samet olayı var fazla komik bir anıdır arkadaşlarla baya gülmüştük :))
devamını gör...
çok önemsediğim bir kitabın yazarına ulaşıp buluştuktan sonra imza almak istemiştim. upuzun bir ithâf yazdı o nedenle beni biraz bekleteceğini söyledi. kitabı da yeniden inceliyordu bir yandan ve farklı masalardaydık. kendisi sonradan kitabın kendisinde bile olmadığını ve nereden bulduğumu sormuştu. ben de ona hediye edebileceğimi ve kitabın bir başkasını daha bulup alabileceğimi söylemiştim. fakat o upuzun ithaf ve imzayı attığı sayfayı istemeyi unuttum. istemekten ziyâde görüp okumadım bile, uzaktan sadece upuzun şeyler yazıp sayfayı doldurduğuna şahit olmuştum. 1 yıldır içimde kalan o ukde ile yaşıyorum…
ne yazdığını hem merak ediyor hem bir türlü ulaşamıyorum… komik mi denir, absürt mü denir bilemem artık bu anı için. dertlenip üzülen de oluyor, bu şaşkın davranışıma katıla katıla gülen de oluyor. iki tarafa da hak veriyorum.
devamını gör...
amcam tavuğa rakı içirmişti. tavuk vala billa sarhoş olup deterjanlı leğene dalmıştı. kafasını gömdü çamaşırların arasına. koşup çıkarmıştım hayvanı.
devamını gör...
#3893330 bu denebilir
devamını gör...
şahit olduğum komedi denebilir: ilkokulda öğretmen demişti ki evde sağlıklı sandeviç hazırlayın getirin burda tanıtıp yiyicez besinler konusuydu ama sağlıklı besinlerle yapın birisi tam ekmek getirmişti ama sağlıklı besinlerle birisi de yine tam ekmek getirmişti içine salamları koymuştu ki bu da azıcık tebessüm ettirdi beni öğretmen yine tam puan verdi hsjsjsjsjjsjdsjsjsjs
devamını gör...
tamam bir anı da benden..
kızıma hamileyim o zamanlar, hamileliğin son dönemleri… nst için sıra beklerken lavaboya gitmem gerekti. zaten o aşamada hamilelik, sürekli deve gibi su içmek ve sürekli tuvalete koşmak demek. neyse, kadın doğum polikliniğinde wc sırası tıklım tıklım, ben de “hadi yan poliklinikteki wc’ye gideyim” dedim. meğer orası psikiyatri bölümüymüş.

göbeğim benden önde, penguen yürüyüşüyle wc’ye girdim. tam o sırada orta yaşlı, bakımlı ve kendinden emin bir kadın bana süzülüyor: “bak” dedi, göbeğimi göstererek, “bunlar sarkma yapar. ben benimkileri yeniledim, plastik cerrahiyle. baak, nasıl olmuş?” ve pat! bluzunu yukarı kaldırdı, memişlerle göz göze geldik. estetik ameliyat yapılmış yeni memişlerle..

ben de neye uğradığımı şaşırdım ama refleks olarak, “çok güzel olmuş…” diye alelacele cevap verdim ve kadın doğum bölümüne doğru penguen yürüyüşüyle sıvıştım.
devamını gör...
kısa bir tane yazacağım.
kütahya'da korsan cd satan bir dükkanda kıvanç tatlıtuğ'un dublörü ile tanışmıştım. kadınlar için boyun neden önemli bir faktör olduğunu o zaman anlamistim. kendisi kıvanç abiden bir karış eksikti, diksiyon ve boy dışında geriye kalan ozelliklerin çoğu tutuyordu. adamın çakması bile çok iyiydi lan hahaha. yarisamiyoruz bunlarla
devamını gör...
lisede güvenlik yanında nöbetçiydim adama telefon geliyor sürekli siyaset konuşuyor sonra bana siyaset anlatıyor adam susmuyor ben diyom abi bilmiyom siyaset ilgilenmiyom sevmiyom durdurmak bilmiyor bana da zorla kendi görüşünü yaymaya çalışıyor ben de o zaman korktum dedim böcek mi var acaba alıp bana iftira mı atacak vs diye hahahhaahhaajjaahaahahaha sonra adam konuşa konuşa uykum gelmiş nöbet başında uyumuştum araba gelmişti kapıyı açmamıştım uykudan azar işitmiştim neyse o adamdan kurtulunca oh demiştim sonra diğer arkadaşlarda demişti susmuyor susmuyor konuşuyor siyaset anlatıyor hahahahahahahhahaha hahahhaahhahaah
devamını gör...
evet eski bir saçmalığımı anlatmak için uygun bir başlık gibi. başlıyorum hazırsam. 6 sene kadar önce çalıştığım tiyatrodan çıkmıştım izmir üçyol tarafında metroya doğru yürüyordum efendim. biraz da yorgunluk ve beyin yanması eşliğinde sakin ve huşu içinde kaldırımdan ilerlerkene yandaki yoldan bir kamyonun g*tümün dibinde olduğunu ve kornayla karışık yüksek bir motor sesi ve ışıklar görerek kamyonun başa çarpıcak olduğunu sandım bu anı nasıl anlatabilirim inanın ki bilmiyorum dostlar. ama çok gerçekti yani sanki çarptı bana o an. ben de tabi her kamyon altında kalmak üzere olan insan gibi çığlıklar ve haykırışlarla kendimi 2 metre uçurmak üzre yere fırlattım. tam da karşıdan gelmekte olan 5 6 tane liselimtırak erken bireylerin ortasına doğru yere kapaklandım. sonra ölmediğimi fark edip hiç bi şey olmamış gibi kalkıp metroya doğru yürümeye devam ettim. liseli erkekler bile (ki bu imkansızdır) şaşkınlıktan gülemediler. neden mi şaşırdılar? çünkü kamyon mamyon yokmuş arkadaşlar. yani o kamyon çook uzaktaymış o yolun sonunda filan. metroya vardığımda kamyon daha yeni gelmişti benim debelendiğim yere o kadar yani. şimdi çocukların açısından bi düşünsenize (aklımı yitiriyorum bunu düşündükçe). arkadaşlarınızla yolda yürüyosunuz sakin sakin... her şey tıkırında... sonra manyağın biri ( allahım yardım et fnsjckskfksk) bir anda uçarak ve çığlıklarla yana yakıla ortanıza düşüyor. ama hali perişan... sonra da garip bir mutlulukla (ölmediği için) sessizce kalkıp size hiçbir açıklama yapmadan yürüyüp öylece gidiyor. yazık garibanlar dönüp dönüp arkamdan baktılar. belki hâlâ geceleri bu mal niye böyle bi hale soktu kendini diye düşünüyorlardır. adamın böyle aklını alırım işte.
devamını gör...
komik mi trajikomik mi bilmiyorum ama bir anda aklıma geldi kendi kendime güldüm..

lisenin ilk günü kendime opsiyonladığım bir arkadaşım vardı sürekli görüşüyorduk* ama öyle böyle bir görüşme değil.
okula beraber gidip geliyoruz, okuldan sonra görüşüyoruz yetmiyor bir de wpden fıtı fıtı yazışıyoruz. aramızdan su sızmıyor yani.
onun annesi biraz pimpirikli ve temizlik hastasıydı evlerine hiç misafir almazlardı o yüzden kızım kendisi bile kendi evinde rahat olmadığı için hep bizde görüşürdük.

çok nadir de olsa ben de onlara giderdim. ama şöyle, tek koltukta otururduk çünkü diğer koltukların örtüsü kaymasın ve göçmesin diye.
mutfakta yemek yapmazdık mutfak kirlenmesin diye.
arkadaşımın yatağında oturmazdık örtü kaymasın diye.
yatağının örtüsünü iğneyle tuttururdu hatta..

neyse bu ayrıntılar gereksiz ama yeterli.
yine bir gün okuldan çıkışta bir şeyler yapalım dedik. bacım, “bu sefer bize gidelim” dedi, geçenlerde annesi izin vermiş ve salçalı yumurta yapmış bize de ondan yapacakmış.
zaten kurt gibi açız, salçalı yumurta bize iskender pideli köfte falan.

dedim ama “bak annen sonra bizi şişlemesin yok orası pis burası şöyle diye”
“yok kız kendi izin verdi hatta elzemle de yapar yersiniz sonra dedi” dedi. besmele çektik ve şaşkınlıkla gittik eve.

mutfakta da yumurta, salça, tava ve yağ dışında hiçbir şeye elimizi dâhi sürmeden yemeğimizi yiyip ortalığı topladık pakladık sonra da dağıldık.

akşam yine wp konuşmalar devam tabi.
şimdi düşünüyorum da bu kadar sohbet edecek konuyu nerden buluyorduk bilmiyorum..

muhabbetin arasında arkadaşım şöyle bir mesaj attı,
“elzem sen bizim buzdolabını öpmüş olabilir misin?

pardon?

hayatımda aldığım en garip soru ve en garip mesajdı.

“hayır, ne alaka?” dedim.
bu sefer aradı.

“ya elzem bizim buzdolabında bi öpücük izi var da annem fark etti şimdi, bulamadık kimin yaptığını o yüzden sordum.”

“tek şüpheli ben miyim?”

“suçlamak için sormadım sadece bizim eve senden başka kimse girmiyor ya bir de dolabın alt kısımlarında, biri oturup dolabı öpmüş. sen de hep yerde bağdaş kuruyorsun diye annem sor dedi”

“oturup dolabı mı öptüm yani?” öptüm mü acaba ya..

“ya yok bi soralım dedik, kim öptü sence?”

“öpmedim ben dolabı falan niye öpeyim..”

“bir baksana allah aşkına bildiğin öpücük izi, kim öpmüş olabilir bu dolabı?”
diyip fotoğraf attı. harbiden biri dolabı öpmüş.

baya muah diye öpülmüş hatta. ve dedikleri gibi birinin yere oturup öpmesi lazım.

babası uzun boylu otursa bile o kısma gelmez, annesi böyle bir şey yapmaz,
arkadaşım da yapmaz derken cidden tek şüpheli ben kalıyorum.

zihnimi o kadar zorladım ki acaba ben mi öptüm diye, size anlatamam..
bir ara dedim belki de öpmüşümdür ya, benden beklenir çünkü. zaten beklenir diye sordular.

ama yok ben öpmedim dolabı, hatırlarım. bir de buzdolabı yani, öpsem kesin hatırlarım.

neyse bu olay böyle kaldı. kimin öptüğünü bulamadık. yakın zamanda çocuklu birini ağırladılar mı onu da hatırlayamadılar, bir çocuğun öpmüş olması çok mantıklı bir seçenekti çünkü. ama yok faili meçhul olarak kaldı.

bacım hâlâ arada beni yoklar,
“elzem bak kaç sene geçti doğru söyle sen mi öpmüştün bizim buzdolabını?
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının komik anıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim