4161.
bu sabah yine her sabahki gibi sıkıldım istanbuldan demek isterdim ama istanbulda değilim.

moralim bozuk ceyran kesik demek isterdim ama gayet kafam rahat elektrikde var

hele bir de sen yoksun ya demek isterdim ama demiyorum güzel şey be yanlızlık.



aklıma geldi be gökhan semiz
devamını gör...
4162.
yüzüne hiç söyleyemedim... gizli gizli sessizce sevdim. ona sarılırken deli gibi çarpan kalbimin hızlı çarpışlarını hep merdiven çıktım yalanıyla ikna ettim. kitap ayracı gibi kalbimde sakladığım kişiyi şimdi gönlümün hangi sayfasında kaybettim bilmiyorum. ama bir gün anlarsa ona bakışlarımdan ya da bu yazdığımı görürse "her yazar kitap arasında çiçek kurutur sen nasıl kurutmadın?" diye sorduğu soruya cevap vermek istiyorum. çünkü sen çiçekleri çok seviyorsun diye; kıyamadım...
devamını gör...
4163.
biliyor musun, hoyratlık değil de
incelik yakıyor canımı

şükrü erbaş
devamını gör...
4164.
affettim kafada bitirdim artık dediğim çoğu şeyi unutmadım ve affedemedim. o yüzden farkına varmadan hayatımdan def ettim sizi. çünkü kabullendim sandığım zamanlar yalanmış dediklerinizin hıncını başkasından çıkarmaya çalışmışım anlamadan. dediğiniz onca laf hala boğazımda yumru yutamadım. yaptıklarınızı da unutmadım o yüzden affetmeye çalışmıyorum haklılığımı kendime çok görmüyorum. bana ucube gibi davranıp bok ettiğiniz günleri işinize gelince kullanıp sonra fikirlerim ve dertlerim ufak şeylermiş gibi hissettirdiğiniz günler geride kaldı ama aklımda bugünlere gelebildi benimle. artık ben yokum bunu bilmiyorsunuz çünkü bu hayatta en iyi bildiğim şeyi yapıyorum huzursuz olduğum yerden sessiz sedasız kaçıyorum. bu hayat benim bir tane ve artık elimde olan biri size pay edip kendimi hiçlikle savaşmaya zorlamayacağım.
devamını gör...
4165.
kimbap denedik bu kadar kötü olabiliceğini tahmin bile etmezdim
devamını gör...
4166.
twitter'da burç tweetlerini okuyor birbiriyle çelişse de hepsine katılıyorum *
bu karmaşık ve özensiz senaryoda yeni rotam burçlardır
devamını gör...
4167.
daha evvel yaşadığı kayıpların acılarını düşününce insan bir an evvel ölüp kimsenin ruhunun duymamasını istiyor. sevdikleri ölünce yaşayacağı acı daha çok olsa da kendisinin yüzünden hiç kimsenin acı çekmemesini isteyişinden. böyle tuhaf bencilliklerim çok, sevdiğim ve kayıplarına dayanamayacağım insanlardan evvel ölmeyi istemek gibi. mükafatı ise hiç yok.
devamını gör...
4168.
boş veremiyorum.

(kanıtı: bunu yazarken dahi sözlüğe baktım. tdk ayrı yazılır dedi, yine boş veremedim.)
devamını gör...
4169.
itiraf edecek bir şey yok. ama şunu söyliim: gerçekten herkes sevilebilir bir yapıda, mahiyette ve fıtratta. çünkü hepimizin içinde bir cevher var veya hepimiz aslında içinde bir cevher olan ve bunu dış dünyaya kâh az kâh çok yansıtan özneleriz. bütün kainatta cevherler olması gibi ve bütün bir kainatın kendisinin de ayrı ve bağımsız bir cevher olması gibi. kimi yıldızlar gibi göklerde parlar, kimi mütevazi bir tohum gibi toprağın altında gizlenir; ama sonrasında filizlenip dallanarak budaklanir, güne, güneşe ve dünyaya kendini tanıttırır. herkesin içinde bir cevher var...
devamını gör...
4170.
onu, bunu ve de şunu neden yaptığımı tam olarak bilmiyorum.
devamını gör...
4171.
kanımı yerde bırakmayıp fırsatını bulduğum an sinsice intikam aldığım için pasif agresif-narsist olduğumu öğrendim.
devamını gör...
4172.
yarım kalan birşeyler var.
devamını gör...
4173.
yoruldum
devamını gör...
4174.
#2530015 kendisini pasif, agresif-narsist diye tanimlamis ama sadece firsatci pe....in teki oldugunu ogrendim
devamını gör...
4175.
insan, gücü elde ettikten sonra öze, kendi özüne yaklaşır. özündeki uçluk ortaya çıkar. bu da ona destek aldıkça coşturan sonsuz bir ego pompalar. biz buna basitçe güç zehirlenmesi diyoruz.

yetkiyi alana kadar "ılımlı" insanı oynayanlara inanan salaklar yüzünden türkiye'den soğudum. kızlardan soğudum. şu an biri, çok güzel dedin al bu bacak dese bakmam ve uyurum.
devamını gör...
4176.
"kendini bıraksaydın, bu kadar kasmasaydın seni iyileştirebilirdim lan it! hayvan herif!" demek istiyorum karşısına geçip. evet, bazen iyileşmek sadece kendi çabanla olmaz.
devamını gör...
4177.
bana yanlış gelen davranışsal hatalar yapan birine olan bağlılığım, sevgim ya da ilgim azalıyor. sevmeye devam etsem bile ifade etme isteğim gelmiyor. onun söylediği sevgi sözcüklerine de inanmıyorum. her şey anlamsızlaşıyor. aptalca hatalar yapılmasına katlanamıyorum. her şey sanki toz ve buz oluyor. isterse 10 senemiz geçsin birlikte. eskisi gibi olmuyor ben de olamıyorum. başkasını da tanıyabilirim. herhangi biri ile de yeniden başlayabilirim gibi düşünceler geziniyor. bağlılık kaybetmek en kötüsü. duygu ile beslenmeyi ve romantizmi istemeye devam edebiliyorum fakat ufacık bile kırılsam ona güzel söz söyleme, hediye alma, romantik bir karşılık verme durumu asla olmuyor. içimden gelemiyor. direkt hak etmediğini düşünen ve engel olan bir düşünce yapısı karşılıyor beni. beynim duygusal konularda üst seviye güvenlik sistemi.
devamını gör...
4178.
kendim ettim kendim buldum, gül gibi sararıp soldum.
devamını gör...
4179.
türkiye'den kalbi kırık ayrılacağımı hiç düşünmezdim. meselenin ülke gündemiyle alakası yok.
devamını gör...
4180.
yan villada ikamet eden bir akademisyen var, etiketi akademisyen ama ünide profların çay servisini yaptığını biliyorum, olayın mutfağına hakimim:))) inanın egosundan biz şiştik, öyle böyle değil. sınıf ortamında bir avuç üniliye kastığı egoyu herkese yapabileceğine inanmış olacak ki inanın yok sayıyorum, bok yerine koymuyorum allah affetsin. o kadar iyi biliyorum ki ezikliklerini ve yaralarını, hor görülmekten ve birbirlerinin kuyusunu kazmaktan paranoyak olmuş birçoğu. kendileri haricinde herkese bir çırpıda “cahil” etiketini yapıştıracak kadar hadsizdirler, çünkü her ski onlar bilir; kaldı ki sikindirik bir ünide, gayet de skindirik bir pozisyondur akademisyenlik, yazık kşjkşjkş. çeyrek asır önce kıçımın kenarıyla ittirdiğim, elimin tersini bile reva görmediğim iştir. ahahaha dünya standartlarında bir üni ve akademisyen yoktur bu ülkede. kendinizi rûsva eylemeyin bari akademisyenim diyerek ortamlarda, tuvalet kağıdı bile daha fonksiyonel yaptığınız işten. kşkjhjllk. yurtdışına çıkanlar da ancak araştırma görevlisi statüsünde üni bünyelerinde yer alabilirler, öğretim üyesi olamazlar, yanda çok nadirdir. hal böyle olunca gözümde bok kadar değerleri yoktur egoları hasebiyle. sktirin şimdi!

ayar yemek demiş allah’ın cühelası, sadece sayfam kirli görünmesin diye sildim skindirik bir akademisyen müsveddesi hasebiyle ahhahahah. yazık yav ayar verdiğini sanmış gariban. toplanıp bi el atın hele iki tezahürat yapın şu zavallıya ahahaha.

bakın görün işte akademisyenler böyle, kafalarında bir dünya var ve o dünyada herkese yargısız infaz var. benim nezdimde sizlerin takkesi yıllaaar yıllar önce düşmüştü. bu ülkenin ünileri bok çukuru, akademisyenleri de içinde yüzen bok parçalarıdır. allahım ne kadar komikim bugün ajahahahahhsss.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim