bağırsağından 13 kg dışkı çıkan adam
13 kilo ne ya, o bağırsaklar da faydalı bir bakteri bundan sonra barınabilir mi acaba?
çok zor bir durum meğer ne hastalıklar varmış.*
çok zor bir durum meğer ne hastalıklar varmış.*
devamını gör...
çocuk yapacaklara tavsiyeler
çocuk olunca.. eş olarak birbirinizi unutmayın..
kıymet bilin.. çok sevin.. önce birbirinizi.. sonrasin da çekirdek ailenizi..
kıymet bilin.. çok sevin.. önce birbirinizi.. sonrasin da çekirdek ailenizi..
devamını gör...
özel hayatın gizliliğini ihlal suçu
özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, insanların birbirinin gizli yaşam alanlarına girerek başkalarının görmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayını saptaması veya kaydetmesi fiilini cezalandırmaktadır.
özel hayatın gizliliğini ihlal eylemleri internet üzerinden youtube, instagram, twitter, facebook, whatsapp, e-posta (e-mail) vb. iletişim araçları kullanılarak da işlenmektedir.
tck madde 134 - (1) kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ifşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
reşit insanların karşılıklı rızaya dayalı olarak internet veya sosyal medya araçları üzerinden birbirleri ile cinsel içerikli sohbet, fotoğraf veya video paylaşması, diğer tarafın ise bu içerikleri kaydetmesi halinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmaz. ancak, kaydedilen ses, fotoğraf veya videonun üçüncü kişilerle paylaşılması özel hayatının gizliliğini ihlal olarak kabul edilmektedir.
günümüzde özellikle sevgililer birbirleri ile internette görüntülü sıcak sohbetlerde bulunmakta, gün içi birbirlerine erotik resimler göndermektedir. ayrıldıktan sonra ise terk edilmiş sevgililerden bazıları bu sohbet içeriklerini ve görüntüleri internete sızdırarak suç işlemektedir.
sevgiliniz de olsa dikkatli olmanız tavsiye olunur.
özel hayatın gizliliğini ihlal eylemleri internet üzerinden youtube, instagram, twitter, facebook, whatsapp, e-posta (e-mail) vb. iletişim araçları kullanılarak da işlenmektedir.
tck madde 134 - (1) kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ifşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
reşit insanların karşılıklı rızaya dayalı olarak internet veya sosyal medya araçları üzerinden birbirleri ile cinsel içerikli sohbet, fotoğraf veya video paylaşması, diğer tarafın ise bu içerikleri kaydetmesi halinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmaz. ancak, kaydedilen ses, fotoğraf veya videonun üçüncü kişilerle paylaşılması özel hayatının gizliliğini ihlal olarak kabul edilmektedir.
günümüzde özellikle sevgililer birbirleri ile internette görüntülü sıcak sohbetlerde bulunmakta, gün içi birbirlerine erotik resimler göndermektedir. ayrıldıktan sonra ise terk edilmiş sevgililerden bazıları bu sohbet içeriklerini ve görüntüleri internete sızdırarak suç işlemektedir.
sevgiliniz de olsa dikkatli olmanız tavsiye olunur.
devamını gör...
4 nisan 2021 104 emekli amiralin bildirisi
durduk yere erdoğana mağduriyet kastıracak açıklama...
acaba diyorum erdoğan'ın oyları çok zayıfladı diye; perinçek mi istedi bunlardan bunu yazmasını? bu cumhur ittifakı koalisyonundan her şeyi beklerim.
yoksa hiçbir şeye faydası olmayan bu şeyi hangi maksatla açıklarsın ki?!
acaba diyorum erdoğan'ın oyları çok zayıfladı diye; perinçek mi istedi bunlardan bunu yazmasını? bu cumhur ittifakı koalisyonundan her şeyi beklerim.
yoksa hiçbir şeye faydası olmayan bu şeyi hangi maksatla açıklarsın ki?!
devamını gör...
13 nisan 2021 kabine sonrası cumhurbaşkanlığı açıklamaları
turlar ve otel rezervasyonlarının dahil olmadığı kısıtlamalar.
yaşasın turizm sektörü.
yaşasın turizm sektörü.
devamını gör...
yazarların içinde oldukları yaş ile ilgili fikirleri
128:2=64
64-19=45
gündemin rakamlarıyla bir bahçeli hesabı yapmayalım mı?
olgunum ama yaşlı değilim.
gencim ama toy değilim.
unumu eledim ama eleğimi asmadım.
ben bu saçları değirmende ağartmadım.
64-19=45
gündemin rakamlarıyla bir bahçeli hesabı yapmayalım mı?
olgunum ama yaşlı değilim.
gencim ama toy değilim.
unumu eledim ama eleğimi asmadım.
ben bu saçları değirmende ağartmadım.
devamını gör...
anti savar
kafası mı iyi yoksa ironi yapmaya mı çalışıyor anlamış değilim. yaptığı ironi değil de, trollük de değil. dikkat çekmek için insanların damarına basmaktan başka çaresi olmayan biri gibi yazıyor bugün. bakalım nereye kadar izin verilecek.
devamını gör...
salonda yatmak
evdeki en güzel yerdir,televizyon var ve televizyon önünde uyuya kalmak en güzeli.
devamını gör...
félix vallotton
1865-1925 yılları arasında yaşamış, isveçli-fransız post-empresyonist ressam.
dindar ve orta halli bir ailede büyüyen sanatçı, 17 yaşında sanat eğitimi alabilmek için paris'e taşındı ve hayatının geri kalanını fransa'da geçirdi. jules lefebvre ve gustave boulanger gibi sanatçılarla aynı dönemde okudu. bu dönemde resim eğitimiyle beraber gravür ve taşbaskı gibi alanlarda da kendini geliştirdi.
1885 ve 1889'da ilk eserlerini sergiledi. 1890'larda tahta oymacılığına merak salarak bu alanda çalışmaya başladı.
1892'de fransız sanatçıların oluşturduğu bir sanat akımı olan nabiler grubuna dahil oldu. bu akımın etkisiyle tahta oymacılığında sembolizmden ve japon baskıcılığından etkilenmiştir.
1900'lerde matbaacılıktan uzaklaşarak yağlıboyaya yönelmiştir. özellikle bayıldığım manzara ve gün batımı resimlerine, çıplak kadınlara ve portrelere rastlıyoruz.
sanatçı 1925 yılında kanser sebebiyle hayatını kaybetti.
kendisine ''huzursuzluğun ressamı'' deniyormuş ancak gün batımı resimleriyle kendisini keşfettiğim ve adeta bayıldığım bir sanatçı kendisi, bu yüzden katılamadım pek. özellikle portrelerinde ve eserlerinin çoğunda donuk tonlar kullandığını görmekle beraber gün batımı resimlerine ve renklerine insan bakmaya doyamıyor. renklere bayıldığımı söylemiş miydim?
bir kaç eserini iliştireyim:
the patient (1892)
sunset (1918)
coucher de soleil jaune et vert (1911)
diğer eserlerini incelemek için buradan
kaynak
dindar ve orta halli bir ailede büyüyen sanatçı, 17 yaşında sanat eğitimi alabilmek için paris'e taşındı ve hayatının geri kalanını fransa'da geçirdi. jules lefebvre ve gustave boulanger gibi sanatçılarla aynı dönemde okudu. bu dönemde resim eğitimiyle beraber gravür ve taşbaskı gibi alanlarda da kendini geliştirdi.
1885 ve 1889'da ilk eserlerini sergiledi. 1890'larda tahta oymacılığına merak salarak bu alanda çalışmaya başladı.
1892'de fransız sanatçıların oluşturduğu bir sanat akımı olan nabiler grubuna dahil oldu. bu akımın etkisiyle tahta oymacılığında sembolizmden ve japon baskıcılığından etkilenmiştir.
1900'lerde matbaacılıktan uzaklaşarak yağlıboyaya yönelmiştir. özellikle bayıldığım manzara ve gün batımı resimlerine, çıplak kadınlara ve portrelere rastlıyoruz.
sanatçı 1925 yılında kanser sebebiyle hayatını kaybetti.
kendisine ''huzursuzluğun ressamı'' deniyormuş ancak gün batımı resimleriyle kendisini keşfettiğim ve adeta bayıldığım bir sanatçı kendisi, bu yüzden katılamadım pek. özellikle portrelerinde ve eserlerinin çoğunda donuk tonlar kullandığını görmekle beraber gün batımı resimlerine ve renklerine insan bakmaya doyamıyor. renklere bayıldığımı söylemiş miydim?
bir kaç eserini iliştireyim:
the patient (1892)
sunset (1918)
coucher de soleil jaune et vert (1911)diğer eserlerini incelemek için buradan
kaynak
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
an itibari ile geri gelen korona yasakları.
elimizden avucumuzdan kayan restoranlar, cafeler.
elimizden avucumuzdan kayan restoranlar, cafeler.
devamını gör...
şahsiyet
her şeyi unutan, daha doğrusu hobisi unutmak olan bir milletin gözünü açacak, kısa süre de olsa bir şeyleri hatırlatacak muhteşem bir dizi. senaryosunu hakan günday yazmış, zaten ancak hakan günday yazabilirdi.
başrollerde haluk bilginer ile cansu dere gibi başarılı kişilikleri görmek mümkün. oyunculukları fazlasıyla başarılı buldum. o kadar kaliteli oyuncular vardı ki, zaten haluk bilginer denince iş bitiyor, adam hepimizin bildiği üzere emmy ödüllerine layık görüldü agah rolü ile. agah demişken, dizide hep alışılmadık isimler vardı, hakan günday'ın romanlarında sıklıkla karşımıza çıktığı gibi.
bu dizi, yıllardır unutulan olayları, kadına psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddeti, damgalamaları, adaletin olmayışını ve işlememesini, halkın ise bunları nasıl bir bir unuttuğunu çok güzel gözler önüne sermiş. sosyolojik ve psikolojik olarak ayrıntılı işlenmiş.
edit ve spoiler: nevra'nın travmatik olaydan sonra belleğini silmesi yani hatırlamaması ayrıntısı ve bunun yavaş yavaş açığa çıkması çok iyiydi. yüzleşmek istememesi, ama yüzleşmek zorunda olması.. yüzleşirken acı çekse de yüzleştikten sonra daha güçlü birine dönüşmesi.
''sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta, hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
başrollerde haluk bilginer ile cansu dere gibi başarılı kişilikleri görmek mümkün. oyunculukları fazlasıyla başarılı buldum. o kadar kaliteli oyuncular vardı ki, zaten haluk bilginer denince iş bitiyor, adam hepimizin bildiği üzere emmy ödüllerine layık görüldü agah rolü ile. agah demişken, dizide hep alışılmadık isimler vardı, hakan günday'ın romanlarında sıklıkla karşımıza çıktığı gibi.
bu dizi, yıllardır unutulan olayları, kadına psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddeti, damgalamaları, adaletin olmayışını ve işlememesini, halkın ise bunları nasıl bir bir unuttuğunu çok güzel gözler önüne sermiş. sosyolojik ve psikolojik olarak ayrıntılı işlenmiş.
edit ve spoiler: nevra'nın travmatik olaydan sonra belleğini silmesi yani hatırlamaması ayrıntısı ve bunun yavaş yavaş açığa çıkması çok iyiydi. yüzleşmek istememesi, ama yüzleşmek zorunda olması.. yüzleşirken acı çekse de yüzleştikten sonra daha güçlü birine dönüşmesi.
''sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta, hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
devamını gör...
odunherif'in sözlükteki bütün entryleri artılaması
henüz 200bin tanımdan 400-500 adedine oy verdiğini görüyorum. anormal bir davranış değil bence.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun hüzne gark eden yayınları
"aman güzel canım güzel, bir hafta hüzne ara ver" diye türkü tutturarak desteklediğimiz isteği için robnaja'ya teşekkür ediyorum. yoksa haftaya dil altı hapı üreten bir ilaç firmasına başvuracağız programa sponsor olsun diye mecburen. jingle'ı bile hazır, :
"eucarlimisin'in sunduğu dünyadan uzak başlıyor" *
halimiz tam olarak üçüncü sütunda belirtildiği gibidir, arz ederim:

* * *
"eucarlimisin'in sunduğu dünyadan uzak başlıyor" *
halimiz tam olarak üçüncü sütunda belirtildiği gibidir, arz ederim:

* * *
devamını gör...
türkiye’de eksikliği en çok hissedilen şey
kesinlikle eğitimdir. eğer her insana bir şekilde ulaşıp düzgün bir şekilde eğitebilseydik beraberinde birçok şeyin de düzeleceğini görürdük.
devamını gör...
müze
milletlerin kültürel değer ve hazinelerinin saklandığı ve teşhir edildiği yerlerdir. milletlerin yaşantılarının ortaklığını göstermesi dolayısıyla milli servet olmanın yanı sıra milletlerin hem ortak hafızası hem de gözbebekleridir.
devamını gör...
laikçinin tersten okunuşunun içkial olması
bir twitter mizahıdır. devamı da şöyle; sen bir de receb'i tersten oku da gör hakikati.
devamını gör...
yazarların hemencecik de birbirlerini sevmeleri
allah vergisidir. kimi sevdiriyor kimi seviyor.
devamını gör...
dudak yemekten kurtulamamak
dudakları mahveden eylem. pudra şekeri bağımlıları gibi ben de dudak yeme bağımlısıyım.*
devamını gör...
