dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
sefiller - garibanlar
devamını gör...
sözlükte doğum günü kutlamak
bugün benim doğum günüm, diyen insanın doğum gününü kutlamak nezakettendir diye düşünüyorum.
devamını gör...
normal sözlük bahar etkinliği
"kitabı çeki geçtim, dün girdiğim ama hâlâ kategorilendirilmemiş bilgi başlığım var. onu gereken yere alsak mı acaba?" cevabını verdiğim etkinlik.
gerçekten şu kategori işinin bir düzene girmesi gerek. geride kalıp ilgili kategoriye girmemiş başlıklarım var mı bilmiyorum, tek tek bakmadım hepsine elbette. fakat varsa da bunları bir bir arayıp bulup bildirmek yerine kendimiz yapabilsek bu işi çok iyi olurdu.
belki troll başlıkların, başlık sahibi tarafından olmadık kategorilere yerleştirilmesini engellemek için yapılmıyor bu ama bizim başlıklar da güme gidebiliyor. moderatörlere binen yük de cabası... birkaç kez mesaj attım sağ olsun ilgilenip gereken yere koydular başlıkları ama işte her zaman her başlığın peşinden de koşacak değiliz hiçbirimiz.
gerçekten şu kategori işinin bir düzene girmesi gerek. geride kalıp ilgili kategoriye girmemiş başlıklarım var mı bilmiyorum, tek tek bakmadım hepsine elbette. fakat varsa da bunları bir bir arayıp bulup bildirmek yerine kendimiz yapabilsek bu işi çok iyi olurdu.
belki troll başlıkların, başlık sahibi tarafından olmadık kategorilere yerleştirilmesini engellemek için yapılmıyor bu ama bizim başlıklar da güme gidebiliyor. moderatörlere binen yük de cabası... birkaç kez mesaj attım sağ olsun ilgilenip gereken yere koydular başlıkları ama işte her zaman her başlığın peşinden de koşacak değiliz hiçbirimiz.
devamını gör...
kendimizi hafiflemiş hissetmemizi sağlayan şeyler
sorumluluklarımı yerine getirdikten sonra oluşan o hafiflik hissi...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
"yolculuk, yolculuk.." dedim o kadar.
al işte ne oldu? hiçbir şey.
çok uykusuz ve yorgunum. ki bu daha başlangıç. ben galiba evimi özledim. evde olmak vardı şimdi..*
al işte ne oldu? hiçbir şey.
çok uykusuz ve yorgunum. ki bu daha başlangıç. ben galiba evimi özledim. evde olmak vardı şimdi..*
devamını gör...
çalışıyorsa kurcalama
bir (bkz: amarthiel) ukdesidir.
bize özgü söylemlerin başında gelir. herhangi bir alet çalışıyorsa onun çalışma prensiplerini anlamaya çalışmak ya da daha iyi çalışması için bir müdahale etmek isteyen kişiye söylenir. bir çeşit (bkz: boşver)dir. trakya'da (bkz: kurcalama kırceksin alemin şeyini) olarak da ifade edilir. çalışan herhangi bir alet kurcalamak yaramazlık alameti olarak da görülebilir. tabi bu söz kalıbının altında öğrenilmiş bazı tecrübelerin de bulunduğu kabul edilirse haklı bir söylem olduğu kabul edilir. çalışıyorsa kurcalama çünkü bozuyorsun anlamı da mevcuttur. gündelik bilgi olarak paylasilabilir.
bize özgü söylemlerin başında gelir. herhangi bir alet çalışıyorsa onun çalışma prensiplerini anlamaya çalışmak ya da daha iyi çalışması için bir müdahale etmek isteyen kişiye söylenir. bir çeşit (bkz: boşver)dir. trakya'da (bkz: kurcalama kırceksin alemin şeyini) olarak da ifade edilir. çalışan herhangi bir alet kurcalamak yaramazlık alameti olarak da görülebilir. tabi bu söz kalıbının altında öğrenilmiş bazı tecrübelerin de bulunduğu kabul edilirse haklı bir söylem olduğu kabul edilir. çalışıyorsa kurcalama çünkü bozuyorsun anlamı da mevcuttur. gündelik bilgi olarak paylasilabilir.
devamını gör...
dadaizm
1.dünya savaşı yıkıntıları sebebiyle, "alayına isyan" sebepli yayılmış akımdır. barbarlığı, sanat alanındaki entelektüelliği protesto eder. sanatçıların zürih’de toplanıp, bir sözlükten açtıkları ilk sözcüğün "dada" olarak bulunması sonucu, akım adını "dadaizm" olarak almıştır. sözcük; tahta at anlamına geliyor.
devamını gör...
tanımadığın biriyle sohbet etmek
rahatlatan bi eylem. bir daha nerde görücem düşüncesi ile ne var ne yok anlatılıp iç dökülür. mis gibi de olur terapi gibi. he sonra samimiyet kurup kurmamak size kalmış.
devamını gör...
elm radyo'da (sözlük radyosu mini dizisi)
bölüme dair söylenecek her şey söylendi zaten. o değil de sözlükçe ismini, cismini, nickini bilmediğimiz birine sesi sayesinde vurulduk.
devamını gör...
dört kapı
barış manço'nun 1985 yılında çıkardığı 24 ayar albümünde yer alan, her satırı ayrı anlamlı şarkısıdır.
#750087 tanımında deliderviş'in üzerine söz söylenmeyecek şekilde geniş biçimde açıkladığı, hacı bektaş-ı veli’nin dört kapı kırk makam öğretisinden esinlenerek yazılmış sözleri barındırır.
barış abi'nin hemen her şarkısında olduğu gibi anlam içinde anlamlar çıkartılacak sözlerde;
hz. idris peygamber'den bahseder ki, mesleği terzilik olarak bilinen idris peygamber döneminde ilk defa dokuma kumaş işlenmeye başlanmış*, insanoğlu hayvan derileri giysilerden yavaş yavaş kurtulmaya başlamıştır. kalem kullanan ilk insanın da hz. idris peygamber olduğuna inanılır.
şarkının diğer bir bölümünde de hz.ali'nin bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum şeklindeki veciz sözüne vurgu yapan dizeler bulunur.
ama asıl ana fikir, er geç terk edilecek dünyada kâmil bir insan olma yolunda dünya hırslarından uzak yaşamanın önemine vurgu yapmaktır.
bu ruh haliye dinlemek isterseniz, barış manço dört kapı .
#750087 tanımında deliderviş'in üzerine söz söylenmeyecek şekilde geniş biçimde açıkladığı, hacı bektaş-ı veli’nin dört kapı kırk makam öğretisinden esinlenerek yazılmış sözleri barındırır.
barış abi'nin hemen her şarkısında olduğu gibi anlam içinde anlamlar çıkartılacak sözlerde;
hz. idris peygamber'den bahseder ki, mesleği terzilik olarak bilinen idris peygamber döneminde ilk defa dokuma kumaş işlenmeye başlanmış*, insanoğlu hayvan derileri giysilerden yavaş yavaş kurtulmaya başlamıştır. kalem kullanan ilk insanın da hz. idris peygamber olduğuna inanılır.
şarkının diğer bir bölümünde de hz.ali'nin bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum şeklindeki veciz sözüne vurgu yapan dizeler bulunur.
ama asıl ana fikir, er geç terk edilecek dünyada kâmil bir insan olma yolunda dünya hırslarından uzak yaşamanın önemine vurgu yapmaktır.
bu ruh haliye dinlemek isterseniz, barış manço dört kapı .
devamını gör...
milli kütüphane
ankara bahçelievler'de bulunan bir tane liseliler için, üç tane üniversiteliler için, bir tane de akademisyenler için çalışma salonu barındıran kocaman kütüphanedir. ayrıca sol frame'de adını görür görmez beni fazlasıyla duygulandıran yerdir. kendisi benim hüzünlü tıplı kekimdir.
özel günler harici 7/24 açıktır. çok büyük olmasına rağmen belli bir saatten sonra hep sıra olur ve insanlar birisi çıkınca onun yerine girer. ciddi ciddi saatlerce sıra bekleyenler vardır.
güzel bir sistemi vardır. içinde birden fazla wc, yemek yiyebileceğiniz görece daha pahalı kantini, abur cuburlardan tutun hayatınızda içtiğiniz ennn kötü kahveye kadar bulunan otomatları, küçük sigara içilmeyen bir terası, evden yemek getirenler için iki küçük odacığı, bilgisayar bölümü vardır.
geldiğinizde kartınızı okutup salon seçersiniz ve rastgele bir numara verir. kartla içeri giriş yaparsınız, dilerseniz 2 kere yer değiştirme hakkına sahipsiniz. sonrası için belli bir süre beklemen gerekiyordu ama şu an hatırlamıyorum. dışarıya çıkmak istiyorsanız mola yarım saatlik ve bir saatlik alabileceğiniz molalar mevcuttur. eğer moladan vaktinde dönmezseniz otomatik olarak sizi atar ve sırada bekleyen başka biri sizin yerinize girer. tabii bu molaları da alma sınırı var, öyle zırt pırt alamıyorsunuz. önceden aralarda koltuklar da vardı, sonradan kaldırdılar. yine de aralarda sohbet eden birçok insan vardır. geceleri uyumaya gelen bile olur. girişinde güvenlik de vardır. belli bir saat sonra içerideki hava artık dayanılmaz olur, o yüzden en ideali sabah saatleridir. halide salonu daha küçük, ışıklandırması daha güzel, masaları daha kaliteli ve daha havadar olması sebebiyle kapış kapış gider.
anlayacağınız disiplin ve düzen konusunda epey gelişmiş bir kütüphanedir. pandemi öncesi arkadaşlarımla sabahtan girip akşam çıktığım yerdi. o ders aralarında merdivene oturup ettiğim sohbet ya da terasa çıkıp aldığın temiz havanın ne kadar güzel olduğunu anlatamam. terasta da birçok güvercin vardır, insana alıştıkları için yanında yürürler.
bir insan kütüphaneyle arasında duygusal bağ kurar mı, kuruyormuş işte...
özel günler harici 7/24 açıktır. çok büyük olmasına rağmen belli bir saatten sonra hep sıra olur ve insanlar birisi çıkınca onun yerine girer. ciddi ciddi saatlerce sıra bekleyenler vardır.
güzel bir sistemi vardır. içinde birden fazla wc, yemek yiyebileceğiniz görece daha pahalı kantini, abur cuburlardan tutun hayatınızda içtiğiniz ennn kötü kahveye kadar bulunan otomatları, küçük sigara içilmeyen bir terası, evden yemek getirenler için iki küçük odacığı, bilgisayar bölümü vardır.
geldiğinizde kartınızı okutup salon seçersiniz ve rastgele bir numara verir. kartla içeri giriş yaparsınız, dilerseniz 2 kere yer değiştirme hakkına sahipsiniz. sonrası için belli bir süre beklemen gerekiyordu ama şu an hatırlamıyorum. dışarıya çıkmak istiyorsanız mola yarım saatlik ve bir saatlik alabileceğiniz molalar mevcuttur. eğer moladan vaktinde dönmezseniz otomatik olarak sizi atar ve sırada bekleyen başka biri sizin yerinize girer. tabii bu molaları da alma sınırı var, öyle zırt pırt alamıyorsunuz. önceden aralarda koltuklar da vardı, sonradan kaldırdılar. yine de aralarda sohbet eden birçok insan vardır. geceleri uyumaya gelen bile olur. girişinde güvenlik de vardır. belli bir saat sonra içerideki hava artık dayanılmaz olur, o yüzden en ideali sabah saatleridir. halide salonu daha küçük, ışıklandırması daha güzel, masaları daha kaliteli ve daha havadar olması sebebiyle kapış kapış gider.
anlayacağınız disiplin ve düzen konusunda epey gelişmiş bir kütüphanedir. pandemi öncesi arkadaşlarımla sabahtan girip akşam çıktığım yerdi. o ders aralarında merdivene oturup ettiğim sohbet ya da terasa çıkıp aldığın temiz havanın ne kadar güzel olduğunu anlatamam. terasta da birçok güvercin vardır, insana alıştıkları için yanında yürürler.
bir insan kütüphaneyle arasında duygusal bağ kurar mı, kuruyormuş işte...
devamını gör...
güne bir atatürk sözü bırak
en büyük savaş, cehaletle yapılan savaştır.
devamını gör...
çocukken düşülen yanılgılar
ezan allah'ın sesiymiş sanırdım. sonra öğrendim aslında öyle bir şey yokmuş.
devamını gör...
kafa sözlük yeni isim tahminleri
yazıyorsunuz ama isim işi düşünülmüştür muhtemelen.
devamını gör...
biyoinformatik
biyoloji ile yazılım mühendisliğinin ortak alanı. biyolojik deneylerden elde edilen milyonlarca verinin depolanması ve daha da önemlisi analizi gerektiğinde devreye giren bilim dalı. ör: gen sekansları analizi
devamını gör...
günah keçisi
ingilizce karşılığı "scapegoat" olan benzetme, isim.
devamını gör...
19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı
atamın yaktığı özgürlük ateşini taşıyan bir türk genci ve cumhuriyet çocuğu olarak bu güzel bayramınızı kutlarım.
atamızı ve 18 kıymetli silah arkadaşını samsun'a ulaştıran bandırma vapuru;

mustafa kemal'in samsunda görevlendirildiği fotoğraf (17 nisan 19)

20 mayıs'ta istanbul'a sadaret (başbakanlık) makamına bildirdiği telgraf;

tüm mücadeleniz için minnettarız atam!
atamızı ve 18 kıymetli silah arkadaşını samsun'a ulaştıran bandırma vapuru;

mustafa kemal'in samsunda görevlendirildiği fotoğraf (17 nisan 19)

20 mayıs'ta istanbul'a sadaret (başbakanlık) makamına bildirdiği telgraf;

tüm mücadeleniz için minnettarız atam!
devamını gör...
psikoseksüel gelişim
psikoseksüel (ruhsal-cinsel) gelişme doğumdan sonra gözlenen ve belirli aşamalardan geçen bir evrimdir. bu aşamalar kişiliğin kuruluş ve olgunlaşmasının temelini oluşturan birtakım evreleri içerir; kişinin, her evreyi zamanında ve tüm gereği ile yaşadıktan sonra, yine zamanında, bir sonrakine geçmesi koşulu vardır. ilkel benlik (id), “almak, elde etmek, zevk almak” temeli üzerine oturmuştur ve tek amacı bunları elde etmektir (acıdan hazza ulaşma). bu amaca ulaşmak için hiçbir kural, ahlak ve vicdan kısıtlayıcı ya da cezalandırıcı izi görülmez. “id” sürekli olarak ister, arzular ve amacına ulaşmak için en küçük bir kısıtlama ya da duraksama tanımaz. bir süre sonra çevrenin etkisi başlar; eğitim, yasalar, gelenekler, ahlak, vb etkenler id’in ölçü tanımaz isteklerine gem vurarak ve törpüleyerek, toplum içinde ve toplum kurallarına uyan kişiliğe dönüşür; “ego” oluşmuştur. ego, isteklerini, haklarını ve sınırlarını bilen bir kişilik bileşenidir. daha sonra da “süperego (ahlaki benlik)” olarak nitelendirilen en üst benlik gelişir; böylece, gerektiğinde başkalarının yararına olacak her türlü özveriyi göstermek, paylaşmak, bağışlamak gibi yüksek ahlak göstergelerini içeren bir benlik türü ortaya çıkar.
psikanalizin kurucusu sigmund freud'un psikoseksüel gelişim teorisinde gelişim 5 evreye ayrılmıştır.
1) oral dönem(0-1 yaş)
2) anal dönem(1-3 yaş)
3) fallik dönem (4-6 yaş)
4) latent (gizil) dönem (7-11 yaş)
5) genital dönem (12-18 yaş)
freud kuramında cinsel gelişimin kişiliğin gelişimindeki önemini
vurgulamaktadır.
psikanalizin kurucusu sigmund freud'un psikoseksüel gelişim teorisinde gelişim 5 evreye ayrılmıştır.
1) oral dönem(0-1 yaş)
2) anal dönem(1-3 yaş)
3) fallik dönem (4-6 yaş)
4) latent (gizil) dönem (7-11 yaş)
5) genital dönem (12-18 yaş)
freud kuramında cinsel gelişimin kişiliğin gelişimindeki önemini
vurgulamaktadır.
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
edindiğim arkadaşlılar. siz siz olun kimseye güvenmeyin.
devamını gör...
3 bin sma hastası çocuğun sadece izlenmesi
her gördüğümde beni üzen durumdur. belki o çocuklardan birinin ebeveyni olabiliriz.
pek çok sosyal medya platformunda yardım kampanyaları düzenlenerek toplanmaya çalışılıyor tedavi masrafları ama ülkemizde bununla ilgili çalışmaların bir an önce gerçekleşmesini umuyorum.
ilaç temini ülkemizdeki hastalar için daha zor diye okumuştum. yurtdışında pek çok ülkede tedavi kendi vatandaşları için ücretsiz. bizim ülkede çocuk olmak da, çocuk sahibi olmakta ekstra zor.
pek çok sosyal medya platformunda yardım kampanyaları düzenlenerek toplanmaya çalışılıyor tedavi masrafları ama ülkemizde bununla ilgili çalışmaların bir an önce gerçekleşmesini umuyorum.
ilaç temini ülkemizdeki hastalar için daha zor diye okumuştum. yurtdışında pek çok ülkede tedavi kendi vatandaşları için ücretsiz. bizim ülkede çocuk olmak da, çocuk sahibi olmakta ekstra zor.
devamını gör...