21.
zekasını ve inceliğini homoseksüelliğinden aldığını düşündüğüm, dorian gray'in portresi kitabına bayıldığım insan. keşke daha çok kitabı olsa dedirtir.
devamını gör...
22.
yaşamış en zeki, züppe, esprili insanlardan biri. böylesi 100 yılda bir bile gelmez. öyküleri ve aforizmaları, romanından ve oyunlarından kat kat iyidir. sonu çok trajik olmuştur. erken doğmuş.
devamını gör...
23.
büyük yazar oscar wilde'ın biyografisini derlediğim videoyu izlemek için : tıklayınız
geç victoria dönemi britanya’sının en büyük yazarlarından biri olan oscar wilde, sansasyonel hayatı, yazdığı ustaca gözleme dayalı toplumsal epigramları, oyunları, şiirleri ve romanıyla dönemin en çok ses getiren insanlarından biriydi. 16 ekim 1854 yılında irlanda’nın dublin kentinde dünyaya geldi. babası dönemin ünlü göz cerrahlarından aynı zamanda jonathan swift hakkında çeşitli kitaplar yayınlayan arkeoloji meraklısı william wilde, annesi dönemin milliyetçi hareketinde önemli yeri olan devrimci şair jane francesca wilde idi.
hem annesinin hem de babasının kitaplara olan tutkusu yazarı da etkileyecekti. ilk şiir ve yazım çalışmalarına küçük yaşlarda başlayan wilde, yunan ve roma dönemine âşık olduğundan portora kraliyet okulunda okumaya başlamıştı. okul hayatındaki büyük başarısını en iyi öğrenci ödülü ve en iyi çizim yapan öğrenci ödülleriyle taçlandırmıştı. her ne kadar başarı onu mutlu etse de hayatının ilk şokunu kendisinden üç yaş küçük olan kardeşinin ölümüyle yaşamıştı ve onun saç tellerini bir zarfın içinde hayatı boyunca saklamıştı.
okul hayatındaki başarının ödülü bir sonraki okula gitmesi için ona burs olarak geri döndü ve yazar trinity college’e kraliyet bursuyla katıldı. burada da büyük başarı elde eden wilde okulu birincilikle bitirdi ve berkeley altın madalyası kazanarak oxford’daki magdalen kolejinde ileri eğitim dersleri aldı. akademik olarak mükemmel bir çizgide ilerlemek yazım hayatına da güç katmıştı, yazdığı ravenna adlı şiirle newdigate ödülünü kazarak genç hayatında muhteşem bir tablo yarattı. sanatı, edebiyatı ve estetiği hayatının merkezine alan oscar wilde oxford’dan mezun olduktan sonra kendi yolunu çizdi ve yakın dostu portre sanatçısı frank miles ile londra’ya taşındı.
şiir çalışmalarına ağırlık verdiği 1881 yılında poems-şiirler adıyla ilk kitabını yayınlamayı başardı. kitap yayınlandıktan sonra büyük övgüler almasa da şairi gelecek vaat eden yazarlar arasına sokmayı başarmıştı. ertesi yıl estetik üzerine konferanslar vermek için amerika new york’a gitti ve 140 ders verdi. bu konferanslar sayesinde henry longfellow, oliver wendell holmes ve walt whitman gibi isimlerle tanışmayı başarmıştı. özellikle büyük şair walt whitman’dan çok etkilenen oscar wilde, "amerika'nın bu geniş büyük dünyasında çok sevdiğim ve onurlandırdığım başka kimse yok" diyerek ona olan sevgisini göstermişti.
amerika turunun ardından yazar eve döndü. ingiltere ve irlanda’da ders vermeye devam etti. bu dönemde hem şiirleri hem de verdiği konferanslarla estetiğin önde gelen savunucularından biri olmayı bildi. şair hem politik ve sosyal bakış açısını geliştirerek hem de kendi iyiliğini ve güzelliğini arayarak sanat ve edebiyat teorisi geliştirmeye çalıştı. bunda da başarılı olan yazar kaleme aldığı iğneleyici epigramlarla dehasını ortaya koydu.
bir yandan şiir bir yandan da oyunlar yazmaya devam eden wilde, 1884 mayıs ayında constance lloyd adında zengin bir ingiliz hanımla evlendi. bu evlilikten birinci dünya savaşında ölecek olan cyril ve yazarlık ve eleştirmenlik yapacak hatta babası hakkında kitap çıkaracak olan vyvyan adında iki çocuğu oldu.
evlilikten 1 yıl sonra 1885 yılında dönemin bilinen ama artık miladını doldurmak üzere olan lady’s world adlı bir dergiyi yönetmek üzere işe başladı. genellikle kadınların giyim ve kuşamıyla ilgilenen dergiye devrim niteliğinde giriş yapan yazar, kadınların ne düşündüklerini, neye inandıklarını, neler hissettiklerini ve nasıl bir dünyaları olduğuyla da ilgilendi ve dergi küllerinden doğdu.
yazar dergi için "edebiyat, sanat ve modern yaşamın her alanında kadınların görüşlerinin ifade edileceği bir yayın organı olmalı ve aynı zamanda içeriğiyle erkeklerin de keyifle okuyabileceği bir dergi olmalı.” diyordu.
1888 yılına kadar derginin yönetiminde rol oynayan yazar bu tarihten itibaren iştahla yazmaya başladı. yılın başında çocuk hikayeleri olan mutlu prens ve öteki masallar adlı eserlerini yayınladı. 1891 yılında önce estetik ilkelerin tartışıldığı ıntentions adlı kitabını, sonra da yapıtları arasındaki en büyük eser olarak gösterilen, defalarca sansüre maruz kalan ve her daim tartışılmaya devam eden dorian gray’in portresi adlı kitabı yayınladı.
roman yayınlandıktan sonra wilde hedef tahtasına oturtuldu. ahlaki ve ruhsal çöküntünün savunucusu olduğuyla itham edildi ve kitabın içeriğindeki cinsel temalardan dolayı sansür uygulandı. buna boyun eğmek zorunda kalan wilde kendisini kitabın önsözünde savundu. yazar açık görüşlüydü, sanatçı için erdem ne kadar büyük bir materyalse bazen ahlaksızlığın da aynı şekilde büyük bir materyal olabileceğini söylüyordu. böylece topluma ışık tutmak ve gerçeği görmek daha kolay olacaktı.
oscar wilde bütün bu sarsıntı içerisinde yazılarına ve şiirlerine devam etmeyi sürdürdü. dorian gray’in portresi kitabından sonra 1892 yılında lady windermere'in yelpazesi adlı oyununu yayınladı. büyük bir beğeniyle karşılaşan oyun o dönemde yazarın şairliğinin ve romancılığının üstüne çıkarak ilk edebi biçiminin oyun olduğu yönünde izlenim verdi. çünkü dorian gray’in portresi kitabının değeri henüz anlaşılamamıştı.
bu tarihten sonra yazar da sırasıyla önemsiz bir kadın, ideal bir koca, salome, kutsal metres ve ciddi olmanın önemi adlı oyunlarını yayınlandı. ciddi olmanın önemi yazarın oyunlar içerisindeki en önemli yapıtı olmuştu ve bir süre bu başarının tadını çıkarmaya koyuldu. lord alfred douglas adında genç bir adamla tanışan yazar, bu adamla bir süre ilişki yaşadı. fakat alfred’in babası queensberry markisi bu ilişkiyi öğrendiğinde oscar wilde için kâbus gibi bir dönem başlamış oldu. ikili arasındaki ilişkinin deşifre olmasıyla yazar bunu hakaret sayarak dava açtı fakat bir süre sonra geri almak zorunda kaldı. bunun üzerine marki karşı dava açarak avukatlarını yönlendirdi.
avukatlar alfred’e yazılan mektupları ve wilde’ın eserlerindeki homoerotizm içeren yazılarını mahkemeye kanıt olarak sundu. bunun üzerine davayı kaybeden oscar wilde 25 mayıs 1895 yılında 2 sene hapis cezasına çarptırıldı. 2 yıl sonra hapisten çıktığında duygusal olarak çökmüştü, fiziksel olarak bitmişti, sefildi ve yıpranmıştı.
hapisten çıktıktan sonra halkın ona duyduğu öfkeden dolayı c-3-3 adıyla sadece reading zindanı baladı eserini yayınlayabildi. ismin anlamı reading hapishanesinde kaldığı c blok 3. kat 3. hücreydi. fiziken bitik, zihnen çökmüş olsa da bu eserle ne kadar büyük bir şair olduğunu da ortaya koymuştu. bugüne dek yazdığı tüm şiirler arasında her zaman ilk akla gelen eser olan balad, bugün ülkemizde “oysa herkes öldürür sevdiğini” adıyla bilinmektedir.
fransa’ya sürgüne giden yazar bazen arkadaşlarının yanında bazen de ucuz otel odalarında yaşamaya çalıştı. bu dönem bir süre alfred ile görüştü ama uzun sürmedi. rezil bir mahkeme kararı sadece yazım hayatına değil, yaşamının özüne darbe vurmuştu. buna rağmen çevresi tarafından saygınlığını hiçbir zaman yitirmemişti. insanlar onu mükemmel zekasıyla, esprileriyle ve muazzam eserleriyle hatırlamaya devam etti. estetik anlayıştan vazgeçmeyen yazar dorian gray ile ne kadar yerden yere vurulsa da eserlerinin arkasında durmayı görev bildi. sanatı her şeyin üzerinde gördü ve bu uğurda savaşmayı sürdürdü.
oscar wilde ingiliz toplumunun katı ahlaki tutumunun sert olduğu bir dönemde yaşamıştı. bugün yaşasaydı kendisini daha iyi ifade edebilecekti ve edebi yapıtlarından daha fazla yararlanılacaktı ve belki de daha çok eserini okuyacaktık fakat bütün yaşadıklarına ve haksız ceza almasına rağmen epigramlarıyla dünyanın en çok alıntılanan yazarı olmayı başarmış, yapıtları gereken değeri görmüştü. fakat o bunu bilemeyecekti.
hayatının son dönemlerinde beş parasız paris sokaklarında dolaştı. çocuklarını görmeye izni yoktu hatta soyadları bile değiştirilmişti. alfred’den maddi yardım taleplerine de cevap gelmiyordu, böylece sefaleti kat be kat arttı. yazar hapishanede kaldığı dönemde yaşadığı kulak enfeksiyonu da içten içe onu bitiriyordu ama farkında değildi. çünkü enfeksiyon menenjit olarak geri dönmüştü ve yazar 30 kasım 1900 yılında henüz 46 yaşındayken hayatını kaybetti.
geç victoria dönemi britanya’sının en büyük yazarlarından biri olan oscar wilde, sansasyonel hayatı, yazdığı ustaca gözleme dayalı toplumsal epigramları, oyunları, şiirleri ve romanıyla dönemin en çok ses getiren insanlarından biriydi. 16 ekim 1854 yılında irlanda’nın dublin kentinde dünyaya geldi. babası dönemin ünlü göz cerrahlarından aynı zamanda jonathan swift hakkında çeşitli kitaplar yayınlayan arkeoloji meraklısı william wilde, annesi dönemin milliyetçi hareketinde önemli yeri olan devrimci şair jane francesca wilde idi.
hem annesinin hem de babasının kitaplara olan tutkusu yazarı da etkileyecekti. ilk şiir ve yazım çalışmalarına küçük yaşlarda başlayan wilde, yunan ve roma dönemine âşık olduğundan portora kraliyet okulunda okumaya başlamıştı. okul hayatındaki büyük başarısını en iyi öğrenci ödülü ve en iyi çizim yapan öğrenci ödülleriyle taçlandırmıştı. her ne kadar başarı onu mutlu etse de hayatının ilk şokunu kendisinden üç yaş küçük olan kardeşinin ölümüyle yaşamıştı ve onun saç tellerini bir zarfın içinde hayatı boyunca saklamıştı.
okul hayatındaki başarının ödülü bir sonraki okula gitmesi için ona burs olarak geri döndü ve yazar trinity college’e kraliyet bursuyla katıldı. burada da büyük başarı elde eden wilde okulu birincilikle bitirdi ve berkeley altın madalyası kazanarak oxford’daki magdalen kolejinde ileri eğitim dersleri aldı. akademik olarak mükemmel bir çizgide ilerlemek yazım hayatına da güç katmıştı, yazdığı ravenna adlı şiirle newdigate ödülünü kazarak genç hayatında muhteşem bir tablo yarattı. sanatı, edebiyatı ve estetiği hayatının merkezine alan oscar wilde oxford’dan mezun olduktan sonra kendi yolunu çizdi ve yakın dostu portre sanatçısı frank miles ile londra’ya taşındı.
şiir çalışmalarına ağırlık verdiği 1881 yılında poems-şiirler adıyla ilk kitabını yayınlamayı başardı. kitap yayınlandıktan sonra büyük övgüler almasa da şairi gelecek vaat eden yazarlar arasına sokmayı başarmıştı. ertesi yıl estetik üzerine konferanslar vermek için amerika new york’a gitti ve 140 ders verdi. bu konferanslar sayesinde henry longfellow, oliver wendell holmes ve walt whitman gibi isimlerle tanışmayı başarmıştı. özellikle büyük şair walt whitman’dan çok etkilenen oscar wilde, "amerika'nın bu geniş büyük dünyasında çok sevdiğim ve onurlandırdığım başka kimse yok" diyerek ona olan sevgisini göstermişti.
amerika turunun ardından yazar eve döndü. ingiltere ve irlanda’da ders vermeye devam etti. bu dönemde hem şiirleri hem de verdiği konferanslarla estetiğin önde gelen savunucularından biri olmayı bildi. şair hem politik ve sosyal bakış açısını geliştirerek hem de kendi iyiliğini ve güzelliğini arayarak sanat ve edebiyat teorisi geliştirmeye çalıştı. bunda da başarılı olan yazar kaleme aldığı iğneleyici epigramlarla dehasını ortaya koydu.
bir yandan şiir bir yandan da oyunlar yazmaya devam eden wilde, 1884 mayıs ayında constance lloyd adında zengin bir ingiliz hanımla evlendi. bu evlilikten birinci dünya savaşında ölecek olan cyril ve yazarlık ve eleştirmenlik yapacak hatta babası hakkında kitap çıkaracak olan vyvyan adında iki çocuğu oldu.
evlilikten 1 yıl sonra 1885 yılında dönemin bilinen ama artık miladını doldurmak üzere olan lady’s world adlı bir dergiyi yönetmek üzere işe başladı. genellikle kadınların giyim ve kuşamıyla ilgilenen dergiye devrim niteliğinde giriş yapan yazar, kadınların ne düşündüklerini, neye inandıklarını, neler hissettiklerini ve nasıl bir dünyaları olduğuyla da ilgilendi ve dergi küllerinden doğdu.
yazar dergi için "edebiyat, sanat ve modern yaşamın her alanında kadınların görüşlerinin ifade edileceği bir yayın organı olmalı ve aynı zamanda içeriğiyle erkeklerin de keyifle okuyabileceği bir dergi olmalı.” diyordu.
1888 yılına kadar derginin yönetiminde rol oynayan yazar bu tarihten itibaren iştahla yazmaya başladı. yılın başında çocuk hikayeleri olan mutlu prens ve öteki masallar adlı eserlerini yayınladı. 1891 yılında önce estetik ilkelerin tartışıldığı ıntentions adlı kitabını, sonra da yapıtları arasındaki en büyük eser olarak gösterilen, defalarca sansüre maruz kalan ve her daim tartışılmaya devam eden dorian gray’in portresi adlı kitabı yayınladı.
roman yayınlandıktan sonra wilde hedef tahtasına oturtuldu. ahlaki ve ruhsal çöküntünün savunucusu olduğuyla itham edildi ve kitabın içeriğindeki cinsel temalardan dolayı sansür uygulandı. buna boyun eğmek zorunda kalan wilde kendisini kitabın önsözünde savundu. yazar açık görüşlüydü, sanatçı için erdem ne kadar büyük bir materyalse bazen ahlaksızlığın da aynı şekilde büyük bir materyal olabileceğini söylüyordu. böylece topluma ışık tutmak ve gerçeği görmek daha kolay olacaktı.
oscar wilde bütün bu sarsıntı içerisinde yazılarına ve şiirlerine devam etmeyi sürdürdü. dorian gray’in portresi kitabından sonra 1892 yılında lady windermere'in yelpazesi adlı oyununu yayınladı. büyük bir beğeniyle karşılaşan oyun o dönemde yazarın şairliğinin ve romancılığının üstüne çıkarak ilk edebi biçiminin oyun olduğu yönünde izlenim verdi. çünkü dorian gray’in portresi kitabının değeri henüz anlaşılamamıştı.
bu tarihten sonra yazar da sırasıyla önemsiz bir kadın, ideal bir koca, salome, kutsal metres ve ciddi olmanın önemi adlı oyunlarını yayınlandı. ciddi olmanın önemi yazarın oyunlar içerisindeki en önemli yapıtı olmuştu ve bir süre bu başarının tadını çıkarmaya koyuldu. lord alfred douglas adında genç bir adamla tanışan yazar, bu adamla bir süre ilişki yaşadı. fakat alfred’in babası queensberry markisi bu ilişkiyi öğrendiğinde oscar wilde için kâbus gibi bir dönem başlamış oldu. ikili arasındaki ilişkinin deşifre olmasıyla yazar bunu hakaret sayarak dava açtı fakat bir süre sonra geri almak zorunda kaldı. bunun üzerine marki karşı dava açarak avukatlarını yönlendirdi.
avukatlar alfred’e yazılan mektupları ve wilde’ın eserlerindeki homoerotizm içeren yazılarını mahkemeye kanıt olarak sundu. bunun üzerine davayı kaybeden oscar wilde 25 mayıs 1895 yılında 2 sene hapis cezasına çarptırıldı. 2 yıl sonra hapisten çıktığında duygusal olarak çökmüştü, fiziksel olarak bitmişti, sefildi ve yıpranmıştı.
hapisten çıktıktan sonra halkın ona duyduğu öfkeden dolayı c-3-3 adıyla sadece reading zindanı baladı eserini yayınlayabildi. ismin anlamı reading hapishanesinde kaldığı c blok 3. kat 3. hücreydi. fiziken bitik, zihnen çökmüş olsa da bu eserle ne kadar büyük bir şair olduğunu da ortaya koymuştu. bugüne dek yazdığı tüm şiirler arasında her zaman ilk akla gelen eser olan balad, bugün ülkemizde “oysa herkes öldürür sevdiğini” adıyla bilinmektedir.
fransa’ya sürgüne giden yazar bazen arkadaşlarının yanında bazen de ucuz otel odalarında yaşamaya çalıştı. bu dönem bir süre alfred ile görüştü ama uzun sürmedi. rezil bir mahkeme kararı sadece yazım hayatına değil, yaşamının özüne darbe vurmuştu. buna rağmen çevresi tarafından saygınlığını hiçbir zaman yitirmemişti. insanlar onu mükemmel zekasıyla, esprileriyle ve muazzam eserleriyle hatırlamaya devam etti. estetik anlayıştan vazgeçmeyen yazar dorian gray ile ne kadar yerden yere vurulsa da eserlerinin arkasında durmayı görev bildi. sanatı her şeyin üzerinde gördü ve bu uğurda savaşmayı sürdürdü.
oscar wilde ingiliz toplumunun katı ahlaki tutumunun sert olduğu bir dönemde yaşamıştı. bugün yaşasaydı kendisini daha iyi ifade edebilecekti ve edebi yapıtlarından daha fazla yararlanılacaktı ve belki de daha çok eserini okuyacaktık fakat bütün yaşadıklarına ve haksız ceza almasına rağmen epigramlarıyla dünyanın en çok alıntılanan yazarı olmayı başarmış, yapıtları gereken değeri görmüştü. fakat o bunu bilemeyecekti.
hayatının son dönemlerinde beş parasız paris sokaklarında dolaştı. çocuklarını görmeye izni yoktu hatta soyadları bile değiştirilmişti. alfred’den maddi yardım taleplerine de cevap gelmiyordu, böylece sefaleti kat be kat arttı. yazar hapishanede kaldığı dönemde yaşadığı kulak enfeksiyonu da içten içe onu bitiriyordu ama farkında değildi. çünkü enfeksiyon menenjit olarak geri dönmüştü ve yazar 30 kasım 1900 yılında henüz 46 yaşındayken hayatını kaybetti.
devamını gör...
24.
insanı en çok yıpratan şey iyi niyettir.
devamını gör...
25.
düşünebilen her canlının insan olması, insan olan herkesin düşünebilmesi anlamına gelmiyor ne yazık ki
devamını gör...
26.
hayat ciddiye alınmayacak kadar önemlidir.
oscar wilde.bugün ölüm yıl dönümüdür.
oscar wilde.bugün ölüm yıl dönümüdür.
devamını gör...
27.
"kadınlar sevilmek için yaratılmıştır, anlamak için değil."
devamını gör...
28.
"kulak verin sözlerime iyice,
herkes öldürebilir sevdiğini
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle,
korkaklar öpücük ile öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle!"
herkes öldürebilir sevdiğini
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle,
korkaklar öpücük ile öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle!"
devamını gör...
29.
eşcinsel yazılar yazdığı için döneminde çok acı çekmiş sevdiğim bir yazar dorian gray'in portresi kitabını ise kesinlikle tavsiye ederim insanı bana göre çok güzel anlatmış bu kitabında bence okuyun okutturun
saygılarımla
saygılarımla
devamını gör...
30.
31.
"sen roman yazamazsın" diyenlere dorian gray'in portresi'ni yazarak cevap veren, sadece 46 yıl yaşamış irlandalı yazar/ şair.
babası cerrah, annesi şairdir.
iğneleyici üslubu ile her zaman dikkat çekmiş, etkilendiği bir sanatçının intiharı üzerine o daha önce yaşamış mıydı ki? deme cesaretini göstermiş ender isimlerdendir.
46 yaşında hayatını kaybetmiştir.

ben birini çok sevdim mi, adını kimseye söylemem. bir parçasını başkasına vermek gibi gelir bana.
babası cerrah, annesi şairdir.
iğneleyici üslubu ile her zaman dikkat çekmiş, etkilendiği bir sanatçının intiharı üzerine o daha önce yaşamış mıydı ki? deme cesaretini göstermiş ender isimlerdendir.
46 yaşında hayatını kaybetmiştir.

ben birini çok sevdim mi, adını kimseye söylemem. bir parçasını başkasına vermek gibi gelir bana.
devamını gör...
32.
benim için yeri her zaman çok ayrı olacak o yazar. de profundis isimli eserinde verdiği bir söz zaman zaman aklıma gelir, duvarımda da bulunmasını isterim:
senin bana yaptıkların çok kötüydü ama benim kendime yaptıklarım daha da kötüydü.
senin bana yaptıkların çok kötüydü ama benim kendime yaptıklarım daha da kötüydü.
devamını gör...
33.
tüm yollar eninde sonunda aynı yere varır
sevgili glayds.
+neresiymiş orası?
-hayal kırıklığı. *
sevgili glayds.
+neresiymiş orası?
-hayal kırıklığı. *
devamını gör...
34.
35.
36.
1854/1900 yılları arasında yaşamış, bugün ölüm yıldönümü olan irlandalı yazar ve şair.
roman yazamazsın diyenlere dorian gray'in portresi ile cevap vermiştir.

oysa herkes öldürür sevdiğini, bunu böyle bilin, kimi hazin bir bakışla öldürür, kimi latif bir sözle, korkaklar öperek öldürür, yürekliler kılıç darbeleriyle!
kimi gençken öldürür sevdiğini,
kimi ihtiyarken;
kimi şehvetli ellerle boğar, kimi sevdiğini altına boğar:
merhametlisi bıçağını savurur, çünkü böyle ölen çabuk soğur.
kimi az sever, kimi çok, kimi alır, kimi satar;
kimi öldürürken gözyaşı döker de, kimi gözünü bile kırpmaz:
çünkü herkes öldürür sevdiğini, ama herkes öldürdü diye ölmez.
kaynak/ reading zindanı baladı sayfa 23
roman yazamazsın diyenlere dorian gray'in portresi ile cevap vermiştir.

oysa herkes öldürür sevdiğini, bunu böyle bilin, kimi hazin bir bakışla öldürür, kimi latif bir sözle, korkaklar öperek öldürür, yürekliler kılıç darbeleriyle!
kimi gençken öldürür sevdiğini,
kimi ihtiyarken;
kimi şehvetli ellerle boğar, kimi sevdiğini altına boğar:
merhametlisi bıçağını savurur, çünkü böyle ölen çabuk soğur.
kimi az sever, kimi çok, kimi alır, kimi satar;
kimi öldürürken gözyaşı döker de, kimi gözünü bile kırpmaz:
çünkü herkes öldürür sevdiğini, ama herkes öldürdü diye ölmez.
kaynak/ reading zindanı baladı sayfa 23
devamını gör...
37.
kendisini 'teleny' adli eserinde detaylica tasvir ettiğini dusundugum ünlü oyun ve roman yazarı.
devamını gör...
38.
en bilinen eserinin dorian gray'in portresi olduğunu söyleyebileceğimiz irlandalı şair ve yazardır.
yazdıklarını okursak her şeyle dalga geçmeyi sevecek kadar kibirli olduğunu görürüz.

bir insanı dış görünüşü, kıyafetleri yahut lüks arabası için değil, yalnız bizim duyabildiğimiz bir şarkıyı söylediği için severiz.
yazdıklarını okursak her şeyle dalga geçmeyi sevecek kadar kibirli olduğunu görürüz.

bir insanı dış görünüşü, kıyafetleri yahut lüks arabası için değil, yalnız bizim duyabildiğimiz bir şarkıyı söylediği için severiz.
devamını gör...
39.
şu sözlerin yazarı.
" disobedience, in the eyes of anyone who has read history, is man's original virtue. it is through disobedience that progress has been made, through disobedience and through rebellion."
yani diyor ki..
tarih okumuş kimselerin gözünde, itaatsizlik, insanoğlunun asıl erdemidir. itaatsizlik yoluyla gelişme olmuştur, itaatsizlik ve başkaldırı aracılığıyla.
" disobedience, in the eyes of anyone who has read history, is man's original virtue. it is through disobedience that progress has been made, through disobedience and through rebellion."
yani diyor ki..
tarih okumuş kimselerin gözünde, itaatsizlik, insanoğlunun asıl erdemidir. itaatsizlik yoluyla gelişme olmuştur, itaatsizlik ve başkaldırı aracılığıyla.
devamını gör...
40.
doğum günün kutlu olsun kankam.
devamını gör...