1389 yılında yapılan 1. kosova savaşın sona erdikten sonra sultan 1.murad han'ı şehid eden sırp şovalye ve aynı zamanda suikastçı.
aynı zamanda sırp soylularından lazar hrebeljanović'in damadı'dır. olay savaş sonrası 1.murad harp meydanını dolaşırken vuku bulmuştur. o sırada yaralı olan obiliç. sultan murad ve muhafızlarının bir anlık dalgınlığından faydalanarak padişahı hançerlemiştir ve kendiside hemen orada muhafızlar tarafından öldürülmüştür.
devamını gör...

hoş değil.daha da iğrenci"parmakları yalaya yalaya yemek" kusma isteği uyandırır.
devamını gör...

allah'ım şu 6 günü sorunsuz atlatayım gerçekten başka hiçbir şey istemiyorum. o kadar korkuyorum ki bir şey olacak diye.. anlatamam.. artık beklemek istemiyorum. bir an önce şifama kavuşmak istiyorum, sonra ne oluyorsa olsun gerçekten. namazdan sonra "allah'ım beni korkularımla sınama." duasını etmekten başka bir şey gelmiyor elimden. aşırı huzursuzum bir şey olacak diye. anksiyetem tutuyor, düşünüp duruyorum. kafamı nasıl dağıtırım hiç bilmiyorum..
devamını gör...

kitap dediğimiz nesne derya denizdir.
zibilyon tane bölüme ayrılıyor. roman okurken sıkılıyorsanız gidin sosyoloji kitapları okuyun. sosyoloji sarmıyorsa ansiklopedi okuyun.
kendinizi huzurlu bulduğunuz, okurken zevkten dört köşe olacağınız kitaplara yönelin. yeni fikirler ve bilgiler edindiğinizde alacağınız haz çoğu şeyde olmayacak. ondan sonra zaten okuyamama gibi bir problemin kalacağını hiç sanmıyorum.
devamını gör...

verilen bir sırrı tutamamak, paylaşmak istemek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beyaz adama karşı savaşan son kızılderili lideri olarak bilinen, gerçek adı "gokhlayeh" (esneyen adam) olan chiricahua apaçisidir. 1829 yılında doğup ,1909 yılında hayata gözlerini yummuştur.

ispanyolların işgali altında, amerikalıların da yerleşimci olarak bulunduğu bölgede yaşamaktaydı. eşi, annesi ve üç çocuğu ispanyol işgalciler tarafından kampları basılarak katledildi. intikam yemini etti.

binlerce askere az bir kuvvet ile kafa tuttu. inanılmaz savaş taktikleri ile yıllarca savaşını sürdürdü. defalarca yakalandı. her seferinde kaçmayı başardı. 1886 yılında geronimo'yu ölü ya da diri ele geçirmeye yemin etmiş henry lawton komutasındaki büyük bir abd birliğine kızılderili ailelerine yapılan kıyımların da etkisi ile arabuluculuk ile teslim oldu.

“her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki ben kötü biriymişim. hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. ben ne yaptım ki? ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum.”
-geronimo-

"kızılderililer, beyazlardan toplu yıkımdan başka bir şey görmeyi hak etmeyen vahşi hayvanlardır. kurtlardan pek farkı yoktur, en sonunda her ikisi de, biçim olarak farklı olsalar da av hayvanlarıdır."
-george washington- kaynak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bin ladinin öldürülmesinin amerikalılar tarafından "geranimo öldürüldü" şeklinde söylenmesi de yüzyıl geçmesine rağmen geronimo'ya bakışın hala değişmediğini göstermesi ile ayrıca ilginçtir
devamını gör...

yıllardır can bonomo, bengi apak, ismail türküsev ve can temiz tarafından hazırlanıp sunulan, dinlerken kahkahalarla güldüren ve insanın gözlerinden yaşlar getirdiğinden dolayı açık alanda kulaklıkla dinlenmemesi gereken şahane ötesi bir podcasttir.

(bkz: şefiiiiim)
(bkz: dizimi aç)
(bkz: nayn annem)
devamını gör...

herkesin çevirdiği dümeni anlayıp ,onların senin anladığını anlayamamaları. yani cidden şevk kırıcı ve yorucu.
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle, dünyanın en iyi ticari fikrini bulmuş gibi koştura koştura yanınıza gelip “çok para kırıcaz bilader, çok para kırıcaz” nidalarıyla, sizi onulmaz iflaslara sürükleyeceği çok açık bacanak gazı ile, coin piyasasına girmişsiniz de, ertesi gün uyanıp, borsa ekranını açtığınızda süleyman çakır’ın kumarhanesi gibi kıpkırmızı bir ekranla karşılaşmışsınız gibi bir günaydın değil elbette…

güzel bir yaz akşamı, çalan kapı zili ardından, kapıyı açtığınızda, elinde siyah poşette rakısı, koltuğunun altında kocaman bir karpuzla karşınızda dikilen bacanakla karşılaşmışsınız gibi sürprizli bir günaydın…

milenyumlu bir günaydın değil, 90’larlı bir günaydın…
devamını gör...

bir ilkokul öğretmeninin öğrencilere ırkçılığı anlatabilmek için düzenlediği bir deneydir. lowa kasabasında öğretmenlik yapan jane elliot, 1968 yılının şubat ayında derste, dünya genelinde ırkçılığa karşı savaş vermiş martin luther king’i anlatmıştı. 4 nisan 1968 günü martin luther king aldığı otelin balkonunda silahla vurularak öldürülür. ertesi gün okula gittiğinde derste öğrencisi steven armsrong ”o kralı neden vurdular?’‘ diye sorar. jane elliot ''bunu anlatmamı istiyor musunuz'' diye sorar ve tüm sınıf da evet diye bağırır.

jane elliot, öncelikle sınıfına martin luther’in ırkçılık sebebiyle öldürüldüğünden bahsetti. ardından ırkçılığı benimsetmek için deneye başlamıştır. tüm sınıf beyaz tenli olduğu için onları göz renklerine göre ayırmaya karar verir. nazilerde mavi gözlüler üstün ırkı, kahverengi gözlüler ise yok edilmesi gerekenleri temsil ediyordu ve ölümleri göz renklerine göre karar veriliyordu. o da burdan yola çıkarak ırkçılığın göz rengine göre karar verildiğini anlatır.

deneyin ilk gününde elliot, sayıları az olan mavi gözlü öğrencileri diğerlerinden ayrılmak için onların koluna kahverengi bir kuşak bağladı ve onları sınıftaki ön sıralara oturttu. mavi gözlü öğrencilerin üstünlüğünün daha iyi anlaşılması için öğrencilerine mavi gözlülerin öğlende daha fazla yemek yiyebileceklerini, teneffüsü daha uzun yapabileceklerini, açılan orman spor salonuna girebileceklerini, onların daha temiz olduğunu söyledi. mavi göz rengine sahip çocuklar daha ilk günden havaya girmiş ve kendilerinin üstün oldukları düşüncesiyle diğer arkadaşlarından uzak durmaya başlamışlardı. günün sonunda öğrencilere bir sınav yaptı ve mavi gözlü öğrenciler daha yüksek notlar aldılar. mavi gözlülerin daha zeki olduğunu söyledi ama asıl önemli nokta özgüvendi.

diğer gün derse gelen öğretmen öğrencilere bir açıklama yapacağını söyledi. onlardan özür dileyerek bir hata yaptığını asıl üstün ırkın kahverengi gözlüler olduğunu söyledi. mavi gözlü çocukların kolundaki kuşakları topladı ve kuşakları kahverengi gözlü çocukların koluna bağladı. artık ayrıcaklı olanlar kahverengi gözlü öğrencilerdi.

jane elliot, cuma günü yaptığı deneyin ilk aşamasında mavi gözlü öğrenciler diğer arkadaşlarına karşı sert davranışlar gösterirken, deneyin ikinci kısmında kahverengi gözlü öğrencilerin mavi gözlü öğrencilere çok sert davranışlar göstermediğini gözlemledi. çünkü kahverengi gözlü çocuklar bu ayrımın ne kadar kötü hissettirdiğini biliyorlardı.

aynı gün jane elliot, öğrencilere bunun bir deney olduğunu açıkladı. göz renginin bir üstünlük olmadığını, üstünlük taslamanın ve ayrımcılık yapmanın ırkçılığın ta kendisi olduğunu öğrencilerine açıkladı ve öğrencilerinden birbirlerine sarılmalarını istedi. ardından sınıftan bu deney hakkında yazı yazmalarını istedi ve yazılan yazıları martin luther king’in eşine gönderdi.

bu deney, okul içerisinde kalmayıp gazete ve televizyonlarda yayınlandı. jane elliot bu deneyle bir çok ödül aldı. 1970 yılında ”bölünmüş sınıf deneyi” ardından 1996 yılında ”mavi gözler” adında bir başka belgesel filmi çekildi. ardından elliot, 2016 yılında bbc’nin ”dünyayı geliştiren 100 kadın” isimli listesine eklendi.
devamını gör...

erişkinlerde nazal polip'in (halk tarafından burun eti olarak bilinebilir) en sık nedenidir.
devamını gör...

meja isimli kıymetli yazarımızı okurken çok keyif alıyorum.
devamını gör...

"zevkten mi?" diye sormamak için kendimi zor tuttuğum talep.

...ya da * soruyorum, evet.
devamını gör...

gıcık gurbetçiler
devamını gör...

para harcamadan hazineye ulaşmak.
devamını gör...

iyi ki varsın eren!
bu millet asla sen ve senin gibi kahraman evlatlarını unutmayacak...
devamını gör...

2009 yapımı başrollerinde amir khan'ın. olduğu komedi türünde bir hindistan filmidir.

üç arkadaşın üniversite yıllarında birbirleriyle ve profesörleri viru ve okuldaki diğer öğrencilerle aralarındaki iletişimi konu alan bir filmdir.

hindistan'ın eğitim sistemine ince bir gönderme vardır bu filmde. bir filmde amir khan olurda mesaj olmaz mı? mümkün mü?
bollywood'un en çok mesaj kaygısı güden yapımlarında parmağı olan kişidir kendileri.
bilindik bollywood garipliklerini içermeyen filmlerde hem oyuncu hem yönetmen hem yapımcı olarak katkısı olmuştur. filme dönelim hemen.

gişe hasılatı çok yüksek bir filmdir. kendi senesinde en yüksek gişe hasılatı alıp rekor kırmıştır.

üç arkadaş rancho chhanched, farhan qureshi ve raju rastogi'ın aile ilişkilerine ve aralarındaki dostluk arkadaşlığı konu alınmıştır. bu üç arkadaşın hayalleri de hayatları da beklentileri de birbirinden farklıdır.

döneminin en dikkat çeken filmlerinden biri olan film hindistan'ın en çok izlenen filmlerden biriyken amerika'da da ses getirmiş bir yapımdır.

amir khan'ın tüm filmlerini izlemiş bir insan olarak hepsinin teker teker bollywood filmlerinden ayrıldığını söyleyebilirim. ülkesinin sorunlarını oynadığı ve yönettiği filmlerde işaret etmiş ve dikkat çekmeye çalışmıştır.
devamını gör...

normalde bir caminin hocası imamı sesinin güzelliği ile hadi bilemedin teravih namazını kıldırma süresi ile bilinir ama bu seferki hocamız cami içi icraatlerinin dışında her şey hakkında yorum yapmasıyla bilinen biri oldu ve bugün istifa etti.
umarım buna da twitter'dan yorum yapar ki yaparsa büyük ihtimalle "rızkımı veren hüda'dır kula minnet eylemem" tarzı bi paylaşım yapacağını düşünüyorum.


ayasofya camii imamı prof. dr. mehmet boynukalın, istifa etti ve marmara üniversitesi ilahiyat fakültesi'ndeki akademik görevine geri döndü.

aa'nın aktardığına, geçici görevlendirme ile ayasofya camii'nde imamlık vazifesini yürüten mehmet boynukalın, bu görevinden ayrılma talebinde bulundu. boynukalın'ın talebi olumlu yanıt buldu.

boynukalın, marmara üniversitesi ilahiyat fakültesi'nde akademik kariyerine devam edecek.


buradan
devamını gör...

yine bir müge anlı formatı.
yine demagoji yapmalar.
yine insanların acılarını sömürmeler.
yine yine yine...
yazıklar olsun ya. uyduruktan programın için o masum kızın sesini kullanıyorsun, ondan nemalanıyorsun. bu kadar mı düştünüz? iki kuruş fazla kazanma uğruna mesleğinizi sattınız da vicdanınızı satmayın. ayıp yahu. bunlar hassas durumlar, çok dikkat edilmesi gerekirken böyle hoyratça davranılması utanç verici.

t: eskiden gazeteciydi. şimdi ise şovmen, yarı zamanlı sunucu.
devamını gör...

kimse bana kızmasın ama aramızdaki kişilerden bile olsa ben kimseden bir şey istemezdim. hem bu bir yere kadar işleri götürür. daha da büyümek için reklam şart. mesela sadece kitapçıların reklamını alın. ya da fark etmez. reklam konusunda inatlaşmayın derim sevgili yönetim. üzmeyin boş yere kendinizi. biz sizden razıyız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim