3 yaşında falan dedem ölmüş.
ölümünü hatırlamıyorum ama anneannemin dedem öldükten sonra yaşadığı evin mutfağında annemin ölümü anlattığını hatırlıyorum. annemin kabaca anlattığına göre insanlar doğar-büyür-yaşlanır-ölür. 0-6yaş arası büyümeye saplatılıydım. tek arzum büyümekti. çünkü yaşıtlarımla değil yetişkinlerle takılmak istiyordum ve mümkünse benimle çocukmuşum gibi konuşmasınlar. annemin kıyafetlerini giyip eşyalarını kullanıyordum. her gece nolur büyüyeyim diye dua ediyordum. duam kabul edilirse sabah yetişkin uyanıcam ve herkes 1 gecede yetişkin olmamı gayet normal karşılayacak. ee duam kabul olmuş boru mu?

annem kabaca insanlar doğar-büyür-yaşlanır-ölür dedi, ben çocuk aklımla basit mantık kurarak şu sonuca vardım; duam kabul olmasa da eninde sonunda büyüyeceğim, ben büyürken tanıdığım ve sevdiğim herkes yaşlanacak -hatta ölecek- ben yetişkin ve onlarsız kalacağım. benim istediğim bu değildi ki. ben her şey ve herkes aynı kalsın, ben artık çocuk olmayayım istiyordum. nadiren ağlayan bir çocuktum; gerçekten canımın yanması lazımdı ağlamam için. basit mantığı kurduktan sonra ben bir ağlamaya başla, öyle bir ağlamak ki günlerce. yemek yerken ağlıyorum, oyun oynarken ağlıyorum, arada uyku ile ağlamama mola veriyorum. anneannem, annem falan ölecek hep nasıl ağlamam? annem baktı susmuyorum benimle ciddi bir konuşma yaptı:

büyümek istememem normal, büyümek istemeyen çok insan var. gerçekten büyümek istemiyor muyum iyice düşünmem ve emin olmam lazım. eğer eminsem doktordan randevu almamız gerekiyor. bu ciddi bir karar ve geri dönüşü yok. oyuncak bebekler insanların kopyaları ya, gerçekten kopyaları. nasıl oyuncakların sırtında pil varsa insanların da var. kalp pili bile takılıyor insanlara, piller o kadar hayatımızda! eğer büyümemek kesin fikrimse hemen doktordan randevu alalım (zor bir ameliyat olduğu için sıra beklemek gerekiyor), doktor pillerimi çıkarsın ve hiç büyümeyeyim.

tıp dünyası sen nelere kadirsin, bilimin köpeğiyim. saniyesinde kabul ettim bu teklifi. hemen alalım randevuyu. doktor arandı, listeye ismim yazıldı ve ben beklemeye başladım. hâlâ da bekliyorum.
devamını gör...
ben küçüklüğümden beri para biriktirmekte zorlanan biriyimdir ve küçükken annem sayesinde para biriktirmeye başlamıştım. hatta pamuk prensesli pembe bir kumbaram vardı. istisnasız her gün para atardım üstelik. bir gün okuldan eve geldim,kumbarada ne kadar para birikmiş ona bakmak için heyecanla odaya girmiştim ki annem demesin mi eve hırsız girmiş paralarını çalmış. e bendeki de çocuk aklı inandım tabii. büyüyünce anladım ki annem paralarımı harcamış. bende hala travmadır,güvenemiyorum bu konuda anneme. *
devamını gör...
büyüdükçe kepçe kulaklarımın küçüleceği...
devamını gör...
çocukluk arkadaşımla hayatım boyunca görüşceğime hatta onunla evlenceğime inanıyodum ben ya. * hep aynı okula gitmiştik ve sürekli beraberdik ; bizim evimize gelir benim oyuncak evim bebeklerimle oynar , onlara gider arabalarıyla askerleriyle oynardık hep. ben de nası inandırmışsam kendimi özenerek pasta yapmıştım ona * tabii ki sonradan hayatın gerçekleriyle yüzleşip biz ordan taşınmak zorunda kalınca bi daha hiç görüşemedik. *
devamını gör...
çocukken en severek yediğim sebze olan ıspanaktan yola çıkarak her sebzenin ıspanakla akraba olduğunu söylemişlerdi annem ve babam. bu nedenle tatlarının benzediğine ve yemezsem çok üzüleceklerine de inanmıştım. sahiden de ıspanak ebegümecinin kardeşi, kereviz patatesin teyzesi, ısırganotu pırasanın amcasının oğlu, kabak yeşil fasulyenin eniştesi olunca yemesi daha kolay oluyordu. bizimkiler beni baya trollemişler ama iyi de olmuş, sebze meyve ne güzel nimetler...
devamını gör...
çocuğun nasıl olduğudur. dua edince olduğuna inandırmışlardı.
devamını gör...
gülene harbi bozuk atarım, küçüğüm 4 yaşlarınsayım. bende geniz eti vardı çok sık işte kan aldırma vs durumları olurdu. yine benden lan almışlar bende annemi nasıl darladıysam anne ne olucak bunlarla vs vs. kadın demez mi onlar oje olucak senin için o yüzden alındı. tamam biraz sadistce ama yedim ne yapayim kafam o kadar bastı.
devamını gör...
her yıldız kaymasının birinin öldüğünü gösterir yalanı.
devamını gör...
"büyükken" inandığımız yalanlar kadar canımızı yakmayan yalanlardır. genelde masumiyet ve iyi niyet barındırırlar. canımızı yakmazlar belki ama şu anda olduğumuz ya da olamadığımız pek çok şeyde etkileri vardır.
devamını gör...
hangi birini anlatsam bilemediğim safsata salatası.
efendim...çamaşır makinasında dönen filmlerden, bugs bunny'nin gerçek olduğundan tut
gökkuşağından kaydıraktan kayar gibi kayılabildiğine kadar türlü türlü şeye inanırdım.
ağaçlarla konuşabilmek mi dersin, akdeniz'de balina aramak mı...neler neler!
işin ilginç tarafı bana bunlarla ilgili yalan malan da söylenmemiş olması.*
devamını gör...
resmi olarak okutulan islam tarihi.
devamını gör...
bir meyvenin çekirdeğini yuttuğumda midemde ağacın çıkacağına uzun bir süre inandım.
devamını gör...
birisiyle kafam çarpıştıysa bir daha çarpıştırırdık çünkü 2 kere çarpmazsan baban kel olur demişti biri...**
devamını gör...
yalan değil ama çocukken yanlış bildiğim bir bilgi var. öpüşünce çocuk oluyor sanıyordum..
devamını gör...
yanık(ekmek, yemek vs) yersen para bulursun sözüydü bu sözün sayesinde evde yandığı için çöpe giden yemek yoktu ama işe yaramadı( yine yanık yediğim bi öğlen yemeğinden sonra yerde 25 kuruş bulduğumu saymazsak)
devamını gör...
anneyle baba aynı anda allaha dua edip çocuk isterse çocukları olur...
devamını gör...
küçükken çok çalışırsam, büyüyünce çok çalışmayacağımız, saf gülücük.
devamını gör...
ne olursa olsun devleti koruyan bir derin devletin varlığına 17 yaşıma kadar inanmıştım.
devamını gör...
uslu bir çocuk olunca şirinleri göreceğimi sanıyordum ciddi ciddi.
devamını gör...
100.
çok bilmiş ve edepsiz bi çocuktum. babaannemlerin eviyle bizim ev aynı sokaktaydı. sokakta oynarken arkadaşımla kavga etsem veya babaanneme gidip ordakilerle ufacık tartışıp eve gitsem annem daha kapıyı açtığında söylenmeye başlıyordu. nerden biliyosun diye sorduğumda kuşlar bana haber veriyo derdi. bende cidden annemin ajanı olan ve beni takip eden bir kuş var sanırdım. meğer o kuş babaannemmiş. eve gittiğim o bir dakikalık süreçte annemi arayıp beni şikayet edermiş. o kısacık sürede bunu nasıl başardığını hiçbir zaman öğrenemeyeceğim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"küçükken inandığımız yalanlar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim