kitaplardaki en etkileyici giriş cümlesi
“hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.”
masumiyet müzesi, orhan pamuk
“zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana.”
iki şehrin hikayesi, charles dickens
“bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum.”
yabancı, albert camus
masumiyet müzesi, orhan pamuk
“zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana.”
iki şehrin hikayesi, charles dickens
“bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum.”
yabancı, albert camus
devamını gör...
b12 vitamini eksikliği
bebeklerdeki eksikliğinin yürüyememesine, ve kalıcı gelişim geriliğine sebep olduğunu öğrendiğimizde beynimizden vurulmuş gibi hissetmemize yol açan vitamindir kendisi. durumu tesadüfen ve neyse ki erken dönemde öğrenerek üstesinden geldik.
ilaçların, spreylerin işe yaramamasıyla bu vitamini anne sütünden alabileceğini ve bunun için de annenin de b12 sinin yükselmesi gerektiği bilgisine uzun araştırmalar sonucu ulaştık. anne sütü kesilince mecburen sık sık ve ömür boyu o iğneyle bir bağı olacak.
ilaçların, spreylerin işe yaramamasıyla bu vitamini anne sütünden alabileceğini ve bunun için de annenin de b12 sinin yükselmesi gerektiği bilgisine uzun araştırmalar sonucu ulaştık. anne sütü kesilince mecburen sık sık ve ömür boyu o iğneyle bir bağı olacak.
devamını gör...
cankan'ın hate'e özenip röportaja konuk olması
burada görülen durum. bakınız hate'in röportajından önce yıllardır görmediğimiz cankan, röportajdan sonra birden ortaya çıktı.
devamını gör...
meja'nın 100 bin karma puana ulaşması
mod, tanımı geri yüklemekle çok geç kaldın. şimdi geri sil.
devamını gör...
ulus baker
bir camı düşmüş gözlüğüyle anımsarım ben ulus baker'i. kıymeti sadece kısıtlı çevrelerce anlaşılan bir düşünür, ne yazık ki. onun için sadece sosyolog sıfatını kullanmam mümkün değil. siyaset üzerine çalışmalarıyla, medya eleştirileriyle, deleuze ve spinoza'yı anlaması ve anlatmasıyla çok kıymetli katkıları var. odtü'de hocalık yapmıştır bir dönem.
youtube'dan bazı konuşmalarının kayıtlarına ulaşılabilir.
youtube'dan bazı konuşmalarının kayıtlarına ulaşılabilir.
devamını gör...
marshall eriksen
herşeye çabucak inanıvermesi ile tanıdığımız,saf yürekli hımym karakteri.jason sagel tarafından canlandırılır.ted ile üniverstede oda arkadaşıdır.barney ile aynı şirkette çalışır,hedefi yargıç olmaktır ve olurda.
devamını gör...
delirmiş_psikolog
türkçe, dil bilgisi ve algı katili yazar. delilik güzel de henüz o makama ermedik, bize yazık değil mi?
devamını gör...
yazarların asla yapmam dediği bir şey
her an her şeyi yapabilirim. kendime ve başkalarına asla yapmam diyebileceğim bir sözüm yok.
devamını gör...
sevgili edinme konusunda hiçbir şey yapmayan insan
alışılmış yalnızlığa bir başkasının müdahale etmesiyle yaşanabilecek pişmanlıkların artmasından endişe duyulması.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
gece gece sol frame'de görünce başına bir şey geldi sandığım canım liderimiz.
bir şey olmadığını anlayınca üzüldüm tabi, orası ayrı.
bir şey olmadığını anlayınca üzüldüm tabi, orası ayrı.
devamını gör...
sözlük yazarlarının insanlar tarafından en tuhaf bulunan özellikleri
tuhaf bulunmayanları yazarsam daha kısa sürer diyebileceğim listecik.
devamını gör...
250 gramcık sermaye ile 9 ayda 10 milyon usd kazanmak
ben de sandım ki yine bir pudra şekeri vakası...
250 gramdan daha fazlası sizde var. siz daha büyüğünü kazanın o zaman. salak hemcinsleriniz üzerinden kolay para kazanan kadını aşağılamak daha mı kolay yoksa? *
250 gramdan daha fazlası sizde var. siz daha büyüğünü kazanın o zaman. salak hemcinsleriniz üzerinden kolay para kazanan kadını aşağılamak daha mı kolay yoksa? *
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
yakın olanından ne fayda gördük de bundan görelim diye düşündüren ilişki.
edit: hayat böyle işte arkadaşlar. size lafınızı yedirmeyi seviyor. çok mutlu olduğum bir ilişkim var şu an. çeşitli sebeplerden ötürü uzak mesafe ilişkisi sayılır ama mutluyum. garip.
edit2: agagagaga, e şimdi de ayrıyım. onu ne yapıcaz. püüü.
edit: hayat böyle işte arkadaşlar. size lafınızı yedirmeyi seviyor. çok mutlu olduğum bir ilişkim var şu an. çeşitli sebeplerden ötürü uzak mesafe ilişkisi sayılır ama mutluyum. garip.
edit2: agagagaga, e şimdi de ayrıyım. onu ne yapıcaz. püüü.
devamını gör...
sabah sabah tat kaçıran şeyler
ben artık bu memlekette uyanmak istemiyorum.

kadın öldü, ölmedi ya da neden öldü bilmiyorum. bu gerçek ya da değil ya da geçen gün gördüğümüz afgan şahsın 17 yaşında bir kızı öldürmesi. ya ne bekliyoruz artık ben gerçekten çok merak ediyorum.
bu fotoğrafı bir yerde paylaştım ve gelen yoruma bakın.
peki merak ediyorum bu adamın ne mal olduğunu bile bile neden bir kadın bununla aynı evi paylaşır. bir kadın olarak sen böyle cinayetten yargılanmış kamu oyunda böyle gündem olmuş bir adamla aynı eve girer miydin? yani kızın ölmesi ve bu adamın elini kolunu sallayarak çıkması yeterince sinir bozucu ama neden aynı evde acaba zorla mı evine getirdiler? yani suç sadece adamda mı?
bakın kelimesi kelimesine bu yorum yapıldı. aklım almıyor artık. buna ne dersin. ne yorum yaparsın ne cevap verirsin? elim ayağım titriyor sinirden.
ben bu kişiyi tanımıyorum bile benim gibi tanımayan haber izlemeyen, sosyal medya kullanmayan bir çok insan var. ne yapacağız yani öyle biriyle bilmeden veyahut bilerek yahu ne fark eder bizi kandırdı ve öldük. tek suç adamın değil mi denecek arkamızdan. burada mevzu adalet. o adamın elini kolunu sallayarak dışarı çıkması. ama bizim toplum hala öleni suçlu çıkarma çabasında.
ah sizin kokuşmuş ahlak anlayışınız ah sizin namus bekçiliğiniz...
biri de sabah yine bir üniversite öğrencisi öldürülmüş 50 yaşında adam tarafından. diyor ki kadın, 'ne işi varmış üni öğrencisinin 50 yaşında adamla.' gerçekten aklınıza ilk bu cümle mi geliyor? gerçekten mi yahu?
bakın üzülmeyin tamam mı? karalar bağlamayın, umursamayın ama böyle ahlaktı bilmem neydi oralardan dem vurup insanları hala daha suçlu çıkarmaya çalışmayın.
sizin kafa yapınıza, sizin zihin dürtünüze, sizin beyin kodlarınıza, sizin bakış açınıza......
bir gün bir yerlerde öleceğiz ve 'ölmeseydi, hemen öldü, ölmeseydi, öldüyse suçlu' diyecekler. hiçbir şey bulamasalar bile bunu söyleyecekler. şort giymeseydi, o saatte sokağa çıkmasaydı, o adamla görüşmeseydiyi geçtim. yakında 'öldü, ölmeseydi demek suçlu' diyecekler!
lanet olsun sizin bakış açınıza!
tüm kadınlar ölsün, tüm çocuklar istismar edilsin, tüm hayvanlar işkence görsün, tüm ağaçlar yansın... o zaman kurtulacağız!!!

kadın öldü, ölmedi ya da neden öldü bilmiyorum. bu gerçek ya da değil ya da geçen gün gördüğümüz afgan şahsın 17 yaşında bir kızı öldürmesi. ya ne bekliyoruz artık ben gerçekten çok merak ediyorum.
bu fotoğrafı bir yerde paylaştım ve gelen yoruma bakın.
peki merak ediyorum bu adamın ne mal olduğunu bile bile neden bir kadın bununla aynı evi paylaşır. bir kadın olarak sen böyle cinayetten yargılanmış kamu oyunda böyle gündem olmuş bir adamla aynı eve girer miydin? yani kızın ölmesi ve bu adamın elini kolunu sallayarak çıkması yeterince sinir bozucu ama neden aynı evde acaba zorla mı evine getirdiler? yani suç sadece adamda mı?
bakın kelimesi kelimesine bu yorum yapıldı. aklım almıyor artık. buna ne dersin. ne yorum yaparsın ne cevap verirsin? elim ayağım titriyor sinirden.
ben bu kişiyi tanımıyorum bile benim gibi tanımayan haber izlemeyen, sosyal medya kullanmayan bir çok insan var. ne yapacağız yani öyle biriyle bilmeden veyahut bilerek yahu ne fark eder bizi kandırdı ve öldük. tek suç adamın değil mi denecek arkamızdan. burada mevzu adalet. o adamın elini kolunu sallayarak dışarı çıkması. ama bizim toplum hala öleni suçlu çıkarma çabasında.
ah sizin kokuşmuş ahlak anlayışınız ah sizin namus bekçiliğiniz...
biri de sabah yine bir üniversite öğrencisi öldürülmüş 50 yaşında adam tarafından. diyor ki kadın, 'ne işi varmış üni öğrencisinin 50 yaşında adamla.' gerçekten aklınıza ilk bu cümle mi geliyor? gerçekten mi yahu?
bakın üzülmeyin tamam mı? karalar bağlamayın, umursamayın ama böyle ahlaktı bilmem neydi oralardan dem vurup insanları hala daha suçlu çıkarmaya çalışmayın.
sizin kafa yapınıza, sizin zihin dürtünüze, sizin beyin kodlarınıza, sizin bakış açınıza......
bir gün bir yerlerde öleceğiz ve 'ölmeseydi, hemen öldü, ölmeseydi, öldüyse suçlu' diyecekler. hiçbir şey bulamasalar bile bunu söyleyecekler. şort giymeseydi, o saatte sokağa çıkmasaydı, o adamla görüşmeseydiyi geçtim. yakında 'öldü, ölmeseydi demek suçlu' diyecekler!
lanet olsun sizin bakış açınıza!
tüm kadınlar ölsün, tüm çocuklar istismar edilsin, tüm hayvanlar işkence görsün, tüm ağaçlar yansın... o zaman kurtulacağız!!!
devamını gör...
karma puan formülü
çok basit. önceliğiniz tanım girmek olmayacak. olay seri beğeni çetesine dahil olmak. gözleminizi iyi yapıp bunların kim olduğunu çözeceksiniz. sonra bu kişilerin yazdıklarına bakmadan beğeniyorsunuz, favorileri de eksik etmiyorsunuz. arada bir de karma puanını yüksek gördüklerinize takip atıyorsunuz. çünkü onlar kimin takip ettiğini görüyordur. bu kişilerde beni xxxx takip etti diye diğer arkadaşlarına söylüyor ve bingo. artık siz de rahatlıkla karma puanı kasabilirsiniz.
devamını gör...
görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda
(bkz: itibardan tasarruf olmaz) diyenlerin ve (bkz: bebeğin donundan medet ummak) gafletine düşenlerin katili olduğu öğrencidir dilek özçelik.
bu lafları da yardım istediği, derdini anlattığı dönemin çevre ve şehircilik bakanı erdoğan bayraktar'ın kendisine para vermesi üzerine söylemiştir.
oysaki dilek sadece yaşamak istemişti.
sadece sağlığına kavuşmak istemişti.
sadece derdini anlatmak ve sesini duyurmak istemişti.
onlar ne yaptı:
dilek ablanın eline 50-100 lira tutuşturup milyonları cebe indirdiler.
itibardan tasarruf olmaz deyip saraylar, villalar yaptılar.
bu lafları da yardım istediği, derdini anlattığı dönemin çevre ve şehircilik bakanı erdoğan bayraktar'ın kendisine para vermesi üzerine söylemiştir.
oysaki dilek sadece yaşamak istemişti.
sadece sağlığına kavuşmak istemişti.
sadece derdini anlatmak ve sesini duyurmak istemişti.
onlar ne yaptı:
dilek ablanın eline 50-100 lira tutuşturup milyonları cebe indirdiler.
itibardan tasarruf olmaz deyip saraylar, villalar yaptılar.
devamını gör...



