yazarların üzülünce yaptıkları şeyler
üzülmemiş gibi yapmak.
devamını gör...
kardeşiniz bir hayvan olsaydı
hayvan zaten. öküzün teki.
devamını gör...
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
insanlarla aram pek yoktur ama bugün farklı, bunlar farklı.
en güzel günlerimiz sizsiniz, lütfen fazla büyümeyin.*
bayramınız kutlu olsun.
en güzel günlerimiz sizsiniz, lütfen fazla büyümeyin.*
bayramınız kutlu olsun.
devamını gör...
sözlüğün demirbaşları
hame, homeros,hate, zülal_kalender1,örnek vatandaş, ıvanmılınskı,armysuzy, kuzguncuktaki vişne vee sözlük kurulmadan önce de sözlükte olan benimdir.
t: doğar doğmaz gözünü kafa sözlükte açan yazarlardır.
edit: unuttuğum yazarlar sonradan aklıma gelirse bu tanım düzenlenecektir.
t: doğar doğmaz gözünü kafa sözlükte açan yazarlardır.
edit: unuttuğum yazarlar sonradan aklıma gelirse bu tanım düzenlenecektir.
devamını gör...
iddia makamı
en çok uğraşan makamdır. emektardır. zordur iddia makamında olmak.
devamını gör...
yazarların en sevdiği 90’lar pop şarkısı
ercan saatçi - sayenizde
devamını gör...
kalsitonin
kandaki yüksek kalsiyumun düşmesine yardımcı olan, kemik yıkımını önleyen hormondur.
aynı zamanda tiroid medüller kanserinin takibinde kullanılan bir markerdır.
aynı zamanda tiroid medüller kanserinin takibinde kullanılan bir markerdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri

insanlara hiç bir şey olmamış gibi görünmeye çalışır! lafları, sözleri kulak arkası atar 'aman be öyle demek istememiştir ,öyle yapmak istememiştirlerle' avutur kendini. moralini yüksek tutmak için bolca güler tebessüm eder dünyaya... sanarlar ki hiç derdi tasası yok. kimse bilmez göz yaşları içine akar... 'pozitif düşün pozitif olsun. evrene negatif enerji gönderme' diye diye her şeyin en berbatına layık olur! en kötüsü ne varsa onu yaşar hepte herkes yinede 'yüzün gülüyor vay be hayat sana güzel' der. yüzü hep güler içi hiç gülmez... sonra bir gün derler ki neden böyle oldu dibimizde mutlu mesut yaşardı... evet yaşardı dibinizde hâl hatırsorulmasız hüznünü içine ata ata yaşar(dı)...
12.09.2018*
depreyonu iliklerime kadar yaşadığım bir dönemde yazmışım bunu. ne kadar üzüldüm kendime. neler yaptın sen kendine böyle?
bugünlere gelebilmek için kendimden neler kurban ettim ah bir bilseniz. en masum yanlarımı bıraktım geride bugün daha huzurlu olabilmek için. birilerine güvenmeyi, inanmayı, koşulsuz sevmeyi, alttan almayı, hoş görülü olmayı, tahammül yeteneğimi, sınırsız merhametimi sınırlandırdım bir de düşünsenize.
bugün sen çok değiştin, aramıza duvarlar ördün diyenlere o tuğlaları sen verdin diyebiliyorsam. sebebi bana yaşattırdıkları ve benden götürdüklerinin yanında 'aman dikkat edeyimde kimseyi kırmayayım' endişesini benden silip atmaları olmuştur. isteyen istediği şeye kırılabilir artık beni kimsenin kıramayacağı bir hayata merhaba demişken kimse için endişe duyamayacağım.
bu hayatı hislerinizle yaşamayın derim. hele ki bunu insanlara asla belli etmeyin. kimseye yaralarınızı açmayın. kimseden ummayın mutluluğu, huzuru...

kendinizi sevin bolca. kendinize güvenin...
bunu standart bir kişisel gelişim kitabından fırlamış klişe bir söz sanmayın. hayatın tüm uçlarını yaşamış, ölümün soğuk yüzünü bir çok kere görmüş ve küllerinden doğmuş bir ablanız bir kardeşinizden bir tavsiye olarak düşünün.
bu hayatı kendiniz için yaşayın yoksa başkaları için ölürsünüz.
devamını gör...
yaz akşamı kokusu
insana umut aşılayan, huzur bulduran tatlış koku.
devamını gör...
fyodor mihayloviç dostoyevski
dünyada psikanaliz kavramı yokken yazılarında ilk psikanaliz örneklerine yer veren, modern klasiklerin başında gelen stefan zweig tarafından “psikologların psikoloğu” olarak adlandırılan ve birçok toplumsal,bireysel tespitleri olan dünya klasiklerinin vazgeçinilmez rus yazarı.
devamını gör...
regl
twitter'a, sözlüğe, instagrama duyurmadan da aylık döngümü sorunsuz yaşayabiliyorum. sürekli konuşmaya mecbur değilsiniz yani sıktı çünkü. vücutta gerçekleşen normal bir olay. sindirmek tuvalete gitmek gibi. ne ayıplayıp ezikçe bir şeymiş gibi muhabbetini yapın ne de insanlara saldıran bir tavırla yüceltin.
devamını gör...
erkekler ağlamaz
dayatılan toplumsal normları yıktığımız zaman kimsenin düşünmeye bile tenezzül etmemesini umduğum başlık.
devamını gör...
bir kitap bir mısra
"deniz gülümsüyor uzaktan,
dişleri köpükten,
dudakları gök..."
dişleri köpükten,
dudakları gök..."
devamını gör...
sözlükteki kürt ve arap nefreti
ben de olmayan nefrettir.
nefret en çok insanın kendine zarar verir.
çürüten bir duygudur.
belli bir yaşı geçmiş artık zihniyeti kemikleşmiş muhafazakâr insanların işidir, kendi gibi olmayandan nefret etmek.
gençler daha evrensel bakarlar hayata.
sözlüğün genci az demek ki.
yaşlılar çoğunlukta.
bende en yaşlılardanım sanıyordum.
nefret en çok insanın kendine zarar verir.
çürüten bir duygudur.
belli bir yaşı geçmiş artık zihniyeti kemikleşmiş muhafazakâr insanların işidir, kendi gibi olmayandan nefret etmek.
gençler daha evrensel bakarlar hayata.
sözlüğün genci az demek ki.
yaşlılar çoğunlukta.
bende en yaşlılardanım sanıyordum.
devamını gör...
radyonun yerinde duramaması
eylüling enerjini seviyorum.
raptiye rap rap'la coşuyorum yağmur ile ufaktan hüzünleniyorum.kucak dolusu vişneler gönderiyorum...
siz ne güzel şarkılar çalıyorsunuz öyle.
raptiye rap rap'la coşuyorum yağmur ile ufaktan hüzünleniyorum.kucak dolusu vişneler gönderiyorum...
siz ne güzel şarkılar çalıyorsunuz öyle.
devamını gör...
oğlunuz zeki ama çalışmıyor
bir eğitimci yalanı. özel okullarda söylerler daha çok bu lafı. ama yanlış yapıyorlar, peki neden?
herkesin erişebileceği bir kapasite var nihayetinde, herkes okumak zorunda da değil. bu yalanı söyleyerek bir nevi çocuğun geleceğini kararttıklarını düşünüyorum para düşkünü eğitimcilerin.
ailelerin yaptıkları yanlış ise şu: herkes çocuğunu iyi kötü tanır, ne yapabileceğini ne yapamayacağını yani kapasitesini iyi kötü tahmin eder. olmuyorsa zorlama kardeşim ver güzel bir zanaata hiç değilse geleceği kurtulsun.
ama böyle yapmıyorlar, çünkü falanın çocuğu okudu, bizimki neden okumasın? neyi eksik? bu köhnemiş düşünce yüzünden arafta büyüyen ne yaptığını bilmeyen çocuklar var.
kaç milyon tane 2 yıllık işletme mezunu var aramızda? sırf üniversite okumuş olmak için okunan bölümler. türkiye de bu kadar işletme yok zaten anasını satayım.
odtü işletme falan okursun anlarım da bilecik şeyh edebali işletme ne lan? ne olmayı amaçlıyorsun oradan mezun olarak, sabancı da ceo falan mı?
herkesin erişebileceği bir kapasite var nihayetinde, herkes okumak zorunda da değil. bu yalanı söyleyerek bir nevi çocuğun geleceğini kararttıklarını düşünüyorum para düşkünü eğitimcilerin.
ailelerin yaptıkları yanlış ise şu: herkes çocuğunu iyi kötü tanır, ne yapabileceğini ne yapamayacağını yani kapasitesini iyi kötü tahmin eder. olmuyorsa zorlama kardeşim ver güzel bir zanaata hiç değilse geleceği kurtulsun.
ama böyle yapmıyorlar, çünkü falanın çocuğu okudu, bizimki neden okumasın? neyi eksik? bu köhnemiş düşünce yüzünden arafta büyüyen ne yaptığını bilmeyen çocuklar var.
kaç milyon tane 2 yıllık işletme mezunu var aramızda? sırf üniversite okumuş olmak için okunan bölümler. türkiye de bu kadar işletme yok zaten anasını satayım.
odtü işletme falan okursun anlarım da bilecik şeyh edebali işletme ne lan? ne olmayı amaçlıyorsun oradan mezun olarak, sabancı da ceo falan mı?
devamını gör...
jump in the line
lord kitchener tarafından yazılıp harry belafonte tarafından seslendirilen artık ikonik bir hal almış şarkıdır.
harry belafonte’nin jump up calypso albümünde yer alan şarkı ilk yayınlanmasının ardından 9 sene geçince harry belafonte tarafından seslendirilerek ün kazanmıştır.

trinidad tobago kökenli olan ve sömürgeci hükümetlere ve valilere bir başkaldırı niteliği taşıyan ancak oldukça ritmik ve coşturucu bir melodiye sahip olan calpyso tarzında bir şarkıdır.
zaten harry belafonte jamaika asıllı bir şarkıcıdır ve bir insan hakları savunucusudur. ayrıca çok renkli bir kişiliğe de sahip olan belafonte amerika’da kalipsonun kralı olarak da anılır.
şarkının dünya çapında üne kavuşması ise ne belofante’nin mükemmel yorumu ne de şarkının insanı sürükleyen ritmi sayesinde olmuştur. şarkıya sahip olduğu ünü kazandıran ve onlarca coverının yapılmasına neden olan hayran mı olsam nefret mi etsem karar veremediğim yönetmen tim burton’ın beetlejuice filmidir.

filmin önemli bir sahnesinde kullanılan şarkı lydia deetz karakterini canladıran winona rider’ın ve ona eşlik eden ailenin sevimli ama korkutucu dansları eşliğinde kullanılmıştır.
harry belafonte’nin jump up calypso albümünde yer alan şarkı ilk yayınlanmasının ardından 9 sene geçince harry belafonte tarafından seslendirilerek ün kazanmıştır.

trinidad tobago kökenli olan ve sömürgeci hükümetlere ve valilere bir başkaldırı niteliği taşıyan ancak oldukça ritmik ve coşturucu bir melodiye sahip olan calpyso tarzında bir şarkıdır.
zaten harry belafonte jamaika asıllı bir şarkıcıdır ve bir insan hakları savunucusudur. ayrıca çok renkli bir kişiliğe de sahip olan belafonte amerika’da kalipsonun kralı olarak da anılır.
şarkının dünya çapında üne kavuşması ise ne belofante’nin mükemmel yorumu ne de şarkının insanı sürükleyen ritmi sayesinde olmuştur. şarkıya sahip olduğu ünü kazandıran ve onlarca coverının yapılmasına neden olan hayran mı olsam nefret mi etsem karar veremediğim yönetmen tim burton’ın beetlejuice filmidir.

filmin önemli bir sahnesinde kullanılan şarkı lydia deetz karakterini canladıran winona rider’ın ve ona eşlik eden ailenin sevimli ama korkutucu dansları eşliğinde kullanılmıştır.
devamını gör...
hamuçora
iyi ki yabani çileğe hamuçora denilen köyde değilim çünkü kendimi yabani çileğin yanında değil pişinin gözlemenin yanında bulurdum. bu kadar da hamura benzeyen isim olmaz yani.
devamını gör...
