adamlar dünyada akan kara parayı kontrol ederek de olsa, gerçek bir refah devleti kurdular. kendi halklarını paşalar gibi yaşatıyorlar.

biz kendi derdimize yanalım.
devamını gör...
tapınak şövalyelerinin kurduğuna yada ele geçirdiğine dair bir teori okuduğum ülke.
devamını gör...
sevgili aziz kârilerim - isviçre denildiğinde aklınıza alpler, o havalimanı gümrüklerinde satılan duty-free yığını toblerone ve mezunları arasında albert einstein'ın da bulunduğu eth zürich'in geldiğini biliyorum. ancak, kimsenin läderach'tan bahsetmemiş olması beni hüzne ve umutsuzluğa garketmiş halde.

läderach (lederahhh diye okunacak, rica ediyorum düzgün telaffuz önemlidir) isviçre'nin en mümtaz çikolata firmalarından birisi. hem kendi ülkelerinde hem de cermanya üzerinde bir çok noktada olan bu firmanın en önemli özelliği her daim "taze" çikolatalara sahip olması. siz bir läderach dükkanına gittiğinizde evet o 330 gram frischschoggi'ye 32 euro veriyorsunuz ancak damağınızda yaşanan o gastronomik haz patlamasının, çikolata kavramının özünü oluşturan o lezzet karmasının bedeli olabilir mi? ve tüm bunların yanında size bu keyfi yaşatan çikolatanın, dünyanın neresinde olursanız olun, 1-2 gün önce kosta rika'dan toplanan kakao taneleri, piedmont'tan toplanan fındık ve thurgau'da otlayan ineklerden sağılan sütlerle üretildiğinin bilincinde olmak... ah aziz dostlarım, kıymetli arkadaşlarım... bunun bedelini ölçebilecek bir para birimi, bir finansal değer, şehsuvar asaf'ın dünyasında bulunmamakta.

şimdi müsaadenizle, bu satırları yazarken yorulan zihnimi dinlendirmek adına inzivama çekiliyorum. kosta rika kakaosunun o rafine acılığını 21 yıllık bir islay maltının o isli, ağırbaşlı ve turba kokulu gövdesiyle evlendireceğim. zira damakta tadımlayarak deneyimleyebileceğiniz bu aristokratik düet, o endüstriyel şeker krizlerinin hayalini kurduğu ama asla gerçekleştiremeyeceği bir ontoloji tamamlanma, ve hatta tinin kendisini keşfedişindeki adımlardan birisi değilse nedir?
devamını gör...
avrupanın şımarık çocuğu.
devamını gör...
dünyanın en ilginç ülkesi. ülkenin yönetim şekli bile ilginç ----> "direkt demokrasi" yani meclis filan yok, direkt halka soruyoruz...meclisleri var kantonların, ama başka işler yapıyolar, köprüyü nasıl finanse ediceez, tüneli kim ödiycek gibi. halkı ilgilendiren konuları direkt halka soruyo adamlar.

çok dürüstler. her yerde açıktan, başında kimsenin durmadığı satış noktaları bulursun- gerçi bunu almanya ' da da bulursun- yumurta, çiçek, peynir...bi tane de kumbara koyarlar...herkes o şeyin fiyatı neyse öder, parasınıkumbaraya atar....hiç kimse kazıklanmamış ki bu hala devam eder.

savaştan hoşlanmazlar. son 800 yıldır topraklarında bomba patlamamıştır...

stres sevmeyen bir ülkedir isviçre...

bi de unutmadan...trenleri çok dakiktir bu heriflerin... sbb, bu küçük dünyanın büyük ihtimalle en iyi demiryolu işletmesidir...
devamını gör...
iki dünya savaşı oldu.
isviçre safını tarafsızlıktan yana belirledi.
herkesin parasını sakladı.
savaş bitti, isviçre zenginleşti.
tarafsızlığı kârlı bir iş modeline çevirdi.

isviçre saati, dakikası dakikasına çalışır.
isviçre treni de saniyesi saniyesine gelir.
türkiye'de "birazdan gelir" derler. yine rötara kalmaktan iyi.
iki ülke aynı gezegende değil sanki.
devamını gör...
der edit:
öncelikle dancuk balının diyarı dw'ye selamlar.
ulan çakma cevheri, sana burada iki saat kaynaklı araştırmalı antitez mi sunalım?
önce o gönderme yaptığın konular nedir ne değildir öğren de gel mazot.
gelmişsin burada tarihinde hollandaya fransaya paralı askerlik yaparak geçinen, sömürgeciliğin taşeronu ve köle ticareti ile zengin olan herifleri öveceksin diye "der der" tepiniyorsun.
o kadar oynamışlar ki beyin diye taşıdığın hemoroid ile daha ad-hominem yapamıyorsun.
ayrıca aferin bak böyle ilk dürtüklemede bütün düşmanlığını kus ki ne halt olduğun anlaşılsın değil mi la araya karbon koyulmuş emre uslu seni?
"laf edemez"miş...
al ettim...
abilerine söylersin ağlayarak...
not: "uzaktan havlama" konusuna ise öyle bir katılıyorum ki sana anlatamam. gerçi burada havlayan kim havlatan kim deşifre oluyor ama olsun.
hadi bakalım köfte, kaptın ödül mamasını da.
editimin ikisi:
senin yazdığını zannettiğin "der schmıckh"ı beğeneni gördükten sonra hakkındaki görüşlerim iyice perçinlendi.
ne de olsa yaralılar bir araya toplanıyor.*
edütümün üçü:
amaç ortak olunca nasıl da toplaşıyor mübarekler...*

der entürrübeiten:
içeri soktukları sözde geçici sığınmacılar hariç dokuz milyonluk ülke.
ana geçim kaynağı sömürgecilik, bankacılık ve tefeciliktir.
bir çok mala çökmüşlüğü de vardır.
anketlere göre her beş kadından birinin cinsel şiddete uğradığı medeniyet yuvasıdır bak ha...
bu arada eğer taciz eden sözde geçici sığınmacı ise tahliye olduğu haberleri de normal karşılanır olmuştur.
oyle medeni o kadar güvenlidir.
devamını gör...
#4000712 yanlışlar...

ıyi ülkeden rahatsız olan o ülkeden uzak dursun. uzaktan havlamasın. balkan' dan aldığı " haraç" tan yüzyıllarca kendini temin eden ülke, isviçre ' ye laf edemez.

lan kanuni bile ismini "haraç" koymuş bu şeyin...

sen başkasını kötülerken, kendin ne kadar kötüsün, önce ona bakacaksın...
devamını gör...
istense işgal edilemez mi
edilşr
çok mu iyi ve gizli bankacılık sistemleri var
hayur
kasalar delinmez mi
yoo

avrupanın ortasında işte ondan
avrupa derken fransa almanya italya diperlerini geç
başka bir numarası yok adamların

yoksa yıllar yıllar önce felemenkler, cenevizliler ticaret yapıyolardı
olsa buralar bankacılık merkezi olurdu
devamını gör...
#4000712
imkanı olsa isviçre'ye hepimizden önce gider. bu profil hiç şaşmaz.
t: son derece gelişmiş, medeni bir avrupa ülkesi.
devamını gör...
şu görselde switzerland karşısında ne yazıyor?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
17.
fonlu/gübrelilere selamlar.
devamını gör...
bir gün nasip olursa yaşamak istediğim.
devamını gör...
az kalsın üçüncü kez evlenip gideceğim yerdi.

bir gün eski iş arkadaşım arıyor. hah! dedim kesin güzel bir iş teklifi var bana.

- buyur abi
- dükkana gel kahve içelim sudoku!
- abi sen bişey düşünmüşsün boş yere çağırmazsın söyle işte?
- gel sen hele bir.

gittim. bar’ın orda kolunu omzuma attı, dışarıyı gösteriyor parmağıyla ve fısıldıyor:

- bak şurda oturan benim yiğenim sayılır. onla evleniyorsun. paraya para demiyorsun.
- abi bumuydu ya??? bende bana ortaklık teklif ediceksin sandım.
- kızım bak evlen, vizeyi alsın. ister italya da ister isviçre’de yaşarsın, bir daha para sıkıntısı çekmezsin bak, salak olma.
- abi ben salak kalıcam ya.

sonra o yiğen bi konuşalım dedi, arka bahçeye geçtik.

- ne istiyorsan o olur sudoku, ister gerçek evlilik, ister formalite. her türlü paraya boğarım seni.
- ben sahte bir şey istemem ya, sağol.
- bak işveçte de yaşarız istersen.
- hm, düşüneyim dönerim sana.

düşündüm. arabamın taksitleri kadar para istedim. bu aşırı zengin abi de;

- senin derdin para. beceremedin! baştan kaybettin beni.
* - zaten para veririm, evlenelim demedin mi?
- beni bir daha asla göremeyeceksin sudoku!

ulan ben burada neyi anlamadım??? aşık mı oldum iki saniye konuştuk diye? öylemi sandın? amaç neydi? yeminle çıldırırsın… hem kel, hem şüşko, hem asabi, hem alıngan, hemde mal olamazsın ya. aynı anda tüm tuşlara basmak gibi bir şey seninki…
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"isviçre" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim