kitap okumanın ağaç katliamına eş olması
başlık "bir problem var" tarafından 08.05.2022 18:29 tarihinde açılmıştır.
41.
allahım bu maskeli dönem zaten az olan oksijenli beyinleri iyice çoğalttı . maske zararlı dedim kimse inanmadı. buyurun işte buradan yakın
devamını gör...
42.
böyle bi başlık açan da ne biliyim...
devamını gör...
43.
aynı mantıkla kutsal kitaplar hakkında ne düşündüğünü merak ettiğim insandır.
devamını gör...
44.
hem kitap okuyup hem gezi parkına gitmiş olanlar var bu millet inanılmaz.
devamını gör...
45.
tabletler için çok güzel uygulamalar var göz yormayan hem karanlık bir yerde ekstra ışık gerekmeden çok rahat okuma yapılabiliyor. tabi basılı bir kitabın yerini tutmaz ama böyle bir seçenek de var yani
devamını gör...
46.
sadece kendi zevkini düşünen kişilerce hiç dile getirilmeyen bir gerçektir. yazık onca ağaca.
hem doğa katliamı hem de insanların oksijeninin çalınması.
hem doğa katliamı hem de insanların oksijeninin çalınması.
devamını gör...
47.
bundan mütevellit sesli kitap dinlerim. şuanda richard dawkins'den (bkz: gen bencildir) kitabını dinliyorum.
devamını gör...
48.
size göre ağaç katliamı bize göre bilgi birikimi de böyle düşünenlerin bunu anlamasını beklemiyorum
devamını gör...
49.
şöyle zil zurna sarhoş bir yazar* çıkıp “siz de döl israfısınız lan. biz bir şey diyor muyuz” diyerek fevri bir çıkış yapabilir ama neyse ki ağzıyla içmeyi bilen sakin insanlarız hepimiz.
t/ “albayım bir gün kolunda olric’le bara girer” cümlesi gibi bir başlık.
t/ “albayım bir gün kolunda olric’le bara girer” cümlesi gibi bir başlık.
devamını gör...
50.
aman aman buyda biy çevye dostu mu vaymış.
devamını gör...
51.
bu tarz hesaplar yapıldığında eşitliğin diğer tarafında yaşamaman gerekiyor.
devamını gör...
52.
"karanlıktan güçlüydü hep aydınlık
uzakta parlayan sımsıcak ışık"
ve bazıları aydınlıktan hep uzakta kalacak.
uzakta parlayan sımsıcak ışık"
ve bazıları aydınlıktan hep uzakta kalacak.
devamını gör...
53.
kağıt üretimi deseniz neyse de direkt kitap okuyanların hedef gösterilmesi komik olmuş. et yemekte hayvan katliamı zaten.
okumayı bırakınca ağaç kesiminin duracağını sanmıyorum, siz içinizdeki fidanı sulayın ve büyütün eminim ağaçtan alınacak en verimli şey olabilir okumak. okudukça ağacın kıymetini daha çok anlarız.
okumayı bırakınca ağaç kesiminin duracağını sanmıyorum, siz içinizdeki fidanı sulayın ve büyütün eminim ağaçtan alınacak en verimli şey olabilir okumak. okudukça ağacın kıymetini daha çok anlarız.
devamını gör...
54.
her türlü katlediliyor en azından faydalı olsun.
devamını gör...
55.
cehaletin resmini çizmişsin bu sözle.
devamını gör...
56.
kitap okumaktan ziyade sıfır kitap almak sanki daha çok bu gruba dahil. ikinci elleri dönsek daha iyi olmaz mı..
devamını gör...
57.
okuma özürlüler çok ince savunma taktikleri geliştiriyorlar; ama her niyeyse bu 'ağaç katliamı'nı tuvalet kağıdı için değil (mesela) kitap karşıtlığı konusunda bir argüman olarak kullanıyorlar. kafalarından kıymetli öncelikleri olsa gerek..!
devamını gör...
58.
ağaç katliamı yapanların ise hiçbir yazı okumuyor olduğu gerçeğinin var olması.
hiç girmeyeceğim kitaplar yerine şunların bunların ağaçları, doğayı milyon katı katletmesi durumuna ama aslında sanki yine de bir yerde doğruluğu kanıtlanabilir başlık çünkü hiç sanmıyorum ki neandertaller, ağaçları katletsin. neden onlar gibi olmak istemeyelim ki? neticede bugün nereye baksak, kimle konuşsak hep bir eskiye özlem var. hep nerede ah o eski günler sözcükleri dökülüyor bugünün sevgili insanlarının dillerinden. okumadıkça kavuşacaklardır eski günlerine ve böylece ağaçlar da yerinde kalmış olacaktır. aslında belki de böylesi çok daha iyi olurdu.
her kitap bizi neandertal olmaktan kurtaramaz elbette. bazı kitaplar ağaçları katlediyor demesek de israf ediyor diyebiliriz. bir de nasıl okuduğumuz da önemli değil mi? güzelim metinler var ki bazılarımızın elinde oyuncak olmuş durumda. içselleştirmeden koluna takıp geziyor bazılarımız bu derin metinleri. adeta araba anahtarını masanın üstüne koyup sergileyen, arabası ile resim çekmeden karenin tamamlanmadığını düşünen erkekler gibi. bir kadının tek taş yüzüğünü nedensizce arzulaması, onunla kendine bir değer kattığını düşünmesi gibi. oysaki sevdiğininin kalbi en büyük mücevherdi kalbine takılan. kalbinden hissetmeden reklama koşan kadınlar gibi. tek taşının büyüklüğü ölçüsünde ne kadar sevildiğini kanıtlamak isteyenler gibi kitaplık düzdü insanlar okuma odalarına. düzdü ve bir video, bir görselle taçlandırdı ne kadar değerli olduğunu kanıtlamak için insanlara.
bana göre seçtiğimiz, ilgilendiğimiz kitapları öyle ulu orta sergilemek, insanlara zihnimizin içinde gezinme fırsatı veriyor sanki. en özel, en gizli yerimizde tüm sosyal medyanın yol geçen hanı gibi gezinmesi ürkütüyor beni. bu saklanırsa doğrudur demiyorum asla ancak ulu orta da paylaşılmamalı diye düşünüyorum. neticede böyle bir okursak elbette ağaçları israf etmiş oluruz ama metinleri yeterince içselleştiren ve dahi doyamayan insanlar için e-kitap uygulamalarının günümüzde ne denli faydalı olabileceğini de algılaması, ağaç israfının da önüne geçeceği anlamını taşıyor. tüm bunları algılayabilmek için evet tam olarak gerçek bir metin aşığı olmak icap ediyor.
eğer bu çağda yaşıyorsak ve bu teknolojiden faydalanıyorsak geçmişte katledildiğini düşündüğümüz ağaçların kitaplara dönüşmesiyle elde edebildiğimiz bir avantaj olduğunu düşünüyorum.
bir de bugün basılacak olan her metnin neden kenevirden faydalanarak basılamıyor oluşuna içerliyorum.
hiç girmeyeceğim kitaplar yerine şunların bunların ağaçları, doğayı milyon katı katletmesi durumuna ama aslında sanki yine de bir yerde doğruluğu kanıtlanabilir başlık çünkü hiç sanmıyorum ki neandertaller, ağaçları katletsin. neden onlar gibi olmak istemeyelim ki? neticede bugün nereye baksak, kimle konuşsak hep bir eskiye özlem var. hep nerede ah o eski günler sözcükleri dökülüyor bugünün sevgili insanlarının dillerinden. okumadıkça kavuşacaklardır eski günlerine ve böylece ağaçlar da yerinde kalmış olacaktır. aslında belki de böylesi çok daha iyi olurdu.
her kitap bizi neandertal olmaktan kurtaramaz elbette. bazı kitaplar ağaçları katlediyor demesek de israf ediyor diyebiliriz. bir de nasıl okuduğumuz da önemli değil mi? güzelim metinler var ki bazılarımızın elinde oyuncak olmuş durumda. içselleştirmeden koluna takıp geziyor bazılarımız bu derin metinleri. adeta araba anahtarını masanın üstüne koyup sergileyen, arabası ile resim çekmeden karenin tamamlanmadığını düşünen erkekler gibi. bir kadının tek taş yüzüğünü nedensizce arzulaması, onunla kendine bir değer kattığını düşünmesi gibi. oysaki sevdiğininin kalbi en büyük mücevherdi kalbine takılan. kalbinden hissetmeden reklama koşan kadınlar gibi. tek taşının büyüklüğü ölçüsünde ne kadar sevildiğini kanıtlamak isteyenler gibi kitaplık düzdü insanlar okuma odalarına. düzdü ve bir video, bir görselle taçlandırdı ne kadar değerli olduğunu kanıtlamak için insanlara.
bana göre seçtiğimiz, ilgilendiğimiz kitapları öyle ulu orta sergilemek, insanlara zihnimizin içinde gezinme fırsatı veriyor sanki. en özel, en gizli yerimizde tüm sosyal medyanın yol geçen hanı gibi gezinmesi ürkütüyor beni. bu saklanırsa doğrudur demiyorum asla ancak ulu orta da paylaşılmamalı diye düşünüyorum. neticede böyle bir okursak elbette ağaçları israf etmiş oluruz ama metinleri yeterince içselleştiren ve dahi doyamayan insanlar için e-kitap uygulamalarının günümüzde ne denli faydalı olabileceğini de algılaması, ağaç israfının da önüne geçeceği anlamını taşıyor. tüm bunları algılayabilmek için evet tam olarak gerçek bir metin aşığı olmak icap ediyor.
eğer bu çağda yaşıyorsak ve bu teknolojiden faydalanıyorsak geçmişte katledildiğini düşündüğümüz ağaçların kitaplara dönüşmesiyle elde edebildiğimiz bir avantaj olduğunu düşünüyorum.
bir de bugün basılacak olan her metnin neden kenevirden faydalanarak basılamıyor oluşuna içerliyorum.
devamını gör...
59.
üzülmeyin tuvalet kağıdını kitaplardan daha çok kullanıyorlar. asıl katliamın kitapla hiçbir ilgisi yoktur.
devamını gör...
60.
