hastalık hastası
google amcanın "öksürük ağrısına ne iyi gelir?" sorumuza "6 ay ömrünüz kaldı" cevabını vermesi sonucu dünyada birçok insanın sahip olduğu sözde hastalıktır.
devamını gör...
amerika'da trafik şeridinin soldan sağa geçme nedeni
amerika birleşik devletleri'nde soldan sağa geçiş, yük arabalarının yerini birkaç çift at tarafından çekilen büyük yük vagonları aldığında gerçekleşti. vagonlarda sürücü koltuğu yoktu, bu yüzden sürücüler sol arka atın üzerine oturur ve tüm atları kontrol edebilmek için kırbaçlarını sağ ellerinde tutardı. solda oturan sürücüler, karşıdan gelen vagonların tekerleklerinden uzak durabilmek için diğer vagonların sağlarından geçmeyi tercih ediyordu. bunun da, yolun sağ tarafında sürdüklerinde daha kolay olduğunu fark ettiler ve daha sonrasında şerit değiştirme kararı alındı.
kanada'da değişmenin sebebi de amerika ile olan ulaşımda oluşan sorunlar en büyük etken olarak kayda geçmiştir.
kanada'da değişmenin sebebi de amerika ile olan ulaşımda oluşan sorunlar en büyük etken olarak kayda geçmiştir.
devamını gör...
hayatında hiç antidepresan kullanmamış insan
benimdir. hayatımda o kadar zor badireler atlattım ki, bazen üst üste gelmesine rağmen aklımın ucundan bile geçirmedim. arkadaşlar antidepresan kangren olmuş bir kolu kesmek gibidir. kişinin çok ciddi, ölüme götürebilecek psikolojik sorunları varsa intihar etmesin vs. diye son çare olarak kullanılır. depresyonel vakalarda antidepresan kullanım oranı çok düşüktür çünkü hem çok derin, hemde uzun süreli maruz kalınmışsa ve kişi hayata dair bir çıkış yolu bulamıyorsa, “ doktor kontrolünde” ve belirli dozlarla verilir. öyle ergen ergen tribe girip hemen ilaca sarılmayın ve şunu düşünün. insanlar önceden bu ilaçlar yokken bu sorunlarla nasıl başa çıkıyorlardı ? unutmayın insan beyni ve vücudu koşullar ne olursa olsun hayatta kalmaya programlanmıştır. hayattaki çoğu problemimiz, biraz sabır, gayret ve destek ile çözülebilir.
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
ramazan da iftar için revani yapacaktım . epey de misafir gelecekti .her şey yolundaydı aslında .nasıl olduysa hamurlamış gibi oldu ( hâlâ çözemem) . tadına da bakma fırsatım yoktu . kendime de epey güveniyorum harika oldu efsane görünüyor diye. sonra bir akrabam 'olmamış' diye tek kelimeyle beni yıktı. surat ifadeleri hâlâ aklimdadir. sadece dedem beğendi tadı kek gibi olmuş çok güzel olmuş diye fazladan bile yedi .ama o kadın o kadın.. olmamış olsa bile öyle denmez ve vicdansız kadın.
devamını gör...
biten ilişkinin ardından yapılanlar
dostlara sığınmak.
bol alkol
gülmeye çalışmak
hatırlamak güzel zamanları
ağlamak gelecekten çalınanlara
bir çeşit yas tutma
bol alkol
gülmeye çalışmak
hatırlamak güzel zamanları
ağlamak gelecekten çalınanlara
bir çeşit yas tutma
devamını gör...
insanları itici yapan detaylar
her konuda ama her konuda fikrini beyan eden insanlar, sürekli eleştiren, kendini diğerlerinden üstün gören, insanları kullanmaya çalışan kişiler bana göre itici yapan detaylar.
devamını gör...
the long dark
epic games store sağolsun beleşe alıp oynadım.
kendisi bir hayatta kalma oyunu. hikaye başlangıcı şöyle, 2 kişiyiz, uçağımız dağlarla çevrili köylük bir yerde düşüyor ve hava cidden soğuk. düşen uçakta planör mü nedir artık 2 kişilik uçak işte. uyandığımızda arkadaşımız gitmiş biz ise o soğukta yolu bulmaya çalışıyoruz. köyler terkedilmiş, vahşi doğa sokağa kadar inmiş. bu şekilde macera başlıyor. oynasam mı diye düşünüyorsanız şahsen bir girip en azından ilk kısmı oynamanızı tavsiye ederim ama benim gibi beleş edinebilirseniz. yoksa para verip alınacak bir oyun değil neden? görevler çok saçma, hikayede saçma noktalar var, yollar cidden uzun. bazen sadece dümdüz yürüyorsunuz kar sesleri arasında kart kurt, arada kurt falan çıkarsa bi ortalık hareketleniyor ondan sonra yine devam düz yürümeye. yani grafikten kısmışsın, hikaye desen tırt, 3-5 mekaniği idare eder güzellikte. sana puanım 5/10 kanka.
şimdi rahat yazabilirim. ya arkadaş uçak düşüyor yanımızdaki kadın basıp gitmiş. ulan hiç mi demezsin bu adama bir bakayım hani arkadaştık? ondan sonra gidiyoruz köyde kör bir nine kalmış la ben koskoca adam hayata zor tutunuyorum sen hayırdır? birde kadına soruyoruz nine buralardan bizim arkadaş geçti mi diye. kadında diyor ki şurada bir kasa var onu bir aç içindekini getir belki hatırlarım. bak teyze kör, köyde yalnızız ve teyzenin sol yanında tüfek var alamıyoruz. teyze konuşsun diye dolabını ve odun deposunu diziyoruz yine bize verdiği tek cevap aha şurada bir patika var oluyor. bunu söyleyene kadar sizi o kadar uğraştırıyor ki lan ben zaten haritanın her köşesini dolaşsam o patikayı bulurdum diyorsunuz. neymiş birde kızı dağcıymış dağ ekipmanlarını üst kattaki sandıktan alıyoruz. normalde o tahta sandığı kırar içinden alırız ama görev icabı önce nineyi tatmin edip efendice anahtarı alıyoruz. deget ya. sonra gidip avcıyı buluyoruz avcı kahrolmuş tabi. lan adam bir sağa bir sola 500km saçma sapan sebeplerden yolluyor bizi. ilaç lazımmış ki istediği ilaçların tillahı bizim üstümüzde var. ama yoook görev icabı illa onun dediği yerden alacaz ki sinematikte ayı saldırsın maksat oyun uzasın falan feşmekan. ayıyı vurmak için tüfeğimiz var ama fantezi yapıp mızrak almaya fizana yolluyor ahlaksız. gidiyorsun mızrak kırık vay babayn örekesi. tamir ediyoruz sonra tekrar fizandan dönüş yapıyoruz. otomatik yürüme tuşu koymuş adamlar z basın düz yürüsün. kendileri de farkında demek ki.
ilerleyen zamanlarda ayıyla karşılaşıyoruz ama bizim mızrağı bir tutuşumuz var sanırsın ellerini hiç kullanmamış bir bebek. mızrağı saplama stili hepsinden acayip. birde mızrakla hazır beklersen enerjin azalıyor nasıl bir mantıksa artık toplamda 10 saniye hazır bekleyemiyor. ayı senaryo icabı bizi alıp inine götürüyor ve bir köşeye atıyor. normalde kendisi bizi görse anından hallediyor bunu da belirtmek gerek. ölüm esnasına da bir sinematik koymuşlar geçemiyorsun bekle ki bitsin.
ayının ini maşallah 500 metre kare. biz nereye gidersek ayıda ne hikmetse, mağaranın o kısmına gidiyor. sonra bizi getirirken kaybolmuş olan mızrağı arıyoruz. aaaa ne garip o da mağarada düşmüş bak sen şu işe. hata yapmak çok basit sürekli ölüyoruz, sinematiği bekliyoruz ve tekrar karşılaşmayı yaşıyoruz.
kendisi bir hayatta kalma oyunu. hikaye başlangıcı şöyle, 2 kişiyiz, uçağımız dağlarla çevrili köylük bir yerde düşüyor ve hava cidden soğuk. düşen uçakta planör mü nedir artık 2 kişilik uçak işte. uyandığımızda arkadaşımız gitmiş biz ise o soğukta yolu bulmaya çalışıyoruz. köyler terkedilmiş, vahşi doğa sokağa kadar inmiş. bu şekilde macera başlıyor. oynasam mı diye düşünüyorsanız şahsen bir girip en azından ilk kısmı oynamanızı tavsiye ederim ama benim gibi beleş edinebilirseniz. yoksa para verip alınacak bir oyun değil neden? görevler çok saçma, hikayede saçma noktalar var, yollar cidden uzun. bazen sadece dümdüz yürüyorsunuz kar sesleri arasında kart kurt, arada kurt falan çıkarsa bi ortalık hareketleniyor ondan sonra yine devam düz yürümeye. yani grafikten kısmışsın, hikaye desen tırt, 3-5 mekaniği idare eder güzellikte. sana puanım 5/10 kanka.
şimdi rahat yazabilirim. ya arkadaş uçak düşüyor yanımızdaki kadın basıp gitmiş. ulan hiç mi demezsin bu adama bir bakayım hani arkadaştık? ondan sonra gidiyoruz köyde kör bir nine kalmış la ben koskoca adam hayata zor tutunuyorum sen hayırdır? birde kadına soruyoruz nine buralardan bizim arkadaş geçti mi diye. kadında diyor ki şurada bir kasa var onu bir aç içindekini getir belki hatırlarım. bak teyze kör, köyde yalnızız ve teyzenin sol yanında tüfek var alamıyoruz. teyze konuşsun diye dolabını ve odun deposunu diziyoruz yine bize verdiği tek cevap aha şurada bir patika var oluyor. bunu söyleyene kadar sizi o kadar uğraştırıyor ki lan ben zaten haritanın her köşesini dolaşsam o patikayı bulurdum diyorsunuz. neymiş birde kızı dağcıymış dağ ekipmanlarını üst kattaki sandıktan alıyoruz. normalde o tahta sandığı kırar içinden alırız ama görev icabı önce nineyi tatmin edip efendice anahtarı alıyoruz. deget ya. sonra gidip avcıyı buluyoruz avcı kahrolmuş tabi. lan adam bir sağa bir sola 500km saçma sapan sebeplerden yolluyor bizi. ilaç lazımmış ki istediği ilaçların tillahı bizim üstümüzde var. ama yoook görev icabı illa onun dediği yerden alacaz ki sinematikte ayı saldırsın maksat oyun uzasın falan feşmekan. ayıyı vurmak için tüfeğimiz var ama fantezi yapıp mızrak almaya fizana yolluyor ahlaksız. gidiyorsun mızrak kırık vay babayn örekesi. tamir ediyoruz sonra tekrar fizandan dönüş yapıyoruz. otomatik yürüme tuşu koymuş adamlar z basın düz yürüsün. kendileri de farkında demek ki.
ilerleyen zamanlarda ayıyla karşılaşıyoruz ama bizim mızrağı bir tutuşumuz var sanırsın ellerini hiç kullanmamış bir bebek. mızrağı saplama stili hepsinden acayip. birde mızrakla hazır beklersen enerjin azalıyor nasıl bir mantıksa artık toplamda 10 saniye hazır bekleyemiyor. ayı senaryo icabı bizi alıp inine götürüyor ve bir köşeye atıyor. normalde kendisi bizi görse anından hallediyor bunu da belirtmek gerek. ölüm esnasına da bir sinematik koymuşlar geçemiyorsun bekle ki bitsin.
ayının ini maşallah 500 metre kare. biz nereye gidersek ayıda ne hikmetse, mağaranın o kısmına gidiyor. sonra bizi getirirken kaybolmuş olan mızrağı arıyoruz. aaaa ne garip o da mağarada düşmüş bak sen şu işe. hata yapmak çok basit sürekli ölüyoruz, sinematiği bekliyoruz ve tekrar karşılaşmayı yaşıyoruz.
devamını gör...
sokak röportajında ekonomiden dem vuran 11 yaşındaki çocuk
atatürk'ün "küçük hanımlar küçük beyler ... sizler ikbal ışığısınız." dediği çocuklarımızdandır. zira oy verme yetkisi olmayan birinden daha bilinçsiz olan yetişkinler var. ne desem boş. umarım tüm güzellikler seni bulur güzellik!
devamını gör...
kızıl boyunlu tangara
tangara cyanocephala olarak da bilinen güzel enkleri ile öne çıkan bir kuş türü. yaşadıkları bölge güney amerika'nın doğusundaki tropik ormanlarıdır. kafasının rengiyle boyunlarındaki lekeye göre 3 alt türü bulunmaktadır.
kaynak
kaynak
devamını gör...
kaptan mağara adamı
halk kahramanı tabirinin vücut bulmuş, dile gelmiş, gönülleri hoş etmiş hali. nevi şahsına münhasır, müstesna bir yaratık. hepimiz onu ''kaptan mağara adamı geliyor anacığımmmm!'' nidalarıyla hatırlarız. suçluların korkulu rüyasıdır. öyle superman'a, batman'e falan benzemez, zerre kasıntılık bulamazsınız kaptanda. kodu mu oturtur. suçlularla mücadele edeceğim diye kırk dereden su getirmez, direkt değiştirir üstünü ve vınnn... ayrıca onun üzerini değiştiği esnada dünya güzelleşir. rengarenk yıldızlar arş-ı alaya çıkar. yalanı, riyası, oyunu düzenbazlığı yoktur. diğer pelerinliler gibi sinsi değildir. taş gibi halk çocuğudur. fazla düşünmez, çat diye işini yapar. ha bazı zamanlar düşündüğü de olur, o da uzun sürmez. ''unga bunga!'' dedi mi, anlayın ki o iş tamamdır. bakın bu iki kelime çok mühim zira bu iki kelime söylendiği andan itibaren, mevzuya dair her türlü detay düşünülmüş, eylem planı hazırlanmış ve kaptan sonuca çoktan ulaşmıştır. geçmiş ola halk düşmanlarına! captain america bu yüce şahsiyetin ancak getir götürünü yapar. buram buram elitizm kokan o çakma kahramanlara sopasını her daim göstermiştir. sopalı ilahtır bizim kaptan. hem aba altından göstermez sopayı. direkt gözünüze gözünüze sallar. hal böyle olunca da farkı tak diye anlaşılır.
yün yumağıdır evet! ama halk kahramanı olmanın bana göre ilk şartı yün yumağı olmaktır. tıpkı alf'te olduğu gibi bu asli şartı yerine getirmesi onu gözümüzde daha da büyütmektedir. hem o postun altında neler vardır neler? kaptan'ın o postun içinden çıkarmadığı bir şey henüz görmedik. o derece de kirli çıkıdır. bir de gözlüğü için bir kaç laf etmek lazım; clark kent denen çakma kahramanın gözlüğüne bin beş yüz basar. kemik çerçeveli gözlükler her daim daha karizmatiktir.
ha kusurları yok mu? elbette var. halk kahramanı dediğinin kusurları olur zaten. biraz pis ve pasaklıdır ama o devrin şartlarında ben bunu olağan karşılıyorum. hiçbir zaman yumuşak iniş yapamadı ama bence burada da hep sert adamım imajı vermeye çalıştı. bodoslama dalışı bundandır hep. diğer algı oyunlarına asla itibar etmeyiniz. hatta kamikaze olmak en çok kaptan'a yakışırdı lakin çağ farkı yüzünden kaçırdı o şansı.
neyse efendim, kaptan mağara adamı önümüzdeki bölümde wilma ve betty'yi kurtarabilecek mi bakalım?*
şu karizmaya bakar mısınız yahu. bu adam için ne söylesek az gelir.
yün yumağıdır evet! ama halk kahramanı olmanın bana göre ilk şartı yün yumağı olmaktır. tıpkı alf'te olduğu gibi bu asli şartı yerine getirmesi onu gözümüzde daha da büyütmektedir. hem o postun altında neler vardır neler? kaptan'ın o postun içinden çıkarmadığı bir şey henüz görmedik. o derece de kirli çıkıdır. bir de gözlüğü için bir kaç laf etmek lazım; clark kent denen çakma kahramanın gözlüğüne bin beş yüz basar. kemik çerçeveli gözlükler her daim daha karizmatiktir.
ha kusurları yok mu? elbette var. halk kahramanı dediğinin kusurları olur zaten. biraz pis ve pasaklıdır ama o devrin şartlarında ben bunu olağan karşılıyorum. hiçbir zaman yumuşak iniş yapamadı ama bence burada da hep sert adamım imajı vermeye çalıştı. bodoslama dalışı bundandır hep. diğer algı oyunlarına asla itibar etmeyiniz. hatta kamikaze olmak en çok kaptan'a yakışırdı lakin çağ farkı yüzünden kaçırdı o şansı.
neyse efendim, kaptan mağara adamı önümüzdeki bölümde wilma ve betty'yi kurtarabilecek mi bakalım?*
şu karizmaya bakar mısınız yahu. bu adam için ne söylesek az gelir.
devamını gör...
banka uygulaması ile 16 milyar tl'lik vurgun yapmak
samsun'da yaşayan iki gencin*, bankacılık uygulamasındaki bir hatadan faydalanıp gerçekleştirdiği olay.
kötülük yok çocukların kalbinde yalnız, orası belli.
cehalet var işte biraz.
hesapta para yoktu. yatırım hesabına baktım. hisse senedi hesabından 'para çek' yazan menüden para çekmek istedim. miktar yazma kısmı çıktı. kafama göre miktar yazdım. her yazdığım miktar mevduat hesabına geçti. 60-70 kez bu işlemi tekrarladım. her defasında talebim gerçekleşti. bu paralarla hemen cep telefonu aldım. ardından bir galeriden bmw almak için 300 bin lira havale yaptım. atm’den 40 bin lira nakit çektim. önce yaptığım çekimlerle birlikte hesabımda toplam 16.000.000.000 (16 milyar) para oldu. durumu aile büyüklerimize anlattık. ‘akrabalarımızdan, komşularımızdan kimin borcu varsa bize gelsin’ dedik. borcu olan veya ekonomik durumu iyi olmayan akrabaların hesaplarına para havale ettik.
detaylar...
kötülük yok çocukların kalbinde yalnız, orası belli.
cehalet var işte biraz.
hesapta para yoktu. yatırım hesabına baktım. hisse senedi hesabından 'para çek' yazan menüden para çekmek istedim. miktar yazma kısmı çıktı. kafama göre miktar yazdım. her yazdığım miktar mevduat hesabına geçti. 60-70 kez bu işlemi tekrarladım. her defasında talebim gerçekleşti. bu paralarla hemen cep telefonu aldım. ardından bir galeriden bmw almak için 300 bin lira havale yaptım. atm’den 40 bin lira nakit çektim. önce yaptığım çekimlerle birlikte hesabımda toplam 16.000.000.000 (16 milyar) para oldu. durumu aile büyüklerimize anlattık. ‘akrabalarımızdan, komşularımızdan kimin borcu varsa bize gelsin’ dedik. borcu olan veya ekonomik durumu iyi olmayan akrabaların hesaplarına para havale ettik.
detaylar...
devamını gör...
17 ocak 2021 normal sözlük güncellemeleri
tanım, beğeni ve favori bildirimlerine oy sahibinin mahlasının eklenmesi yeniliğini takdir ettim ve yapanın eline sağlık. böylelikle puan veren yazarın kim olduğuna dair alt kısma tıklama zahmetinden kurtarmış oldu.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
bu seferlik affediyorum. sonuçta hala yeniyim.
devamını gör...
normal sözlük tanıtım videosu
eyluling konuşurken sesinin yanaklarından sıkasım geldi. *
devamını gör...





