emrah serbes
kalemi kesinlikle muazzam olan, kişilik olarak ise leş gibi olan, bir aileyi katlettikten sonra bu işten sıyırmaya çalışıp, sonrasında aşırı samimiyetsiz çarklar yapan ve sonunda t olmayan türk yazar, senarist.
devamını gör...
yazarlar ülkeyi yönetse yapacakları işler
cıngar çıkartan ne kadar insan varsa ülke dışına sürerim.
eğitime de el attıktan sonra bir de zorunlu emeklilik getiririm. evet ilk yapacaklarım bunlar olur.
eğitime de el attıktan sonra bir de zorunlu emeklilik getiririm. evet ilk yapacaklarım bunlar olur.
devamını gör...
the usual suspects
türkçe'ye 'olağan şüpheliler' diye çevrilmiş olan 1995 yapımı olağanüstü film. yönetmenliğini bryan singer yapmıştı. kayzer söze rolünde kevin spacey oynamıştı. ilk izlediğimde sanırım lise yıllarımdı. bana çok eğlenceli gelmişti. tabi ki daha sonraki izlemelerimde ne kadar iyi bir film olduğunu anladım ve benim için kült filmler listesine girdi.
film aslında bir kara komedi filmi. ya da kara film diyelim. sinema çevrelerinde bu tarz filmlere noir diyorlar. bir gemi, 27 ceset, milyonlarca dolarlık uyuşturucu. kayzer söze isimli efsanevi bir katil. şüpheli olarak göz altına alınan 5 suçlu. öyle birbirlerinden farklı tipler ki asla nasıl bir araya geldiklerini anlamıyorsunuz. hatta film boyunca birlikte olabilecekleri aklınıza bile gelmiyor. sinema tarihinini en ters köşe filmlerinden biridir de diyebilirim. diğer bir ilginç kısmı filmin gerçek olaylara dayanıyor olması. yine bir ilginç yanı film mükemmel bir suç filmi sürekli acaba ne olacak diye bekliyorsun kafanda kurduğun planlar bir türlü tutmuyor falan ama filmin içinde çok çok güzel aşk hikayesi de mevcut. buyur buradan yak.
peki ya ödüller? 90'lı yıllar sinema açısından mükemmel zirve yılları idi. o kadar çok iyi film oluyordu ki her yıl bir çok mükemmel film ödül alamadan geçmiştir. olağan şüpheliler ise şanslı olanlardan bir çok uluslar arası festivalde ödül almıştır. oscar'da 2 ödülle dönmüştür. en iyi özgün senaryo oscar'ı ve en iyi yardımcı erkek oyuncu oscar'ı (kevin spacey) almıştır.
benim en beğendiğim yanlarından biri ise film afişi. bir çok film bir çok şeyi ile akıllarda kalmıştır. bence bu filmin akıllarda kalan yanı ikonik film afişi.
film aslında bir kara komedi filmi. ya da kara film diyelim. sinema çevrelerinde bu tarz filmlere noir diyorlar. bir gemi, 27 ceset, milyonlarca dolarlık uyuşturucu. kayzer söze isimli efsanevi bir katil. şüpheli olarak göz altına alınan 5 suçlu. öyle birbirlerinden farklı tipler ki asla nasıl bir araya geldiklerini anlamıyorsunuz. hatta film boyunca birlikte olabilecekleri aklınıza bile gelmiyor. sinema tarihinini en ters köşe filmlerinden biridir de diyebilirim. diğer bir ilginç kısmı filmin gerçek olaylara dayanıyor olması. yine bir ilginç yanı film mükemmel bir suç filmi sürekli acaba ne olacak diye bekliyorsun kafanda kurduğun planlar bir türlü tutmuyor falan ama filmin içinde çok çok güzel aşk hikayesi de mevcut. buyur buradan yak.
peki ya ödüller? 90'lı yıllar sinema açısından mükemmel zirve yılları idi. o kadar çok iyi film oluyordu ki her yıl bir çok mükemmel film ödül alamadan geçmiştir. olağan şüpheliler ise şanslı olanlardan bir çok uluslar arası festivalde ödül almıştır. oscar'da 2 ödülle dönmüştür. en iyi özgün senaryo oscar'ı ve en iyi yardımcı erkek oyuncu oscar'ı (kevin spacey) almıştır.
benim en beğendiğim yanlarından biri ise film afişi. bir çok film bir çok şeyi ile akıllarda kalmıştır. bence bu filmin akıllarda kalan yanı ikonik film afişi.
devamını gör...
filmi varken gidip sayfalarca roman okuyan tip
akıllı adamdır. kendi hayal gücüne güvenir. kitap okurken yazarın düşündüğü şeyleri gözümüzde canlandırmaya çalışırken film izlerken yazarın düşündüğü şeyleri gözünde canlandıran yönetmenin bu düşünceleri görsele dökmesini izliyoruz ki bu bizi düşünce tembeli ve haya gücü fukarası yapar.
devamını gör...
sol frame
hala kendimi göremediğim hüzün dolu gözlerle baktığım yegane akış *
devamını gör...
random gülmeyi becerememek
yaşlı kişilerin sorunu. dün birine random güldüm; beceremiyorsun bunu dedi. pfzxğcühtogpfo şöyle bir şey. meğer random gülmek asfdsggdsgg gibi bir şeymiş. ben telefonun üstüne oturmuşum gibi gülmüşüm. yazık bana. random bile gülemiyorum.
devamını gör...
kendime saygım var davranışları
size saygı çerçevesinde davranmayıp haddini aşan, sizi değersiz hissettiren can sıkıcı insanları hayatınızdan çıkarmak net kendine saygısı olanlara verebileceğim en büyük tavsiyedir
devamını gör...
sevilen kitabın en vurucu cümlesi
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
törenleri/ayinleri yöneten birisi olmayı bırakıp direkt ayinlerin kendisi olduğum başlık. ben artık ayin yönetmek istemiyorum ayin olmak istiyorum.
(bkz: celebrate)
(bkz: celebrate)
devamını gör...
bilardo
çuha kaplı dikdörtgen bir masa üzerinde, isteka ve toplarla oynanan oyun.
dünya çapında turnuvaları düzenlenen bir spor bilardo. izlemesi de oynaması kadar keyifli ama izledikçe "olsa da oynasam" diye yerinde duramamak var işin ucunda.
amerikan ve üç top olmak üzere başlıca iki türü var ama bunlar da kendi içlerinde çeşitli farklı isim ve şekillerde oynanıyor. amerikan genel olarak çoğu kişinin oynadığı, üzerinde sayıları yazan 15 topla ve delikli masayla oynanan versiyonu. toplar çizgili ve düz olmak üzere iki çeşit. rakiplerden biri düzü, diğeri çizgilileri seçer ve kendisine ait olanları sırasıyla deliklere sokmaya çalışır. en son 8 numaralı siyah top atılır.
üç top ise insanlara, amerikan'a kıyasla biraz daha zor gelebilen tür. bunda sadece 3 tane top var ve masada delik yok. amaç, topun birinin, diğer ikisine çarptırılması. tabi epey hesap kitap gerektiren durumlar var ve bana göre daha zevkli diğerine kıyasla.
9 topla, 4 topla oynanan çok farklı versiyonlar da var, dediğim gibi.
***
bir zamanlar her gün oynardım. ablam öğretmişti bana üç topu. ben de kuzenime öğretmiştim. kendi aramızda turnuvalar bile yapardık salonda. en çok duyduğumuz cümle de "kızlar 3 top oynar mıymış?" cümlesiydi ama bunu söyleyip yenilenlerin suratını görmek müthiş bir duyguydu.
keşke eski ortamımız olsa da yine oynasak...
dünya çapında turnuvaları düzenlenen bir spor bilardo. izlemesi de oynaması kadar keyifli ama izledikçe "olsa da oynasam" diye yerinde duramamak var işin ucunda.
amerikan ve üç top olmak üzere başlıca iki türü var ama bunlar da kendi içlerinde çeşitli farklı isim ve şekillerde oynanıyor. amerikan genel olarak çoğu kişinin oynadığı, üzerinde sayıları yazan 15 topla ve delikli masayla oynanan versiyonu. toplar çizgili ve düz olmak üzere iki çeşit. rakiplerden biri düzü, diğeri çizgilileri seçer ve kendisine ait olanları sırasıyla deliklere sokmaya çalışır. en son 8 numaralı siyah top atılır.
üç top ise insanlara, amerikan'a kıyasla biraz daha zor gelebilen tür. bunda sadece 3 tane top var ve masada delik yok. amaç, topun birinin, diğer ikisine çarptırılması. tabi epey hesap kitap gerektiren durumlar var ve bana göre daha zevkli diğerine kıyasla.
9 topla, 4 topla oynanan çok farklı versiyonlar da var, dediğim gibi.
***
bir zamanlar her gün oynardım. ablam öğretmişti bana üç topu. ben de kuzenime öğretmiştim. kendi aramızda turnuvalar bile yapardık salonda. en çok duyduğumuz cümle de "kızlar 3 top oynar mıymış?" cümlesiydi ama bunu söyleyip yenilenlerin suratını görmek müthiş bir duyguydu.
keşke eski ortamımız olsa da yine oynasak...
devamını gör...
günün sosyal medya ünlüsü
devamını gör...
türkçe kökenli en güzel kelime
özenç: imrenme, istek.
devamını gör...
pandeminin ilk ayında ev ekmeği yapan güruha ne oldu sorunsalı
ev evi yapma aşamasına geldik nerdeyse,
(ev yapımı ev :)
artık paylaşım yapmaktan ziyade, başka bir gezegene ışınlanmayı bile becermiş olabilirler kanımca...
edit : bu salgın bir yıl daha sürerse, hepimiz ermiş olacağız, şahsen benim düşünmek ve okumak zorunda kalmadığım çok az meselem kaldı,
edit 2 : yalnız karantina baya sıktı, yok yok gerçekten sıktı.. feci halde sıktı artık...
(ev yapımı ev :)
artık paylaşım yapmaktan ziyade, başka bir gezegene ışınlanmayı bile becermiş olabilirler kanımca...
edit : bu salgın bir yıl daha sürerse, hepimiz ermiş olacağız, şahsen benim düşünmek ve okumak zorunda kalmadığım çok az meselem kaldı,
edit 2 : yalnız karantina baya sıktı, yok yok gerçekten sıktı.. feci halde sıktı artık...
devamını gör...
mark eliyahu
journey parçasını her sefer en az iki kere dinlediğim müzisyen kişidir.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
canım kendim ben seni severim.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
ne zaman ismini görsem aklıma hayvan çiftliği kitabı geliyor, orda yoldaş kelimesi çok fazla geçtiği için sanırım.
devamını gör...
boris vian sözleri
"seni sevmeyene asla sabır gösterme. çünkü sabrın adı yüzsüzlük, fedakarlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur. "
...
"çiçekçi dükkanlarının hiç demir kepenkleri olmaz. kimse aklına getirmez çiçek çalmayı."
...
"kendini gereksiz yere, gereksiz zamanlarda, gereksiz insanlar için yoruyorsun. en gerekli zamanda, en değerlinin kendin olduğunu çok gereksiz bir acıyla anlarsın."
...
"çiçekçi dükkanlarının hiç demir kepenkleri olmaz. kimse aklına getirmez çiçek çalmayı."
...
"kendini gereksiz yere, gereksiz zamanlarda, gereksiz insanlar için yoruyorsun. en gerekli zamanda, en değerlinin kendin olduğunu çok gereksiz bir acıyla anlarsın."
devamını gör...
okuduğun bölümü söylediğinde sorulan garip sorular
''yegenim mezun olunca ilk bizi tedavi eden de mi ? hahahahaha''
''bir kaç haftadır içim sıkılıyor sence nedendir ?''
''sizin psikologlardan farkınız ne ?''
''bir kaç haftadır içim sıkılıyor sence nedendir ?''
''sizin psikologlardan farkınız ne ?''
devamını gör...

