yakın hissedebilmek için o filozofun hayatı dair tüm eserlerine vakıf olmak gerekir. gelmiş isim yazmış cacıklar internetten okudukları üç beş cümleden sonra. ha bu arada elbette istisnalar da vardır, lafım onlara değil.
devamını gör...
beni ördek yerine mi koyuyorsun, şenol güneş..
devamını gör...
albert camus
devamını gör...
jean-paul sartre. simone'a giden her yol mübahtır.
devamını gör...
rene blaise friedrich
devamını gör...
immanuel kant olabilir mi. ooo ne havaliyim ya.
devamını gör...
arthur schopenhauer.
devamını gör...
her zaman her şekil sokrates.
devamını gör...
bertrand russell
devamını gör...
heiddegger ve arthur okumuşluğum var.
devamını gör...
ludwig wittgenstein.

üşenmezsem açıklarım.
devamını gör...
zor geçen bir çocukluk, yalnız bir ergenlik sonrası tek başına bir hayat. amaçsız bir yaşam, üçüncü sınıf otellerde, kiralık odalarda, barlarda,hipodromlarda geçen bir hayat.
yalnızca üç şeye ilgisi var. kadınlar, at yarışı ve içki. topluma ve insanlara küskün,kırgın. bu yüzden alkole sığınıyor. doğuştan yalnız bir insan ve bundan zevk alıyor. birazda kendisinin tercihi yalnızlık.
çok şey istemiyordum hayattan, sadece yalnız bırakılmak.
diyor. ekmek arası kitabında.

belkide kendimden bir şeyler buluyorum yaşantısında bu yüzden bütün kitaplarını okudum. fakat benim için en güzel kitabı pis moruğun notları


biliyor musun sebastian, bazen tanrıyı hiç anlamıyorum.
- tanrı mı efendim? hangi tanrı?
- o ne demek öyle sebastian? kaç tane tanrı var ki?
- bilmiyorum efendim. sizce kaç tane var?
- elbette bir tane var sebastian. o da bildiğimiz tanrı. hani şu adaleti sağlayan.
- adalet mi efendim? hangi adalet?
- yeryüzündeki ve öteki dünyadaki adalet elbette sebastian.
- efendim, beni affedin ama ben yeryüzünde adalet göremiyorum.
- saçmalama sebastian. elbette yeryüzünde adalet var.
- bence yok efendim.
- neden böyle düşünüyorsun sebastian?
- çünkü eğer yeryüzünde adalet olsaydı efendim, fakir bir köylünün tek oğlu savaşta ölmezdi ve kralın oğulları da bugün hayatta olmazlardı. çünkü o tek oğul, kralın oğulları rahat yaşantılarına devam etsinler diye öldü.
- saçmalama sebastian! o fakirin oğlu, ülkemiz için öldü ve şehit oldu. şehitlik, bir insanın ulaşabileceği en üst rütbedir. krallıktan bile daha üstündür şehitlik rütbesi.
- o zaman herhalde kral hazretleri oğullarını ve hatta kendisini hiç sevmiyor olsa gerek efendim.
- neden böyle söyledin sebastian?
- çünkü şehitlik gibi üst bir rütbe dururken, sadece krallıkla yetinmeyi seçiyor da ondan efendim.
- seni anlamıyorum sebastian. ne söylemeye çalışıyorsun?
- sadece gerçekleri efendim.
- sen delirmişsin olmalısın sebastian. tanrı sana akıl versin.
- hangi tanrı efendim? adalet dağıtan mı? yoksa bunca adaletsizlik karşısında kılını bile kıpırdatmayan mı?
- ne saçmalıyorsun sen? sadece bir tane tanrı var. tanımıyor musun onu?
- ne yazık ki, tanıdıklarımın içinde hiç tanrı yok efendim. zaten fazla bir tanıdığım da yok. yan köşkün uşağı olan meslektaşım filip, bizim köyün nalburu moris ve bir de savaşta tek oğlu ölen şu zavallı köylüyü tanıyorum efendim. ama hiç tanrı tanımıyorum. siz tanıyor musunuz?
- ?..

devamını gör...
albert camus
devamını gör...
georg wilhelm friedrich hegel
devamını gör...
bias of priene (prieneli bias) - çünkü memleketimizden çıkmış bu antik yunan filozofu. (bkz: priene), (bkz: güllübahçe)

bayağı yakın yani dedemlerin/ninemlerin evlerine. haha. ayrıca, heraklitos'a göre, 7 büyük antik yunan filozofu arasından en bilgesiymiş bias. ben de merak edip alıntılarını okumuştum. hakikaten saygı duyulası bir adammış "memleketlim". hemşehrim. hehah.

şunu demiş mesela: "monarch, thou wishest to cover thyself with glory; be the first to submit to the laws of thy empire."

yani, "hükümdar, görkeminle herkesin sana hayran olmasını arzuluyorsun; imparatorluğunun kanunlarına ilk uyan sen ol."

bence çok cesurca laf valla, o zamana göre. kanun koyanlara kanunlar işlemez ya. tarihte de böyle olmuş. arkhonlara böyle üst perdeden konuşmaya herkesin totosu yemezdir milattan önce o zamanlar.

bir de şu sözü aklımda kalmış: "accept of things, having procured them by persuasion, not by force."

yani, "güce boyun eğerek bir şeyleri kabul etmeyin, ikna olursanız edin."

bana göre çağının ötesindeymiş adam. helal olsun.
devamını gör...
cemil meriç
albert caraco
ulus baker
ismet özel
frantz fanon
guy debord
michel foucault
devamını gör...
serdar ortaç
devamını gör...
nietzsche ve schopenhauer. zaten düşünce yapım ikisiyle de aynı. bunlarla aynı kişiliğe sahibim. onlar gibi karamsar ve melankoliğim.
devamını gör...
(bkz: neyzen teyfik)
devamını gör...
mikhail bakunin ve marx gibi çoğu zaman arada camus gibi düşündüğüm de oluyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların kendilerine yakın hissettiği filozof" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim