç çıkmadı.
sonrasında, yine aynı kişiler, telefonumu fotoğrafımı profile ekleyerek sosyal medya hesapları açtılar. şikayetçi oldum, sonuç çıkmadı. hala aranıyor yapanlar.
baronun avukat hakları merkezine gittim, durumu anlattım. dosya başka şehirde diye dahil olmak istemediler.
en son artık bıraktım allah’a havale ettim. borçlunun tahsil kabiliyeti de yoktu, arada dosyayı yeniliyoruz.
ikincisinde bu defa bir izaleyi şuyu dosyasında davalı vekiliydim. bilen bilir bu dosyalar öyle kazanan, kaybeden durumu olmayan dosyalardır, davacı talep eder bir şekilde herkes hakkını alır. davalı-davacılı hiçbir durum yoktur. duruşma esnasında bir diğer davalı asil de hemen yanımda duruyordu. sözler alındı, herkes konuştu, en son ben de taleplerimi söyledim. davalı asilin hoşuna gitmeyince(sadece bilirkişi raporu alınsın demiştim.) bir anda kendisini yerlere atmaya başladı. sonra duruşma salonundan çıktı, yapmayın, etmeyin ne olursunuz, iyi misiniz diyerek peşinden çıktık hepimiz. çağlayan adliyesinde koridorda kendisini yüksekten atmaya çalıştı, hem bağırıyor, hem de yerde tepiniyordu. sonra tekrar duruşmaya devam edildi. biz dağıldık gittik. arkamızdan hakim ve çağırılan kolluk, o davalı asil hakkında tutanak tutup, hakkında vesayete ilişkin ihbarda bulunmuş. neyse, aradan baya bir zaman geçti. bir gün bir davetiye, yine savcılıktan. bir gittim, demiş ki, avukat beni duruşma esnasında itti, bana çelme taktı, dişlerimi kırdı. beni o hale o getirdi. beni dövdüğü için sinir krizi geçirmeme sebep oldu. amacım da ona vasi atatıp mallarına çökmekmiş.
ama bu defa ilki kadar üzülmedim. şikayetçi de olmadım. zaten bir şey çıkmayacağına eminim, çıksa bile akli dengesi şüpheli bir de ne canımı sıkıcam dedim ya. amaaan.
neyse geçiyor yani. yine de gerçekten kötü bir durum. insanın yapmadığı şeyi temizlemeye çalışması kadar zor bir durum yok.
hakkım da haram zıkkım olsun hepsine.
devamını gör...
ss olmadan inandırıcı olmayan haksızlığa uğrama durumu.
devamını gör...
bi iftara ugramak degildir. evet.
devamını gör...
allah kanıtlayamayacağım iftiradan korusun, kanıtlayacak olduğumda da tabii.
devamını gör...
düşmanıma bile dilemem.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"iftiraya uğramak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim