türkiye yüzde 99 müslüman bir ülke değildir
2017-2019 anketi istatistiklerini içerir.
2017-2019 anket araştırmalarında sadece 2 yılda ateist ve deist oranında %7 artış yaşanmış.
vatandaşa sorulan soru şu:
"kendinizi dini anlayış bakımından nasıl tanımlarsınız?"
cevaplar şöyle:
%89.5: "allah'ın varlığına ve birliğine inanıyorum"
%4.5: "bir yaratıcı olduğunu düşünüyorum ama dinlere inanmıyorum"
%2.7: "bir yaratıcı olup olmadığından emin değilim"
%1.7: "bir yaratıcı olduğunu düşünmüyorum"
%1.7: "cevap yok"
türkiye, nüfusunun %89.5'i "müslüman", %4.5'i "deist", %2.7'si "tanrı'nın varlığından şüphe eden", %1.7'si "ateist" bir ülke.
türkiye, daha önce gerçekten %99'u müslüman olan bir ülke miydi?
evet aşağı yukarı öyleydi.
ne kadar zaman önce öyleydik?
sadece iki yıl öncesine kadar.
sadece iki yılda deist ve ateist oranı %7 puan arttı.
optimar şirketi buna benzer son araştırmayı 2017 yılında yapmış.
o gün bu soru iki aşamalı sorulmuş.
"kendinizi herhangi bir dine mensup hissediyor musunuz?"
cevap:
%96.1: "evet"
%1.7: "hayır"
%2.2: "cevap yok"
bunun üzerine şu ikinci soru sorulmuş:
"sakıncası yoksa kendinizi hangi dine ait hissediyorsunuz söyleyebilir misiniz?"
cevap: %99.9: "müslüman"
inanç araştırmaları cevap almanın çok kolay, ama gerçek cevabı almanın zor olduğu araştırmalardır.
o nedenle çapraz sorularla desteklenmesi gerekir.
genel baskının ve muhafazakar mahalle baskısının yüksek olduğu toplumlarda, bir de iktidarda islami bir parti varsa, bu sorunun cevabını almak daha da zordur.
bu dramatik değişim %7 puanın da çok üzerinde olabilir.
türkiye dinden neden uzaklaşıyor?
bu sonuç, "dindar" ve "kindar nesil" tezinin, "belagat şehveti" üslubunun ve "nefret söyleminin" çöküşünü ilan ediyor.
metin sadeleştirilmiştir.
kaynak: www.hurriyet.com.tr/yazarla...
2017-2019 anket araştırmalarında sadece 2 yılda ateist ve deist oranında %7 artış yaşanmış.
vatandaşa sorulan soru şu:
"kendinizi dini anlayış bakımından nasıl tanımlarsınız?"
cevaplar şöyle:
%89.5: "allah'ın varlığına ve birliğine inanıyorum"
%4.5: "bir yaratıcı olduğunu düşünüyorum ama dinlere inanmıyorum"
%2.7: "bir yaratıcı olup olmadığından emin değilim"
%1.7: "bir yaratıcı olduğunu düşünmüyorum"
%1.7: "cevap yok"
türkiye, nüfusunun %89.5'i "müslüman", %4.5'i "deist", %2.7'si "tanrı'nın varlığından şüphe eden", %1.7'si "ateist" bir ülke.
türkiye, daha önce gerçekten %99'u müslüman olan bir ülke miydi?
evet aşağı yukarı öyleydi.
ne kadar zaman önce öyleydik?
sadece iki yıl öncesine kadar.
sadece iki yılda deist ve ateist oranı %7 puan arttı.
optimar şirketi buna benzer son araştırmayı 2017 yılında yapmış.
o gün bu soru iki aşamalı sorulmuş.
"kendinizi herhangi bir dine mensup hissediyor musunuz?"
cevap:
%96.1: "evet"
%1.7: "hayır"
%2.2: "cevap yok"
bunun üzerine şu ikinci soru sorulmuş:
"sakıncası yoksa kendinizi hangi dine ait hissediyorsunuz söyleyebilir misiniz?"
cevap: %99.9: "müslüman"
inanç araştırmaları cevap almanın çok kolay, ama gerçek cevabı almanın zor olduğu araştırmalardır.
o nedenle çapraz sorularla desteklenmesi gerekir.
genel baskının ve muhafazakar mahalle baskısının yüksek olduğu toplumlarda, bir de iktidarda islami bir parti varsa, bu sorunun cevabını almak daha da zordur.
bu dramatik değişim %7 puanın da çok üzerinde olabilir.
türkiye dinden neden uzaklaşıyor?
bu sonuç, "dindar" ve "kindar nesil" tezinin, "belagat şehveti" üslubunun ve "nefret söyleminin" çöküşünü ilan ediyor.
metin sadeleştirilmiştir.
kaynak: www.hurriyet.com.tr/yazarla...
devamını gör...
barış akarsu yaşasaydı survivor'da yarışırdı
ne alâka yahu !
barış akarsu öyle biri değildi.
kazandığının büyük bir kısmını kimsesiz çocuklara harcardı.
ün şan şöhret birinci önceliği olmayan bir sanatçıydı.
barış akarsu öyle biri değildi.
kazandığının büyük bir kısmını kimsesiz çocuklara harcardı.
ün şan şöhret birinci önceliği olmayan bir sanatçıydı.
devamını gör...
cennette kadınlara yakışıklı erkek vaat edilmemesi
gılmanlar var ama onlar da genç erkek hizmetçiler olarak geçiyor cennet ehline hizmet ediyorlar, seksüel anlamda kadınlara verilmiyorlar. bunu öğrendiğimde dini terk etmiştim hiç hoş değil.
devamını gör...
beslediği köpeğin kulağını kuyruğunu kesip hayvanseverim demek
hayvanların kulaklarının ve kuyruklarının kesilmesi hayvanların fiziksel anlamda taciz edilmesidir. bu uygulama pek çok ülkede yasaklamıştır. doberman, pitbull, kangal gibi ırklar özellikle bu uygulamanın hedefi olmaktadır. kabul edilemez olan bu davranış hayvanlarda ciddi davranış problemlerine yol açar.
hayvanların iletişiminde beden dili büyük önem taşır. kuyruğun nasıl sallandığı o hayvanın bir sonraki davranışını açıklar. kuyruk rahat bir şekilde ve kuyruk sokumundan kuyruk ucuna kadar sallanıyorsa bu olumlama hareketiyken, kuyruğun sadece uç bölümünün sert bir şekilde sallanması uyarı niteliğini taşır. kulaklar yine hayvanların iletişiminde önemlidir. kulakların arkaya yatması korkuyu ya da endişeyi ifade ederken, dikleşerek yana dönmesi tetikte olmayı ifade eder.
bir hayvanın kulaklarını ve kuyruğunu kesmek bir insanın dilini ve ellerini kesmekle eşdeğerdir. canicedir.bunu yapan kişi hayvansever olarak kabul edilemez. kangalların kurtlara karşı mücadelesinde koruma amaçlı yapıldığı iddiası yine faso fisodur. çünkü hayvana zarar vermeden onu korumanın çok daha etkin ve insancıl yolları vardır.
dobermanların kulaklarını dik tutmak için kestikten sonra genelde alçı kalıbına alırlar. erken sosyalleşme dönemindeki yavrulara uygulanan bu teknik köpeğin yaşadığı travmayı hayatı boyunca sürdürmesine neden olur.
kulağı ve kuyruğu kesilen köpekler iletişim problemi nedeniyle diğer köpeklerin saldırısına daha çok maruz kalır. yine kuşağı ve kuyruğu kesilen köpeklerde agresyon, korku, anksiyete en çok karşılaşılan problemlerdendir.
dobermanlar gerçekte böyle görünür ve onların doğal görünüşü çok daha güzeldir.
hayvanların iletişiminde beden dili büyük önem taşır. kuyruğun nasıl sallandığı o hayvanın bir sonraki davranışını açıklar. kuyruk rahat bir şekilde ve kuyruk sokumundan kuyruk ucuna kadar sallanıyorsa bu olumlama hareketiyken, kuyruğun sadece uç bölümünün sert bir şekilde sallanması uyarı niteliğini taşır. kulaklar yine hayvanların iletişiminde önemlidir. kulakların arkaya yatması korkuyu ya da endişeyi ifade ederken, dikleşerek yana dönmesi tetikte olmayı ifade eder.
bir hayvanın kulaklarını ve kuyruğunu kesmek bir insanın dilini ve ellerini kesmekle eşdeğerdir. canicedir.bunu yapan kişi hayvansever olarak kabul edilemez. kangalların kurtlara karşı mücadelesinde koruma amaçlı yapıldığı iddiası yine faso fisodur. çünkü hayvana zarar vermeden onu korumanın çok daha etkin ve insancıl yolları vardır.
dobermanların kulaklarını dik tutmak için kestikten sonra genelde alçı kalıbına alırlar. erken sosyalleşme dönemindeki yavrulara uygulanan bu teknik köpeğin yaşadığı travmayı hayatı boyunca sürdürmesine neden olur.
kulağı ve kuyruğu kesilen köpekler iletişim problemi nedeniyle diğer köpeklerin saldırısına daha çok maruz kalır. yine kuşağı ve kuyruğu kesilen köpeklerde agresyon, korku, anksiyete en çok karşılaşılan problemlerdendir.
dobermanlar gerçekte böyle görünür ve onların doğal görünüşü çok daha güzeldir.
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
"canım benim,
bilir misin, “canım” dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep."
leylim leylim/ 1956.
bilir misin, “canım” dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep."
leylim leylim/ 1956.
devamını gör...
hem dersini bilmiyor hem de şişman herkesten
--- alıntı ---
“aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.”
--- alıntı --- buradan
çok bilinen bir ülkü tamer şiiri. ama ben haluk bilginer'den dinlemeyi daha çok seviyorum şöyle buyrun;
“aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.”
--- alıntı --- buradan
çok bilinen bir ülkü tamer şiiri. ama ben haluk bilginer'den dinlemeyi daha çok seviyorum şöyle buyrun;
devamını gör...
hoşlanılan kişinin evli çıkması
sevgiliden bir önceki basamakta yakalandığım durum.
böyle konuşuyoruz falan elemanla hemde gece gündüz. bir kaç ay sürdü bu. buluştuk bir kaç kere falan.
yav nasıl mükemmel bir şahsiyet inanmıyorum o derece. hayır bana genelde yamuk yumuk tipler denk gelir. ben böyle temkinli davranıyorum yinede. fikirler uyuyor, hayata bakış uyuyor ee hisler uyuyor falan derken bir sabah bir mesaj geldi. (ahmet diyelim. niye ahmet dedik bilmiyorum ama olsun.) ahmet evli ve iki çocuğu var haberin olsun. ona göre hareket et bundan sonra. ben şok ben kilit.
ama bir rahatlama oldu yani çünkü ne dedik bana düzgün adam denk gelmez herif az kalsın o tabuyu yıkacaktı vay hıyar şuna bak sen hahah.
kadıncağız anlamış benim bilmediğimi güzel bir dille uyardı. takdir ettim kendisini genelde çünkü şey olur. kemalim yapmaz. (tüh lan keşke adını ahmet değil kemal koysaydık.) neyse kemali yapmayanlar genelde kadına saldırır ve tüm kadınların kocasını elinden almaya çalıştığını düşünür. bu yönde kadına saldırır ve kocalarına sahip çıkar. aman bana ne be işte. ben ucundan döndüm siz dikkat edin. memlekette bu işler arttı çünkü.
böyle konuşuyoruz falan elemanla hemde gece gündüz. bir kaç ay sürdü bu. buluştuk bir kaç kere falan.
yav nasıl mükemmel bir şahsiyet inanmıyorum o derece. hayır bana genelde yamuk yumuk tipler denk gelir. ben böyle temkinli davranıyorum yinede. fikirler uyuyor, hayata bakış uyuyor ee hisler uyuyor falan derken bir sabah bir mesaj geldi. (ahmet diyelim. niye ahmet dedik bilmiyorum ama olsun.) ahmet evli ve iki çocuğu var haberin olsun. ona göre hareket et bundan sonra. ben şok ben kilit.
ama bir rahatlama oldu yani çünkü ne dedik bana düzgün adam denk gelmez herif az kalsın o tabuyu yıkacaktı vay hıyar şuna bak sen hahah.
kadıncağız anlamış benim bilmediğimi güzel bir dille uyardı. takdir ettim kendisini genelde çünkü şey olur. kemalim yapmaz. (tüh lan keşke adını ahmet değil kemal koysaydık.) neyse kemali yapmayanlar genelde kadına saldırır ve tüm kadınların kocasını elinden almaya çalıştığını düşünür. bu yönde kadına saldırır ve kocalarına sahip çıkar. aman bana ne be işte. ben ucundan döndüm siz dikkat edin. memlekette bu işler arttı çünkü.
devamını gör...
berrak tüzünataç'ın evinde çırılçıplak gezdiği iddiası
ben de geziyorum konu berrak hanım olunca haber oluyor.
açsanıza ıvanmılınskı’nin evinde çıplak gezdiği iddiası diye başlık. neyim eksik.
herkes evinde istediği gibi gezebilir. ister çıplak gezer ister kapı açık duş alır.
açsanıza ıvanmılınskı’nin evinde çıplak gezdiği iddiası diye başlık. neyim eksik.
herkes evinde istediği gibi gezebilir. ister çıplak gezer ister kapı açık duş alır.
devamını gör...
fahrenheit 451
bir ray bradbury kitabıdır.
kitaplar bir korku nesnesidir. gerçekten öyle. bazı insanlar kitaplardan korkar. hem de az buz değil. deli gibi korkarlar kitaplardan. çünkü kitaplar güçlüdür. yanlış giden her şeyi değiştirme, insanları düşünmeye sevk etme, içlerindeki sınırsız gücü keşfetmelerine yardım etme gücüne sahiptir. güç eğer sizde değilse korkutucudur.
işte bu yüzden tarih boyunca kitaplar, kitap yazanlar ve tabii ki bu kitapları okuyanlar hem korkulan hem de bir an önce ortadan kaldırılması gereken düşmanlar olarak görülmüştür. kitap sahipleri kitaplarını saklamak zorunda kalmış, gizli gizli okunan kitaplar gizli gizli elden ele dolaşmıştır.
kutsal kitaplar okumanın gücüne atıfta bulunsa da sanırım bu tek bir kitabı okumakla ilgili bir tavsiye. o yüzden sıradan insan da, her ne konumda olursa olsun yönetici kademesi de kitap okumaya karşıdır. sıradan insan dinin elden gitmesinden, yöneticiler de gücün elden gitmesinden korkarlar. halbuki okuyan insandan kimseye zarar gelmez. yine de bunu bilmezler.
sonra diktatörler çıkar ortaya ve ortalığı bir yanık kokusu sarar. bu sonun başlangıcıdır. sıcaklık 451 fahrenheit’a kadar çıkar. artık güvenebileceğimiz tek şey insanlığın muhteşem hafızasından başka bir şey değildir.
bu kitabı satır satır ezberleyin, yakın zamanda ihtiyacımız olacak.
kitaplar bir korku nesnesidir. gerçekten öyle. bazı insanlar kitaplardan korkar. hem de az buz değil. deli gibi korkarlar kitaplardan. çünkü kitaplar güçlüdür. yanlış giden her şeyi değiştirme, insanları düşünmeye sevk etme, içlerindeki sınırsız gücü keşfetmelerine yardım etme gücüne sahiptir. güç eğer sizde değilse korkutucudur.
işte bu yüzden tarih boyunca kitaplar, kitap yazanlar ve tabii ki bu kitapları okuyanlar hem korkulan hem de bir an önce ortadan kaldırılması gereken düşmanlar olarak görülmüştür. kitap sahipleri kitaplarını saklamak zorunda kalmış, gizli gizli okunan kitaplar gizli gizli elden ele dolaşmıştır.
kutsal kitaplar okumanın gücüne atıfta bulunsa da sanırım bu tek bir kitabı okumakla ilgili bir tavsiye. o yüzden sıradan insan da, her ne konumda olursa olsun yönetici kademesi de kitap okumaya karşıdır. sıradan insan dinin elden gitmesinden, yöneticiler de gücün elden gitmesinden korkarlar. halbuki okuyan insandan kimseye zarar gelmez. yine de bunu bilmezler.
sonra diktatörler çıkar ortaya ve ortalığı bir yanık kokusu sarar. bu sonun başlangıcıdır. sıcaklık 451 fahrenheit’a kadar çıkar. artık güvenebileceğimiz tek şey insanlığın muhteşem hafızasından başka bir şey değildir.
bu kitabı satır satır ezberleyin, yakın zamanda ihtiyacımız olacak.
devamını gör...
yazarların yazılı olarak kurabildiği düşük olmayan en uzun cümle
deneyelim. sabahın 7.45'inde kalkıp bir fincan kahveyle ayılmaya çalıştığım sırada kurmuş olduğum alarmı uyandırdığım hissine kapıldığım için kahkahalarla gülerken birden saatin 8.00 olduğunu farketmemle telâşlanıp hızlıca laptopu açarak uzaktan eğitim yüzünden yoklamaya geç kaldım korkusu yaşamam panik atak geçirmeme sebep olacaktı ki; şükür öğretmen henüz gelmemiş olduğundan panik atağa borcumuz olsun diyerek hazırolda beklemeye başladım.
devamını gör...
fazla arkadaşı olmayan insan
yaş ilerledikçe yavaş yavaş azaldı. hatta şuan düşününce gerçekten dertleşebileceğim tek arkadaşım var.
devamını gör...
günümüzde gençliğin gidişatı
koyun sürüsü olmaya.
devamını gör...
normal sözlük kelimelik turnuvası
güzel etkinlik ben de varım.
devamını gör...
çocukken alındığına en çok sevinilmiş şey
bisiklete çok sevinmiştim
devamını gör...
18 şubat 2021 perseverance'ın mars'a inişi
nasa'nın 30 temmuz 2020'de fırlattığı uzay aracı olan perseverance bugün 22:15 (tsi)'te mars yüzeyine inişini gerçekleştireceği için heyecanla beklenen tarihi andır.
nasa canlı yayını
barış özcan canlı yayını
nasa canlı yayını
barış özcan canlı yayını
devamını gör...



