biz de bir kere sevinebilseydik. çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.


bedri rahmi eyüboğlu
devamını gör...

yunan filozof kıbrıslı zenon’un bir sundurmada verdiği derslerle kurup geliştirdiği ve seneca, aurelius, epiktetos gibi birçok düşünürün peşinden gidip günümüze kadar ulaşmasını sağladığı bir düşünce akımıdır stoacılık. stoacıların düşüncelerinin günümüze kadar gelip hala güncelliğini koruyor olmasında belki de en önemli etken kendilerine memento mori felsefesini temel olarak alıp savundukları birçok düşünceyi de bu eksende meydana getirmiş olmalarıdır. ‘’ fani olduğunu hatırla. ‘’ ‘’ öleceğini hatırla.’’ ‘’ bir gün öleceksin, bunu unutma ve şimdiyi yaşa.’’ gibi anlamlara gelen bu deyiş stoacılar arasında mutlu yaşam için sürekli akılda tutulması gereken bir olgu olarak var olmuştur. öyle ki; ünlü stoacı filozof marcus aurelius bu sözün sürekli aklında olması gerekliliğine inanmış ve sadece bu sözü ara sıra kulağına fısıldaması için birini görevlendirmiştir.

helenistik dönem düşünce akımlarından olan stoacılıkta anlatıldığı gibi ölümü akılda tutmak ve ölümün hayatın tek gerçeği olduğunun bilinci ile yaşamak bizlere gerçekten de mutlu bir yaşamı getirebilir. rumen filozof ve deneme yazarı emil cioran’ın da ifade ettiği gibi ‘’ şaşkınlığı ya da inatçı bir endişeyi alt edebilmek için insanın kendi cenazesini düşünmesi gibisi yoktur. papa ıx. ınnocentius gibi kendini ölüm döşeğinde gösteren bir tablo yaptırıp kötü hissedilen anlarda bu tabloya bakmak da faydalı olabilir.’’

modern yaşam ve popüler kültür bizlere sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşama gerekliliğini dikta ederken ölümü hatırlamanın demode, ölümü unutmanın ise hayattan haz alma yolunda en önemli etken olduğunu sunuyor. yaptığımız tüm eylemlerde, dert ettiğimiz tüm günlük problemlerimizde, anlık keyif ve huzursuzluk anlarımızda aslında en hatırlamamız gereken zamanlarda ölümü yadsıyor ve her şeyin genel geçer olduğunun idrakine haiz olamıyor ve yaşamlarımızı sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşarken aslında hayatta olmak ile yaşıyor olmanın farklı şeyler olduğunun ayrımına varamıyoruz. seneca’nın da ifade ettiği üzere ‘’’ iyi bir yaşam ölümü hatırlamaktan geçer.’’

roma imparatorluğu dönemi’nde at arabası eşliğinde büyük askeri zaferinden dönen bir komutan, yoğun ve coşkulu tezahüratlar eşliğinde kente giriş yapar. coşku öylesine büyüktür ki komutan halkın gözünden bir ilah, bir tanrı gibidir. ama aynı at arabasında, bu büyük komutanın arkasında biri daha vardır ki bu coşkuya eşlik etmeden sessiz bir şekilde oturur. o da sadece tek bir görevi olan ve komutana bazı sözleri sürekli tekrarlaması gereken bir köledir. komutan kent meydanını büyük bir coşku içinde dolaşırken köle arkadan ona sürekli şu sözleri fısıldar.
“respice post te. hominem te esse memento. memento mori!”

"arkana bak. ölümlü bir insan olduğunu hatırla! ölümü hatırla!”

bizler de memento mori diyebilmeyi başarabildiğimiz an sadece hayatta olmayacak aynı zamanda yaşamayı da öğrenmiş olacağız. çünkü ölümü unutmak yaşamı kaçırmaktır. ölümü hatırlamak yaşama ortak olmaktır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

x bankasına gidilir bir saat kadar sıra beklenir , sıra geldiğinde elinde bir tomar parayla gelen bir şahsın sıranızı gaspetme girişimine maruz kalınır, vezne görevlisine madem beyefendiyi alacaktınız benim sıramı yakmayacaktınız çıkışı yapılır , tartışma büyür , daha da büyür , güvenlik müdahale eder , olay büyümeye devam eder , müdür ikinci kattan inip özür dileyip odasına davet eder , kahve söyler işleminizi bizzat ben gerçekleştireceğim nedir diye sorar, el cebe atılır kredi kartı çıkartılır , kartın x bankasına ait olmadığı , bir saat boşuna bekleyip üstüne bir de kavga çıkartıldığı farkedilir, aniden parlayıp yaptırmıyorum işlem falan lanet olsun böyle bankaya deyip ayağa fırlanıp koşar adım banka terk edilir.

gerçekten de yuh ama kebapçığım..
devamını gör...

çoğu kişinin bilmediği bir bilgi olduğunu düşünüyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

survivor'a sms atanlara gülüyordum,faturaları görünce iyice kahkaha atmaya basladım.
devamını gör...

kurucusu tuğrul beydir ve devleti biraderi çağrı bey ile yönetmiştir*. iki kere büveyhiler tarafından kaldırılmış*halifeyi büveyhiler'den kurtarmış ve bu devlete son vermiştir. buna karşılık halifeden doğu'nun ve batı'nın sultanı unvanını almış, halifelik unvanını dini anlama kısıtlamış ve siyasi yetkiyi kendinde toplamıştır* fakat kendisi kısırdır, bu sebeple halife kızıyla evlenmiş* fakat ondan da çocuğu olamamış ve bu yüzden tahtı kardeşi çağrı'nın oğlu alparslan'a kalmıştır.

alparslan zamanında daha önceden birkaç akın yapılmış ve doğusunun bir kısmına pasinler* ile egemen olunmuş anadolu'ya daha fazla ağırlık verilmeye başlanmıştır. ayrıca bilinenin aksine alparslan dönemi devletin altın çağı falan da değildir. doğuda karahanlılar üzerinde otorite kurulmuş ve 1071 malazgirt ile anadolu alınmıştır. alparslan ise karahanlılar ile girdiği bir savaş sonrası * yendiği vali tarafından hançerlenerek öldürülmüştür*. yerine oğlu melikşah çıkmıştır.

melikşah padişah olduğunda 17 yaşındadır fakat yanındaki vezirleri çok kuvvetli adamlardır* ve kendisi de genç olmasına rağmen boş adam değildir. kendisi döneminde selçuklu devleti kendi rönesansını yaşar, devlet her yönden en güçlü konumuna gelir. döneminde devlet sınırları pek değişmese de hanedanın diğer mensuplarının yönettiği eyaletleri sayıları fazlalaşmasına ve bu yöneticilerle akrabalık bağları uzaklaşmasına rağmen otorite boşluğu olmadan ülkeye bağlı tutar* fakat bu iş böyle devam etmez. bu altın dönem hasan sabbah'ın tarikatı* sebebiyle son bulur. bu allah'ın belası adamlar önce koca nizamülmülk'ü indirirler, yetmez melikşah'ı da götürürler*. melikşah'ın ölümünden sonrası kaostur. bunun allah'ın belası bir karısı* vardır, esasında ilk 3 oğlu da bu kadından doğmadır yani kadın uzun yıllar valide sultan olma hayalleri kurmuştur fakat bu çocuklar erkenden ölünce birinci aday terkenden doğmayan berkyaruk olur fakat selçuklu'nun kösem'i olan terken'i kimse durduramaz ve 5 yaşındaki veledi mahmud'u tahta çıkarır**. bu durum uzun sürmez, berkyaruk daha sonra tahtı alır fakat taht kavgaları bir kere başlamıştır, üstüne berkyaruk da 1104'te 26 yaşında ölünce ortalık daha da karışır. bu durum * 1118'de melikşah'ın diğer oğlu ahmed sencer hükümdar olana dek sürer, onun hükümdarlığında taht kavgası olmaz ama devlet o kadar güç kaybetmiştir ki bir daha toparlanamaz. nihayet 1157'de sencer'in karahıtaylar'a yenilmesiyle devlet yıkılır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
denizin hipnoz etme ozelligi var.
devamını gör...

eskiden, zor anlayan insanlar için kullanılan bir benzetmeydi. benim de yetiştiğim jetonlu telefonlar dönemi. jetonlar, yuvarlak ve kanallı olurdu. yuvası da ona uygun tabi. köşeli olması; kanalda ilerleyemeyeceği ve hazneye düşemeyeceği için tınnn sesini çıkaramayacağı anlamına gelir. işte bu hazneye düşme sesi zihnin "kavrama" işiyle benzeştirilmiş. jetonu geç düşen de denirdi.
işte bu jetonu geç düşen insanlar; bu deyimi kullanırken, kenar sayısınını arttırdıkça daha ağır bir ifade haline getireceklerini zannedip 8-10 köşeli filan de derlerdi. aynı birinin dönekliğini ifade etmek için "360 derece döndü" der gibi. halbuki köşe sayısı arttıkça yuvarlağa, dönme derecesi arttıkça da başlangıç noktasına yakınlaşılır.
devamını gör...

yaşlı ve bilge abi/ablalarımın ellerinden, yaşıtlarım ile küçükklerimin yanacıklarından öper, iyi bayramlar dilerim. şeker gibi tatlı nice bayramlar görürsünüz umarım.
devamını gör...

kriptografi, başkaları tarafından erişilmesi istenmeyen bilgilerin bir ya da çoklu değişkenlere tabii tutulup değiştirilerek, doğru yöntemlerin izlenmemesi takdirinde erişilmemesini sağlamak üzerine belli matematiksel ya da mantıksal algoritmalar dahilinde gerçekleştirilen işlemlerdir. ilgili bilim dalına kriptoloji, ilgilenip bu işlemleri gerçekleştiren kişiye ise kriptograf denir.

yunanca kelime köklerinde "gizli/gizlenmiş olan" anlamına gelen "kryptos" ve yazmak anlamına gelen "graphein" kelimelerinden türemiştir.

geçmişi oldukça uzun yıllara dayanmaktadır kriptografinin. antik mısır hiyerogliflerinde rastlanabilen gizemli örneklerinden tutun, mezopotamya'da keşfedilmiş olan kil tabletlerde bile karşımıza çıkabilmektedir.

roma'da, sezar ile karşımıza çıkmaktadır. günümüzde kriptografinin en bilindik uygulamalarından biri olan sezar şifreleme algoritması, basitçe harflerin alfabedeki n anahtar sayı kadar sonraki harfe yönlendirilerek yazılmasıdır. mesela, anahtarın 1 olduğu bir biçimde, "elma", "fmnb" şeklinde yazılacaktır. neyse ki günümüzde kullanılmıyor, çünkü şifre bilinmiyor olsa bile en fazla 25 denemede bulunabilmektedir.

ilk sistematik kullanımı, 8. yüzyılda orta doğu'ya dayanmaktadır. al-khalil adlı ünlü filolog, dil alimi tarafından çıkarılmış olan "şifreli mesajlar" kitabı ile temeli atılmıştır. kitap, var olabilecek tüm arapça kelimelerin sesli harfler dahil ve dahil olmadan halleriyle oluşturulabilecek tüm permütasyon ve kombinasyonlarını içermekteydi.

avrupa dünyasında reform ve rönesans dönemlerinde güvenli bilgi aktarımı amacıyla kullanılan kriptografi teknikleri, osmanlı imparatorluğu'nda, tapu-tahrir defterlerinde "siyakat" adı verilen, okunması güç ve dile hakimiyet gerektiren bir yazı biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

fakat bana göre en önemli kısmına, yani alan turing sonrasına gelmek istiyorum.

ikinci dünya savaşı'nda almanlar tarafından kullanılmış olan şifreleme makinesi enigma, yaygın kullanımıyla düşmanlarına büyük sorun yaratmaktaydı. arthur scherbius tarafından tasarlanmış olan enigma'nın başlangıçtaki kullanım alanı paranın hakim olduğu alanlarda ticari gizliliği sağlamaktı. savaş döneminde daha ucuz ve pratik kullanımına geçilmiş olan cihaz, rotorlu ve elektromekanik bir şifreleme cihazıydı.

daktilo benzeri cihazın üzerinde 26 harfli, ışıklı bir tabela vardır. daktilodan basılmış olan bir harf, rotorlardan birini devreye sokarak başka bir harf olarak yansıtır. çalışan üç rotor, bir harfi üç kez şifreleyerek neredeyse kırılması imkansız bir hale getirir. matematiğim yanıltmıyorsa, 26lı permütasyondan bahsediyoruz.

tabii bununla da kalınmamış. ekstradan makinede bulunan, her ucu farklı farklı bir harfe takılabilen on adet kablo vardır. bu kabloların her biri, takıldığı harflerin yerini değiştirmektedir. mesela uçları "s" ve "y" harflerine takılmış kablo, "spy" yazısını "yps"ye çevirir.

diğer hatırlamadığım ve muhtemelen bilmediğim bazı eklentilerle birlikte, bir mesaj on üç defaya kadar şifrelenebilmekte. böylece neredeyse çözülemez şifreler ortaya çıkar.

neredeyse çözülemez. işte bu noktada, polonyalı matematikçiler elde ettikleri verileri *, alan turing'in de içinde olduğu "ultra" adlı gruba verirler. alan turing, enigma'nın zaafiyetlerini, diğer uzmanlarla birlikte çalışmalarını sürdürerek, alman denizaltılarının uzun süren bir mesaj ağını takip ederek bunu çözebilmişti.

bir enigma mesajının hiçbir rotor, kablo vs. anahtar bilgisine sahip olunmadan çözülebilme ihtimali 1/3,560,761,236,879,310,464,000*'dir.

alan turing aynı zamanda bilgisayar biliminin kurucusu olarak kabul etmektedir. o halde gelelim bilgisayarlar vasıtasıyla gerçekleştirilen kriptografik işlemlere. günümüzde simetrik ve asimetrik şifreleme olarak iki farklı kullanımı mevcut.

simetrik şifreleme, aynı anahtar kullanımıyla dekripsiyon(şifre çözümleme) ya da enkripsiyon (şifreleme) işleminin gerçekleştirilmesidir. dizi ve blok şifreleme olarak ikiye ayrılır.

dizi şifrelemede, veri bir bit* dizisi olarak ele alınır. bir anahtar vasıtasıyla, zamana göre değişen bir uzunlukta bir dizi üretilmesiyle sağlanır.
kullanım örnekleri: cfb *, ofb *, ctr *

blok şifreleme ise, veriyi bloklar halinde ele alır. bu bloklar birbirine bağlı ya da bağımsız olarak var olabilir. şifreleme ve şifre çözümleme bütün olarak ele alınan bloklar üzerinden gerçekleşir. şifreniz "parola" ise, bu bütün bir bloktur mesela. "p" ya da "parol" yazılması bir anlam ifade etmez basitçe. öte yandan, iç hafıza ve kimlik tanımlama unsurları barındırmaması da dezavantajları arasındandır.

kullanım örnekleri: ecb *, cbc *

simetrik şifrelemede milenyumun başına kadar des* kullanılırken, milenyum itibariyle yerini yavaş yavaş aes'e* bırakmaktadır.

asimetrik şifrelemede ise, şifrelerken ve şifre çözümlerken farklı anahtarlar kullanılır. açık anahtar, şifreleme ve doğrulama için kullanılırken, özel anahtar şifrenin çözümü ve alındığını belirtmek amacıyla kullanılmaktadır. mesela, birine yolladığınız bir maili, o kişinin genel anahtarıyla şifreliyorsunuz. sonra, o mailin açılabilmesi için, yolladığınız kişi özel anahtarını kullanıyor.

sizin gönderdiğinizin anlaşılması içinse, gönderici olan sizin genel anahtarı tarafından doğrulanabilmekte olduğundan, özel anahtarınız ile bunu imzalamanız gerekmektedir. mühür basmak gibi düşünebiliriz :)

ayrıca ilginizi çekebilir, araştırma konusu olarak bırakayım.
(bkz: pgp)*

ek:
eğer buraya kadar okuyan varsa teşekkürlerimi sunarım. konuyla ilgili herhangi bir soru/sorununuz varsa iletişime geçebilirsiniz, bilgim dahilinde yardımcı olmaya çalışırım.
devamını gör...

müziğin evrensel olması demek, müziğin toplumsal olaylardan uzak olması demek değildir. herkesin müziği yaşama ve algılama biçimi farklı olduğu için ister istemez bir sosyalistin de müziği algılama biçimi farklı oluyor. nasıl ki ağıtlar birçok halkın acılarını anlatan ezgilerse, bir sosyalistin de müzikten kendi hayat anlayışı doğrultusunda bir anlam çıkarması gayet normal.

bu açıdan müzik evrenseldir, müziğin siyaseti olmaz diyerek, bu grubu eleştirmek abes kaçıyor artık. tabii ki burdan marx'ın dediği "tek gerçek sanat, devrimin izinden giden sanattır" anlamı çıkmaz. yüzyıllardır devam eden sanat sanat için midir? yoksa toplum için mi geyiğine (sanatçı açısından) "sanat ego tatmini içindir" diyebilirim rahatlıkla.
devamını gör...

okunduğu takdirde ikisi de olur.
devamını gör...

ülkece bayır aşağı şahlanış bitti.
burnumuzun üzerine yapışma zamanı geldi demektir. üstelik düştüğümüz yerde yeni dışkılanmış inek gübresi var.
.....

#750016">#750016 siz siz olun bu kadar da şey olmayın.
ımf bu ülkeye gelsin diye kac kere gittiler de adamlar şeffaflık şartı koydu diye kabul etmedi akp. aktroll olmak böyledir. atar tutarsın gerçeklerden uzakta...

ımf gelirse işte o zaman bu ballı ihaleleri dolar üzerinden hasta ve yolcu garantili üstelik basamadığı para üzerinden yapamazlar da ondan istemediler. yoksa dünden razılar ama şeffaflık onlara ağır geldi.
aktroll ımf gelmez çünkü devletten yürütüp senin gibilere maaş vermeleri gerekiyor.
devamını gör...

ele geçen bir avantaj sonrası hafif tehdit kokan gaza getirme cümlesi.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günün herhangi bir saatinde sokaklarında ailece güvenle gezebilmek.
devamını gör...

özellikle astigmat türü göz kusurlarında mutlaka ve sürekli kullanılması gerekir.
devamını gör...

bugün nickaltından çıkamıyorum yahu yazarı. *
kaç olduğunu ben söylim mi nolur nolur nolur?
iyi ki de doğmuş benim kankım olmuş.
kank kank kank seni çok seviyoreee. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
benim durumum tam olarak bu kank biliyorum çok soryy. bir daha kine evini basarım artık. *
devamını gör...

şahsımın üzerinde çok büyük etkisi olan japon müzik hareketi ve alt kültürüdür.

1980'lerden bu yana varlığını sürdüren bu hareketin kökleri glam metal, heavy metal gibi türlere dayanır. seikima-ii, d'erlanger ve özellikle de x japan gibi gruplar bu hareketin öncüleri olarak kabul edilir. bu gruplar aykırı stilleri ve müzikleriyle visual kei'nin yaygınlaşmasını ve belirli standartlara oturmasını sağlamışlardır.

visual kei, genel anlayış olarak glam rock ile oldukça benzerlik gösterir. grubun dış görünüşü ve dinleyicide bıraktığı izlenim müziğin kendisi kadar önemli görülür. ilgi çekici makyajlar, saç stilleri ve kıyafetler sıklıkla rastlanılan unsurlardır. genellikle sanatçılar dişil ya da androjin görünmeye çalışır.

bu akımın bilinen en eski temsilcisinin x japan olduğu kabul edilir. öyle ki visual kei ismini bile grubun sloganından (psychedelic violence crime of visual shock) almıştır. bu destansı grup, uzun zamandır aktif olmamasına ve çalkantılı bir tarihi olmasına rağmen günümüzde halen müzik camiasındaki saygınlığını korumaktadır. akımın patlama yaptığı 90'lı yılların ortaları ve sonunda grup, dönemin katı ve konformist japon toplumuna isyan eden gençler için bir idol konumundaydı. bunun en büyük kanıtı da grubun 10 sene boyunca baş gitaristliğini yapmış olan hide'nin yaklaşık 50 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen cenaze törenidir. bu törenin detaylarını kendi başlığında yazmış bulunmaktayım.
(bkz: hideto matsumoto)

her ne kadar akımın kökleri heavy metal, glam metal gibi türlere dayandırılsa da zamanla visual kei'nin müzikal anlayışı farklı sebeplerden değişim göstermiştir. 2000'li yılların başında visual kei'ye bağlı bir alt tarz olarak ortaya çıkan oshare kei, harajuku sokak modasına yakın renkli ve gösterişli imajları ile genellikle pop rock, dans pop, hip hop gibi türlere yakınlık gösteriyordu. bu dönemde the gazette, dir en grey, nightmare gibi daha ağır müzik yapan gruplar ise metal müzikte popülerlik kazanan metalcore, nu metal gibi türlere yoğunlaşmıştı.

visual kei bazılarına göre günümüzde ölmüş bir akım ama şahsi olarak buna hiç katılmıyorum. akıma dair yeni alt türler türüyor, yeni projeler/gruplar kuruluyor ve çok sağlam albümler karşımıza çıkıyor. girdiyi sonlandırmadan önce 2022 ocak ayı içerisinde çıkış yapan albümler, uzunçalarlar ve tekliler arasında beğendiklerimi yazacağım. ilgilenenler ve yeni çıkmış çalışmalar görmek isteyenler belki göz atmak ister.

the thirteen - glitter (ep)
kaneto-juusei - kobayashiakihitonoisshouha (ep)
ziyola - kyomei (single)
mathilda - 21g (single)
kakumay - dead mansion (ep)
shintenchi kaibyaku shudan zigzag - zigzag-san mugen (album)
nigai - hebarituku (single)
devamını gör...

evet arkadaşlar biliyorsunuz ki insan her daim kendini geliştirmelidir. yeni yönlerini keşfetmeli, hobiler edinmelidir.
işte bendeniz de son günlerde yeni bir uğraş edindim. kuş uçmaz kervan geçmez bir yer buldum iş çıkışları gelip orada cips yiyorum. zati alimi bundan daha mutmain edebilecek aktivite henüz çıkmadı. arada sokak köpekleri ve müptezelvari görünümlü arkadaşlar geçiyorlar sağolsunlar yalniz değiliz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benden ikinci bir nickaltı daha hak eden yazar. fazla güzel yazıyor, bu sözlüğe fazla bir kişilik. severek takipteyiz hocam, bırakmayın burayı.
düdüt: şimdiye kadar erkek zannettiğim yazar.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim