hatta bazen yaşamak inanılmaz anlamsız bile geliyor. ölümden korkmak için sanırım belirli bir hedefin ve ona doğru gittiğin bir yol olmalı.
devamını gör...
geçelim bu korkmuyorum safsatasını.

ben baya baya korkuyorum. bu yüzden kısmetse sonsuza kadar yaşamayı hedefliyorum. ölmek nedir len?

tek korkum pörsümek.

pörsmesem iyi ya.
devamını gör...
valla ben ölüme yakın şeyler olunca aha şimdi gidiyorum herhalde falan diyorum ama valla öyle korku değilde boşvermişlik/teslimiyet arası gibi oluyor. geçen başımın yan bölgesi ilk defa ağrı yaptı, bir kaç defa sızı yaptı. anneme dedim, anne başımın yani ağrıyor bayılırsam falan hastanede söylersiniz diyorum. kalbim falan küt küt bir şey olursa harektsiz kalıp kalbime odaklanıyorum,yardım falan çağırır insan ama öyle olmuyor işte. hastanede ameliyata girerken falanda insan bir düşünüyor, ölüm değilde bitkisel hayat, felç vs onlar korkutucu bence. çünkü birisine muhtaç olmak gerçekten çok zor, bacağım kırılınca fark etmiştim, insanın anası babası bile olsa bir süre sonra hissediyorsun yük olduğunu, allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin.
devamını gör...
boş.

valla sözlükten veya ne bileyim arkadaş ortamında masada yardırmak kolay korkmuyorum falan diye
adamın biri hayatın çok güzel giderken ağzına namluyu doldursa yine bu şovu yapar mısın?

hiç sanmam.
devamını gör...
korkmuyorum diyen yalan söylüyordur diye düşünüyorum. ya da ruhen sağlıklı değildir.
devamını gör...
trafik kazası geçirip uçurumdan yuvarlanan arabanın camından fırladığımdan beri korkmuyorum. dur bakayım; 17 yıl olmuş. evet. vay be, 11 yaşıma gittim resmen. hava karanlıktı, kış mevsimiydi... neyse anlatmayacağım lan.
devamını gör...
ya bi gitsin fındık fıstık meyve bir şey getirsin masama boş yapmasın. kızları kucağınıza zıplatacak sihirli cümleler bunlar değil.
devamını gör...
cenneti düşlüyordur.
devamını gör...
kaybedecek bir şeyi kalmamıştır.
devamını gör...
korkunca ne oluyor peki, ne elde ediliyor, ne değişiyor.. korkmayan birinden farklı hangi sonuca ulaşılıyor.. tüm bu soruların cevabı kocaman bir "hiç".. yani hiçbir şey.. o halde ölümü korkulan, korkulması gereken, korkutucu ve korkunç bir şey olarak görmek, sanmak anlamsız değil mi..
ölüm, mutlaka gerçekleşecek olan kaçınılmaz bir durum. korksanız da korkmasanız da.. kaçınılmaz olandan korkmak niye.. havaya attığınız bir taş sonunda yere düşecek, düştüğünde şaşırıyor musunuz, düşecek diye korkuyor musunuz, ya düşerse ne yaparım diyor musunuz.. peki ölüm için neden farklı düşünüyorsunuz.
her gün, her yıl azar azar öldüğünüzü bilmiyor musunuz zaten..hani nerde sütdişleriniz, göbek kordonunuz...bilmelisiniz ki,
insanı korkutan ölüm değil, ölüm hakkındaki bilgisizliği.. çünkü ölmek nedir bilmiyorsunuz. bilgisiz olduğunuz her şeyden korkarsınız evet.. ancak korkunuz bilgi ortaya çıktığında kalkar. yani korktuğunuz şey olayın kendisi değil, olay hakkındaki bilgi durumunuzdur.
peki siz yaşadığınızı anladığınız andan önceki durumdan korkuyor musunuz: hayır. neden peki, oraya dönüşün kaçınılmaz olmadığı, mümkün olmadığı için mi.. büyük olasılıkla siz yaşadığınızdan önceki ana dönüş, nasıl olsa imkansız olduğu " bilgi"sine sahip olduğunuz için, geriye dönüşün imkansız olduğunu düşündüğünüz için, korkmuyorsunuz. ama yanılıyorsunuz.. doğanın büyük döngüsü gereği bir noktada o eski halinize geri döneceksiniz.. büyük büyük dedeniz döndü.. nineniz de.. şimdi yeniden doğada azot, karbon, hidrojen vd.vd. olarak evrendeler ama..
maddenin sakınımı yasasını biliyorsunuz değil mi.. işte ölüm dediğiniz şey de: sadece bu.. biraz kül biraz duman hesabı, biraz karbon, biraz azot, biraz oksijen, hidrojen falansınız siz.. yeniden ayrışacaksınız sadece bu..çok daha önceleri de öyleydiniz zaten.. ve tüm bunlar acısız olacak emin olun.. doğarken annenizin yaşadığı acıyı bile siz duymamıştınız hatırlayın..
ve ölümden korkmayın.. yalan tüm anlatılanlar. müjdeyi sona sakladım. ölümden korkmayın çünkü ölüm denilen korkutucu bir şey yok.. devinen bir büyük evrenin savrulan parçacıklarıyız hepimiz, her şey.. çeşitli biçimler alıyoruz çeşitli zamanlarda (hani iki hidrojen ve bir oksijen birlikteyken su diye adlandırıyoruz ya, öyle düşünün.) ve inanın her şey yolunda.. korkmayın.!
devamını gör...
ben elektron olmak istiyom poetika amca
atom du elementti kasıyo beni
devamını gör...
(bkz: ateist)
devamını gör...
surda korkmuyom diye dram kasanlarin arkasindan usulca yaklasip bo! diye bagirmak isterdim. tepkileri ne olurdu acaba la
devamını gör...
çevresinde sevdiği hemen herkes öldüyse, canını verecek kadar sevdiği 50 kadar insanı toprağa verdiyse, neden korksun?
ölüm şu dakika gelip beni yakalasa ne olacak? ağrılarım dinecek, acılarım bitecek, uğraşlarım sonlanacak, eee bunun neresi kötü?
devamını gör...
ölmeyi bayılmak sanıyordur.
devamını gör...
yaşamaktan korkmayan insandır.

entry 'ölmekten korkmayan insan' olsaydı işler değişirdi fakat ölüm korkusundan bahsedildiği için bunu 'bilinmeyenden korkmayan insan' şeklinde algılamak ayağımızı yere daha sağlam basmamıza olanak sağlar.

ölüm, bilinmezlik ve risk barındırdığı için korkulan bir kavramdır. insanı hayatta tutan ölüm korkusudur, her şey ölüm korkusu üzerinden şekillenir. ilkel beyin bu korku üzerine inşa edilmiştir. okulda aynı sıraya oturmamızın nedeni dün de o sırada oturmuş ve hayatta kalmış olmamızdır.

ölüm daha çok kaybedişle ilgilidir, "acı kaybımız" risk alan kişi ölümü göze almış demektir. aslında farklı farklı şeylerden korkmayız, tüm korkularımız ölüm korkusunun farklı senaryolarla karşımıza çıkmasıdır.

yani aslında sadece bir tane korkumuz vardır.

fakat işin ilginç kısmı bu korkuya atfedilen senaryoya bağlı olarak hissettiğimiz şey haz ya da çok korku olabilmekte. roller coaster'a binmiş biriyle başına silah dayanmış birinin vücut ve beyin kimyası birebir aynı olmasına rağmen biri haz diğeri büyük endişe duyar.

onu sevdiğimizi pat diye ilk kez söylediğimizde, bir şeyi kaybetme bahasına doğru olanı yaptığımızda, paramız çok azken kalkıp yabancı bir şehre gittiğimizde, reddedilme riski taşıdığı halde gerçekten ne hissettiğimizi dile getirdiğimizde, kalpten sevdiğimiz fakat getirisi olmadığı düşünülen bir işi meslek edinmeye karar verdiğimizde, soğuk duş aldığımızda, aslında ölüme meydan okuruz.

ve gerçekten yaşadığımızı işte o an hissederiz. bu yüzden ölümden korkmayan insan, yaşamaktan korkmayan insandır.
devamını gör...
#2942729 buradaki ölümden korkmak ile ilgili bilgiyle ilişkilendirilen argümanların hepsi yanlış. ciddi anlamda bilimsel geyik. ama hiçbir anlamı yok. materyalist düzlemde insanla ilgili şeyleri açıklayabileceğinin sanrısı. başka bir şey değil. bilgiye tapınma sadece. biliyorum o halde korkmama gerek yok. sadece komik ha.

taşın yere düşmesinden eğer ki düşeceği yerde kendinin olduğunu bilirsen, taşın yere düşeceğini bilmekten korkabilirsin. karnına bıçak girerse acı çekeceğini bildiğin halde korkarsın. annen öldüğünde onunla artık konuşmayacağını biliyorsun ama yine de korkuyorsun. korku bir koruma mekanizması. pekala ölümden neden korkuyor insanlar? çünkü çılgınca bir her şeyi sürdürme isteği var. bu sadece ölümle ilgili değil üstelik. sadece ölümden değil, terk edilmekten korkuyor, parasız kalmaktan korkuyor, evsiz kalkmaktan korkuyor, ayağını kaybetmekten korkuyor, dilini kaybetmekten, yani sürdürülemez olanı sürdürme çabası yüzünden korkusu. sadece vazgeçmeyi bilenler korkmazlar. vazgeçmesi gerektiğini, hiçbir şeyin sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini, kabullenenler korkmaz. onun dışında korkunun bilgi ile alakası yok.

aslında buradaki korku olarak adlandırılan şeylerin çoğu da kaygı, korku değil. ama şimdi oraya da girip, daha fazla uzatmak istemiyorum. sonuç olarak bilgiye tapmak ve materyalist düzlemde açıklama yapmak saçma. çünkü alakası yok. daha kaygı ile korku arasındaki farkı bilmeyenler bilgiye tapıyorlar. ilginç.
devamını gör...
ölümden her açıdan korkulması gerekir çünkü ölüm ucu açık bir süreçtir. sadece zamanı geldiğinde deneyimlemiş ve artık aramızda olmayan insanlar gerçekten nasıl bir şey olduğunu biliyorlar. yaşamaya devam ettiğimiz müddetçe denemekten muaf olduğumuz her şey, ürkütücüdür ve aynı zamanda hepsi müthiş kaygıya açıktır. zihin kontrol edemediği ya da tanımlayamadığı her şeyi " pataloji " olarak görür ve sürekli bunun üstüne oynar, durur. bu da extra kaygı, depresyon hatta duygu- durum bozukluğu bile oluşturabilir.


ölmekten korktuğu için, evinden dışarıya çıkmayan bir sürü insan var dünya genelinde. sürekli başına bir şey geleceğine inanan ve bunu aşamadığı için ilaç tedavisi ile kontrol altında tutulan insanlarla dolu toplumlar. bir tanesi arkadaş çevremin içerisinden tatlı bir kızcağız. zihni sürekli paranoya üretiyor ve her paranoyası içinde bulunduğu an ve olaya göre değişiyor. mesela çok standart bir günde, otobüse binerken bile " ya ayağım takılırsa ve otobüse binemezsem, bu sırada düşersem ve otobüs üstümden geçerse" diye düşünüyor. tabi ki bunlar hafife alınacak şeyler değil, hepsi artık " rahatsızlık" boyutuna evrilmiş ve sadece profesyonel destek ile çözülebilecek olaylar bütünüdür.

kısacası; ölüm korkusu çok uç noktalara evrilebilen, ciddi bir olgudur. psikolojik açıdan güçlü insanları pek yıkmaz ama kırılgan insanlar için sıkıntıdır.
devamını gör...
olumden korkmak icguduseldir. korkmadigini soyleyen yalan soyler.
devamını gör...
100.
=şemsiyenin illaki açılacağını bilme durumu :)))))
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ölümden korkmayan insan" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim