katılmadığım düşüncedir.
devamını gör...
abartılmamıştır kesinlikle. 2017'de 353, 2018'de 279, 2019'da 336 ve 2020'de ise 266 kadın öldürüldü. saklanan, intihar ya da kaza süsü verilen binlerce kadın daha var. birilerinin öldürülmesi nasıl bu kadar basit geliyor anlamıyorum. taksilerden, sokaklardan, eski sevgililerden, boş otobüsten korkmak istemiyoruz. yaşamak istiyoruz, hakkımızı almak istiyoruz ve alana kadar savaşacağız. burayı kadınlar için yaşanılabilir bir yer haline getirmek için elimizden geleni yapacağız.
devamını gör...
istanbul sözleşmesinin önemini kavrayamayan (bir gün madur olmadan anlamalarını umduğum) bir grup insanın aklındaki saçma düşünce.

ps: her türlü şiddete maruz edilen hatta katledilen kadınların, çocukların, adamların, kısacası insanların yaşadıklarının kale alınmaması, hor görülmesi, onaylanması hatta teşvik edilmesi üzerine mecburi olarak (maalesefki) duyarlı insanlar tarafından alınan aksiyon.
devamını gör...
siz çocuk oyuncağı sanıyosunuz herhalde ama bu ülkede kadınlar ölüyo. muhtemelen bunu fırsat bilip kadınları taciz edecek bir sürü erkek çıkacak ortaya. zaten ülke bana bir şey olmaz diyenler ile dolu değil mi
devamını gör...
kesinlikle yanlış düşünen bir bireyin beyanıdır. birincisi istanbul sözleşmesi halen yürürlükte, kararname ile kaldırılması mümkün değil. ortalığı karıştıralım, suyu bulandıralım da kimse ne olduğunu anlamasın oyunlarından biri daha. ancak şöyle bir durum var: türkiye erkeklerin üstün ve hakim olduğuna inanan pek çok insanın yaşadığı bir ülke. kadına şiddetin günden güne ayyuka çıktığını görüyoruz ve yasalarımız aslında koruyucu mahiyette olsa da uygulanmadıkları için işlevsiz kalıyor. istanbul sözleşmesi de uygulanabilirliği arttıran ve bir nevi güvence sağlayan bir sözleşme. bunun kaldırılması için çalışılması da kadının toplumsal rolü yüzünden uğradığı şiddeti göz ardı edeceğiz ve evet, kadınlar için aklımızdaki yer ikinci dereceden vatandaşlık demek.
devamını gör...
sarı öküz hikayesi neden bazı şeylerden neden nokta kadar dahi taviz verilmemesi gerektiğini açıklaması bakımından güzel bir örnektir. başlıktaki gibi düşünen arkadaşların okumasını tavsiye ederim.
devamını gör...
abartılmıyor sadece insanlar yaşamak istiyor
devamını gör...
türkiye'deki kamuya mal olmuş her konu gibi bu konu da öyle bir noktaya geldi ki ne deseniz linç yiyebilirsiniz herhangi bir kesimden. olayları korku ve endişe ile izliyorum sadece, umarım herkes sağduyusunu galeyana gelip kaybetmez. biliniz ki her gerçek yeni bir kanıt ile değişebilir, ortada kesin bir doğru veya yanlış yoktur.
devamını gör...
çiçek babanızdır. kadın değilseniz, kadın literatüründen haberiniz yoksa, toplumsal cinsiyet nedir bilmiyorsanız bu konunun istisnasız cahilisinizdir. çocuklarının gözleri önünde öldürülen, "ölmek istemiyorum" diye yalvaran kadınların sorumlusu sizden başkası değil. 'ne olacak ki ya, sözleşme olmayınca sanki nolacak' gibi şeyler söylendiği için bugün katiller dışarıda dolaşabiliyor, şerefsizin teki çıkıp 'artık kadının beyanı esas alınmayacak' diye mutlu olabiliyor. bilginiz yoksa fikriniz de olmasın. 21. yüzyılda nasıl böyle ortaçağ kafasıyla dolaşıyorum diye sorgulamanızı isterdim ama o at gözlüklerini çıkarmak cesaret ister. siz de kırıntısının bulunduğunu sanmam.
devamını gör...
marianın videosundan görüp geldim buraya güzel bir ortam olduğunu söylemişti ilk kez hayal kırıklığına uğradım
tanım: temeli olmayan abuk sabuk bir iddia.
devamını gör...
aynı mantıkla hukuku da kaldıralım, sonra "ne var şimdi ne farketti? boşu boşuna şamata yapıyorsunuz" diyelim?

devlete güveniyorum demiş :d mesela birisi dese: "iran, pakistan, afganistan devletlerine çok güveniyorum. anlaşmalar uygulamalar falan fasa fiso. insan haklarına çok değer veriyorlar."
ilk duyduğumda puahahaha diye gülerim, ciddi olduğunu anladığımda iletişimi keser, bir daha da dönüp laf anlatmaya tenezzül etmem. iki dk düşünse anlar çünkü neyin doğru neyin yanlış olduğunu. ama düşünmek için de bilgi birikim yani eğitim gerekiyor işte.

ailesi eğitmemiş, okul eğitememiş, kendi kendini de eğitmemiş, bana mı düştü senin bağnazlığını çekmek, diye düşünüp kafaya takılmaması gereken düşünce.
devamını gör...
abartılmıyor, hatta az bile tepki görüyor. hukuksuzca bir gecede kararnameyle çat diye feshedilmesini şuna bağlıyorlar: yasalarımız zaten kadınları koruyor. hayır efendim, zamanında bu sözleşmenin imzalanma sebebi neydi? kadınları koruyamadıkları için değil miydi? bu sene 77 kadın hayatını kaybetti cinayetler düzünden. bi bu kadarı şiddet gördü ve görüyor. feshedilmesi demek, bu kadınların, bizlerin güvencesini kaldırmaktır. lgbt+ bireylerinin yaşama özgürlüklerine sınır getirmektir. aklında tecavüz, şiddet, öldürmek gibi türlü türlü şeyler geçen erkeklerden bir nebze olsa koruyordu varlığı. twitter'ı hiç açıp okudunuz mu? buna sevinenlerin tehtitlerini hiç gördünüz mü? bu güne kadar uygulansın diye çabalarken, daha fazla can kaybetmeyelim diye çabalarken şimdi bütün türk kadınlarını ateşe atmak oluyor bu. ne abartmasından bahsediyorsunuz? sessiz kala kala nereye ilerleyebiliriz?
devamını gör...
istanbul sözleşmesi bu kadar çok halkmız tarafından sevilmesi gerçekten çok üzücü bir durum. çünkü istanbul sözleşmesi eşitlik değil kimliksizliği savunuyor; kadına şiddet bahane ederek insanların eşitlik çatısı altında geleceğimizi zehirlemeye çalışıyorlar. bu yalnızca bu ülkenin insanlarını yozlaştırmak için getirilen daha doğrusu yanlış kararlarla bize dayatılan bir sözleşmedir.bizim avrupanın kanunlarına ihtiyacımız yok nerdesyse tüm anayasamız devşirme.bizim aklımız yok mu? kendi kanunlarımızı kendimiz koyamıyor muyuz? yuzuf kaplan bu konuyu çok güzel anlamış okuya bilirsiniz (bkz: https://www.yenisafak.com/y...)
devamını gör...
korkunç umursamaz bir başlık!bu kafaya ne , nasıl anlatılır.
devamını gör...
bu başlığı, can güvenliğini tehlike altında hissetmeyen birinin açtığı o kadar belli ki... istanbul sözleşmesinin maddelerini oku. eğer tecavüzcü, katil veya bir sapık değilsen, bu sözleşmeye karşı olmanı gerektirecek hiçbir durum olmadığını görürsün. cidden tüyler ürperticisiniz.
devamını gör...
sevgili yazar arkadaşım “bayanlar” çiçek değildir,emanet değildir,hazine değildir. bu insanlar erkeklerin karşı cinsidir ve yalnızca “kadın” olarak anılmalıdır. en temel hak ve özgürlüklerinden yararlanabilmek adına maalesef istanbul sözleşmesini abartmak zorundalar. çünkü bu ülkenin ataerkilliği, erilliği ve erkek egemen zihniyeti sürdüğü sürece kadınlar adına daima bir problem var demektir. sistematik erkek şiddetinden korunmak için bazı yasalara ihtiyaç var ve bu yasaların tamamı “abartıldı” dediğin sözleşmede mevcut. üstelik bu sözleşme sadece kadınları değil, mağduriyete uğrayan herkesi koruyor. ayrımcılığa uğrayan eşcinselleri, zorunlu seks işçiliği yaptığı için can güvenliği olmayan transları ve daha nice hak mağdurlarını. ve böylesine insani bir sözleşmeyi sırf lgbt ibarelerinden ötürü yıllarca uygulamayıp 2021 yılında reddetmek düpedüz barbarlıktır. laik ve demokratik bir ülkeye yakışmaz. günden güne şeriat ile yönetilmeye adım adım ilerliyoruz. atamızın kemiklerini sızlatanlar cezalandırılacağına, ümit ettiği gençlik olan bizler düşüncelerimizden dolayı suçlanıyoruz.
devamını gör...
sahibine sözleşme metnini okumasını önerdiğim fikirdir.
devamını gör...
ecelimin geldigi gune kadar hayatin dogal akisinda sevdigim insanlarla birlikte bu yasamimi devam ettirmek istememin abartli gorulmesiyle esdeger bir bakis acisidir. (bkz: t.c. anayasası madde 17)
devamını gör...
bayanlar bir çiçektirden sonrasını okumadığım bir tanımla temellendirilmiş, ciddiyetsiz, ciddiye alınmayası troll kişi önermesi. yine de her eve lazım bunlardan, dursun hiç ellemeyin yazık.
devamını gör...
100.
aptala anlatır gibi anlatmaktan o kadar tükendim ki. bu sözleşme yalnızca kadınları değil taciz ve şiddet mağduru herkesi korumaya yönelik maddeler içeren bir sözleşme. altını çiziyorum bak herkes, sen de dahilsin buna. hayatında bir kere tacize uğramamış, canı yanmamış, gece sokakta yürürken korkudan telefonla konuşuyor gibi yapmak zorunda kalmamış, peşinden gelen birinden kaçmak için hiç tanımadığı birinin yanına gidip adımlarına ayak uydurmaya çalışmamış, hiç dayak yememiş, odaya kapatılmamış, okuldan alınmamış, kendi aile üyeleri tarafından psikolojik veya fiziksel şiddete maruz kalmamış, tacize uğramamış insanların hiç utanmadan çıkıp bu kadar boş yapmasına dayanamıyorum ben artık. bu ülkede kadınsan sadece yaşadığın için bile cezalandırılabiliyorsun, sadece yaşamak be! hayatta olduğun için, kadın olduğun için cezalandırıyorlar seni. kadın olmayı da geçtim bu ülkede insanlar var oldukları için bile öldürülüyorlar! hadi çevrenizde hiç yok denk gelmediniz tamam ama koca ülke çevrenizden mi ibaret? onlarca kadın var bu ülkede ve ben bunları yazarken onlarcası katlediliyor. bu ülkede yemek biraz dibine tuttu diye karısını kaç yerinden bıçakladı adamın biri haberin var mı? dışarı çıkıyor diye, bak dışarı hani sadece sokak hani senin her gün özgürce dolaştığın yer sırf sokağa çıkıyor diye birini öldürmek namusumu temizledim diye adlandırılıyor bu ülkede. sırf cinsel yönelim tercih veya ne olarak adlandırıyorsan sırf bunun için kaç tane insan öldürüldü kaç tanesi daha öldürülecek haberin var mı? kaç insan öldürülmekten beter durumda? kaç tanesi kendini gizlemek, kendinden utanmak zorunda bırakılıyor? kaç insan özgür bu ülkede? kaç kadın gece sokakta korkmadan yürüyebiliyor? kaç tanesi sırf dünyanın en normal şeyini yaptı diye birini sevdi diye ailesi tarafından dövüldü ya da okuldan alınmakla tehdit edildi? kaç tanesi okumak istediği halde zorla evlendirildi? doğuda kaç tane çocuk, küçücük çocuk kaç paraya yaşlı adamlara malmış gibi satıldı? tacizin ne olduğunu bile bilmeyen kaç tane küçük çocuk bugün bir aile üyesi tarafından tacize uğradı? kaç tanesi dövüldü, kaç tanesinin kendini savunmaya gücü yetiyor? kaç insan boşanmak istedi diye tehdit edildi, öldürüldü? bu sözleşme din, dil, ırk, yaş ve cinsiyet fark etmeksizin herkesi korumaya yönelik bir sözleşme. bu soruların her birine hiç cevabı verdiğiniz gün bu sözleşmenin gerekliliğini tartışırız belki ama bu şartlar altında şu sözleşmenin abartıldığını söylemek aptallıktır. tek başına bir sözleşme kimseyi tam olarak korumaz, bunun herkes bilincinde ama bugüne kadar fazladan beş kişiyi bile koruduysa gereklidir, bu kadar. siz susmaya devam ettikçe hatta böyle baltaladıkça utanmadan bu ülkeden adam olmaz. bunu yapan ne o bu ne başkası biz yapıyoruz bunu. bizim hatalarımız, bizim çocuk yetiştirme tarzımız, bizim zihniyetimiz yapıyor bunu başkası değil. bizim veremediğimiz eğitim yapıyor bunu. bizim seçtiğimiz insanlar da çanak tutuyor. bu baltaladığın durum, abartılıyor dediğin sözleşmeye böyle karşısın ya hani bu maddelerin bir şekilde koruduğu insanlardan birine bile zarar geldiğinde herkes kadar senin de payın var bunda. sen de en az gücümün yettiğine diyip sağa sola saldıran, kendinden değil diye, kendi ahlak anlayışına ters diye bir insanı taciz edip, ona zarar verip öldürebileceğini düşünen o zihniyet kadar suçlusun. bütün bu kaosu görüp buna rağmen utanmadan bu kadar karşıysan eğer ve vicdanın bir parça sızlamadan uykuya dalabiliyorsan suçludan bile betersin sen. ölürsem hakkım aransın istediğim için, yaşamak istediğim için, içinde yaşayan herkesi bir şekilde ölüme sürükleyen bu ülkede hayatta kalmak ve huzurla nefes alabilmek istediğim için abartılıyor ilan ediliyorsam eğer abartıyorum evet ve abartmaya da devam edeceğim çünkü biz ölüyoruz ve siz sadece izliyorsunuz. bu ülkede her yeni gün başka bir insan psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalıyor, taciz ediliyor ve öldürülüyor. keyfiniz rahat ya, size bir şey olmaz değil mi hiç? başkalarını umursamadan dile getirdiğiniz söylemler, abartılıyor ya dediğiniz durumlar bir gün dönüp dolaşıp sizi bulduğunda da rahat olacak mı bu kadar söylemleriniz? biraz aptal küçük dünyanızdan çıkın da insanların halini görün. senin o burun kıvırdığın sözleşme belki kaç insanı korudu sayın yazar. kaç insana en azından biraz bile olsa nefes alma boşluğu sağladı belki. evet yetmez, bu sözleşme ile bir halt kurtarılamaz doğrudur. cezalar ağırlaşmadıkça, kalıcı çözümler üretilmedikçe yetmez bu sözleşme ama bir kişiyi bile koruduysa sadece tek bir insanı bile hayatta tutmaya yettiyse o insanın hatrına susup otur en azından.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"istanbul sözleşmesi olayının çok abartılması" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim