kar yağarken dinlenecek şarkılar
kardan adam yapsak senleeee, oyunlar oynasaaak...
(bkz: frozen)
tanım: kar yağdığında dinlenecek müzikleri içinde toplayan veritabanıdır.
(bkz: frozen)
tanım: kar yağdığında dinlenecek müzikleri içinde toplayan veritabanıdır.
devamını gör...
ailesinden utanan insan
ne için utandığına göre değişiklik yaratacak bir durumdur. eğer ailesinde tacizci, tecavüzcü, katil varsa bence gayet mümkün olabilir ve bu yüzden utanan kişiyi suçlamakta çok doğru olmaz bence.
devamını gör...
kadın yazarlardan kadın yazarlara sorular
hande ataizi bir jülide ateş ile yaptığı bir programda eşi ile ayrılma sebebini türk erkeği gibi olmamasına bağlamış.* türk kadını türk erkeği ile mutlu olabiliyor dedi.
türk erkeğinin koruyucu olması, gerektiğinde bir omuz olması, ilgili olması, kadına madden ve manen destek olması ihyacından bahsetti.
avrupai erkek hande ataizi'ne bile göre değilken soru gelsin*
-türk erkeği gibi türk erkeği mi avrupai olmuş türk erkeği mi?
türk erkeğinin koruyucu olması, gerektiğinde bir omuz olması, ilgili olması, kadına madden ve manen destek olması ihyacından bahsetti.
avrupai erkek hande ataizi'ne bile göre değilken soru gelsin*
-türk erkeği gibi türk erkeği mi avrupai olmuş türk erkeği mi?
devamını gör...
en gurur duyulan yazarlık ilkesi
inanmadığım bir şeyi hiçbir zaman yazmadım.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
bitti gece oldu sabah
manileriniz pek matah
gözünüzü yavaş açın
manilerim çarpar birden vah vah.
manileriniz pek matah
gözünüzü yavaş açın
manilerim çarpar birden vah vah.
devamını gör...
fakir depresyonu vs zengin depresyonu
zengin depresyona girdiğinde kırmızı odadaki psikologlardan birine seansına 2000 tl vererek destek alır, personal trainer eşliğinde spora başlar, tenis kursuna yazılır, evde yemek denemek için gider fiyatına bakmadan alışveriş yapar.
fakir üstüne hırkasını giyer, küçücük odasındaki küçük yatağının yorganına gömülür ağlar. arada canı yemek çeker ama dolapta nutella yerine yarım limon görür
fakir üstüne hırkasını giyer, küçücük odasındaki küçük yatağının yorganına gömülür ağlar. arada canı yemek çeker ama dolapta nutella yerine yarım limon görür
devamını gör...
kontrgerilla
kontrgerilla, adından da anlaşılacağı gibi karşı gerilla demektir.
gerilla taktiklerine karşı çaresiz kalan düzenli ordular için geliştirilmiş bir disiplindir. olayları ideolojik nitelikten ayrıştırıp sadece askeri taktik olarak inceleyelim. mücadele karakteri gelişmiş, yıllarca zor doğa şartlarında sürekli bir savaş halinde kendini geliştirmiş gerillalara karşı sadece bir iki aylık acemi eğitimi almış erleri gönderirseniz, sonuç bu erleri mezbahaya göndermekten farksızdır.
kontrgerilla bu yüzden geliştirilmiştir. eğer bir gerilla örgütü ile mücadeleyi sadece askeri olarak çözebileceğinizi sanıyorsanız evet, sizin için ideal birliklerdir. tarihsel kökene bakarsak; kontgerilla tekniği soğuk savaşta önem kazanmıştır. amerika tarafından geliştirilen bu disiplin tüm nato ülkelerine, eski nazi subaylarının hocalık yaptığı gladio ajanları tarafından yayılmıştır.
amaç; gerilla faaliyetleri ile komunizmi yaymaya çalışan sovyetlere karşı bir unsur yaratmaktır. türkiye'de kontrgerilla faaliyetlerini iki aşamaya ayırabiliriz; askeri ve sivil.
sivil kontgerilla çoğunlukla ülkücü çevreler arasından kaynak bulmuştur
(bkz: abdullah çatlı)
hedef sol görüşlü kesimlerdir. askeri kontgerilla ise özel harp dairesi ve jandarma istihbarat çatısı altında oluşturulmuş olup, çoğunlukla güneydoğu anadolu'da pkk'ya karşı eylemlere girişmiştir
(bkz: binbaşı cem ersever) (bkz: mahmut yıldırım)
ayrıca kıbrısta müdahale öncesinde kontgerilla faaliyetleri gözlemlenebilir.
gerilla taktiklerine karşı çaresiz kalan düzenli ordular için geliştirilmiş bir disiplindir. olayları ideolojik nitelikten ayrıştırıp sadece askeri taktik olarak inceleyelim. mücadele karakteri gelişmiş, yıllarca zor doğa şartlarında sürekli bir savaş halinde kendini geliştirmiş gerillalara karşı sadece bir iki aylık acemi eğitimi almış erleri gönderirseniz, sonuç bu erleri mezbahaya göndermekten farksızdır.
kontrgerilla bu yüzden geliştirilmiştir. eğer bir gerilla örgütü ile mücadeleyi sadece askeri olarak çözebileceğinizi sanıyorsanız evet, sizin için ideal birliklerdir. tarihsel kökene bakarsak; kontgerilla tekniği soğuk savaşta önem kazanmıştır. amerika tarafından geliştirilen bu disiplin tüm nato ülkelerine, eski nazi subaylarının hocalık yaptığı gladio ajanları tarafından yayılmıştır.
amaç; gerilla faaliyetleri ile komunizmi yaymaya çalışan sovyetlere karşı bir unsur yaratmaktır. türkiye'de kontrgerilla faaliyetlerini iki aşamaya ayırabiliriz; askeri ve sivil.
sivil kontgerilla çoğunlukla ülkücü çevreler arasından kaynak bulmuştur
(bkz: abdullah çatlı)
hedef sol görüşlü kesimlerdir. askeri kontgerilla ise özel harp dairesi ve jandarma istihbarat çatısı altında oluşturulmuş olup, çoğunlukla güneydoğu anadolu'da pkk'ya karşı eylemlere girişmiştir
(bkz: binbaşı cem ersever) (bkz: mahmut yıldırım)
ayrıca kıbrısta müdahale öncesinde kontgerilla faaliyetleri gözlemlenebilir.
devamını gör...
kim kardashian
ortadoğu siyasetinde etkili ve sert söylemleriyle tanınan, ermeni asıllı, kars göçmeni, ınstagram fenomeni.
(bkz: kars kaşarı)
(bkz: kars kaşarı)
devamını gör...
#pkkyaktı
#1168767 söylemiştim… boş konuşuyorsunuz.
teröristlermişmiş de…
terör sevicileriymişmişmişiz de…
al bak. 28 temmuz’da resmi gazetede yayımlanan kanuna bi bak… umarım azıcık utanırsınız.
teröristlermişmiş de…
terör sevicileriymişmişmişiz de…
al bak. 28 temmuz’da resmi gazetede yayımlanan kanuna bi bak… umarım azıcık utanırsınız.
devamını gör...
marion cotillard
fransız oyuncu, yapımcı ve yönetmendir.

yönetmen bir baba ve oyuncu bir annenin çocuğu olan marion cotillard çekirdekten oyuncudur. genlerinde bulunan oyunculuk yeteneğini layıkıyla kullansa ve la mome filmi ile en iyi kadın oyuncu oscarını kazansa da hala potansiyelini gerçekleştirebildiğini söyleyemeyeceğim.
birçok filmde seslendirme sanatçısı olarak da harikalar yaratmış olan marion cotillard benim umduğum kadar iyi filmlerde oynamamış olsa da love me if you dare, big fish, a very long engagement, public enemies, inception, midnight in paris ve the dark knight rises gibi iyi filmlerde rol almıştır.
oyunculuk yeteneklerinin yanında güzelliğinden bahsetmek gerekirse eğer -ki gerekir- anlatmak için uzun uzun paragraflar yazmak elzemdir. zira böyle bir güzelliğin birkaç cümle ile anlatılması en basit tabiriyle saygısızlıktır. soğuk mavi gözlerindeki okyanus sessizliği, üst dudağını tam yukarı doğru kıvrılacakken vazgeçmiş gibi duran yapısı, alnındaki benin güzelliğine eklenen bir kusur gibi durarak onu mükemmelleştirmesi ile dünya güzellik ortalamasının fersah fersah üzerinde bir güzelliğe sahiptir.
hem yeteneği hem sesi hem de eşsiz güzelliği ile marion cotillard’ın çok daha iyi filmlerde oynayıp insanları büyülemeye devam edeceğine eminim.

yönetmen bir baba ve oyuncu bir annenin çocuğu olan marion cotillard çekirdekten oyuncudur. genlerinde bulunan oyunculuk yeteneğini layıkıyla kullansa ve la mome filmi ile en iyi kadın oyuncu oscarını kazansa da hala potansiyelini gerçekleştirebildiğini söyleyemeyeceğim.
birçok filmde seslendirme sanatçısı olarak da harikalar yaratmış olan marion cotillard benim umduğum kadar iyi filmlerde oynamamış olsa da love me if you dare, big fish, a very long engagement, public enemies, inception, midnight in paris ve the dark knight rises gibi iyi filmlerde rol almıştır.
oyunculuk yeteneklerinin yanında güzelliğinden bahsetmek gerekirse eğer -ki gerekir- anlatmak için uzun uzun paragraflar yazmak elzemdir. zira böyle bir güzelliğin birkaç cümle ile anlatılması en basit tabiriyle saygısızlıktır. soğuk mavi gözlerindeki okyanus sessizliği, üst dudağını tam yukarı doğru kıvrılacakken vazgeçmiş gibi duran yapısı, alnındaki benin güzelliğine eklenen bir kusur gibi durarak onu mükemmelleştirmesi ile dünya güzellik ortalamasının fersah fersah üzerinde bir güzelliğe sahiptir.
hem yeteneği hem sesi hem de eşsiz güzelliği ile marion cotillard’ın çok daha iyi filmlerde oynayıp insanları büyülemeye devam edeceğine eminim.
devamını gör...
aşık olma isteği
ilk bahar bitti arkadaşlar. haziranı da atlatırsak geçecek olan istektir. hadi bakayım, göreyim sizi aslanlar.
devamını gör...
devrim bize güldü geçti
bir turgut ulucan kitabıdır.
okur okumaz hayran kaldığım yazar turgut ulucan nergis kitabından sonra bana edebi bir iştahla oburca okuduğum bir kitap hediye ederek kütüphanemde kazanmaya başladığı saygın yeri daha da güçlendirdi.
mr.bean’in bir bölümünde bean tren seyahati yaparken karşısındaki adam okuduğu kitaba o kadar güler ki bean için yolculuk bir cehennem azabına döner. o bölümü izlediğimde insan okuduğu bir şeye bu kadar gülemez diye düşündüğümü hatırlıyorum ama bu kitabı okurken o zamanlar ne kadar yanıldığımı anladım. özür diliyorum.
romanda yozgat’ın akpınar köyüne konuk oluyoruz, aslında tam da olamıyoruz çünkü nedendir bilinmez yollar uzun zamandır kapalı. bu tuhaf durum elbette bizi meraklandırdığı kadar akpınar köylüsünü de meraklandırıyor. allahtan zabun lütfü var da köylüye neler olup bittiğini anlatıyor.
zabun lütfiye göre ülke yeni bir darbe mağduru olmuş ve askerler köylüye çok kızgın olarak geri dönmüşler. biz onlara demokrasi verdik, onlara koşa koşa menderes’e gittiler, bu sefer ümüklerini sıkacağız, derler.
sonra köyü alır bir telaş. camiyi yıkmayı düşünmeye kadar gider kendilerini kurtarma planları. herkes kendi bildiğince yol gösterir, çözüm önerir, kafa patlatır. ama yollar da açılmaz bu arada. asker ha geldi ha gelecek. ha güldü ha geçecektir.
mutlaka okunması gereken, hacimsiz ama dev bir kitaptır.
okur okumaz hayran kaldığım yazar turgut ulucan nergis kitabından sonra bana edebi bir iştahla oburca okuduğum bir kitap hediye ederek kütüphanemde kazanmaya başladığı saygın yeri daha da güçlendirdi.
mr.bean’in bir bölümünde bean tren seyahati yaparken karşısındaki adam okuduğu kitaba o kadar güler ki bean için yolculuk bir cehennem azabına döner. o bölümü izlediğimde insan okuduğu bir şeye bu kadar gülemez diye düşündüğümü hatırlıyorum ama bu kitabı okurken o zamanlar ne kadar yanıldığımı anladım. özür diliyorum.
romanda yozgat’ın akpınar köyüne konuk oluyoruz, aslında tam da olamıyoruz çünkü nedendir bilinmez yollar uzun zamandır kapalı. bu tuhaf durum elbette bizi meraklandırdığı kadar akpınar köylüsünü de meraklandırıyor. allahtan zabun lütfü var da köylüye neler olup bittiğini anlatıyor.
zabun lütfiye göre ülke yeni bir darbe mağduru olmuş ve askerler köylüye çok kızgın olarak geri dönmüşler. biz onlara demokrasi verdik, onlara koşa koşa menderes’e gittiler, bu sefer ümüklerini sıkacağız, derler.
sonra köyü alır bir telaş. camiyi yıkmayı düşünmeye kadar gider kendilerini kurtarma planları. herkes kendi bildiğince yol gösterir, çözüm önerir, kafa patlatır. ama yollar da açılmaz bu arada. asker ha geldi ha gelecek. ha güldü ha geçecektir.
mutlaka okunması gereken, hacimsiz ama dev bir kitaptır.
devamını gör...
normal sözlük'te arınma gecesi
yılın belli bir bölümünde sadece bir saat her şeyin serbest olduğu kurgusal etkinlik.
o kadar yazılımcısın sonra silersin o zaman dilimini ne olacak.
bence gereklidir.
sırf ben bir ton küfrü hak ediyorum. bir tane bile eden yok.
o kadar yazılımcısın sonra silersin o zaman dilimini ne olacak.
bence gereklidir.
sırf ben bir ton küfrü hak ediyorum. bir tane bile eden yok.
devamını gör...
bilmek ve bulmak
sezen aksu muhteşem olma yolunda ilerleyen bir şarkısında şöyle diyor:”yetinmeyi bilir misin sana verdiği kadar hayatın?..” buradan yola çıkarak düşündüm bir konuda hissettiklerimi aktarmak istiyorum.
tam anlamıyla bilmenin, bir şey hakkındaki tüm bilgilere sahip olmanın mümkün olmadığı kanısına varmış biri olarak bir konuda her şeyi bilmenin imkansız olduğunu düşünüyorum. o halde geriye güvenilir tek bilgi olarak bilmediğini bilmenin bilgisi kalıyor. madem herhangi bir şeyi her yönüyle bilemiyoruz o halde ne istediğimizi bilmenin, önümüze bir hedef koyup onun pesinde koşmanın hevesi nereden geliyor? o kadını, o işi, o arabayı istemenin arkasında yatan içgüdünün kaynağı ne?
bir insanın belli bir hedefe odaklanmasının, bir şeyi çok istediği fikrine kapılmasının ancak önündeki seçeneklerin kısıtlı olmasıyla mümkün olacağı kanısındayım. köyünde yaşayan komşu kızına gönlünü kaptıran gence veya instagramda tanıştığı sevgilisine instagram kullanmayı yasaklamaya çalışan bir çomara sorulduğunda aradığı aşkı buldugunu söyleyebilir. ancak istegini bulmanın ancak milyarlarca seçenek arasından hepsini deneyimleyip optimum seçenekte karar kılmış olmakla mümkün olduğu fikrindeyim. o halde bu bilmeme hali ancak tüm bilinmeyen bilgilere sahip olmakla ortadan kalkabilir.
insanın bu bilmeme hali heyecan verici bir serüven gibidir. her arayış bir umut taşır, fakat bulduğunu zannettiği anda bilinmeyene doğru sürüklenmeye devam eder. o halde istediğini bulmak diye bir şeyden bahsetmemiz mümkün değildir. bizim icin değerli olan, bu heyecan verici arama hali ve bu arama sırasında yaşadığımız çeşitli maceralardır.
o halde şarkı sözümüze tekrar dönelim ve devamını getirelim:
yetinmeyi bilir misin
sana verdiği kadarıyla hayatın?
hoş bilsen de bilmesen de
yara bere içinde bu yollardan geçeceksin...
tam anlamıyla bilmenin, bir şey hakkındaki tüm bilgilere sahip olmanın mümkün olmadığı kanısına varmış biri olarak bir konuda her şeyi bilmenin imkansız olduğunu düşünüyorum. o halde geriye güvenilir tek bilgi olarak bilmediğini bilmenin bilgisi kalıyor. madem herhangi bir şeyi her yönüyle bilemiyoruz o halde ne istediğimizi bilmenin, önümüze bir hedef koyup onun pesinde koşmanın hevesi nereden geliyor? o kadını, o işi, o arabayı istemenin arkasında yatan içgüdünün kaynağı ne?
bir insanın belli bir hedefe odaklanmasının, bir şeyi çok istediği fikrine kapılmasının ancak önündeki seçeneklerin kısıtlı olmasıyla mümkün olacağı kanısındayım. köyünde yaşayan komşu kızına gönlünü kaptıran gence veya instagramda tanıştığı sevgilisine instagram kullanmayı yasaklamaya çalışan bir çomara sorulduğunda aradığı aşkı buldugunu söyleyebilir. ancak istegini bulmanın ancak milyarlarca seçenek arasından hepsini deneyimleyip optimum seçenekte karar kılmış olmakla mümkün olduğu fikrindeyim. o halde bu bilmeme hali ancak tüm bilinmeyen bilgilere sahip olmakla ortadan kalkabilir.
insanın bu bilmeme hali heyecan verici bir serüven gibidir. her arayış bir umut taşır, fakat bulduğunu zannettiği anda bilinmeyene doğru sürüklenmeye devam eder. o halde istediğini bulmak diye bir şeyden bahsetmemiz mümkün değildir. bizim icin değerli olan, bu heyecan verici arama hali ve bu arama sırasında yaşadığımız çeşitli maceralardır.
o halde şarkı sözümüze tekrar dönelim ve devamını getirelim:
yetinmeyi bilir misin
sana verdiği kadarıyla hayatın?
hoş bilsen de bilmesen de
yara bere içinde bu yollardan geçeceksin...
devamını gör...
3 mayıs türkçülük günü
sessiz istilâ
100 yıl sonra yeniden birileri toparlaklarımızı peşkef çekmeye başladı yine yine yeniden. ve biz yine istilaya yeltenenleri bu topraklardan temizleyeceğiz bu seferki savaş daha sessiz ama daha etkili olacak.
türkçülük günümüz kutlu olsun
100 yıl sonra yeniden birileri toparlaklarımızı peşkef çekmeye başladı yine yine yeniden. ve biz yine istilaya yeltenenleri bu topraklardan temizleyeceğiz bu seferki savaş daha sessiz ama daha etkili olacak.
türkçülük günümüz kutlu olsun
devamını gör...
10 şubat 2021 rte'nin vereceği müjde
"erdoğan: çarşamba günü size birçok güzellikleri takdim edeceğim."
sanırım sözlük radyosunun açıldığını duyuracak.
sanırım sözlük radyosunun açıldığını duyuracak.
devamını gör...
güne anlamsız bir fotoğraf bırak
yalnızca kıymetli keyfim böyle istediği için olmasın?
bununla birlikte sizin geceniz benim gündüzüm,sizin gündüzünüz benim gecemdir.
ek olarak sadece yöneticilerin isteğiyle değişiklik yaparım.
bir dahaki sefere gece görselleri için saat 22.00'yi,gündüz için de 10.00'u beklerim.
zamanı gelince"sözlüğün muhtarı"olan siz zat-ı şahanelerinden onay alıp devam ederim.
bununla birlikte sizin geceniz benim gündüzüm,sizin gündüzünüz benim gecemdir.
ek olarak sadece yöneticilerin isteğiyle değişiklik yaparım.
bir dahaki sefere gece görselleri için saat 22.00'yi,gündüz için de 10.00'u beklerim.
zamanı gelince"sözlüğün muhtarı"olan siz zat-ı şahanelerinden onay alıp devam ederim.
devamını gör...
normal sözlük fenomeni olacağını düşündüğünüz yazarlar
kesinlikle "benimdir" demeyeceğim kişi. siz de demeyin bence, kötü duruyor.
aklımda bir isim yok ama genel olarak sözlüklerden gördüğüm kadarıyla, fenomenlik pek de yazdıklarınızın güzelliğiyle ölçülmüyor. fenomenlerin kimisi siyaset konusunda aşırı derece göze batan xtrollerden, kimisi dinle ve dindarlarla ilgili ağır sözler sarf edenlerden, kimisi de başlıklara çarşaf çarşaf fotoğraf koyup cinsel hayatını en ince ayrıntısına dek anlatanlardan çıkıyor.
bu halka normal insanlar pek yaramaz. o nedenledir ki, o kişi ben değilim.
aklımda bir isim yok ama genel olarak sözlüklerden gördüğüm kadarıyla, fenomenlik pek de yazdıklarınızın güzelliğiyle ölçülmüyor. fenomenlerin kimisi siyaset konusunda aşırı derece göze batan xtrollerden, kimisi dinle ve dindarlarla ilgili ağır sözler sarf edenlerden, kimisi de başlıklara çarşaf çarşaf fotoğraf koyup cinsel hayatını en ince ayrıntısına dek anlatanlardan çıkıyor.
bu halka normal insanlar pek yaramaz. o nedenledir ki, o kişi ben değilim.
devamını gör...
ambulansı arayın diyen tip
ilk yardım müdahalesinde bulunan kişi olması muhtemeldir.
ilk yardım eğitimimiz sırasında hocamız alana girdiğiniz an hemen iş bölümü yapın ve yaralılara müdahale edin demişti.
ilk sözleyeceğiniz cümle 'sen sarı tişörtlü-kırmızı çantalı vsvs kişiyi diğerlerinden ayıran özelliği olan bir eşyasını vurgulayarak o kişiye ambulansı ara' şeklinde olacak derdi.
sonra 'can güvenliğinizi tehlikeye atacak bir durum var mı onu kontrol edin. insanları uzaklaştırın. çok fazla yaralı varsa yapılacak küçük müdahalelerde çevreden yardım alın' derdi.
beş sene oldu bu eğitimi alalı fakat sen sarı tişörtlü 112'yi ara cümlesi ve söyleme şekli hala kulağımda.
mükemmel bir eğitmen ve ilk yardım uzmanıydi. aynı zamanda gönüllü itfaiyeciydi. hatta bir eğitimde denk gelmiş güzel bir muhabbete girişmiştik. gönüllü itfaiyecilik eğitimleri dönem dönem tekrar ediyor ya da yeni eğitimler ekleniyor umarım tekrar karşılaşır ve çay muhabbetlerimize devam ederiz.
ilk yardım eğitimimiz sırasında hocamız alana girdiğiniz an hemen iş bölümü yapın ve yaralılara müdahale edin demişti.
ilk sözleyeceğiniz cümle 'sen sarı tişörtlü-kırmızı çantalı vsvs kişiyi diğerlerinden ayıran özelliği olan bir eşyasını vurgulayarak o kişiye ambulansı ara' şeklinde olacak derdi.
sonra 'can güvenliğinizi tehlikeye atacak bir durum var mı onu kontrol edin. insanları uzaklaştırın. çok fazla yaralı varsa yapılacak küçük müdahalelerde çevreden yardım alın' derdi.
beş sene oldu bu eğitimi alalı fakat sen sarı tişörtlü 112'yi ara cümlesi ve söyleme şekli hala kulağımda.
mükemmel bir eğitmen ve ilk yardım uzmanıydi. aynı zamanda gönüllü itfaiyeciydi. hatta bir eğitimde denk gelmiş güzel bir muhabbete girişmiştik. gönüllü itfaiyecilik eğitimleri dönem dönem tekrar ediyor ya da yeni eğitimler ekleniyor umarım tekrar karşılaşır ve çay muhabbetlerimize devam ederiz.
devamını gör...
