41.
kesinlikle ama kesinlikle hayvan ürünü tüketmeyen kişilerdir. ayrıca deri, yün gibi ürünleri de kullanmazlar. kısaca hayvanlardan faydalanmazlar.
peynir, et, süt, yağ gibi temel besinlerin ya bitkisel olanını ya da bu besinlerin sentetik olanlarını tercih ederler. vegan peynir gibi garip ürünlerle yaşamlarını sürdürürler.
kendilerini eleştiremem çünkü seçtikleri yol her yiğidin harcı değildir. etteki proteini alabilmek için bilmem kaç kaşık kuru fasulye, vitamin eksikliklerini gidermek için bilmem kaç saatte bir bilmem ne vitamin hapından içerler. tereyağı yerine zeytinyağı, yünlü kazak yerine polyester kazak kullanırlar. çevrelerinde kimi zaman aşağılanır, dalga geçilir veya 'lan bitkiler boru mu, onların canı yok mu niye yiyorsun onları da ehehehe' gibi sorulara maruz bırakılırlar. bir insan hakiki vegan ise ve bunu ciddi bir şekilde devam ettiriyorsa saygım sonsuzdur. zor iştir velhasıl kelam.
peynir, et, süt, yağ gibi temel besinlerin ya bitkisel olanını ya da bu besinlerin sentetik olanlarını tercih ederler. vegan peynir gibi garip ürünlerle yaşamlarını sürdürürler.
kendilerini eleştiremem çünkü seçtikleri yol her yiğidin harcı değildir. etteki proteini alabilmek için bilmem kaç kaşık kuru fasulye, vitamin eksikliklerini gidermek için bilmem kaç saatte bir bilmem ne vitamin hapından içerler. tereyağı yerine zeytinyağı, yünlü kazak yerine polyester kazak kullanırlar. çevrelerinde kimi zaman aşağılanır, dalga geçilir veya 'lan bitkiler boru mu, onların canı yok mu niye yiyorsun onları da ehehehe' gibi sorulara maruz bırakılırlar. bir insan hakiki vegan ise ve bunu ciddi bir şekilde devam ettiriyorsa saygım sonsuzdur. zor iştir velhasıl kelam.
devamını gör...
42.
sanmam ki bu değişiklerden biri yörük olsun. yoğurt yok, ayran yok, peynir yok peki ne kaldı lan o zaman? acımızdan ölek mi! yün çorap yok, keçe başlık yok, şöyle omuza atılan kürk yok? kıl çadır bile yok. ayazlarda donak mı yani!
sanki yüz elli baş davarı her sene yaylaya çıkartan o yörük değil de bu vegan değişikleriymiş gibi; ıma hayvanlardan faydalanmak yanlış taam mı diye çemkirirler bir de. lan bırakk!
sanki yüz elli baş davarı her sene yaylaya çıkartan o yörük değil de bu vegan değişikleriymiş gibi; ıma hayvanlardan faydalanmak yanlış taam mı diye çemkirirler bir de. lan bırakk!
devamını gör...
43.
özel bir durumları olduğu için ingiltere'de veganlar zorunlu covid aşılarından muaf tutuluyor..
devamını gör...
44.
olmak istediğim ama mangalda göreceğim ilk et parçasına kadar ancak fikrimi sabit tutabildiğim yaşam biçimi. biz beceremedik veganlar. umudumuz sizsiniz.
devamını gör...
45.
46.
hayvanların hiçbir ürününü (et, süt, bal, deri vs.) kullanmayan, o ürünlerin hayvanlara ait olduğunu savunan kişilere denir.
devamını gör...
47.
veganları severim, büyük toplulukları beslemenin tek yolu vejeteryan/vegan beslenmedir. su ve yetiştirme alanı ile ilgili bir belgesel:
belgesel linki
belgesel linki
devamını gör...
48.
49.
hayvansal hiç bir gıda ya da giyim vs vs kullanmayan kişilerdir.
the vegan society'nin kurucularından donald watson 'vegan' kelimesini ilk kullanan ve tanımını yapan kişidir.
1944 yılında yapılan bu açıklama hayvanlar alemine yapılan zulümlerin önüne geçmenin. yapılan tüm sömürüleri engellemenin bir yolu olarak veganizm'i işaret etmiştir. tüm hayvansal gıdaları ve ürünleri ellerinin tersiyle itip bitkilerle yaşamanın daha doğru olduğunu dile getirmiştir bir bakıma. hayvanlardan üretilen tüm ürünlerin alternatifi olduğunu ve yapılan bu zülmü yok etmek adına onların tercih edilmesi gerektiğini dillendirmiştir.
türkiye'de ilk 1990 yılında basında geçmiştir vegan kelimesi. bunun dışında türk kültürünün benimsediği doğrular doğrultusunda pek tercih edilmeyen bir felsefedir.
evet aslında veganlık bir felsefedir. hayvanlara en az ya da hiç zarar verilmeyecek şekilde yaşamımıza devam edebilme görüşü, felsefesi olarak düşünebiliriz. zaten the vegan society veganlıkla ilgili tanımını en aşağıya bırakıyorum. dernekte hala daha belgelerde bu şekilde geçmektedir. ve orada detaylı bahsedilmiştir.
aslında zaman zaman sıcak baktığım bir kültürdür. hayvanların çektiği sıkıntılar vs göz önüne alınınca hatta çoğu zaman kendime kızdığım bile olur ama malesef antepli olmak sanırım bu işi zorlaştırıyor. yani abartmıyorum neredeyse doğduğumdan beri löp löp etin içindeyim. kundak yerine ete sarmışlar o derece. ve eğer et yemezsem ne yiyeceğim diye zaman zaman çok düşünmüşümdür. tamam et yemeyeceğim belki denerim ama diğer ürünlerinde olmayışı türkiye gibi bir yerde çok zor gibi. gerçi türkiye gibi bir yerde artık et yemek büyük lüks hepimiz yarı vegan sayılırız bu yüzden.
açıkçası benim kafamı bitkilerin yenmesi de karıştırıyor. yani belki bitkide bilinç yok ama büyüyor. hatta verdiğimiz enerjiye göre bu iyi ya da kötü yönde değişiyor. yani bitkilerin tam manasıyla bilinçsiz olduğunu kabul edemeyiz bu sebeple. sanirim kendime et yemek için bahaneler üretiyorum püff. umarım bir gün tam manasıyla veganlığa açık olabilirim.
bir dönem bir arkadaşım ben vegan olacağım diye çıktı geldi. bizde o ara ölümüne et, balık, tavuk mangal gömüyoruz. neyse efem saygı duyup buluşma saatlerini ona göre ayarlamaya başladık. bir gün mangal buluşmasına yarım saat geç geldim. baktım oturuyorlar başlamışlar yemeye bir baktım bizim vegan arkadaşta hüpletiyor etleri. dedim hayırdır teneffüste misin? halsizim, sabahları uyanamıyorum falan filan saydı işte doktora gittim demirim çok düşmüş ondan şimdilik bıraktım dedi. kızım dedim 3 günde demir mi düşer? bari haftayı tamamlasaydın. neyse buda böyle bir anımdır.
gerçekten yapabilenlere saygım çok fazla keşke bende yapabilseydim ama malesef. bir arkadaşım hayvanları bu kadar seviyorsun onları nasıl yiyorsun diye sormuştu. yine aynı mangal grubundan. yani kendi de etçil. antepliyim çünkü sevilebilinenleri seviyor yenebilinenleri yiyorum demiştim. saçma sapan bir tipti kendileri elindeki koca tavuğu dişlerken yani ağzına girene bakmazken ağzından çıkanada bakmıyordu.
belki bir gün kim bilir?
vegan kelimesi daha sonra 1979 yılında the vegan society tarafından şu şekilde tanımlandı:
“[veganlık] hayvanların gıda, giyim ya da başka amaçlarla maruz kaldıkları sömürü ve zulmün her türlüsünden -uygulanabilir olan en mümkün mertebede- kaçınan ve buna ek olarak insanların, hayvanların ve çevrenin yararına, hayvan kullanımı içermeyen alternatiflerin geliştirilmesini ve kullanımını destekleyen felsefe ve yaşam biçimidir. beslenme söz konusu olduğunda, hayvanlardan tamamen veya kısmi olarak elde edilen ürünlerin reddedilmesini ifade eder.”[6]
the vegan society'nin kurucularından donald watson 'vegan' kelimesini ilk kullanan ve tanımını yapan kişidir.
1944 yılında yapılan bu açıklama hayvanlar alemine yapılan zulümlerin önüne geçmenin. yapılan tüm sömürüleri engellemenin bir yolu olarak veganizm'i işaret etmiştir. tüm hayvansal gıdaları ve ürünleri ellerinin tersiyle itip bitkilerle yaşamanın daha doğru olduğunu dile getirmiştir bir bakıma. hayvanlardan üretilen tüm ürünlerin alternatifi olduğunu ve yapılan bu zülmü yok etmek adına onların tercih edilmesi gerektiğini dillendirmiştir.
türkiye'de ilk 1990 yılında basında geçmiştir vegan kelimesi. bunun dışında türk kültürünün benimsediği doğrular doğrultusunda pek tercih edilmeyen bir felsefedir.
evet aslında veganlık bir felsefedir. hayvanlara en az ya da hiç zarar verilmeyecek şekilde yaşamımıza devam edebilme görüşü, felsefesi olarak düşünebiliriz. zaten the vegan society veganlıkla ilgili tanımını en aşağıya bırakıyorum. dernekte hala daha belgelerde bu şekilde geçmektedir. ve orada detaylı bahsedilmiştir.
