vay be, sabah sabah ne okudum ya yukarıda öyle.
eline sağlık değerli nazar boncuğu. başlığı görünce, reenkarnasyon mu ehe yok ki yazmaya gelmiştim.

şimdi ofiste çayımı yudumlayarak bu anlatı üzerine düşünüyorum.
devamını gör...
inanışa göre, ruhun defalarca enkarne olarak çıktığı tekamül/ruhsal büyüme yolculuğudur. her beden sadece yeni bir giysidir ve öz değişmez. bedenlenilen her yaşama bir veya birçok şeyi öğrenmek/ öğretmek, büyümek/büyütmek, borçları ödemek (karma) vb. sebeplerle gelinir ve tümü aslında bedenlenmeden önce ruhun bizzat seçtiği deneyimlerdir. yani kendi senaryonuzu yazar ve oynarsınız. seçtiğiniz aile dahi gelmeden evvel ruhsal ihtiyaçlarınız çerçevesinde bizzat sizin seçtiğiniz ailelerdir. burada kader inancıyla ters düşer. bu inanca göre dışınızda üst bir varlık yazmaz senaryoyu. tanrı inkarı değildir aslında. sadece neye ihtiyacı olduğunu belirleyen ruhun kendisidir. cezasını kendi verir seçtiği "kötü senaryolu"yaşamlarla. beşeri zihinle "neden böyle bir yaşamı ben seçeyim, deli miyim" denilse de öz varlık ruhsal bir katmanda çok başka bakmaktadır. varlık, dünyada konforlu yaşamı değil, ruhsal büyümeyi hedefler. bunun için yanması gerekiyorsa yanmayı seçecek ve pişecektir. * buradan hareketle cennet cehennem inanışı da yoktur. orası yazdığınız senaryo vesilesiyle burasıdır.

kötü olarak tanımlanılan tüm ruhlar ise esasında sizin de bir zamanlar olduğunuz kişilerdir. en zor kabullenilen detay burasıdır. çünkü
herkes eksik, biz tam. herkes kötü, biz iyiyizdir. oysa bir zamanlar herkesin geçmiş bir çok yaşamında şu anda belki de asla hazmedemeyeceği türden kötülükler yaptığını, "bir insan bunu nasıl yapar" dediğiniz herşeyi sizin de vaktiyle yaptığınızı ifade eder. karşılaşılan her insana tekamül düzeyini göz önünde bulundurarak kibir içermeden bir ebeveyn şevkatiyle bakmayı ve hoşgörüyü dikte eder. henüz ilkokul'a giden birini düzgün yazamıyor diye hırpalamamaya, yermemeye yönlendirir. "gördüğün sensin"dir özü.

sonraki yaşamın ana hatlarını ise mevcut yaşamdaki eylemler belirleyecektir. ne başarılamadıysa o sorunlarla tekrar karşılaşılacak ve yeni yaratılan karmalar ödenecektir. sadece "hoşgörü" için dahi defalarca gelmek gerekebilmektedir.

tasavvufta da kendine yer edinmiş bir inanış olduğu görülmekte. tersine tekamül olmadığı söylenir. yani tekamül ileriye doğrudur.
bu noktada mevlana'dan bir alıntı ile devam edeyim.


taş olarak ölmüştüm, bitki oldum.
bitki olarak öldüm ve hayvan oldum.
hayvan olarak öldüm, o zaman insan oldum.
öyleyse ölümden korkmak niye?
hiçbir sefer kötüye dönüştüğüm,
ya da alçaldığım görüldü mü?
bir gün insan olarak ölüp,
ışıktan bir yaratık,
rüyaların meleği olacağım.
fakat yolum devam edecek,
allah’tan başka her şey kaybolacak
.


çoğumuzun ali ekber çiçek 'in haydar haydar türküsü olarak bildiği sıdkı baba'nın düş oldum şiirinde de benzer ifadeler yer almaktadır.

amaç bir daha gelmeyi gerektirmeyecek seviyeye ulaşmak, tanrı özüne en yakın seviyeye erişmektir. bu sağlanana dek bu döngünün içinde ruhun sıkıştığı beden hücresine hapsolma durumudur.
cehennem budur.

felsefe penceresinden bakıldığında insanî, ahlakî donanıma, "insan" olmaya çalışan biz prototiplere katkı sağlar gibi gözükür.

voltaire:
'iki kez doğmuş olmak bir kez doğmuş olmaktan daha şaşırtıcı değildir" diyerek mümkün olabileceğine vurgu yapmıştır.

konu ile ilgili michael newton, roger woolger, dolares cannon kitapları isabetli kaynaklardır.

günümüzde regresyon terapileriyle geçmiş yaşamlara göz atma ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. fakat bunlar sahte anılar mıdır? bilinçaltı çöplüğü müdür? jung'un ifade ettiği gibi kollektif bilinç yansımaları mıdır? yoksa gerçekten bunlar doğru mudur? bilinmez. ama insanın henüz erişemediği muamma dehlizlerinden biridir.
devamını gör...
devamını gör...
yok diyor cmylmz.
devamını gör...
var olduğuna inanırım. ancak tek isteğim dünyaya bir daha gelmeyecek biçimde fiziksel karmamı tamamlayıp bir sonraki hayatlarımı astral dünyalarda yaşamak. çünkü dünya gerçekten karanlık bir yer ve benim ruhum ışığa aç.
devamını gör...
reankarnasyon, özellikle (bkz: hinduizm)*, (bkz: budizm)*ve bazı esoterik ve spiritüel inanç sistemlerinde önemli bir rol oynar.

reankarnasyon, ruhun ölüm sonrasında bedenin farklı bir formunda yeniden doğduğuna inanılan bir kavramdır. reankarnasyon inancına göre, ruh sürekli olarak döngüsel bir şekilde beden değiştirir ve birçok farklı yaşam deneyimi yaşar.

bu inanışa göre, kişinin yeni bir bedende doğumuyla birlikte geçmişteki yaşamlarından getirdiği deneyimler, öğretiler ve karmik etkiler de taşınır. reankarnasyon inancına sahip olanlar, bir yaşamda yapılan eylemlerin ve davranışların sonraki yaşamları etkilediğine inanır ve bu döngünün ruhun evrimi ve gelişimi için bir fırsat olduğunu düşünürler.
devamını gör...
ruh ölümsüzdür ancak beden değil. sadece fiziksel kozmosta olmaz reenkarnasyon. tıpkı fiziksel bedenimiz ölümle tanıştığı gibi astral bedenimiz de astral dünyada defalarca değişir. ruhumuz fiziksel karmadan kurtulana kadar dünyaya farklı bedenlerde dönmeye devam eder, ancak fiziksel karmasını tamamladıktan sonra astral bedenlerde kalıcı bir döngü sağlayabilir. bunun ötesinde de nedensel boyut yatar. nedensel varlıklar çok üstün varlıklardır ve insanların hayallerinde gerçekleştirebildiği her şeyi gerçek hayatta yerine getirebilirler.
devamını gör...
ruh göçü de denilebilir. insanın aslında tek bir ruhla tekrar ve tekrar bedenlendiği ve evvelde veya gelecekte başka bir bedende aynı ruh ile dünyaya gelmesi inanışıdır. islam tarafından reddedilen bu olaya 1 milyardan fazla kişi inanıyor.
inananlar için en büyük kanıt pollock ikizleridir. 1957'de ölen ablalarının ruhuyla 1964'te tekrar dünyaya geldiklerine inanılıyor.
oldukça ilginç bir hikaye
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
öldükten sonra kişinin yeni bir bedende var olacağı inancıdır.
devamını gör...
bazı kültür ve inançlarda var olduğuna inanılan durum. özelikle hindistanda bir çok vaka var ki reenkarnasyona kanıt olabilecek nitelikte.
devamını gör...
ay ben gülerim.

saçma sapan bir inanış.
devamını gör...
insanlar bazen önceden yaşadıkları bir anı sanki yine yaşıyormuş, sanki o olanlar önceden de yaşanmış duygusuna kapılırlar. bu, çoğumuzun yaşadığı enteresan bir duygudur. reenkarnasyon inancı da, tarihten bu yana pek çok insan ve toplum tarafından tartışılmış bir konudur. hatta antik yunan, antik mısır, mayalar gibi çok eski tarihlerde de mevzubahis olmuştur. reenkarnasyon, diğer ismiyle ruh göçü , insanın yaşadığı bedenin içerisinde dokunamadığı, göremediği ama var olduğuna inanılan bir ruhun yaşadığı inancıdır. yani, ruhun devamlı bedene kavuşması inancıdır. yani, insan öldükten sonra ruhu başka bir bedende hayat bulur. tabi ki ruh, önceki yaşamına dair hiçbir şey hatırlamamaktadır. reenkarnasyon inancına göre ruh, insandan insana olduğu kadar insandan başka bir canlıya da göçebilir. insan vücudundan ayrılan ruh, hayvan, bitki veya çiçek bünyesine geçebilir. hayvan, bitki, çiçekten göç eden ruh da insan vücuduna geçebilir. reenkarnasyon inancı, daha çok budizm, hinduizm, sihizm gibi hint dinlerinde geçerlidir. hıristiyanlık dininde de tartışmaya açık olan reenkarnasyon inancı, diğer semavi dinler olan islamiyet ve musevilik dinlerinde tartışmaya kapalı, bahsi dahi geçmemektedir. konuyu özetlersek, reenkarnasyon inancı farklı, ilgi çekici ve tartışmalı bir inançtır. kimisine göre mantıken uygun bir inançken, kimilerine göre mantık dışı, olması imkansız, ahiret inancına aykırı bir inançtır.
devamını gör...
reenkarnasyon bir cin çarpmasıdır ben demiyorum o diyor.
devamını gör...
safsatadır. bir canlı öldüğü zaman yaşadığı tüm anılar da benliği de onunla ölür. "ruh" kavramının temelinde "benlik" yatar ve canlılardaki ölen bir bireyin* "benlik" kavramının da tekrar başka bir bedende aynı şekilde hayat bulması, aktarılması imkansızdır. kökeni çok eski asya inançlarına dayanır.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
alevilikte (devriye inancı), budizmde ve hinduizmde (samsara) varlığına inanılan şey, ruh göçü.

genelikle kazalardan ve masumların ölümünden sonra reenkarnasyon olduğunu gördüm.
twenty cases suggestive of reincarnation, virgina university press, 1980.
okumanızı öneririm.

benim de ailemde çocukken tüfeğin kazara ateş almasıyla ölen
ve komşu ailede yeniden dünyaya gelen bir örnek var.
doğum lekesi olarak saçma (mermi) izi de mevcut.

ek olarak ruhun dünyaya gelişi insan formunda olmak zorunda da değildir.

güruh-i naciye özümü kattım
adem sıfatında çok geldim gittim
bülbül oldum firdevs bagında öttüm
bir zaman gül için zara düş oldum


(bkz: insan-ı kamil)
devamını gör...
yok oluşu ve evren karşısındaki kendi değersizliğini kabul edemeyen insanların inandığı yeniden vucut bulma hadisesi.
yani ruhun tekrar tekrar gelse ne gelmese ne. insanı insan yapan anılarıdır. anılar olmadıktan sonra yeniden vucut bulsan ne olacak. sadece vucut bulduğunu bilsen ne olacak?

ben bir mucizeyim, harikayım. o zaman ben yok olamam. vucud ölünce toprağa karışıyor. o zaman bir de elle tutulup, görülemeyen, ispatlanamayan bir şey daha olması lazım. öyle bir şey olmalı ki bu yok olmasın ölümden sonra da devam etsin. evet, ben harikayım.
nedense böyle düşünenler geçmişte de hep bir prens, çar veya prenses olur.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
islam'da kadercilik , hindu veda inancında kast, mitraizm inancında kast olarak ortaya çıkan; sosyolojik sömürünün dini argüman ile legalize edilmesinin adıdır reenkarnasyon.

budizm ve vedaizm felsefesinin asıl kavgası da reenkarnasyon inancından kaynaklanır. buda, hintli olmasına rağmen, budizm inancı hindistan'dan çin topraklarına sürülerek çin topraklarında genel kabul görmüştür. çünkü; buda'nın devrimci duruşu, hindu tapınaklarını tehdit ediyor idi. budizm her ne kadar sonradan ilk çıkış noktasından uzaklaşmış olsa da; temel olarak veda inancının temel duruşu olan kadercilik inancına ters olduğu için bir tehdit olarak algılandı.

reenkarnasyon kaderciliğin kılıfıdır. çünkü; insanın başına gelen musibetler geçmiş hayatında yaptığı kötülükten kaynaklanmaktadır. renekarne olan bir köle, geçmiş hayatında yaptığı hatalar yüzünden şimdiki zamanda köledir. köleliğine razı olup iyi bir köle olur ise; bir sonraki hayatında krishna veya brahman bile olması içten bile değildir. bu felsefenin kendisi, kast sistemini besleyen en büyük argümandır. bu düşünceye göre; kölelik kader, kölelikten kurtulmanın en büyük yolu ise bir sonraki hayata kadar iyi bir köle olmaktan geçer.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"reenkarnasyon" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim