geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil
yapraklarım ellerimdir
tam yüz bin elim var
yüz bin elle dokunurum sana istanbul'a
yapraklarım gözlerimdir
şaşarak bakarım
yüz bin gözle seyrederim seni istanbul'u
yüz bin yürek gibi
çarpar çarpar yapraklarım.
ben bir ceviz ağacıyım
gülhane parkı'nda
yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil
yapraklarım ellerimdir
tam yüz bin elim var
yüz bin elle dokunurum sana istanbul'a
yapraklarım gözlerimdir
şaşarak bakarım
yüz bin gözle seyrederim seni istanbul'u
yüz bin yürek gibi
çarpar çarpar yapraklarım.
ben bir ceviz ağacıyım
devamını gör...
cu chi tünelleri
üstün teknolojiye sahip amerikanın, vietnamda o kadar zorlanmıştı ki,
şurada agent orange kullanımını #1105642
şurada ise napalm bombası kullanımını yazmıştık #1105681
aslında abd'yi zorlayan şeylerden biri cu chi'dir efem.
1940 yılında fransızlara karşı bağımsızlık mücadelesi veren vietnam, her zaman savaşa hazırlıklı oldu ve 1940 yıllardan 1960 yılına kadar cu chi denilen yer altı tünellerini kazdı.
bu tüneller, iri yarı avrupa'lı yada abd'li askerlerin giremeyeceği, ancak minyon vietnamlıların sığabileceği tünellerden oluşuyordu. ho chi minh şehri altındaki bu tüneller 250 km uzunluğunda idi.
vietnam, ağaçlık ormanlık, zehirli örümcek, yılan akrep vs.. nin bolcana bulunduğu ağaçlık bir yer. haliyle bu tünellerde bunlardan bolca bulunmaktaydı.
abd'askerleri buraya inmeye korkuyorlardı, zira tünelin ucu kapkaranlıktı.
aralarında, kadın ve çocukların bulunduğu binlerce vietnamlı burada yaşadı. burada yedi, içti, hatta okullarına gitti.
sadece ektikleri şeyleri kontrol etmek için yer üstüne çıkan vietnamlılar, bazen de düşman kuvvetlerine ani ataklar yapabiliyordu.
en sonunda amerikalılar, tünelleri bomba ile patlatmayı denedi.
bu hamle tamamen olmasada kısmen başarılı sonuçlar doğurdu.
içerisinde hastane, okul, kiler, yatakhane, mutfak, havalandırma delikleri, toplantıları olan bu tüneller şu an içinse turistleri çekmek için kullanılmaktadır.
''
''
''
''
şurada agent orange kullanımını #1105642
şurada ise napalm bombası kullanımını yazmıştık #1105681
aslında abd'yi zorlayan şeylerden biri cu chi'dir efem.
1940 yılında fransızlara karşı bağımsızlık mücadelesi veren vietnam, her zaman savaşa hazırlıklı oldu ve 1940 yıllardan 1960 yılına kadar cu chi denilen yer altı tünellerini kazdı.
bu tüneller, iri yarı avrupa'lı yada abd'li askerlerin giremeyeceği, ancak minyon vietnamlıların sığabileceği tünellerden oluşuyordu. ho chi minh şehri altındaki bu tüneller 250 km uzunluğunda idi.
vietnam, ağaçlık ormanlık, zehirli örümcek, yılan akrep vs.. nin bolcana bulunduğu ağaçlık bir yer. haliyle bu tünellerde bunlardan bolca bulunmaktaydı.
abd'askerleri buraya inmeye korkuyorlardı, zira tünelin ucu kapkaranlıktı.
aralarında, kadın ve çocukların bulunduğu binlerce vietnamlı burada yaşadı. burada yedi, içti, hatta okullarına gitti.
sadece ektikleri şeyleri kontrol etmek için yer üstüne çıkan vietnamlılar, bazen de düşman kuvvetlerine ani ataklar yapabiliyordu.
en sonunda amerikalılar, tünelleri bomba ile patlatmayı denedi.
bu hamle tamamen olmasada kısmen başarılı sonuçlar doğurdu.
içerisinde hastane, okul, kiler, yatakhane, mutfak, havalandırma delikleri, toplantıları olan bu tüneller şu an içinse turistleri çekmek için kullanılmaktadır.
''
''''
''
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
love of my life
çaresiz zamanlarda hayata bağlayan queen şarkısıdır. çabuk dön, çabuk dön. benden fazla uzaklaşma. çünkü benim için ne anlama geldiğini bilemezsin. hayatımın aşkı. *
devamını gör...
enerjik insan
tüm gece ağlayıp sabah hiçbir şey olmamış gibi makyajını yapıp hayatına kaldığı yerden devam eden yazarınızdır.
devamını gör...
dead poets society
türkçesi için;
vakit varken tomurcukları topla. zaman hala uçup gidiyor. ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir.
vakit varken tomurcukları topla. zaman hala uçup gidiyor. ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir.
devamını gör...
turistin görebileceği herkesi aşılayacağız
öncelikle (bkz: kaynak)? pls.
bu demektir ki, ben uzun süre aşılanamam. deniz olmayan yere, bu zamanda turist gelmez büyük ihtimalle.
evet bunu da duyduk. vatandaşın değil, turistin canını düşünen bir dışişleri bakanı açıklaması(ymış). ben buna kırıldım ya. gerçekten kırıldım.
bu demektir ki, ben uzun süre aşılanamam. deniz olmayan yere, bu zamanda turist gelmez büyük ihtimalle.
evet bunu da duyduk. vatandaşın değil, turistin canını düşünen bir dışişleri bakanı açıklaması(ymış). ben buna kırıldım ya. gerçekten kırıldım.
devamını gör...
neyse
"neyse geçiştirme cümlesidir" dedi adam, gözleri çoktan kan çanağı kıvamına gelmişti içmekten. inceleşen sesi ile devam etti sonra "gitmek tamam kalmak da kabulüm ama neyse nedir, açık ol bana" diye devam etti. zar zor ayakta duruyordu, cümlesini bitirip koltuğuna soluk soluğa geri oturdu. arkasındaki kadın tepkisiz kaldı önce, sonra fikrini değiştirip "ama.." diye bir cümle kurmaya kalktı, sesi içine kaçtı, vazgeçti sustu. neden sonra adam kadının odada olmadığını fark etti, ayağa kalkmaya çalıştı, beceremedi. içinden sadece "neyse" diyebildi, "gitmesi iyi oldu" cümlesini bile kuramadan sızdı. masal değildi ve mutlu bitmesi beklenmiyordu zaten.
devamını gör...
25 ocak 2021 gecesi sözlükteki trollerin sessizliği
dikkatimi çeken durumdur. (bkz: evlenince kilo alma nedenleri) isimli bir başlık açtım malumunuz. fakat kimse gelip altına "düzenli pompa ehü ehü ehü" falan diye yorum yapmadı. bu durum beni fazlasıyla şaşırttı doğrusu.
devamını gör...
zülfü livaneli
entelektüel bir insan.
tanım yapması zor birisi çünkü 5 parmağında 5 marifet.
severiz kendisini.
tanım yapması zor birisi çünkü 5 parmağında 5 marifet.
severiz kendisini.
devamını gör...
isminde spoiler olan filmler
kuzuların sessizliği filminin nasıl spoiler verdiğini merak ettiren başlıktır.
(bkz: escape from alcatraz)
(bkz: escape from alcatraz)
devamını gör...
fyodor mihayloviç dostoyevski
rus yazar. yememiş içmemiş yazmış kendileri.
devamını gör...
sofie'nin dünyası
kendisinden çok uzakta bir babaya, kendisiyle yeterince ilgilenemeyecek kadar meşgul bir anneye ve tüm bunların içerisinde kendini oyalaması için kendi çapında küçük bir hayvanat bahçesi büyüklüğünde evcil hayvan kadrosuna sahip olan sophie isimli küçük kızımızın, kendi adına bir mektup alması ile gelişen olaylar bütününün yer aldığı, dünyada satış rekorları kırmış bir kitaptır bu kitap…
öncelikle şunu belirtmeliyim, her ne kadar üzerinde ‘felsefe tarihi üzerine bir roman’ yazsa da, aslında en başından, sonuna kadar felsefe tarihini sade, basit, akıcı bir dille ( unutmayın ki sophie’miz küçük bir çocuk, aslında tam da onun anlayabileceği şekilde) anlatan muhteşem bir kitaptır.
felsefeye, felsefe tarihine kıyısından köşesinden, azıcık ucundan, kenarından dokunan herkesin okuması gereken, felsefeyle tanışmak için müthiş bir başlangıç kitabıdır.
ilk çağ doğa filozoflarından, helenistik döneme,
varoluşçulara,
materyalistlere,
hegel, darwin, hume, kant, locke, descartes, freud, marx ve daha nicelerine,
bu kişilere ve akımlarına dair çok detaylı bilgiler bulundurmaktadır bu kitap..
kitap aslında, çevresini, etrafını, insanları, hayatı, kısacası üzerinde yaşadığı dünyayı sadece sorduğu sorularla algılayabilecek olan genç bir kızın dünyasından, onun gözlerinden bize felsefenin tarihini aktarırken, aynı zama da sophie’nin hayatı ile ilgili bazı kurguları da bize aktararak aslında bir mesaj da veriyor.
sophie’nin dünyası sadece sophie’nin değil; hepimizin dünyasıdır.
tüm insanlığın dünyasıdır.
küçücük, şuncacık ilginiz, alakanız, merakınız varsa felsefeye dair; bu kitap tanışmanız için müthiş bir seçenek olacaktır.
tavsiyemdir…
çünkü felsefe;
socrates’e göre neler bilmediğimizi bilmektir.
platon’a göre doğruyu bulma yolunda düşünsel bir çalışmadır.
aristo’ya göre ilk nedenler bilimidir.
hobbes’a göre doğru düşünmektir.
spinoza’ya göre genelleştirilmiş bir matematiktir.
yani özetle; ‘’felsefe, hayatın ta kendisidir.’’
öncelikle şunu belirtmeliyim, her ne kadar üzerinde ‘felsefe tarihi üzerine bir roman’ yazsa da, aslında en başından, sonuna kadar felsefe tarihini sade, basit, akıcı bir dille ( unutmayın ki sophie’miz küçük bir çocuk, aslında tam da onun anlayabileceği şekilde) anlatan muhteşem bir kitaptır.
felsefeye, felsefe tarihine kıyısından köşesinden, azıcık ucundan, kenarından dokunan herkesin okuması gereken, felsefeyle tanışmak için müthiş bir başlangıç kitabıdır.
ilk çağ doğa filozoflarından, helenistik döneme,
varoluşçulara,
materyalistlere,
hegel, darwin, hume, kant, locke, descartes, freud, marx ve daha nicelerine,
bu kişilere ve akımlarına dair çok detaylı bilgiler bulundurmaktadır bu kitap..
kitap aslında, çevresini, etrafını, insanları, hayatı, kısacası üzerinde yaşadığı dünyayı sadece sorduğu sorularla algılayabilecek olan genç bir kızın dünyasından, onun gözlerinden bize felsefenin tarihini aktarırken, aynı zama da sophie’nin hayatı ile ilgili bazı kurguları da bize aktararak aslında bir mesaj da veriyor.
sophie’nin dünyası sadece sophie’nin değil; hepimizin dünyasıdır.
tüm insanlığın dünyasıdır.
küçücük, şuncacık ilginiz, alakanız, merakınız varsa felsefeye dair; bu kitap tanışmanız için müthiş bir seçenek olacaktır.
tavsiyemdir…
çünkü felsefe;
socrates’e göre neler bilmediğimizi bilmektir.
platon’a göre doğruyu bulma yolunda düşünsel bir çalışmadır.
aristo’ya göre ilk nedenler bilimidir.
hobbes’a göre doğru düşünmektir.
spinoza’ya göre genelleştirilmiş bir matematiktir.
yani özetle; ‘’felsefe, hayatın ta kendisidir.’’
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının su ayak izi
buradan
hesaplanabilecek su tüketimi.
1 t-shirt üretiminin bile su tüketimine olan maliyeti, zevk için giyime harcama yapanları vicdanen rahatsız edecektir diye umuyorum.
su, sınırsız değil. onu akıllıca kullanmak hepimizin görevi. eğer dikkat etmez ve zamanında kamuoyu oluşturmazsak çocuklarımıza bile sıra gelmeden büyük problemler yaşayacağımız aşikar.
ben sade bir vatandaş olarak vicdanen kendimi yükümlü hissediyor, farkındalık amacıyla sözlüğümüzün duyarlı yazarlarının konuya desteğini bekliyorum.
edit: eraa adlı yazarımızın hatırlatmasıyla izlenmesi gereken belgesel (bkz: 25 litre (belgesel)) eklendi.
(bkz: kuraklık)
(bkz: 31 aralık 2020 küresel ısınma etkisi)
(bkz: 31 aralık 2020 sapanca gölü'nde su seviyesinin düşmesi)
(bkz: bursa'nın 75 günlük suyunun kalması)
(bkz: 25 litre (belgesel))
hesaplanabilecek su tüketimi.
1 t-shirt üretiminin bile su tüketimine olan maliyeti, zevk için giyime harcama yapanları vicdanen rahatsız edecektir diye umuyorum.
su, sınırsız değil. onu akıllıca kullanmak hepimizin görevi. eğer dikkat etmez ve zamanında kamuoyu oluşturmazsak çocuklarımıza bile sıra gelmeden büyük problemler yaşayacağımız aşikar.
ben sade bir vatandaş olarak vicdanen kendimi yükümlü hissediyor, farkındalık amacıyla sözlüğümüzün duyarlı yazarlarının konuya desteğini bekliyorum.
edit: eraa adlı yazarımızın hatırlatmasıyla izlenmesi gereken belgesel (bkz: 25 litre (belgesel)) eklendi.
(bkz: kuraklık)
(bkz: 31 aralık 2020 küresel ısınma etkisi)
(bkz: 31 aralık 2020 sapanca gölü'nde su seviyesinin düşmesi)
(bkz: bursa'nın 75 günlük suyunun kalması)
(bkz: 25 litre (belgesel))
devamını gör...
atetozis
bazal gangliyon bölümlerinde globus pallidus'un lezyonlarında görülen elde,kolda yılanvari hareketlerle karakterize rahatsızlıktır.
devamını gör...
yazarların duyduğu en kalp kırıcı söz
kapıcıydı babam istanbul kozyatağı'nda bir apartmanın alt katında.
(sarıkanarya sokak saygılı apartmanı )
berbat rutubetliydi, kömürler torbalarla gelmezdi koca kaya halinde gelirdi.
babam diğer hizmetleri bitince kömür kırmaya inerdi balyozla.
bitlerimiz,rutubetimiz ve benim öksürüğüm hiç bitmezdi.
okulun 2. ya da 3. günü öğretmenim dedi önümde ki kız, arkamdaki "sürekli öksürüyor" dedi ve herkes bana baktı
öksürmemek için nefesimi tuttum...
(sarıkanarya sokak saygılı apartmanı )
berbat rutubetliydi, kömürler torbalarla gelmezdi koca kaya halinde gelirdi.
babam diğer hizmetleri bitince kömür kırmaya inerdi balyozla.
bitlerimiz,rutubetimiz ve benim öksürüğüm hiç bitmezdi.
okulun 2. ya da 3. günü öğretmenim dedi önümde ki kız, arkamdaki "sürekli öksürüyor" dedi ve herkes bana baktı
öksürmemek için nefesimi tuttum...
devamını gör...
uygunsuz köy ve kasaba adları
hadımköy.
devamını gör...
iran'daki mehdi olduğunu iddia eden adamın tutuklanması
adaletini sevdiğimin dünyası bundan 1400 sene önce ilan etsen peygamber şimdi ilan edince ya deli diyorlar yada tutukluyorlar.
devamını gör...