aslında zaman zaman sıcak baktığım bir kültürdür. hayvanların çektiği sıkıntılar vs göz önüne alınınca hatta çoğu zaman kendime kızdığım bile olur ama malesef antepli olmak sanırım bu işi zorlaştırıyor. yani abartmıyorum neredeyse doğduğumdan beri löp löp etin içindeyim. kundak yerine ete sarmışlar o derece. ve eğer et yemezsem ne yiyeceğim diye zaman zaman çok düşünmüşümdür. tamam et yemeyeceğim belki denerim ama diğer ürünlerinde olmayışı türkiye gibi bir yerde çok zor gibi. gerçi türkiye gibi bir yerde artık et yemek büyük lüks hepimiz yarı vegan sayılırız bu yüzden.
açıkçası benim kafamı bitkilerin yenmesi de karıştırıyor. yani belki bitkide bilinç yok ama büyüyor. hatta verdiğimiz enerjiye göre bu iyi ya da kötü yönde değişiyor. yani bitkilerin tam manasıyla bilinçsiz olduğunu kabul edemeyiz bu sebeple. sanirim kendime et yemek için bahaneler üretiyorum püff. umarım bir gün tam manasıyla veganlığa açık olabilirim.
bir dönem bir arkadaşım ben vegan olacağım diye çıktı geldi. bizde o ara ölümüne et, balık, tavuk mangal gömüyoruz. neyse efem saygı duyup buluşma saatlerini ona göre ayarlamaya başladık. bir gün mangal buluşmasına yarım saat geç geldim. baktım oturuyorlar başlamışlar yemeye bir baktım bizim vegan arkadaşta hüpletiyor etleri. dedim hayırdır teneffüste misin? halsizim, sabahları uyanamıyorum falan filan saydı işte doktora gittim demirim çok düşmüş ondan şimdilik bıraktım dedi. kızım dedim 3 günde demir mi düşer? bari haftayı tamamlasaydın. neyse buda böyle bir anımdır.
gerçekten yapabilenlere saygım çok fazla keşke bende yapabilseydim ama malesef. bir arkadaşım hayvanları bu kadar seviyorsun onları nasıl yiyorsun diye sormuştu. yine aynı mangal grubundan. yani kendi de etçil. antepliyim çünkü sevilebilinenleri seviyor yenebilinenleri yiyorum demiştim. saçma sapan bir tipti kendileri elindeki koca tavuğu dişlerken yani ağzına girene bakmazken ağzından çıkanada bakmıyordu.
belki bir gün kim bilir?
vegan kelimesi daha sonra 1979 yılında the vegan society tarafından şu şekilde tanımlandı:
“[veganlık] hayvanların gıda, giyim ya da başka amaçlarla maruz kaldıkları sömürü ve zulmün her türlüsünden -uygulanabilir olan en mümkün mertebede- kaçınan ve buna ek olarak insanların, hayvanların ve çevrenin yararına, hayvan kullanımı içermeyen alternatiflerin geliştirilmesini ve kullanımını destekleyen felsefe ve yaşam biçimidir. beslenme söz konusu olduğunda, hayvanlardan tamamen veya kısmi olarak elde edilen ürünlerin reddedilmesini ifade eder.”[6]
devamını gör...
50.
51.
bunlar nasıl hayatta kalıyor ibretlik.
diğer insanlara göre çok güçsüz ve kolay hastalandıkları çok aşikar.
et ve süt ürünleri yemeyen insan mı olur.
diğer insanlara göre çok güçsüz ve kolay hastalandıkları çok aşikar.
et ve süt ürünleri yemeyen insan mı olur.
devamını gör...
52.
53.
54.
55.
rakı balık ta dahil miydi
devamını gör...
56.
insanların neden bu kadar rahatsız olduğunu anlayamadığım, kişilerdir. başka canlılara zarar vermeden, doğa dostu şekilde yaşıyorlar vicdanları ile. saçma bir vegan düşmanlığı var gerçekten insanları bir salın yahu.
bu arada henüz tam olarak olamadığım ama olmama az kalan bir yaşam biçimi veganlık. 1 senedir vejeteryanım, umarım seneye bu zamanlarda burayı editlerim.
bu arada henüz tam olarak olamadığım ama olmama az kalan bir yaşam biçimi veganlık. 1 senedir vejeteryanım, umarım seneye bu zamanlarda burayı editlerim.
devamını gör...
57.
pratikte uygulaması ne kadar kolay ya da zor bilmiyorum ancak emin olduğum bir şey varsa o da hayvanların tıpkı insan gibi birey oldukları ve kendi özgür iradelerinin olduğudur. türcülük yapıp hayvanlar üzerinde söz hakkı sahibi olduğumuzu düşünerek büyük yanılgıya giriyoruz.
devamını gör...
58.
59.
yolda ezilen hamamböcekleri için protesto yapmadıklarından, samimiyetlerine inanmıyorum.
devamını gör...
60.
gerçekten mutlular mı acaba diye merak ettiğim topluluk.
devamını gör...






