amiyane tabiriyle sidik yarışıdır. her neslin efsaneliği farklıdır yahu. bunu kabullenmek niye bu kadar zor olmuşta nesiller arası savaş başlamış acaba. (yine de en efsane nesil bizim nesildir efenim. bizim nesil efsanelerin efsanesidir. en büyük bizim nesildir ona göre.)
devamını gör...

jean paul sartre
devamını gör...

ajdar anık, yalçın çakır, ahu tuğba gibi üyeleri bulunan jüriyi geçerek, türkiye'nin en kötü jürisini kurmuş olan programdır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beynin ilerleyici olmayan lezyonudur. doğum öncesi, doğum sırasında veya doğum sonrasında birçok nedenden dolayı görülebilir. serebral palsili her bireyin tipleri aynı olsa bile kendine özgü bir seyri vardır. örneğin spastik diparetik iki birey aynı tanıda olsa bile mevcut durumları birbirinden farklılık gösterir. bir bireyin hamstring kas grubunun spastisitesi aşırı iken diğerinde daha hafif olabilir. bu nedenle vücut mekaniğinden tutun ayakta durma hatta yürüme şekline kadar her iki bireyde de farklılıklar gözlenir. bu yüzden tedavi programını planlarken kişiye özgü olması çok önemlilik arz eder. çok ağır tutulumlar olduğu gibi hafif seyreden bireyler de vardır. bu hastalığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir. buradan tavsiyem şu olacaktır. fizik tedavi ve rehabilitasyonun asla ihmal edilmemesi lazım. ailelerin biz bir ilerleme kaydedemiyoruz deyip bırakmamaları gerekmektedir. eğer fizik tedavi ve rehabilitasyon almazlar ise bireylerin mevcut durumundan daha geri gideceği unutulmamalıdır.
devamını gör...

yaşım tutmadığı için taffarel ve mondragon isimli oyuncuları izlemedim hiç.

muslera için konuşmak gerekirse ben takım tutmamama rağmen hem oyunculuğunu hem de karakterini çok beğenirim.
devamını gör...

son zamanlarda pek de yanmayan turuncudur. yaz mevsiminden turuncu da payını aldı galiba.
devamını gör...

son derece normal bir olaydır hatta türkiye’de daha normal bir olaydır.
insanların bir otomobile sahip olması bu şartlarda o kadar büyük zor bir olay ki insanlar alınca fotoğraf çekiniyorlar bu gayet normaldir.
bunun gösterişle falan alakası yoktur.
haa illa gösteriş diyorsanız bütün hayatımız gösteriş üzerine kurulu zaten.
insanız bu böyle maalesef.
iphone ile aynı özelliklere sahip bir telefon daha olsa yine iphone alırım çünkü gösteriş meraklısıyım kullanmazsam eksik hissederim.
hepimiz böyleyiz.
arabasıyla fotoğraf çekilen insanlar son derece normal insanlardır.
kazasız belasız binerler umarım.
devamını gör...

s. freud “özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.” der.

bile bile özür dileyecek duruma düşmekse, ne bileyim.
devamını gör...

sümer mitolojisinde domuzun tanrı katili olmasıdır.

pis bir hayvan diyenler kendi pislikleri içinde yaşadığı için haram diyor. e tavuk da kendi pisliği içinde yaşıyor o niye haram değil?
devamını gör...

zamanla alışılan durumdur.
sağolsun bunda ebeveynlerin etkisi derindir.
dedemin prezervatifden bir haber yaşamına on bir çocuk sığdırmış.
dedeme "neden" diye sorduğumda, "kışın yapacak iş yoktu" aldığım cevap karşında dumura uğradım.
çocuk dünyaya getirmeyi "iş" addeden, babadan, sevgiden yoksun, kıskançlık ve birbirinin zayıflıklarından üstünlük elde etmeyi gaye edinmiş evlatların olması gayet tabidir.
özetle 7 haladan sadece 3'nü tanıyorum. 3 amcadan, birini en son gördüğümde acun firardaydı. diğeri ise kimdi hiç hatırlamıyorum.
devamını gör...

kerimcan durmaz.
bahar candan
cicişler.
murat övüç.
devamını gör...

(bkz: nikolay vasilyeviç gogol)'un kitabıdır. başlığa konu olan hikayeden hariç, merkezine makam konumlanmış 2 hikaye daha barındırır.
(bkz: burun)
(bkz: palto)

19. yy'da gogol'un yaşadığı dönemi bize memuriyet üzerinden anlatan bir eleştiridir aslında.
gerçeküstü bir anlatımla kaleme alınmıştır bu eser, fakat bu bir tercih değil, gogol için bir mecburiyettir. zira dönemin çarlık rusya'sı sansür ve denetim bakımından bir yazar için cehennem olduğundan, basılacak bir kitap yazmak düşündüğümüzde hiç de kolay değildir...

(bkz: bir delinin hatıra defteri)’nde sınıf ayrılığı, işlemiyor diyecek kadar ağır bir bürokrasi ve toplumsal eşitsizlik işlenmektedir.hikayede geçen kahramanımız ivanov ise hikayede eleştirilen bir çok sebebin üst üste gelmesi ile birlikte sonradan delirmiş bir memurdur.
19. yüzyılda anlatılmış bunlar ve tuhaftır ki 21.yy’dayız ve neredeyse değişen hiçbir şey yok yeryüzünde…

(bkz: palto) ‘’hepimiz gogol’un paltosundan çıktık’’ diyen dostoyevski sağ olsun, zamanının instagram fenomeni gibi bu sözü ile bugün bile bir çok okuru gogol’la buluşturmuştur. şunu da belirtmeliyim ki ayrıntı yayınları bu sözün (bkz: gorki) ye ait olabileceğini iddia ediyor. ben ikisini de şüpheli buluyorum. ayrıca gogol, hikayeyi yazdığı yıl en yakın arkadaşı puşkin’i kaybediyor. rusya’da ki popülerliği ise bu kayıptan sonra artıyor.
magazinel bilgileri bir kenara bırakıp, hikayemize gelecek olursak; kahramanımız akakiy akakiyeviç, özetle çok para vererek aldığı paltosunun çalınması üzerine bakandan yardım ister ve kalayı yer. yediği bu kalay onda çok derin izler bırakır ve hastalanıp ölene kadar da devam eder. kısa bir hikaye olduğundan daha da yazıp tat kaçırmak istemem… zira ağır eleştiriler bu hikayede de kendilerine çok güzel bir biçimde yer bulmuştur.

(bkz: burun) hikayemizde ise kahramanımız 8. dereceden bir memur olan kovalev’in bir sabah burnunu yerinde bulamaması, burnun berber ivan yakovleviç’in kahvaltıda kestiği ekmeğin içinden çıkması ve bir polis memurunun burnu bulup getirmesi üzerine kurulu bir hikayedir. bence bu üçleme arasında psikolojik tahlil ve sistem eleştirisi bakımından en dolu hikayesidir diyebilirim. hemen hemen kitapta yazılı olan her şey bir metafordur. bu hikaye özetle; ruh sıkıntılarının, toplumdaki özlem duyulan şeylerin, yanlışların, kimlik bunalımlarını, gelecek endişesini, çarpık düşünceleri ve daha bir sürü şeyi anlatan kıymetli bir hazinedir.
hala okumamış olanlarınız var ise, derhal dönsün bu ayıptan ve bu kitabı edinip muhakkak okusunlar…

dipnot: ayrıca bir delinin hatıra defteri tiyatro olarak da sahnelenen bir oyundur.
(bkz: genco erkal)’ın oyununu 2 yıl arayla iki kere, (bkz: erdal beşikçioğlu)’nun oyunu 1 kere izlemiş biriyim. genco erkal’ın izlediğim ikinci oyununda içim çok burulmuştu çünkü sahne geçişleri ilk oyuna göre daha ağır işliyordu. bu durumun, genco erkal’ın ilerleyen yaşından yahut o gün ki bir rahatsızlığından olduğunu düşünmüş, bu yüzden içim burulmuştu.

iki insan da aynı teksti oynuyorlar fakat çok acayip derecede farklı yorumlamışlar. ben erdal beşikçioğlu’nun performansını daha çok beğendim. yani adam vincin tepesinde oynuyor. her şeyi ile yeni bir anlayış seyirci oturma düzenine kadar yenilik getirilmiş bir durumdu, takdir edilesidir. ayrıca mimikleri gerçekten etkileyiciydi. yani erdal beşikçioğlu diye bir adam var, ivanov’u oynuyor demedim, erdal beşikçioğlu’nu unuttum yahu oynarken…
devamını gör...

sık kullanılanlara ekledik. fena parçalar çalmıyor. ortalamanın üstünde. böyle iyi bozmayın. reklam kaygısı olmayınca iyi işler çıkıyormuş demek.
devamını gör...

hortum.
yıkcağı yeri yıktı, kıyamet koptu.

devamını gör...

tiyatrolarda bu hafta (bkz: demokrasi oyunu)
devamını gör...

lan italya'nın şarkı ne öyle? dinlediğim en güzel 5 eurovision şarkısından biri. buradan fransa da çok iyiymiş.
ayrıca el diablo ablaya da sevgiler ve saygılar.
devamını gör...

mahlasını amatör su diye okuduğum yazar...
devamını gör...

devamını gör...

eğer ölümden sonra biryer varsa eminim her neredeyse hala bizi izliyor.
devamını gör...

üstte faşistin teki suçu hdp'ye atmış ve "ortalığı karıştırmayın hdp'yi kapatın" demiş.
bu tür ırkçı saldırılar bu örümcek beyinli, gerici zihniyetler tarafından organize edilip destekleniyor.
hdp'yi değil de önce binlerce saldırının gerçek failleri olan saray soytarısı mhp, ülkü ocakları ve osmanlı ocakları gibi nazi yuvalarını kapatın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim