türk tipi teselli yöntemleri
kaynımda da var. nedense cem yılmaz sesiyle okudum bunu.
devamını gör...
normal sözlük 1. istanbul zirvesi
eyluling ve gomercan kardeş'imle tanışıp, çok keyifli bir sohbete vesile olan zirvedir.
rumuzunu anmak istemediğim bir vatandaşı da görecektim ama kuaför sürecinden ötürü geç geleceği için bekleyemedim.
diğer katılımcılara da keyifli akşamlar.
rumuzunu anmak istemediğim bir vatandaşı da görecektim ama kuaför sürecinden ötürü geç geleceği için bekleyemedim.
diğer katılımcılara da keyifli akşamlar.
devamını gör...
nazar boncuğu
yıldızım düşük, göz değiyor,ağırlık alıyorum elim ayağım kalkmıyor diyenlere iliştirilen, takılardada sıklıkla karşılaştığımız kültürümüzün bir parçası haline gelmiş boncuktur.
devamını gör...
mesajınız var turuncusu
merakla kimden gelmiş diye koşulan turuncu..
devamını gör...
ivanmilinski
triliçe, gaymaklı hemi?
tanım: bir yazar. genel puan tablosunun bir dönem değişmez birincisi, gerçek bir tanımatör*
seviyor ve takip ediyoruz efendim*
tanım: bir yazar. genel puan tablosunun bir dönem değişmez birincisi, gerçek bir tanımatör*
seviyor ve takip ediyoruz efendim*
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
navigasyonla bir yerden bir yere giderken son bir kaç km kala aynı şekilde yanlış yola sapmam.
her seferinde bir kaç km daha yolu uzatmama sebep olmam.
bunu erkekler yapınca sağında solunda kim varsa ona çekmiriyor* ben yapınca kendime gülüyorum.
kendimi az ciddiye alsam mı, kızsam mı kendime. yapmam mı bir daha diye düşündüm bir an.
boş ver be köylü, 3 günlük dünya arada da yoldan çık.
her seferinde bir kaç km daha yolu uzatmama sebep olmam.
bunu erkekler yapınca sağında solunda kim varsa ona çekmiriyor* ben yapınca kendime gülüyorum.
kendimi az ciddiye alsam mı, kızsam mı kendime. yapmam mı bir daha diye düşündüm bir an.
boş ver be köylü, 3 günlük dünya arada da yoldan çık.
devamını gör...
dondurma (yazar)
en sevdiğim tatlıydı eskiden artık en sevdiğim yazar. beğenilerinde cömert, tanımlarında bilgisel*.
devamını gör...
uykusuzkahve
yazmazsam gözüm açık giderdi. aman da aman, bizim minnoş, pofuduk kalpli modumuz. modluktan önce de takip ederdim mod olunca da çokça gururlandırdı. o güzel kalbi hep sıcacık kalsın, sabrı çok olsun, yolu denizlere, yıldızlara çıksın..
devamını gör...
şahsiyet
her şeyi unutan, daha doğrusu hobisi unutmak olan bir milletin gözünü açacak, kısa süre de olsa bir şeyleri hatırlatacak muhteşem bir dizi. senaryosunu hakan günday yazmış, zaten ancak hakan günday yazabilirdi.
başrollerde haluk bilginer ile cansu dere gibi başarılı kişilikleri görmek mümkün. oyunculukları fazlasıyla başarılı buldum. o kadar kaliteli oyuncular vardı ki, zaten haluk bilginer denince iş bitiyor, adam hepimizin bildiği üzere emmy ödüllerine layık görüldü agah rolü ile. agah demişken, dizide hep alışılmadık isimler vardı, hakan günday'ın romanlarında sıklıkla karşımıza çıktığı gibi.
bu dizi, yıllardır unutulan olayları, kadına psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddeti, damgalamaları, adaletin olmayışını ve işlememesini, halkın ise bunları nasıl bir bir unuttuğunu çok güzel gözler önüne sermiş. sosyolojik ve psikolojik olarak ayrıntılı işlenmiş.
edit ve spoiler: nevra'nın travmatik olaydan sonra belleğini silmesi yani hatırlamaması ayrıntısı ve bunun yavaş yavaş açığa çıkması çok iyiydi. yüzleşmek istememesi, ama yüzleşmek zorunda olması.. yüzleşirken acı çekse de yüzleştikten sonra daha güçlü birine dönüşmesi.
''sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta, hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
başrollerde haluk bilginer ile cansu dere gibi başarılı kişilikleri görmek mümkün. oyunculukları fazlasıyla başarılı buldum. o kadar kaliteli oyuncular vardı ki, zaten haluk bilginer denince iş bitiyor, adam hepimizin bildiği üzere emmy ödüllerine layık görüldü agah rolü ile. agah demişken, dizide hep alışılmadık isimler vardı, hakan günday'ın romanlarında sıklıkla karşımıza çıktığı gibi.
bu dizi, yıllardır unutulan olayları, kadına psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddeti, damgalamaları, adaletin olmayışını ve işlememesini, halkın ise bunları nasıl bir bir unuttuğunu çok güzel gözler önüne sermiş. sosyolojik ve psikolojik olarak ayrıntılı işlenmiş.
edit ve spoiler: nevra'nın travmatik olaydan sonra belleğini silmesi yani hatırlamaması ayrıntısı ve bunun yavaş yavaş açığa çıkması çok iyiydi. yüzleşmek istememesi, ama yüzleşmek zorunda olması.. yüzleşirken acı çekse de yüzleştikten sonra daha güçlü birine dönüşmesi.
''sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta, hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
devamını gör...
kendini bilmek
kişinin kendini; yani kusurlarını, zaaflarını, hırs ve isteklerini, ne yaptığını, ne yapabileceğini ve ne yapması gerektiğini bilmesi; insan olmanın insanca yaşamanın ne olduğunun farkına varması hali...
dolayısıyla;
benliğinin farkına varmış herkes için genel bir kural olarak ifade edebiliriz ki, maddi, manevi ve ahlaki bir ilerlemenin meydana gelmesi ancak bu tür iyi niyetli çabalarla gerçekleşir...
dostoyevski;
"gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, hesaba çeken insandır..."
dolayısıyla;
benliğinin farkına varmış herkes için genel bir kural olarak ifade edebiliriz ki, maddi, manevi ve ahlaki bir ilerlemenin meydana gelmesi ancak bu tür iyi niyetli çabalarla gerçekleşir...
dostoyevski;
"gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, hesaba çeken insandır..."
devamını gör...
sevgiliyi kısıtlamak
aferin, senden zamanla soğuyacak ve onsuz kalacaksın.
devamını gör...
seçim barajı
avrupa birliği ülkelerinde en fazla %5 olan, türkiye'de ise %10 olan barajdır. kenan evren'in ülkeye hediyesidir(!). pek çok insanın "ben bu partiye oy versem ne olacak, barajı geçemez ki" deyip oy vermemesine sebep olmuştur.
örneğin, 2002 seçimlerinde baraj %5 olsaydı meclise şu partiler de girebilecekti:
(bkz: doğru yol partisi)
(bkz: milliyetçi hareket partisi)
(bkz: genç parti)
(bkz: demokratik halk partisi)
(bkz: anavatan partisi)
sonuç olarak, yüksek seçim barajı anti-demokratik bir unsurdur.
örneğin, 2002 seçimlerinde baraj %5 olsaydı meclise şu partiler de girebilecekti:
(bkz: doğru yol partisi)
(bkz: milliyetçi hareket partisi)
(bkz: genç parti)
(bkz: demokratik halk partisi)
(bkz: anavatan partisi)
sonuç olarak, yüksek seçim barajı anti-demokratik bir unsurdur.
devamını gör...
4. boyut
kainatta kaç boyut var ? insan olarak biz 4 tanesini biliyoruz ancak 4 ile sınırlıdır dememiz mümkün müdür ? bunu kesin olarak söylememiz imkansız. bu sorunun cevabı üzerinde çalışılan veya çalışılmayan hipotezlere göre değişiyor. ama bilim camiası kainatta en az 4 boyut olduğu konusunda hemfikir olmuş durumda. en baştan başlayalım;
0. boyut yalnızca bir noktadan ibarettir. eni, boyu, yüksekliği gibi herhangi bir özelliğe sahip değil. sadece var olduğu bilinir.
1. boyut ise bu noktayı bir çizgi haline getirmemizle oluşmuştur. düz bir çizgi sadece. bu çizgi üzerinde iki yana, sağa ve sola gitmeniz mümkün ancak yukarı veya aşağı gidemezsiniz. çünkü eni veya yüksekliği gibi özelliklere halen sahip değil.
2. boyutu oluşturmak için bir kare çiziyoruz. artık hem yanlara yani sağ ve sola doğru, hem de ön ve arkaya doğru gitmemiz mümkün. ancak bir yüksekliğimiz olmadığı için halen yukarı ve aşağı gitmemiz mümkün değil.
3. boyutta bir küp yapmış oluyoruz. 6 tane düzgün ve aynı boyuttaki kareden bir küp elde ettik. bu küpte, sağa ve sola gitmemiz mümkün. ileri ve geri de gidebiliriz. artık yüksekliğimiz olduğu için yukarı aşağı da gitmemiz söz konusu.
buraya kadar herşey tamam. bunların hepsi, insanlık olarak bizim bildiklerimizden ibaret. bu 4 boyutun ne olduğunu artık en küçük çocuklar bile öğrenmiş durumda. ancak bundan sonrası da var gibi. bilim insanları artık 5. bir boyutun varlığını kanıtlamanın peşinde.
0-1-2-3 diye adlandırdığımız boyutlardan sonra peki "4. boyut nedir" diye düşünecek olursak ? cevabımız ne olabilir ?

şimdi şöyle düşünelim, son boyutta elde ettiğimiz küpü tüm kenarlarından tutup şekilin oranlarını bozmadan genişletirsek, işte orada 4. boyuta ulaşmış olabileceğimiz düşünülmektedir. insan gözü yalnızca 3 boyutlu görmeye programlanmış olduğu için aslında bulduğumuz bu boyutta yine 3 boyutlu görüntüsünü görmüş oluruz. çünkü bizim gözlerimizin 4. boyut maddesini algılaması mümkün değildir. işte buradan yola çıkarak bilim insanları 4. boyutun "zaman" olduğunu savunmakta. bu yapıya ise "hiper küp" veya "tesseract" denmektedir. tesseract tabiri bir çoğumuza yabancı gelmeyecektir. "ıron man, avengers, thor vb." marvel filmlerinde tesseract'tan oldukça fazla söz edilmektedir.
bilim camiasında bir maddeye bilinen tüm özellikleri ekledikten sonra ona eklenecek tek şey zaman olduğu konusunda görüş birliği söz konusudur. 0. boyutu saymazsak eğer yani düz bir noktayı, 3 boyutlu bir dünyada yaşayan canlılarız. 3 boyuta sahip herşeyi 2 boyutlu gören canlılarız. işin garibi ise 2 boyutlu gördüğümüz herşey, kendimiz de dahil olmak üzere esasında 3 boyutluyuz. işte böylesine aciz mahluklar olan bizlerin zihinlerimizin 4. boyutu algılayabilmesi, hayalini kurabilmesi açıkçası çok zor görünüyor. bizler bir tesseract çizmeye çalışsak dahi çizeceğimiz veya göreceğimiz şey 4 boyutlu olan bu küpün 3 boyuta indirgenmiş hali olacaktır.
4. boyutun zaman boyutu olmasını savunan en ünlü fizikçi hepimizin tanıdığı "albert einstein"dir. einstein yaptığı hesaplamalara göre 4. boyutun her zaman var olduğunu ve bu boyutun ismine zaman demezse hiç bir sorunun cevabını bulamadığını, hiç bir problemi çözemediğini dile getirmiştir. ancak bu boyuta zaman dediğinde sonuçlara ulaşabildiğini de eklemiştir. aslında gerçek şu ki; bir küpü karşınıza alıp baktığınızda onu bir kare olarak göreceksiniz. ancak ışık, yansıma, dokunma vb. durumlardan ötürü onun yine de bir küp olduğunu bileceksiniz. sadece gördüğünüz bir kare olacak.
özetleyecek olursam eğer; 3 boyutlu bir dünyada yaşıyoruz. tüm nesneleri ve tüm maddeleri 2 boyutlu olarak görüyoruz. 3 boyutlu dünyamıza herhangi bir 4 boyutlu nesne gönderilse dahi onun 4 boyutlu bir nesne olduğunu algılayabilmemiz mümkün değil.
0. boyut yalnızca bir noktadan ibarettir. eni, boyu, yüksekliği gibi herhangi bir özelliğe sahip değil. sadece var olduğu bilinir.
1. boyut ise bu noktayı bir çizgi haline getirmemizle oluşmuştur. düz bir çizgi sadece. bu çizgi üzerinde iki yana, sağa ve sola gitmeniz mümkün ancak yukarı veya aşağı gidemezsiniz. çünkü eni veya yüksekliği gibi özelliklere halen sahip değil.
2. boyutu oluşturmak için bir kare çiziyoruz. artık hem yanlara yani sağ ve sola doğru, hem de ön ve arkaya doğru gitmemiz mümkün. ancak bir yüksekliğimiz olmadığı için halen yukarı ve aşağı gitmemiz mümkün değil.
3. boyutta bir küp yapmış oluyoruz. 6 tane düzgün ve aynı boyuttaki kareden bir küp elde ettik. bu küpte, sağa ve sola gitmemiz mümkün. ileri ve geri de gidebiliriz. artık yüksekliğimiz olduğu için yukarı aşağı da gitmemiz söz konusu.
buraya kadar herşey tamam. bunların hepsi, insanlık olarak bizim bildiklerimizden ibaret. bu 4 boyutun ne olduğunu artık en küçük çocuklar bile öğrenmiş durumda. ancak bundan sonrası da var gibi. bilim insanları artık 5. bir boyutun varlığını kanıtlamanın peşinde.
0-1-2-3 diye adlandırdığımız boyutlardan sonra peki "4. boyut nedir" diye düşünecek olursak ? cevabımız ne olabilir ?

şimdi şöyle düşünelim, son boyutta elde ettiğimiz küpü tüm kenarlarından tutup şekilin oranlarını bozmadan genişletirsek, işte orada 4. boyuta ulaşmış olabileceğimiz düşünülmektedir. insan gözü yalnızca 3 boyutlu görmeye programlanmış olduğu için aslında bulduğumuz bu boyutta yine 3 boyutlu görüntüsünü görmüş oluruz. çünkü bizim gözlerimizin 4. boyut maddesini algılaması mümkün değildir. işte buradan yola çıkarak bilim insanları 4. boyutun "zaman" olduğunu savunmakta. bu yapıya ise "hiper küp" veya "tesseract" denmektedir. tesseract tabiri bir çoğumuza yabancı gelmeyecektir. "ıron man, avengers, thor vb." marvel filmlerinde tesseract'tan oldukça fazla söz edilmektedir.
bilim camiasında bir maddeye bilinen tüm özellikleri ekledikten sonra ona eklenecek tek şey zaman olduğu konusunda görüş birliği söz konusudur. 0. boyutu saymazsak eğer yani düz bir noktayı, 3 boyutlu bir dünyada yaşayan canlılarız. 3 boyuta sahip herşeyi 2 boyutlu gören canlılarız. işin garibi ise 2 boyutlu gördüğümüz herşey, kendimiz de dahil olmak üzere esasında 3 boyutluyuz. işte böylesine aciz mahluklar olan bizlerin zihinlerimizin 4. boyutu algılayabilmesi, hayalini kurabilmesi açıkçası çok zor görünüyor. bizler bir tesseract çizmeye çalışsak dahi çizeceğimiz veya göreceğimiz şey 4 boyutlu olan bu küpün 3 boyuta indirgenmiş hali olacaktır.
4. boyutun zaman boyutu olmasını savunan en ünlü fizikçi hepimizin tanıdığı "albert einstein"dir. einstein yaptığı hesaplamalara göre 4. boyutun her zaman var olduğunu ve bu boyutun ismine zaman demezse hiç bir sorunun cevabını bulamadığını, hiç bir problemi çözemediğini dile getirmiştir. ancak bu boyuta zaman dediğinde sonuçlara ulaşabildiğini de eklemiştir. aslında gerçek şu ki; bir küpü karşınıza alıp baktığınızda onu bir kare olarak göreceksiniz. ancak ışık, yansıma, dokunma vb. durumlardan ötürü onun yine de bir küp olduğunu bileceksiniz. sadece gördüğünüz bir kare olacak.
özetleyecek olursam eğer; 3 boyutlu bir dünyada yaşıyoruz. tüm nesneleri ve tüm maddeleri 2 boyutlu olarak görüyoruz. 3 boyutlu dünyamıza herhangi bir 4 boyutlu nesne gönderilse dahi onun 4 boyutlu bir nesne olduğunu algılayabilmemiz mümkün değil.
devamını gör...
yüksek lisansı lisansla aynı üniversitede yapmak vs başka üniversitede yapmak
daha iyi hocalar daha farkli bakış açısı ve yeni bir hayat demek. farklı üni. dene vizyonun genişlesin.
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
yapmadığım için pişman olduğum tek şey sanırım hoşlandığım çocuğa açılmamak oldu. sonra geldi kızın biri kaptı, yetmedi çocukceğizi üzdü, ve yüz üstü bıraktı. sonra da çocuk gitti evlendi. fırsat mı bıraktılar. **
devamını gör...
sen sus lan köylü
birbirlerine sürekli küfreden 3-4 tane metropol bebesi oyuncunun arasındaki küfürleşme ağırlıklı konuşmaya anadolu aksanıyla dalan "sizing adamgıngınız almıyo mu ses gaydı?" diyen adama şehirlilerden birinin "sen sus lan köyü" diye çıkışması olayı.
neyin kavgasını yaptıklarını bilmediğiniz halde ve konunun ne olduğuna dair en ufak bi fikriniz olmadığı halde 60sn dinledikten sonra içinden çıkılamayan videoya başlık olmuştur.
neyin kavgasını yaptıklarını bilmediğiniz halde ve konunun ne olduğuna dair en ufak bi fikriniz olmadığı halde 60sn dinledikten sonra içinden çıkılamayan videoya başlık olmuştur.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
#1391688
bu sabaha kadar yazılması gereken ve son dakikaya kadar itinayla ertelediğim raporları yazmak için psikolojik hazırlık yapıyorum.
an itibariyle son ana kadar bekleme konusunda çığır açmış bulunmaktayım. yapacağım işleri zamanın ötesine gönderiyorum; öyle bir erteleyiş.
t: tanımsızlığın sınırlarını zorladığım başlık.
bu sabaha kadar yazılması gereken ve son dakikaya kadar itinayla ertelediğim raporları yazmak için psikolojik hazırlık yapıyorum.
an itibariyle son ana kadar bekleme konusunda çığır açmış bulunmaktayım. yapacağım işleri zamanın ötesine gönderiyorum; öyle bir erteleyiş.
t: tanımsızlığın sınırlarını zorladığım başlık.
devamını gör...


