bak beyim. sana iki çift lafım var. koskoca adamsın. paran var, pulun var, her şeyin var. binlerce kişi çalışıyor emrinde. yakışır mı sana ekmekle oynamak? yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak ama nasıl yakışmaz? sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören? anlamıyor musun beyim? bu çocuklar birbirini seviyor. ama ben boşuna konuşuyorum. sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi saim bey. sen mi büyüksün? hayır, ben büyüğüm. ben, yaşar usta. sen benim yanımda bir hiçsin anlıyor musun? bir hiç. gözümde pul kadar bile değerin yok. ama şunu iyi bil. ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın. yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. bizler birbirimizi seviyoruz. biz bir aileyiz. biz güzel bir aileyiz. bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? dokunma artık aileme. dokunma çocuklarıma, dokunma oğluma, dokunma gelinime. eğer onların kılına zarar gelirse ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni. anlıyor musun? vururum ve dönüp arkama bakmam bile.
devamını gör...

"nothing comes from nothing" - "hiçbir şey yoktan gelmez" anlamına gelen latince deyiş. yani "var olmayan bir dünya ile var olan bir dünya arasında hiçbir köprü yoktur."

peki ya nereden çıkmıştır?

hiçbir şeyin yoktan gelmediği fikri ilk olarak aristoteles tarafından dile getirilmiştir fizik adlı eserinde. aynı zamanda ilk kez parmenides tarafından tartışılmıştır. ve romalı şair ve filozof olan titus lucretius carus tarafından de rerum natura (kitap)'da (ingilizce: on the nature of things - türkçe: şeylerin doğası üzerine veya evrenin yapısı) ifade edilmiştir.

akıllara termodinamik yasalarını getirir. aynı zamanda shakespeare ve poe'yu da burada anmakta fayda var. neden diye sorarsanız: hiçbir zaman.
devamını gör...

parerga und paralipomena'da milli gurur hakkında oldukça güzel noktalara değinmiş alman filozof. schopenhauer'in* bu çıkarımlarının bir benzerini daha sonra alexander otto weber'in durch die lupe eserinde de görürüz aynı zamanda. weber şu cümleleri kurarken şüphesiz kendisinden esinlenmiş:

"der nationalstolz ist der billigste stolz, den ich mir denken kann. auch die edelste nation besteht zum größten teil aus menschen, auf die man gar keinen grund hat, stolz zu sein." alexander otto weber, durch die lupe

weber'in -bence- esinlenmiş olduğu düşünceler ise schopenhauer'in parerga und paralipomena'da sözünü ettiği milli gurur arkasına sığınmış, bununla övünç duyan ama aslında yalnızca bundan başka kendisiyle gurur duyabileceği bir şeye sahip olmayan insanlar hakkında yaptığı çıkarımlardır. 360. sayfada şöyle söz ediyor bu durumdan schopenhauer:


"en değersiz gurur, milli gururdur. bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyabilir ki başka türlü? dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. ama dünyada gurur duyabilecek hiçbir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.”

(die billigste art des stolzes ist hingegen der nationalstolz. denn er verrät in dem damit behafteten den mangel an individuellen eigenschaften, auf die er stolz sein könnte, indem er sonst nicht zu dem greifen würde, was er mit so vielen millionen teilt. wer bedeutende persönliche vorzüge besitzt, wird vielmehr die fehler seiner eigenen nation, da er sie beständig vor augen hat, am deutlichsten erkennen. aber jeder erbärmliche tropf, der nichts in der welt hat, darauf er stolz sein könnte, ergreift das letzte mittel, auf die nation, der er gerade angehört, stolz zu sein)

parerga und paralipomena, aphorismen zur lebensweisheit, von dem was einer vorstellt s.360

arthur schopenhauer



esasında weber'in esinlendiği düşünme sebebim, konu hakkında iki ismin de birbirine oldukça benzer bir giriş tercih etmiş olması. yalnız şu var ki türkçe çevirisi aşağı yukarı aynı olsa da orijinal dilinde baktığımız zaman farkı açıkça görebiliyoruz. yine de cümleler benim ifade ettiğim kadar benzer olmasa bile açıkça altında yatan düşünce aynıdır. weber, schopenhauer'in düşüncelerinin devamını aktarıyor ve pekiştiriyor gibi görünüyor.
devamını gör...

topluca dinlere inanmayarak.
devamını gör...

yakın zamanda yaşadığım durum. ama hiç de bırakmak istemiyorum burda bir sürü kişiyle tanıştım falan.

daha çok yazmaya çalışcam.
devamını gör...

heba olan yıllar.
devamını gör...

kaan boşnak'tır tabii ki!


edit: mary jane de güzel söylüyormuş.
devamını gör...

melek sesligillerden hollandalı bir solist, gitarist, sanatçı...

ilk olarak (bkz: the gathering) ile tanınmış, hem sesi hem de güzelliğiyle bir jenerasyonun üzerinden tırla, tankla geçmişti. akabinde kendi solo projeleri ve başka güzel projelere (bkz: ayreon) katılıp arz-ı endam etmişti. kusursuzdur.

buraya da bir pandemi konserini bırakayım. mücevher gibi bişi :

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

elbette maaşımdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: tigon)
(bkz: liger)
devamını gör...

nadine nassib njeim.
lübnanlı deyip geçmeyin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“sana bakan gözlerinde beni görür,
çünkü ben ebediyen gözlerine sürgünüm...”
devamını gör...

anne ve babayı iki sene arayla kaybeden biri olarak söyleyebilirim ki, ya dibe düşersiniz ya düze çıkarsınız.

bu tamamıyla ailenizin o zamana kadar sizi nasıl yetiştirdiği ile alakalı.
devamını gör...

aşık olduğum insanın, en iyi arkadaşıma dönüşmesi tercihimdir.
devamını gör...

süpermiş. aynı gotham gibi desenize. hugo strange de teşrif eder birazdan.
aman içmeyin sakın*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gökte ararken yerde bulabileceğimiz tek şey şereftir.
devamını gör...

"bir insan en çok kimin yanında susuyorsa, aslında en çok onunla konuşmak istiyordur.."
(bkz:  chuck palahniuk)
devamını gör...

öleceğini bilerek yaşayan tek canlı olan insanın aklında evirip çevirip büyüttüğü durum. korku içinde yaşar insan, evet. hobbesçu bir bakış açısı belki. ama evet, doğru olan da budur sanıyorum.

lakin insan zamanını öleceğini bilerek geçiriyorsa madem, o halde niçin bedbaht bir yaşam geçirmeye göz yumar? bedbaht bir yaşam diyoruz. talihsiz, mutsuz ve bir noktada yazgısız. bedbaht bir yaşamın son demleridir insanın yazgısının sonunda düzeleceğini sandığı zaman. fakat bu mudur nihai sonuç? tamamen ümitsizliğe kapılamayan insan-ki içten içe ümitsizdir aslında-yitip gitmemek için yırtınırcasına tutunur hayata.

gelgelelim insan için hiç de önemi olmasa gerek bunların. öleceğini biliyormuş! kim biliyor? hem bilmek yeterli midir? aydınlanmak gerekir! tabloyu bütünüyle görmek gerekir. ve şunun şurasında kaç kişiyiz? kaç kişi? içimizde bile, halen, bizlere ihanet etmekten geri durmayacak insanlar var...

kırmızı kanepeme gömülmüş, işte bunları düşünüyordum biraz önce. dışarıda lapa lapa kar yağıyor. ve inanır mısınız gökyüzü olabildiğince aydınlık şimdi. bütün şehri temizliyor günahından. insanlar umarsızca yaşıyor belki ama ben hep aynı kırmızı kanepemde hayaller kuruyorum. sanki bedenimin ve zihnimin geçirdiği tüm badirelerin ardından evhamlanmak için yaşıyorum. bir trajedinin içerisinde olduğumu fark etmesem herhalde hayal kurmayı da bırakırdım. ama huyum kurusun; fark ettiğimi bile itiraf edemezken kendime... şimdi, evet tam şu anda, kendi budalalığımı ilan ediyorum. trajediymiş... olsa olsa komedi olur.

kılımı bile kıpırdatacak halim yok. durumun ne kadar acınası olduğuyla ilgili şaka yapardım birkaç gün önce. fakat bugün gözyaşlarım tüm güzelliğiyle aktı. yaşamak için birkaç şey... ve ben hepsini kaybettim. kumarı kaybettim!

hem edebiyatın günahı olmaz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim