spontane radyo yayını
geç bunlarııııı
anam babam geç bunlarııııııı
bir kalemde
bilirim ben yaptığımıııııı
yayını kapatma çağrılarına daha yeni ısındık ya hu, nereye gidiyorsunuz? şeklinde tepki verdiğim; pazartesi akşamlarını keyifli hale getiren yayın. sevgili robnaja, sayın cenk'in arka bahçesi, devam lütfen, gayet eğlenerek dinliyoruz çünkü.
iki soru da benden size gelsin o halde:
sizin yaptığınız en büyük romantik hareket neydi?
size karşı ne yapılsa, bundan daha kral hareket görmedim, dersiniz?
anam babam geç bunlarııııııı
bir kalemde
bilirim ben yaptığımıııııı
yayını kapatma çağrılarına daha yeni ısındık ya hu, nereye gidiyorsunuz? şeklinde tepki verdiğim; pazartesi akşamlarını keyifli hale getiren yayın. sevgili robnaja, sayın cenk'in arka bahçesi, devam lütfen, gayet eğlenerek dinliyoruz çünkü.
iki soru da benden size gelsin o halde:
sizin yaptığınız en büyük romantik hareket neydi?
size karşı ne yapılsa, bundan daha kral hareket görmedim, dersiniz?
devamını gör...
mutlu olduktan sonra sırada ne var sorunsalı
şükür, hamd.
devamını gör...
sabahattin ali
bugün doğum günü olan yazar.
bedeni her ne kadar acımasızca katledilse de; ruhu, fikirleri ve yazdıklarıyla yaşamaya devam ediyor.
bedeni her ne kadar acımasızca katledilse de; ruhu, fikirleri ve yazdıklarıyla yaşamaya devam ediyor.
devamını gör...
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
millet iradesinin tecellisi olan tbmm'nin ve ulu önder gazi mustafa kemal atatürk ve türk milleti tarafından bağımsızlık mücadelesini tek elden yürütmek amacıyla yurdu bağımsızlığına kazandırma yolunun 101. yılını sevgiyle, saygıyla ve büyük bir hürmetle anıyorum.
devamını gör...
kaliteli yaşam için ucuz öneriler
kafka vermiş öneriyi.
"huzur mu istiyorsun? az eşya, az insan."
"huzur mu istiyorsun? az eşya, az insan."
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bir dönem andy warhol sergisinde çalışır iken gelen insanların "andy beyefendi nerede sahi?" demeleri sonrası üzülerek yıllar önce hayatını kaybettiğini anlatırdım.
bir zamandan sonra gelen on kişiden en az sekizi bu soruyu sorunca ben de detaylıca ölümünü anlatmaya başladım ama adamı her seferinde farklı öldürüyordum. bi gün kendisinin samsun'da araba kazasında öldüğünü söyler, tüm eserlerini lösev'e bağışladığını söylerdim, ilk zamanlar balkondan düştü, araba çarptı, ikinci kez vuruldu, dostu tarafından bıçaklandı gibi şeyler söylüyordum.
sonraları bi tık daha farklı sallayayım bakayım dedim, "warhol'u cıa öldürdü, kgb adına casusluk yapmış...", "abi adamı kubrick gibi gizli örgütler yok etti, çorba konservelerine bakınca *burada her seferinde latince bir şey sallardım...* yazıyormuş, anlamı da bizi hep izlediler, bizi kontrol ediyorlarmış." diye gelişigüzel sallardım. bizim milletin bu kadar komplo teorisi aşığı olduğunu o dönem daha detaylı öğrendim, o zamana kadar kenarda köşede eserleri anlatan bi garibandan çok daha farklı bi yere terfi ettim, yaşlı amcalar, teyzeler, beyaz yakalı takım falan, kime anlatsam "ya başka neler biliyorsunuz? kafeteryada çay ısmarlayayım sizlere" demeye başladılar. çıkarken yüzünüze tiksinir gibi bakan bu insanlar çok daha nazik olmaya başladılar, çok şaşırıyordum. galerinin müdürüne gidip, "şu arkadaş çok güzel anlattı, size de ona da teşekkür ederiz..." diyen insanlar vardı.
neyse ki aks müdürü olayı fark etti de kandırma milleti günah dedi.
daha sonra kalben'in don kişotlu illüstrasyonunu soran insanlara "jeanne d'arc, orleans kuşatmasında en önde savaşıyor." diye anlatmışlığım da vardı. ne güzeldi aks'de çalışmak ya...
bir zamandan sonra gelen on kişiden en az sekizi bu soruyu sorunca ben de detaylıca ölümünü anlatmaya başladım ama adamı her seferinde farklı öldürüyordum. bi gün kendisinin samsun'da araba kazasında öldüğünü söyler, tüm eserlerini lösev'e bağışladığını söylerdim, ilk zamanlar balkondan düştü, araba çarptı, ikinci kez vuruldu, dostu tarafından bıçaklandı gibi şeyler söylüyordum.
sonraları bi tık daha farklı sallayayım bakayım dedim, "warhol'u cıa öldürdü, kgb adına casusluk yapmış...", "abi adamı kubrick gibi gizli örgütler yok etti, çorba konservelerine bakınca *burada her seferinde latince bir şey sallardım...* yazıyormuş, anlamı da bizi hep izlediler, bizi kontrol ediyorlarmış." diye gelişigüzel sallardım. bizim milletin bu kadar komplo teorisi aşığı olduğunu o dönem daha detaylı öğrendim, o zamana kadar kenarda köşede eserleri anlatan bi garibandan çok daha farklı bi yere terfi ettim, yaşlı amcalar, teyzeler, beyaz yakalı takım falan, kime anlatsam "ya başka neler biliyorsunuz? kafeteryada çay ısmarlayayım sizlere" demeye başladılar. çıkarken yüzünüze tiksinir gibi bakan bu insanlar çok daha nazik olmaya başladılar, çok şaşırıyordum. galerinin müdürüne gidip, "şu arkadaş çok güzel anlattı, size de ona da teşekkür ederiz..." diyen insanlar vardı.
neyse ki aks müdürü olayı fark etti de kandırma milleti günah dedi.
daha sonra kalben'in don kişotlu illüstrasyonunu soran insanlara "jeanne d'arc, orleans kuşatmasında en önde savaşıyor." diye anlatmışlığım da vardı. ne güzeldi aks'de çalışmak ya...
devamını gör...
seni öldürmeyen şey güçlendirir
ingilizcesi what doesn't kill you, makes you stronger olan söz.
joker versiyonu da şöyledir:
what doesn't kill you, makes you stranger.
joker versiyonu da şöyledir:
what doesn't kill you, makes you stranger.
devamını gör...
bedava olmalı dediğimiz şeyler
hayvan mamaları
pedler
çocuk bezleri... aslında karşılama imkânı olmayan insanların herşeyi bedava olmalı .
pedler
çocuk bezleri... aslında karşılama imkânı olmayan insanların herşeyi bedava olmalı .
devamını gör...
from out of nowhere
aşkın obsesif tarafını en “manic” haliyle veren, “the real thing” albümlerinden bir faith no more klasiği.
klip uzun saçlarıyla postallarıyla yerinde duramayan erken dönem mike patton ihtiva eder ki en sevdiğim dönemleridir.
iyi bir five finger death punch coverı da vardır.
klip uzun saçlarıyla postallarıyla yerinde duramayan erken dönem mike patton ihtiva eder ki en sevdiğim dönemleridir.
iyi bir five finger death punch coverı da vardır.
devamını gör...
sokrates'in savunması
ünlü yunan filozofu, sokrates'in öğrencisi ve aristoteles'in hocası olan platon tarafından yazılmış kitap.
sokrates'in bir grup atinalı tarafından şehir tanrılarına inanmayışı vae gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle suçlanışını (idama mahkûm edildiği süreç hakkında), atina demokrasisi tarafından yargılanışını ve cezalandırılmasını konu alan diyaloglardan oluşur.
sokrates'e göre stina’da adının çıkmasının bir sebebi vardır: bilgeliği. ancak bunu kendini beğenmişlik olarak değil, bir olgu olarak sunar. bilgeliğini ise delfi’deki kahinin sözlerine dayandırarak şu olayı anlatır:
sokrates'in arkadaşlarından khairephon delphoi'a gider ve dünyada sokrates'ten daha bilge biri olup olmadığını sorar. aldığı yanıt ise olmadığıdır. bu kehaneti kabullenemeyen sokrates kendinden daha bilge olabileceğini düşündüğü devlet adamları, ozanlar ve zanaatkârlar ile konuşmak ve kehaneti çürütmek için yollara koyulur. sokrates, bilge olduğunu sandığı ya da kendini bilge sanan bu insanların aslında bilge olmadıklarını anladıktan sonra, onlara bilge olmadıklarını ispatlamaya başlar. böylece kendine birçok düşman edinir. hiçbir şey bilmediği halde kendini bilge sanan bu insanlardan tek farkının “hiçbir şey bilmediğini bilmesi" olduğunu söyler. işte onun gerçek bilgeliği bu bilinçtir. ancak bu tutum bilgeliklerini çürüttükleri insanlar tarafından bir bilge olarak sanılmasına yol açar. edindiği düşmanlıkların sebebi de budur.
--! spoiler !-- (spoiler olup olmadığı konusunda çok kararsız kaldım.)
sokrates mahkeme karşısında savunmasını yapar. hayatının geri kalan kısmını felsefeden yoksun veya sürgünde geçirmektense; başlangıçta kimsenin idam etmeyi düşünmediği, sadece susturulması ve af dilemesi hedeflenen filozof, prensiplerine ters düşmeyerek ölümü tercih eder. sokrates, baldıran zehrini kendi isteğiyle içerek hayatına son vermiştir.
--! spoiler !--
kaynak
sokrates'in bir grup atinalı tarafından şehir tanrılarına inanmayışı vae gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle suçlanışını (idama mahkûm edildiği süreç hakkında), atina demokrasisi tarafından yargılanışını ve cezalandırılmasını konu alan diyaloglardan oluşur.
sokrates'e göre stina’da adının çıkmasının bir sebebi vardır: bilgeliği. ancak bunu kendini beğenmişlik olarak değil, bir olgu olarak sunar. bilgeliğini ise delfi’deki kahinin sözlerine dayandırarak şu olayı anlatır:
sokrates'in arkadaşlarından khairephon delphoi'a gider ve dünyada sokrates'ten daha bilge biri olup olmadığını sorar. aldığı yanıt ise olmadığıdır. bu kehaneti kabullenemeyen sokrates kendinden daha bilge olabileceğini düşündüğü devlet adamları, ozanlar ve zanaatkârlar ile konuşmak ve kehaneti çürütmek için yollara koyulur. sokrates, bilge olduğunu sandığı ya da kendini bilge sanan bu insanların aslında bilge olmadıklarını anladıktan sonra, onlara bilge olmadıklarını ispatlamaya başlar. böylece kendine birçok düşman edinir. hiçbir şey bilmediği halde kendini bilge sanan bu insanlardan tek farkının “hiçbir şey bilmediğini bilmesi" olduğunu söyler. işte onun gerçek bilgeliği bu bilinçtir. ancak bu tutum bilgeliklerini çürüttükleri insanlar tarafından bir bilge olarak sanılmasına yol açar. edindiği düşmanlıkların sebebi de budur.
--! spoiler !-- (spoiler olup olmadığı konusunda çok kararsız kaldım.)
sokrates mahkeme karşısında savunmasını yapar. hayatının geri kalan kısmını felsefeden yoksun veya sürgünde geçirmektense; başlangıçta kimsenin idam etmeyi düşünmediği, sadece susturulması ve af dilemesi hedeflenen filozof, prensiplerine ters düşmeyerek ölümü tercih eder. sokrates, baldıran zehrini kendi isteğiyle içerek hayatına son vermiştir.
--! spoiler !--
kaynak
devamını gör...
yazarların vereceği bir bilgiyle yaşını tahmin etmek
google a 14 ekimde doğanlar yazıp kayda değer bir sonuca ulaşamadığım başlıktır.
çok üzgünüm sayın sözlük sayın yazar arkadaşlar.
çok üzgünüm sayın sözlük sayın yazar arkadaşlar.
devamını gör...
ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız
ak parti milletvekili hülya atçı nergis'in açıklaması.
ak parti milletvekili hülya atçı nergis, "türkiye'nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız. muhalefet istediği kadar konuşsun, karşı medya istediği gibi haber yapsın" diye konuştu.
"ben bundan da çekinmiyorum, hodri meydan. dolayısıyla biz tabii ki iktidarımızın yaptıklarını, atılan adımları, türkiye'nin nereden nereye geldiğini, türkiye'nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını, geçmişle kıyaslandığında türkiye'in her kademede geliştiğini anlatacağız."
kaynak: tr.sputniknews.com/turkiye/...
ak parti milletvekili hülya atçı nergis, "türkiye'nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız. muhalefet istediği kadar konuşsun, karşı medya istediği gibi haber yapsın" diye konuştu.
"ben bundan da çekinmiyorum, hodri meydan. dolayısıyla biz tabii ki iktidarımızın yaptıklarını, atılan adımları, türkiye'nin nereden nereye geldiğini, türkiye'nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını, geçmişle kıyaslandığında türkiye'in her kademede geliştiğini anlatacağız."
kaynak: tr.sputniknews.com/turkiye/...
devamını gör...
tema park
bilim, kültür, doğa, teknoloji, tarih, sanat alanlarında, belirlenen bir konuya yönelik olarak kurgulanan, açık veya kapalı mekanlarda eğlenceli bir çok etkinliğin düzenlenendiği yerlerdir.
ilk tema park 1955 yılında walt disney tarafından kurulan disneyland'dır.
ilk tema park 1955 yılında walt disney tarafından kurulan disneyland'dır.
devamını gör...
online sistemin öğrencileri tembelleştirdiği gerçeği
sistem öğrencileri tembelleştirdi evet, ama okula gidip topluluğa karışıp virüs kapmalarından bide onu evlerine taşımalarından yine iyidir diye düşünüyorum. yalnız bir üstteki tanıma takıldım; aga o iş türkiye de nasıl olacak allasen?
devamını gör...
yaş ilerledikçe fark edilen şeyler
en sevdiklerinizden biri bir gün artık bu dünyadan gidince ilk en büyük şoku atlattıktan sonra diğer en sevdiklerinizin de bir gün bu dünyadan gidebileceği gerçeğini fark etmek.
yaştan bağımsız bir fark ediş bu elbette.
can'ın pamuk ipliğine bağlı olduğunu bilmekle hissetmek hiç aynı şey değilmiş. bilmek, hissetmek, görmek her biri bambaşka anlamlar taşıyormuş.
dahası bir gün o son uykuya yattıktan sonra yaşamın senden sonra nasıl olacağını da fark etmek.
yaştan bağımsız bir fark ediş bu elbette.
can'ın pamuk ipliğine bağlı olduğunu bilmekle hissetmek hiç aynı şey değilmiş. bilmek, hissetmek, görmek her biri bambaşka anlamlar taşıyormuş.
dahası bir gün o son uykuya yattıktan sonra yaşamın senden sonra nasıl olacağını da fark etmek.
devamını gör...
yeraltı edebiyatı
sert, aykırı, eleştirel, çoğunlukla gerçekle hayalin ince çizgisinde varolmaya çalışan yeraltı edebiyatı; alkolizmin, cinselliğin, sıradışılığın, küfrün dışa vurumudur.
özellikle dostoyevski nin yeraltından notları türün okunmaya değer kitaplarından biri.
ama insanoğlu aptal değilse bile korkunç derecede nankördür.
evet, eşi bulunmaz bir nankör..!
ben kötü bir insan değildim. ne aksi bir adamım, ne de uysal biriyim. ne alçağın biriyim, ne de namuslu, ne onurlu biriyim, ne bir kahramanım,ne de bir korkak. ben hiçbir şey olamadım.
özellikle dostoyevski nin yeraltından notları türün okunmaya değer kitaplarından biri.
ama insanoğlu aptal değilse bile korkunç derecede nankördür.
evet, eşi bulunmaz bir nankör..!
ben kötü bir insan değildim. ne aksi bir adamım, ne de uysal biriyim. ne alçağın biriyim, ne de namuslu, ne onurlu biriyim, ne bir kahramanım,ne de bir korkak. ben hiçbir şey olamadım.
devamını gör...
ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler
iç sesiniz.
devamını gör...
