mümine bacımız hesabını korumaya almış. en son gördüğümde yaşasın şeriat kanunları diye çığırtkanlık yapıyordu. bir de meyve soydum eşime verdim eşim bana soydu verdi falan filan gibi bir şey yazmıştı ve dibine de iliştirmiş, benim evimde şeriat var, eşim evimin direği diye. şeriatı meyve soymak başucuna koymak gibi bir şey sandı sanırım. ne diyeyim allah akıl fikir versin. bir gün, sana da bir şey olursa, senin için de koşarız, hakkını savunuruz bacım diyeceğim ama diyemiyorum çünkü şeriat kanunların seni korur.
t: bir adet müminelerin müminesi.
devamını gör...

heyecanla sırasını bekleyen kafacılara selam olsun. bu stresi ilkokulda aşı sırasında yaşamıştım. bal gibi gidiyor yayın, gözümden yanağıma akan yaşlarlan dinliyorum.*
devamını gör...

hiçbir şey kaçırmamıştır. her şeyin sonuna tip kelimesini ekleme iticiliğini bir kenara bırakıyorum. üçünü de okudum. martı ve küçük prens'i ortaokulda okumuştum. tutunamayanlar'ı farklı zamanlarda birkaç defa okudum. üzerine yazı yazdım, sunum hazırladım, türkiye'nin en kaliteli türkoloji fakültelerinin kantinlerinde çokça tartıştım. hâlâ tutunamayanlarla ilgili ahkâm kesmekten uzağımdır. çünkü zor kitaptır, çok katmanlı bir anlatıdır. anlatı diyorum çünkü klasik roman formlarının çok ötesindedir. neyse, uzun lafın kısası. bilmem hangi kitabı okumayanlar filan diye girişilen konuşmalara biz edebiyatçılar şekilcilik deriz. martı ve küçük prens'in üst düzey edebiyat metinleri sanılmasına diyecek bir şey yok. ciddiye alınmaya değecek bir algı değildir bu. ikisini de çok severim ama bu başka bir mesele. zikredilen üç kitabın çok dikkat çekici bir ortak noktaları vardır. maalesef üçü de twitter'a düşmüştür. yanında bir kahve fincanıyla çekilen fotoğrafların olmazsa olmaz metaları hâline gelmişlerdir. popüler kültürün şey'leri olmuşlardır. sözlüklerde forumsal başlıkların müdavimi olmuşlardır. kitaplarla ilgili bir inceleme yazısı var mı? yok. kişinin izlenimlerini paylaştığı başı sonu belli bir yazı var mı? yok. ne var bunlara karşılık? filanca kitabı okumayanlar bilmem ne. hakiki edebiyat tutkunu bütün yazarlara selam olsun.
devamını gör...

yav adam benim hayatımı komple yaşamış, görmüş geçirmiş, bi' de üstüne 5 yıl da ekstra yapmış, bırak da o bana not bıraksın, benim ne haddime arkadaş.
devamını gör...

corsairsgold bu başlığın altına tanım girmemiş. başına bir şey gelmiş olabilir.
devamını gör...

cips, çukuleta fln yasak değilse sorun yok.

edit: böyle saçma bi olay görmedim. birkaç saate iptal ederler.
devamını gör...

kedilerin 2000 yıl evvel de sürekli yattığını belirten eser:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

açıyorum sık sık
ama insanlar bilgi verdiğim başlıkları görmeyip troll yaptığım başlıklara takılıyorlar ve beni öyle sanıyorlar.
devamını gör...

aşırı zorlandığım bir durum hele ki tıp salonunda çalışıyorsanız. bir keresinde karnım guruldamıştı o kadar sessiz bir ortam ki herkes dönüp bana bakmıştı.
devamını gör...

böyle bir kitle var. genellikle gündeme getirdikleri bazı düşünceler şöyle;
* küfür neden yok ?
* neden siyasi, cinsel başlıklar daha fazla yer almıyor ?
* oradan başlık kopyalayıp buraya taşıyorlar.
* yok efendim sözlüğün rengi neden turuncu ?
yeşil olmasını istiyorlar herhalde.
* kafa sözlük sözlük formatına uymuyormuş.
* hatta neden görseller gözüküyormuş ?
ve buna eklenebilecek yorumlar da mevcut.

bu sözlük bazı alışkanlıkları değiştirme ve nev_i şahsına münhasır bir sözlük olma amacıyla açılmış.
yani sayın yazarlar, neden bir şeyi diğerine benzetmeye çalışıyorsunuz ?
bırakın bu da farklı bir yoldan ilerlesin,. gelişsin.

anlayışınız için teşekkür ederim.
devamını gör...

eski helen ve bizans dünyasındaki monarşik liderlerin (imparator, kral, tiran vs.) unvanı basileus.

ama basileos diyince daha yunanca gibi geliyor kulağa. o yüzden ben de nickimi "basileos" diye aldım.
devamını gör...

allah'ın, insanları yaratmadan önce de içlerinden bazılarının ona iman etmeyeceğini ve dolayısıyla cehenneme (bkz: cehennem) gideceğini ezeli olarak bildiği halde, yine de o insanları yaratıp ben merhamet sahibiyim demesinin kısa versiyonu olan gülünç durum.

edit1: okuduğunu anlamayanlar için biraz açıklama gereği duydum. allah kimin cehennemlik olduğunu ezeli olarak biliyor. gücü her şeye yeten allah'ın o cehenneme gidecek insanları yaratmama seçeneği de var ve kimse onları yaratmadı diye ondan hesap da soramaz. hal böyleyken madem merhamet sahibiyse cehenneme gideceğini bildiği insanları yaratmamayı seçebilirdi ki merhametliyse bunu yapması mantıklı olan. ne kadar iyi olursan ol müslüman değilsen bu dine göre cehennemliksin. yani cehenneme sadece insanlara kötülükte bulunanlar gitmiyor. bugün covid-19 aşısı için çalışan müslüman olmayan diğer insanlar da sırf ona iman etmedi diye cehenneme gidecek. sen kalkıp da cehenneme gideceğini bildiğin halde milyarlarca insanı yaratıyorsan merhametli değilsindir. mutlak güç sensin sonuçta. istersen hiçbir varlığı yaratmazsın hesap verecek kimsen yok ne de olsa. yoksa oyun oynamak isteyen bir çocuk mu? yaratma gibi bir zorunluluğu yokken bunu yapması merhamet sahibi olmadığını gösterir. böyle bir tanrı var olamaz.

edit2:
insanların yaptığı kötülükler üzerinden argüman üretmeye çalışan yazarlar ya siz cidden okuduğunuz metinlerden anafikir çıkaramıyorsunuz ya da bilerek anlamamazlıktan geliyorsunuz. bakın altını çize çize tekrar belirtiyorum. eğer allah o tecavüzcüyü yaratmasa bu olay da olmayacak hatta bırak tecavüzcüyü eğer mutlak iyiyse insan denen varlığı yaratmaz olur biter. insan yaratmayınca ondan bir şey eksiliyor mu? mükemmel olduğu için bir şeyin eksilmemesi gerek. siz allah'ı insan gibi hayal ediyorsunuz herhalde. allah mükemmelse zaafları olamaz. hele kendini yine kendi yarattığı canlılara ıspatlamak gibi bir çabası hiç olamaz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

soran olursa ortamlarda (bkz: gücü özgürlüğünde) dersiniz.
bu ne perhiz bu ne lahana turşusu arkadaş. bir partili ekonomi müdürünüze, (bkz: ebru baki), demediğini bırakmayacak, programın yayın ortağı, (bkz: bülent aydemir), bu ne saçmalık özür dileyin diyecek ve üstüne görevden alınacak.. vay be.
üzerine bir de genel yayın yönetmeni, (bkz: kürşat oğuz), istifa edecek.
buradan
dikkat edersen gücü gerçekten özgürlüğümdeymiş..
devamını gör...

öldürmek istedikleri tarafından öldürülen ülkücü genç. bu gençlerin birbirlerine saldırıp öldürmelerini çok gördü ülke. ne bizi düzlüğe çıkardı ne de vatana millete bir faydası oldu. sadece darbecilere bahane, zemin oluşturdu. ülkesini bilinçli bir şekilde seven bir insan şu sokak, kampüs çatışmalarına girmez. zaten kafası çalışan insanların genel olarak çatışmadan uzak durmak gibi bir tavrı vardır.
devamını gör...

girilen tanımlara ithafen:
online sınav hazırlamak zor değil. google drive’den dahi çok rahat denemeler hazırlayıp bu süreçte öğrencilere çözdürdüm. ancak kopyanın önünü pek alabileceğiniz bir uygulama değil. bir de internet sıkıntısı yaşayan öğrenciler var. sürekli düşüyor sistemden atıyor. zor bir süreçten geçiyoruz bol keseden eleştirmeden önce biraz realist olalım.
t. covid döneminde mecburiyetten alınan karar.
devamını gör...

kimseye kötü davranamıyorum. gebersem bile bu böyle. iğrenç bir gün geçirsem bile hala birine gülümseyebiliyorum. ya da iyiymiş gibi davranıyorum. hissettiklerimi yansıtamıyorum. lanet bir durum.
devamını gör...

merhamet ve vicdan sahibi olmak. hele bugünlerde çok daha değerli.
devamını gör...

bizim küçük beyin, sevimli mi sevimli ufak bir salyangoz oyuncağı var. özellikle son zamanlarda bu oyuncağın üzerine inanılmaz düşmüş durumda. salyangoz ortada olmadığında halimiz yaman oluyor. sabah akşam, salyangoz önden bizim ki arkadan kahkahalar atarak ilerliyor. salyangoz tutkunu bir çocuk haline geldi.

neyse asıl mevzu şu ki; geçenlerde kendisi ile dışarı çıktık, hava da limoni, hafif yağmur atıştırmaya başladı. o esnada parkın kenarında gerçek bir salyangoz gördü. bana feyk atarak salyangoza doğra koşturmaya başladı. tabi bende arkasından. salyangozu eline aldı. sağına soluna merakla bakıyor. hayvancağız kafayı içeri çekince, bizimki kabuğunun üzerinde düğme aramaya başladı. bu esnada bende tedirginim, hayvanı yere atar, kabuğu kırılır falan diye tetikte bekliyorum. allah'tan korktuğum olmadı. sonrasında salyangozu yere bıraktık ve bir süre bekledik. salyangoz hareket etmeye başlayınca bizimki bastı çığlığı, ''cici sayyangoz, güzel sayyangoz.'' diye düştü peşine. 2 yıllık ömrü hayatında ilk kez canlı bir salyangozla karşılaşıyor tabi, o yüzden heyecan dorukta. bir süre salyangozun başında ayrılmadı. ''cici sayyangoz'' nidaları eşliğinde kabuğunu okşadı. sonrasında ben salyangozu aldım ve kendimce güvenli bulduğum bir noktaya bıraktım. arkasını döndü ve salyangoza el salladı; ''hoşçakal, görüşürüz.'' dedikten sonra oradan ayrıldık.

bu olayı takiben kendi çocukluğum geldi aklıma, benim de salyangozlarla bir hayli teşrik-i mesaim olmuştu. çocuk aklı işte, yağmurlu havalarda hemen dışarı fırlar, tehlikeli noktalarda bulunan ne kadar salyangoz bulursam toplar, sonrasında da onları kendimce güvenli bulduğum yerlere taşırdım. zira insanlar dikkatsizdi. üzerlerine çat çat basıp geçiyorlardı. bu da bende ziyadesiyle can sıkıntısı yaratıyordu. birde kurtardığım salyangozların sayısını not alırdım. eve gelir gelmez, not defterime o gün kaç salyangoz kurtardığımı not düşerdim. sayı arttıkça da kendimle gurur duyar ve böbürlenirdim. en son 10 binler gibi bir sayı hatırlıyorum. ne kadar doğru hatırlıyorum orasını bilemem tabi. bizim küçük beyin salyangoz efendi ile tanışması işte ben de aynı böbürlenme hissini yarattı; ''ya ne olacağdı, babasının oğlu işte!'' deyiverdim kendi kendime.

büyüyünce kahramanlık işlerini bıraktık tabi, ama siz yine de yağmurlu havalarda adımlarınıza dikkat edin. oğlum kabuğu kırılmış bir salyangozu ne kadar geç görürse o kadar iyi. şimdiden hepinize teşekkür ederiz.

tanım: vücutlarında yüksek oranda su bulundurduğu için soğuk havalarda donma tehlikesi ile karşı karşıya kalan, spiral kabuklu sevimli yaratık.

ek bilgi: salyangozları muhakkak tuzdan uzak tutmak lazım. diyetleri mühim. tuzlu yedirirseniz ölmelerine neden olursunuz.
devamını gör...

bir tespittir.

cem karaca şarkı söylemiyor da sanki gargara yapıyor. bütün o genzindeki tükürük bezlerini duyuyoruz şarkılarında.

fena söylemiyordu bence ama o ses kirliliği pek hoş değildi açıkçası.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim