yolunu bulmuş tiplerin yazdığı kitaplardır. kişisel gelişim kitabı diye sunulan şeylerin hepsi okurken anlamsız geliyor. kendine güven diyenlerin yaşadığı dünya ile benim gördüğüm dünya baya farklı. kişisel gelişim kendine güvenmekle olmaz, okumakla anlamakla olur. bir etkinlikte getirmişlerdi kendine kişisel gelişim uzmanı diyen bir tipi. kitaplarını da getirmiş satıyordu. kalkın ayağa müzikle ellerinizi havaya doğru kaldırıp sallayın diyordu. nasıl kişisel geliştim o anda anlatamam.

saçmalıktır.
devamını gör...
kişisel gelişim mi istiyorsun? come on!!! sadece çalışacaksın istediğin konuda. şu iki kelime için cilt cilt kitap yazıyorlar. kolpa olduğunu bildigim halde kitapçıda bu türden bir kitaba göz atmıştım. şöyle bir şey yazıyordu "insanların senin başarılı olduğunu düşünmesi için ofiste hızlı adımlarla meşgulmüş gibi yürü." lan bunun gelişimle ne alakası var? bu bir tür dostlar alışverişte görsün dolandırıcılığı.
devamını gör...
profesyonel birinin elinden çıkınca güzel, biraz takipçim oldu diye yaşam koçluğuna soyunan birinin elinden çıkınca gülünç
devamını gör...
yakın arkadaşların okuyup etkilenmesi ile şiddetle size tavsiye edilen popüler bir türdür. siz isteksizlik gösterdikçe ısrarları da artar. en sonunda tamam okurum diyip elinize aldığınızda size tavsiye edilenleri içinizde kendi kendinize cevaplayıp tüm soruların zaten cevabına sahio olduğunuzu görür ve cengiz aymatov unuza geri dönersiniz. arada okuması keyifli şeylere de denk gelirsiniz lakin hayat felsefesi yapmayacaksanız okuduklarınız da beğendiğiniz bakış açıları da buhar olup havaya karışır kısa sürede
devamını gör...
kişisel gelişemeyenlerin kişisel gelişemeyenler için yazdığı kişisel gelişime neden olması düşünülemeyecek safsatalardır.

kitap okuyarak elbette gelişir insan, bunun aksini iddia etmek eşyanın tabiatına aykırı ama bunu sağlayacağını bu kadar fütursuzca iddia eden kitaplara tamamen ön yargılı yaklaşılmalı bence.

her zaman yaptığım gibi konuyu somutlaştırmak için iki örnek anlatacağım. vaz geçemiyorum bu huyumdan.

ilk anım üniversite zamanından. yine alttan aldığım bir derste hocamız derse girer girmez bizim kişisel gelişimimizi sağlayacağını düşündüğü bir kitap aldırdı bize. arabasından ben taşıdım kitapları. ticaret işi bittikten sonra kişisel gelişmeye başladık zaten.

sonra dedi ki: “ eğer bir barda oturuyorsanız ve orda beğenmediğiniz bir kadın varsa, o ne içiyorsa ondan söyleyin, o nasıl oturuyorsa öyle oturun, o ne söylüyorsa aynı konudan bahsedin.”

ben derslerden kalmak için sınav notuna ihtiyacım olmadığı için el kaldırıp “ daha karaktersiz olmamız içim başka yapmamız gereken bir şey var mı hocam” diye sorunca bu örnek taca çıktı ve konu başka bir boyuta taşındı.

dedi ki saygıdeğer hocamız: “ kendinizi kötü hissedince gözlerinizi kapatın.” kapattı tabii ki herkes çünkü bu ders yüzünden gerçekten kötü hissediyorduk. “ sonra kendinizi bir kumsalda yürürken hayal edin, dalgalar ayaklarınıza dokunsun.”

ben kalmayı kafaya koyduğum için herkesin içinde bulunduğu trans anını mahvetmek pahasına “ hocam gökdelenlerde mi yaşıyoruz? ülkenin üç tarafı denizle çevrili, kötü hissedersem gider ayağımı sokarım.” dedim. aslında kurduğum mantık tam doğru sayılmazdı ankara’da olduğumuz için ama belirtmek istediğim noktayı açıkça ortaya koymuştum.

ders sonunda bir mucize oldu ve hoca beni yanına çağırıp artık derse gelmememi, dersi geçtiğimi söyledi. böylelikle kişisel gelişimim en azından bu konuda tamamlanmış oldu.

ikinci anım ise meslek hayatında yaşadığım bir anı. bir sabah evden çıkmadan önce özgür mumcu’nun bir yazısını okudum. yeni yönetici tipi hakkında bir yazı idi bu. ve bunların hepsinin masalarının üzerinde kişisel gelişim kitapları tuttuğundan bahsediyordu. yetersizliklerini böyle maskelediklerinden bahsederken de birkaç madde daha sıkıştırmıştı araya.

okula vardığımda okulun yeni müdürü beni odasına çağırdı. okulda ilk günü olduğu için öğretmenlerle tanışıyormuş ve tabii ki ilk beni görmek istedi. zira ben okulun en ters, en muhalif, en sevilen öğretmenlerinden biriydim.

içeri girince gözüme çarpan ilk şey masanın üzerinde üst üste duran kişisel gelişim kitapları idi. kahkaha atmaktan kendimi alamadım, çok gençmişsiniz hocam diyerek üstünü örttüm tabii ki kahkahanın. ve özgür’ün ne kadar haklı olduğunu müdürümüz bana zaman içinde kanıtladı. cemaatçilere öğretmenler odası balkonunda yemek verdikten iki ay sonra sokakta türk bayrağı sallayıp demokrasi nöbeti tutarken gördüm kendisini.

özetle şunu anlatmak istiyorum, kişisel gelişecekseniz bunu kendi başınıza yapabilirsiniz. kimsenin ticari hedefi olmayın.
devamını gör...
fazla kafayı takarsanız bu kitaplara kendinizi tanrı olarak görürsünüz.
devamını gör...
zaten hayat şartları yüksek olan insanların birde şansları yüzüne gülünce oluşan pozitif hayatlarını bizlere anlattığı onlardan ders çıkarmamızı istediği aynı şansı ve mutluluğu bulmamız için ısrar eden kitap türü. okuduklarım arasında pollyanna olmamızı isteyenler olduğu gibi güzel gerçekten etkileyen kitaplarda vardı, haklarını yemeyim.
devamını gör...
genellikle kısa yoldan übermensch olmak isteyenlerin ilgilendiği içi safsatalarla (bkz: logical fallacy) dolu kitaplar.
devamını gör...
bir türlü faydasını göremediğim kitaplar.
birçok insanın bayıldığı, hayatını değiştirdiğini söylediği kitapları alıp okudum ama bir etkisi olduğunu söyleyemeceğim açıkçası. çok iddialı bir şekilde tanıtımları yapılıyor ama çoğunun kullandığı cümleler, uyguladığı teknikler aynı. alanında başarılı olmuş kişilerin biyografilerini okumak, hayat hikayelerini dinlemek daha iyi bir etki bırakıyor bende. bu yüzden artık bildiğimiz klasik kişisel gelişim kitaplarına şans veremiyorum.
devamını gör...
ısrarla okunması tavsiye edilen (özellikle çok satılmamış olanların daha iyi olduğunu iddia ederler) ama hiçbir işe yaramayan,kağıt israfı olan kitaplardır.
devamını gör...
yekta kopan, sıradan bir gün kitabında şöyle der:
‘altı çizilecek cümle hayranları,büyük harflerle yazılmış özlü söz düşkünleri,kusursuz olmanın formülünü arayanlar,dost sohbetlerinde alkış alacak tespitlerin peşinde koşanlar,dünyanın sırrını bir kitapla çözeceğini sananlar,aşk hayatında yıldızlara yükselmek isteyenler ,işinde yükselmek için her haltı yemeye hazır olanlar hemen bu kitabı bitirebilir.’
kişisel gelişim kitaplarının bize açıkça bir yararı olamaz,belki o an için kafada yanan ışıkla bir hareket etme isteği uyandırabilirler;ama sonrasında sönüp eski halimize döneriz.bu kitapların iddiası ,harika bir fiziksel görünüşe sahip olmaktan zengin olmaya, mutluluk huzur içinde yaşamak ya da bir ‘gandi ’ ye dönüşmekten, hayatı anlayıp çözmeye varabilir.
her ne sunuyorsa sunsun, biz aynı biz olmaya devam edeceğiz ancak kimi çoksatan kimi de çabucak unutulan olsun bu kitaplar,başarısızlıklarınız sayesinde insanlara gelir kaynağı olacaktır.
öncelikle nasıl bir ‘ben’ inşaa etmek istiyorum, onun cevabını bulmalı, sonra da peşinden koşmalıyız belki de.bu da çok yeterli gözükmüyor aslında, çünkü içinde yetiştiğimiz bir aile ve çevre vardır, şimdiye dek görüp geçirdiklerimiz de.bunlar yaşam boyu ister istemez kim olduğumuzu belirleyecektir.
hangi noktadan çıkarsak çıkalım yapım çalışması devam eder ve biz şu an olduğumuz kişiyi yaratırız.sanatçı ne güzel anlatmış self made man heykelinde bakalım:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
zengin kocayla köşeyi dönüp başarı ve mutluluk üzerine konferans vermeye çalışan, reality showlara katılıp biraz ün kazanınca yaşadığı her sıkıntılı durumu hayatın silsilesini yemiş gibi ısıtıp ısıtıp ben yılmadım siz de yapabilirsiniz başlığı altında onunla aynı koşullara sahip olmayan insanların önüne koyan ya da sosyal medya fenomeni olduktan sonra, bilim insanlarının başarılarından çok daha fazla konuşulduğu için kendi gibilerden kafamızı çevirdiğimiz her yerde olduğunu unutup başarının sırlarını bizimle paylaşmaya çalışan çok fazla insan var. saydıklarımdan hiç biriyle bir derdim yok hatta herkes hayatta mutlu olduğu şeyi yapmalı ve bu küçümsenebilecek bir şey değil. yaşanılan zorluklar da bir yarış içinde olmadığımızdan kişilerin kendi yaşamı çerçevesinde çok önemlidir. ama insanlara ilham olmak, ruhlarını besleyecek ürünler ortaya çıkarmak için belirli kriterlere sahip olmak gerekiyor. çünkü ortaya çıkarılan eserler doğrudan insanlara örnek teşkil etmek için, uygulatmak, akıl vermek için yazılıyor ve bu herkesin harcı değil.
devamını gör...
2012 gibi popülaritesinin top noktasına ulaşmış kitap türüdür. o yıllarda ciddi bir akım vardı iyi düşün iyi olsun gibi ve birçok kişi tarafından okunup düstur edildi bu kitaplar. bu furya çok geçmeden bitti. daha sonra kişisel gelişim kitaplarını yerme eğilimi başladı ve ciddi bir kesim tarafından yerden yere vuruldu bu kitaplar. şu sıralar bu furyanın da sonlarını yaklaştık gibi. insanların kendi yaşantılarını geliştirme çabalarının hafife alınmasını hoş görmüyorum. inanmak, başarmak gibi şeyler kesinlikle işe yarayan şeyler.
devamını gör...
türkiye'de çalışma saatlerinden ve geçim sıkıntısından kendimizi geliştirmeye fırsatımız varmış gibi bir de bu kitaplar türüyor devamlı olarak. aslına bakarsanız hepsi aynı jargonu kullanıyor. kendine inan, kendine güven! dolabı bomboş, yiyeceği olmayan insanın kendine inanacak ve motive edecek vakti mi var? kendini sev diyor mesela. kahvaltılık almaya giden bir vatandaş, alacağı ürünlerin kalitesine değil, son kullanma tarihine değil, fiyatına bakarak alışveriş yapıyor. en ucuzunu almaya çalışıyor. şimdi bu şekilde yaşayan bir insana bu telkinleri vermenin bir manası var mı?
kendine güven, yoga yap, güneşin doğuşunu izlerken tütsü yak falan... bu coğrafyada olacak şeyler mi bunlar? kişisel gelişim kitaları tamamen zırvalıktır.
devamını gör...
insanlara farklı bakış açıları kazandırır sorunlar ile başa çıkmanızı, insan ilişkilerini ve doğru güdülenme gibi birçok konuda yardımcı olur. kişilerin eksik ya da kontrol edemediği dürtülerini daha rahat yönetebilmelerini sağlar.
devamını gör...
birçoğunuz bilirsiniz hem. öyle çok bir yararı olmayan kitaplardır.
devamını gör...
ilber ortaylı bir kitabında dil öğrenmek diyor hayattaki enn önemli şeyy
zatwn arrık dil bilmek önemi aştı zorunlu hale geldi iyi bir gelecek için mecburiyet
her lisan bir insan demişler
yine ilber ortay 'dan bahsedecem
kendisine soruyorlar bir röportajda kaçç dil biliyorsunuz ye ilber hoca o kadar dil biliyor ki cevap veremiyor
devamını gör...
kitaplar sizi geliştirmez sadece yol gösterir... edindiğiniz bilgileri uygulamanız lazim... hani" süt içtim uzadim" gibi bişi değildir...
devamını gör...
atalarının dinine uzak olanların yeni dinleri bunlar.
içerik açısından din olmayan dini satarlar.
milenyum peygamberlerinin öğütleriyle dolar taşar bunlar.
bunları okuyanlardan olabildiğince uzak durun, hatta kaçın. bir tebliğci edasıyla başlar anlatmaya, ümit burnunda bir kelebek kanat çırparsa, californiyada deprem olur, diye.
hele bir de yoga ve mevlana, tantra ve mevlana, farkındalık vs diyen olursa, ışık hızından hızlı bir şekilde kaçın.

atalarının mitolojik dinini saçma sapan bulup bu tip kitapların arkasına sığınanların geneli problemlidir. şimdilik zararsız olsalar bile zamanla radikalleşip zararlı hale geleceklerdir.

örnek vegan dini yobazları.
devamını gör...
100.
legal dolandırıcılıktır. nasıl mı?
aslında yazdıkları kitapta bir suça teşvik, örgüt propagandası, ırkçılık gibi kanuni sıkıntı çıkarabilecek şeyler yok. ancak sizi resmen kandırır. saçma sapan ritüellerin veya pozitif olmanın işe yarayacağını söyler. cebinizde paranız veya işinizde 1 dakika bile zamanınız olmadığı halde size kendiniz geliştirme ve hobi öğütleri verir.
şahsi tahminim özellikle türkiye'deki kişisel gelişim uzmanlarının büyük şirketler tarafından, beyaz yakalıların uyanmaması için desteklendiklerini düşünüyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kişisel gelişim kitapları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim