küçükken inandığımız yalanlar
başlık "aya bakıyorum" tarafından 09.11.2020 15:25 tarihinde açılmıştır.
401.
arkadaşımın babası pilottu ona bulut getirdiğini anlatmıştı bana ( daha okula bile gitmiyoruz )
benim neden bulutum yok diye üzülüyodum..
benim neden bulutum yok diye üzülüyodum..
devamını gör...
402.
doğmadan önce bebeklerin yukardan bize bakıp aile sseçtiklerini düşünürdüm 5 yaşında filandım annem hamileyken kardeşim bizi seçmesin diye sokakta gök yüzüne gelme sana yer yok diye bağırdığımı hatırlıyorum.... ben biraz mal bi çocuktum sanırım
devamını gör...
403.
kendi ayakları üstünde durmanın, yalnız başına yaşayabilecek maddi ve manevi gücü elde etmek olduğunu sanıyordum. sadece iki ayak üzerinde durabilmekmiş.
devamını gör...
404.
kötü şeyler yaptığımızda allah'ın bizi cezalandıracağına inanırdım. 12 yaşımdayken, 7nci sınıf bitirdiğimde allah'ın var olmadığını anladım. allah yoksa ceza da yoktu.
devamını gör...
405.
dizilerde öpüşme sahnesi çıkınca sorardık
bunlar ne yapıyor? diye
dişini çekiyor derlerdi...
70'lerde çocuk olmak böyle bişeydi...
bunlar ne yapıyor? diye
dişini çekiyor derlerdi...
70'lerde çocuk olmak böyle bişeydi...
devamını gör...
406.
toplaşın hemen yamacıma anlatayım;
küçükken çok hastalanır, her hastalığımda da nedense günlerce süren aşı olurdum. dönemin gata doktorları pek meşgul belki de fazlaca eskikafalı olduklarından ya da ben küçükken pediatrik şurup pek yoktu ülkede. bilemiyorum. ama çok iğne vuruldum.
neyse bir keresinde ablamla birlikte ateşlenince doktor ablama ne teşhisi koyduysa bana da aynı teşhisi uygun gördü beni muayene etmeden. tam 2 hafta sabah akşam iğne yazdı. ben artık iğne olmak istemediğim için gündüzden başlardım ağlamaya akşam hemşire komşumuz işten gelene kadar. annem de hep beni kandırırdı. “sen şimdi erkenden uyu, hemşire gelince o uyudu deriz vurulmazsın” diye. ama her seferinde uyandırıp vurdular. ertesi gün yine kanardım anneme. öyle ya; bir anne hiç yalan der mi ki evladına. böyle böyle geçen 14 gün sonra ben yine ateşlendim birden. yıne aynı doktora götürüldüm. meğersem diş çıkartıyormuşum. durduk yere 14 gün sabah akşam iğne yedim.sonra bana diyorsunuz ki kimseye güvenmiyorsun. annesi tarafından bile kandırılan çocuk, yetişginliğinde daha güvenir mi kimseye.
küçükken çok hastalanır, her hastalığımda da nedense günlerce süren aşı olurdum. dönemin gata doktorları pek meşgul belki de fazlaca eskikafalı olduklarından ya da ben küçükken pediatrik şurup pek yoktu ülkede. bilemiyorum. ama çok iğne vuruldum.
neyse bir keresinde ablamla birlikte ateşlenince doktor ablama ne teşhisi koyduysa bana da aynı teşhisi uygun gördü beni muayene etmeden. tam 2 hafta sabah akşam iğne yazdı. ben artık iğne olmak istemediğim için gündüzden başlardım ağlamaya akşam hemşire komşumuz işten gelene kadar. annem de hep beni kandırırdı. “sen şimdi erkenden uyu, hemşire gelince o uyudu deriz vurulmazsın” diye. ama her seferinde uyandırıp vurdular. ertesi gün yine kanardım anneme. öyle ya; bir anne hiç yalan der mi ki evladına. böyle böyle geçen 14 gün sonra ben yine ateşlendim birden. yıne aynı doktora götürüldüm. meğersem diş çıkartıyormuşum. durduk yere 14 gün sabah akşam iğne yedim.sonra bana diyorsunuz ki kimseye güvenmiyorsun. annesi tarafından bile kandırılan çocuk, yetişginliğinde daha güvenir mi kimseye.
devamını gör...
407.
bebekleri leyleklerin getirdiğine çok inanmıştım.
devamını gör...
408.
ilkokul hayat bilgisi kitabında gördüğüm mutlu aile resimleri...
devamını gör...
409.
balkonda durursam polislerin beni yakalayacağı (8), babamın çayı sıcak içebilmesinin nedeninin boğazını demir kaplattığı...
devamını gör...
410.
kötülerin hep kaybedip, iyilerin kazanacağı...
devamını gör...
411.
yıl 2000, apartman yöneticisi "arabamda kamera var topunuz çarparsa kimin attığını görüp bana iletir" demişti. dokunmaya korkuyorduk.
devamını gör...
412.
uğur böceklerinin uğur getireceğine.
devamını gör...
413.
büyüyünce yapabilirsin.
büyüyünce de yapamadım.
büyüyünce de yapamadım.
devamını gör...
414.
ilkolul boyunca dayatılan dinin ve ideolojinin hepsi.
hepsi yalan çıktı. hatta tam tersinin olduğunu görüyorum.
hepsi yalan çıktı. hatta tam tersinin olduğunu görüyorum.
devamını gör...
415.
büyüyünce geçer.
devamını gör...
416.
meyveyi çekirdeğiyle yediğim zaman karnımda ağacın çıkacağı söylenirdi
devamını gör...
417.
kafasında bir icat fikri olanlara devletin yapmaları için yardım ettiği.
devamını gör...
418.
kahve içersen kararırsın. ne çok kandırıldık
devamını gör...
419.
gece sakız çiğnersen ölü g... çiğnersin.
devamını gör...
420.
1. tanrı diye bir şeyin olduğu. dinlerin tanrı tarafından gönderildiği. . ( tanrı, yaratıcı dediğimiz şey enerjiden başka bir şey değil. çevremizdeki her şey enerjinin bir formudur. her şey enerjiden doğmuştur. dinler de dünyayı yöneten insanlar - otorite - tarafından toplumları manipüle etmek, kontrol etmek, istedikleri gibi yönlendirebilmek için uydurulmuş hikayeler, masallardır. )
2. dünyada adalet diye bir şeyin olduğu, yasalar karşısında herkesin eşit olduğu. ( kuralları, yasaları dünyayı yöneten narsist, bencil, acımasız, vicdansız, faşist, diktatör, psikopat, sosyopat, makyavelist insanlar - otorite - koyuyorlar. kendi yarattıkları yasalara, koydukları kurallara uymayanlar da gene bunlar. adalet sadece bu insanlar için var. yasalar, kurallra ise sadece orta sınıf ve fakiler için geçerli.)
3. okulda önemli şeylerin, gerçeklerin öğretildiği. ( okullar sizi zenginlerin kurduğu kapitalist sistemde uysal kölelere dönüştürmek için tasarlanmış kurumlardır. sizi vahşi doğada güçlü kılacak, besin zincirinde tepeye tırmanmanızı sağlayacak tüm özellikleriniz okullarda verilen eğitimle yok edilir. kurt, aslan olarak doğarsınız ama eğitimle evcil kedilere, köpeklere dönüştürülürsünüz. )
4. yeterince zeki ve çalışkan olursan hayallerinin gerçekleşeceği.
5. iyi, ahlaklı, erdemli insanların her zaman kazanacağını. ( aynı vahşi doğada olduğu gibi besin zincirinin en tepesinde kural tanımayan yalancı, dolandırıcı, manipülatör, narsist, bencil, acımasız, vicdansız, faşist, diktatör, psikopat, sosyopat, makyavelist insanlar bulunuyor. )
2. dünyada adalet diye bir şeyin olduğu, yasalar karşısında herkesin eşit olduğu. ( kuralları, yasaları dünyayı yöneten narsist, bencil, acımasız, vicdansız, faşist, diktatör, psikopat, sosyopat, makyavelist insanlar - otorite - koyuyorlar. kendi yarattıkları yasalara, koydukları kurallara uymayanlar da gene bunlar. adalet sadece bu insanlar için var. yasalar, kurallra ise sadece orta sınıf ve fakiler için geçerli.)
3. okulda önemli şeylerin, gerçeklerin öğretildiği. ( okullar sizi zenginlerin kurduğu kapitalist sistemde uysal kölelere dönüştürmek için tasarlanmış kurumlardır. sizi vahşi doğada güçlü kılacak, besin zincirinde tepeye tırmanmanızı sağlayacak tüm özellikleriniz okullarda verilen eğitimle yok edilir. kurt, aslan olarak doğarsınız ama eğitimle evcil kedilere, köpeklere dönüştürülürsünüz. )
4. yeterince zeki ve çalışkan olursan hayallerinin gerçekleşeceği.
5. iyi, ahlaklı, erdemli insanların her zaman kazanacağını. ( aynı vahşi doğada olduğu gibi besin zincirinin en tepesinde kural tanımayan yalancı, dolandırıcı, manipülatör, narsist, bencil, acımasız, vicdansız, faşist, diktatör, psikopat, sosyopat, makyavelist insanlar bulunuyor. )
devamını gör...