oluruna bırakılan şeyler
devamını gör...
ruh haline uygun müzik bulamamak
devamını gör...
türkler aşıyı bulsa adı ne olurdu sorunsalı
muhtemel aşıyı ercüment ovalı bulurdu, adını da ercüment çözer koyardı diye düşündüğüm sorunsal.
edit: ve hepimize ''neden bana saygı göstermiyorsunuz'' diye haşin gözlerle kızıp canımızı okurdu.
edit: ve hepimize ''neden bana saygı göstermiyorsunuz'' diye haşin gözlerle kızıp canımızı okurdu.
devamını gör...
maruz kalınmak istenmeyen sorular
özellikle sözlükler gibi anonim yazılan yerlerde iki üç mesajdan sonra maruz kalınan, cevaplanmadığında kezban etiketiyle yaftalanma ihtimali olan sorulardır.
adın ne, nerelisin, nerde yaşıyosun, telefon numaran ne, tc kimlik numaran ve e devlet şifreni alabilir miyim gibi bunaltıcı sorular.
adın ne, nerelisin, nerde yaşıyosun, telefon numaran ne, tc kimlik numaran ve e devlet şifreni alabilir miyim gibi bunaltıcı sorular.
devamını gör...
benden bir halt olmaz farkındalığı
yeteri kadar ilgi ile büyümemiş çocuklarda veya çevresi tarafından eleştirilen, kıyaslanan bireylerde fazlasıyla görülebilecek düşüncedir, farkındalık değildir.
bu tarz düşüncelerle insan, değerinin farkına varmadığından kendine haksızlık eder. kendine değer vermeyene ise ne yazık ki kimse değer vermez. ne demiş sabahattin ali:
dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karanlık bir ruha maliktir! niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?
bu tarz düşüncelerle insan, değerinin farkına varmadığından kendine haksızlık eder. kendine değer vermeyene ise ne yazık ki kimse değer vermez. ne demiş sabahattin ali:
dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karanlık bir ruha maliktir! niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?
devamını gör...
insan mantıkla mı karar verir yoksa duygularıyla mı sorunsalı
duygu, başlangıcı kendiliğinden olandır. sonucun ya meyvesini yer ya da ceremesini çekersiniz.
düşünce, başlangıcında destek gerektirir. sonunda bir cereme bulunmasa da başında çaba ve zahmet olduğundan, insan bundan ekseriyetle kaçınır.
düşünce, başlangıcında destek gerektirir. sonunda bir cereme bulunmasa da başında çaba ve zahmet olduğundan, insan bundan ekseriyetle kaçınır.
devamını gör...
nippon
japonların ülkelerine verdikleri isimdir. güneşin doğduğu ülke anlamına gelir.
kelimenin çincesi 'japuen'dir. dünyaya japonya olarak yayılmıştır.
kelimenin çincesi 'japuen'dir. dünyaya japonya olarak yayılmıştır.
devamını gör...
alt yazılı film vs dublaj film
kesinlikle alt yazı. dublaj ne kadar kaliteli olsa da filmdeki duyguları ve olayları yaşayan insanların ses tonları daha samimi geliyor bana. ayrıca yabancı filmlerin türkçe dublajlarını izlerken bir türlü odaklanamıyorum. ağzının şekli başka bir şey, çıkan ses başka.
devamını gör...
getir
beş para etmez bir uygulama.
devamını gör...
istanbul arnavutköy'deki kırmızı dere
arnavutköy hadımköy mahallesi'nde fabrikalar bölgesindeki dereden akan su kırmızıya büründü. 2 gündür derenin renginin kırmızıya döndüğü hadımköy'de, yurttaşlar endişeye kapıldı. dereye karışan kimyasalın fabrikalardan birinden bırakıldığı iddia eden vatandaşlar duruma tepki gösterdi.

haberin devamı için
devamını gör...
anne kız diyalogları
her misafirliğe gidildiğinde.
"kalk kızım yardım et"
"kalk kızım yardım et"
devamını gör...
eleştirmek
kritik etmek, tenkit etmek ve eleştirmek aynı yerlerde kullanılan farklı niyetteki eylemlerdir.
kritik antik yunan'dan gelen, felsefi düşünce sürecini nitelendiren bir kavram. incelemek, araştırmak, öğrenmek ve geliştirmek amaçlı yapılan düşüncel süreç.
tenkit arapça kökenlidir. gagalamak, eleştirmek, şiddetle iğnelemek anlamlarına gelir. amaç karşıdakinin eksik yönlerini ayyuka çıkarıp hırpalamaktır.
eleştirmek türkçe kökenli al>el>ele>eleştir silsilesiyle türeyen sözcüktür. kritik etmek ve tenkit etmek anlamlarının ikisinde de eleştirmek kullanılabilinir.
önemli olan eleştiren insanın eleştirmekle neyi hedeflediğidir.
-eleştirdiği şey/kişinin gelişmesini istemek
-yapmak için kusur tespitinde bulunmak
-daha doğru ve güzele yöneltmek
-başkasının zayıf yönlerini yüze vurmak
-kendini üstün hissetmek
-kendi eksiklerini başkalarınınkini açarak örtmeye çalışmak
vb
kritik antik yunan'dan gelen, felsefi düşünce sürecini nitelendiren bir kavram. incelemek, araştırmak, öğrenmek ve geliştirmek amaçlı yapılan düşüncel süreç.
tenkit arapça kökenlidir. gagalamak, eleştirmek, şiddetle iğnelemek anlamlarına gelir. amaç karşıdakinin eksik yönlerini ayyuka çıkarıp hırpalamaktır.
eleştirmek türkçe kökenli al>el>ele>eleştir silsilesiyle türeyen sözcüktür. kritik etmek ve tenkit etmek anlamlarının ikisinde de eleştirmek kullanılabilinir.
önemli olan eleştiren insanın eleştirmekle neyi hedeflediğidir.
-eleştirdiği şey/kişinin gelişmesini istemek
-yapmak için kusur tespitinde bulunmak
-daha doğru ve güzele yöneltmek
-başkasının zayıf yönlerini yüze vurmak
-kendini üstün hissetmek
-kendi eksiklerini başkalarınınkini açarak örtmeye çalışmak
vb
devamını gör...
yiyip yiyip kilo almayan 0 beden kızlar
30'lu yaşlara kadar beklesin dediğim insan grubu. küçük bir grup istisna dışında hepsi görecek sonuçlarını.
devamını gör...
sizi kaybetmek istemeyen ama sizi sevmeyi bilmeyen insanlar
kesinlikle eski sevgilim. ilişkimizde hiçbir sorun yokken ayrılmak istedi ve ilişkimiz bitti ama asla kopmak istemiyor arkadaş kalalım diyor. arkadaş olmaya çalıştığımızda sevgiliymişiz gibi davranıyor hayırdır ne oluyor dediğimde uzaklaşıp bir süre sonra yine aynı muhabbet ile başa dönüyoruz.
kişiliğime ve karakterime hayran olduğunu beni kaybetmek istemediğini sürekli söyler ama iki defa terk ettiği gerçeği aklına hiç gelmez.
anladım ki bu tarz insanlardan hiçbir şey olmaz. kişiye sadece kafa karışıklığı ve mutsuzluk veriyorlar. *
kişiliğime ve karakterime hayran olduğunu beni kaybetmek istemediğini sürekli söyler ama iki defa terk ettiği gerçeği aklına hiç gelmez.
anladım ki bu tarz insanlardan hiçbir şey olmaz. kişiye sadece kafa karışıklığı ve mutsuzluk veriyorlar. *
devamını gör...
han sarhoş hancı sarhoş
şarkının sahibi aşık mahzuni şerif, k.maras dogumludur. şarkıyı kendisi seslendirmiş olsa da 1986 yılında prodüktörlüğünü arif sag'in yaptığı albümünde ibrahim tatlıses'de okumustur. bence en güzel ibrahim tatlises söyler. hatta şarkının sahibi aşık mahzuni'den bile daha güzel söyler bence. şarkının altyapısı da oldukça etkilidir. kendisini ne kadar sevmiyorsam bu türküyü ondan dinlemeyi de o kadar çok severim. sanırım o yıllarda k.maras'ta görev yapan babamın yaz tatillerinde bu kaseti arabanın radyosunda 9 saat boyunca cevirip çevirip dinleterek izmir'e yaptığımız yolculukların payı büyük.kendisine burhan çaçan'ın ayaz geceler ve emel sayının yağdır mevlam su kasetleri de eslik etmekteydi. yol boyu hem uyuyup hem şarkılara maruz kaldığım için halen bu kasetlerdeki her hangi bir şarkıyı dinlediğimde sarkinsonunda beynim ototmatik olarak bir sonraki şarkıyı çalmaya başlıyor. şu uykuda öğrenme dedikleri doğru yani, inaniyorum.
sarkiyi ne zaman dinlesem çocukluğum, refujlerinde kırmızı zakkumlarin olduğu maraş yolları, gurbetten sılaya dönen annemin heyecanı, seksenli yılların ne yaparsan yap sakil duran avam gösterişi falan gelir. hani şu belgesellerde "semra bi kaset koy da dinleyelim" diyerek mersedes ile köprüden gectigi turgut özal görüntüsü var ya, hah öyle bir şeyler işte. alamancıların kot giyip geldiği, arjantin'in dünya kupasını kazandığı, cesme'de vekamp'ta yüzdüğümüz, babamın beylik tabancasini amcamlarin evinde unutup 250 km yolu geri gelip, annemin yol boyu la havle çektiği, ıssız bir yolda arabanın tekeri patladığı için abime sarılıp "biz bu hallere düşecek insan mıydık?" diye agladigim, maraş'ta dünyanın en güzel dondurmasını (yaşar pastanesi-mado) bedavadan yedigi halde, izmir'de renkli dondurma görup havalara uctugum nankörlügümün, izmir fuarı nda hapishanedeki mahkumların yaptığı boncuklu çantayi ve dikiz aynasında duran 3 kuşlu üzerinde maşallah yazılı sarı kırmızı süsü aldığımız, ilk kez kordon'da öpüşen çiftleri görüp abimin gözlerimi kapatıp kendisinin ağzının suyunu akita akita baktığı yılın şarkısı. gerçekten ailecek sarhoş gibiydik. bir daha da o kadar mutlu olduk mu emin değilim.
hadi dinleyelim.
sarkiyi ne zaman dinlesem çocukluğum, refujlerinde kırmızı zakkumlarin olduğu maraş yolları, gurbetten sılaya dönen annemin heyecanı, seksenli yılların ne yaparsan yap sakil duran avam gösterişi falan gelir. hani şu belgesellerde "semra bi kaset koy da dinleyelim" diyerek mersedes ile köprüden gectigi turgut özal görüntüsü var ya, hah öyle bir şeyler işte. alamancıların kot giyip geldiği, arjantin'in dünya kupasını kazandığı, cesme'de vekamp'ta yüzdüğümüz, babamın beylik tabancasini amcamlarin evinde unutup 250 km yolu geri gelip, annemin yol boyu la havle çektiği, ıssız bir yolda arabanın tekeri patladığı için abime sarılıp "biz bu hallere düşecek insan mıydık?" diye agladigim, maraş'ta dünyanın en güzel dondurmasını (yaşar pastanesi-mado) bedavadan yedigi halde, izmir'de renkli dondurma görup havalara uctugum nankörlügümün, izmir fuarı nda hapishanedeki mahkumların yaptığı boncuklu çantayi ve dikiz aynasında duran 3 kuşlu üzerinde maşallah yazılı sarı kırmızı süsü aldığımız, ilk kez kordon'da öpüşen çiftleri görüp abimin gözlerimi kapatıp kendisinin ağzının suyunu akita akita baktığı yılın şarkısı. gerçekten ailecek sarhoş gibiydik. bir daha da o kadar mutlu olduk mu emin değilim.
hadi dinleyelim.
devamını gör...
barış murat yağcı'nın kitap çıkaracak olması
bir yazar, eleştirmen, editör veya çevirmen olabilecek şekilde yetiştirilen bir sürü edebiyat öğrencisi adına üzüldüğüm haberdir. bu işin ehemmiyetini bilen kişiler kitap yazma işine kendilerini tamamen yetiştirmiş bir hale getirmeden başlamazlar ve bilirler ki yazdıkları herneyse türk edebiyatında var olacaktır, edebiyatımızı ve isimlerini kirletmemek adına doğru anı beklerler ve üzerinde çok çalışırlar. bu beyefendi gibi popüler kültürün maşalarından olan insanlar bu işin tamamen maddi tarafına bakar ve edebiyatımıza açtıkları o büyük yaranın farkında değildir, keşke kitap yazmanın veya basmanın bu kadar kolay olan bir şey olmadığı bir dünyada yaşıyor olsaydık. zaten bu gibi insanlar kitaplarını değil isimlerini satarlar.
devamını gör...
müziksiz bir hayat sürmek
müziği dinleme amacına göre değişen durumdur. bazen mutlu, hüzünlü bir anı paylaşmak için dinlenir; bazen kendinden kaçmak için. ikincisi ağır basıyorsa biraz uzak kalıp kendini dinlemekte fayda var bence.
devamını gör...
normal sözlük
yönetiminin kurallarla alakalı ufak tefek sorunlar yaşadığı sözlük. *
küfürlü tanım görünce şikayet ediyorum. mesela çok tanınmayan bir yazarınkini şikayet etmiştim çok kısa süre sonra profiline girince cezalı ibaresini gördüm.
sözlükte hemen herkesin tanıdığı iki yazarın da küfürlü tanımlarını şikayet etmiştim, sadece tanımları silindi. bakın bu yazarlara ceza veremiyorlar demiyorum. kimler kimler uçuruldu sonuçta ama bazı yazarlara daha esnek davranma durumu var.
birbirinin türevi başlıklar olayı var mesela(bugün de oldu). diyelim dört tane başlık açılıyor arka arkaya. hepsi tanım dolu. beşinci başlık açılınca hepsi buharlaştırılıyor. beşinci başlıkta formata aykırı bir durum da yok. başlığın ve yazarın günahı ne anlamak mümkün değil. formata uymuyorsa önceki dördü uyuyor muydu? beşincide mi anlaşıldı mesela bir sorun olduğu?
bir de hatıra gönüle başlık silip kilitleme durumu vardı ki evlere şenlik (bkz: normal sözlük cadıları). daha aklı başında bir moderatör müdahil oldu da düzeldi.
bence kuralların ve kurallara uymanın öneminin tekrar bir gözden geçirilmesi gerekiyor. öncelikle yöneticiler sonra da yazarlar tarafından.
küfürlü tanım görünce şikayet ediyorum. mesela çok tanınmayan bir yazarınkini şikayet etmiştim çok kısa süre sonra profiline girince cezalı ibaresini gördüm.
sözlükte hemen herkesin tanıdığı iki yazarın da küfürlü tanımlarını şikayet etmiştim, sadece tanımları silindi. bakın bu yazarlara ceza veremiyorlar demiyorum. kimler kimler uçuruldu sonuçta ama bazı yazarlara daha esnek davranma durumu var.
birbirinin türevi başlıklar olayı var mesela(bugün de oldu). diyelim dört tane başlık açılıyor arka arkaya. hepsi tanım dolu. beşinci başlık açılınca hepsi buharlaştırılıyor. beşinci başlıkta formata aykırı bir durum da yok. başlığın ve yazarın günahı ne anlamak mümkün değil. formata uymuyorsa önceki dördü uyuyor muydu? beşincide mi anlaşıldı mesela bir sorun olduğu?
bir de hatıra gönüle başlık silip kilitleme durumu vardı ki evlere şenlik (bkz: normal sözlük cadıları). daha aklı başında bir moderatör müdahil oldu da düzeldi.
bence kuralların ve kurallara uymanın öneminin tekrar bir gözden geçirilmesi gerekiyor. öncelikle yöneticiler sonra da yazarlar tarafından.
devamını gör...
bir kadın ilgi duyulduğunu kesin hisseder mi sorunsalı
işine geliyorsa hisseder, gelmiyorsa anlamazlıktan gelir.
devamını gör...
başıboşlar
türk yapımı netflix dizisi sanıp girdiğim başlık.
tanımları okudukça bastım kahkakayı. yönetimin "alın size öyle tanımlara böyle kategori" dediğini işitir gibiyim.
(bkz: başıboşlar ama başlı başına boşlar)
kategoriden sorumlu moderatörün yanında ne yazacak şimdiden çok merak ediyorum.
başıboş moderatör , başıboşlar yöneticisi , moderatör ama başıboş değil *
tanımları okudukça bastım kahkakayı. yönetimin "alın size öyle tanımlara böyle kategori" dediğini işitir gibiyim.
(bkz: başıboşlar ama başlı başına boşlar)
kategoriden sorumlu moderatörün yanında ne yazacak şimdiden çok merak ediyorum.
başıboş moderatör , başıboşlar yöneticisi , moderatör ama başıboş değil *
devamını gör...