rakılı live
çok sevdiğim ozbi ve gülce duru'nun birlikte seslendirdiği, akustik şarkılarından oluşan muazzam projesidir. sırası ile "olmazlara yandım, façalı yürekler ve anlamadın mı" şarkılarını söylemişlerdir.
serinin 2. ve en sevdiğim parçası façalı yürekler:
serinin 2. ve en sevdiğim parçası façalı yürekler:
devamını gör...
peter dinklage
devamını gör...
genetik mühendisliği
canlıların kalıtsal özelliklerini inceleyip bunlar üzerinde değişiklik yapılmasını mümkün kılan bilim dalı.
bir canlıda var olan bir geni izole ederek bir başka canlıya aktarabilirsiniz. örneğin akreplerin karanlıkta parladığını biliyoruz. bunun hangi genlerle sağlandığını bilirseniz, bu geni mesela bir kediye aktararak onun da karanlıkta parlamasını sağlayabilirsiniz. örnek fazlasıyla ütopik görünse de imkânı var. zira burada büyük ihtimalle tek bir genin yerini bir başkasıyla değiştirmeniz yeterli. ancak tamamen yeni bir tür oluşturmak için bundan daha fazlasını yapmanız gerekeceği için o biraz daha uzun ve karmaşık bir süreç olur. sonunda ejderha gibi bir yaratığı ortaya çıkarabileceksek buna değer tabii ama onun olumsuz sonuçlarının da iyi hesaplanması gerekir.
homeobox ve hox genleri denen 2 gen çeşidi, canlılardaki özelleşmiş vücut parçalarını oluşturan genlerdir. bunlar özetle, bir canlı vücudunun nasıl bir yapıya sahip olacağını gösteren birer mimari plandır. düşünün ki elinizde kafasının, parmaklarının, ayaklarının nerede ve nasıl inşa edilmesi gerektiğini bildiğiniz 2 adet canlı taslağı ve bunları oluşturabilmek için de bol miktarda malzemeniz var. bu durumda bu 2 canlının birinin ayaklarını diğerinde, diğerinin ellerini ötekinde oluşturabilmeniz mümkün olur ki bu da ortaya yeni melez canlılar çıkarır.
her ne kadar bizim gibi bilimden uzak toplumlara bunlar çok da mümkün olmayacak işlermiş gibi görünse de araştırmacı ülkeler bu tür konulara oldukça geniş kaynak ayırıyor ve epeyce de ilerleme kaydetmiş durumdalar. biz de ucundan kıyısından yararlanıyoruz bazı buluşlarından ve nadir de olsa bizim bilim insanlarımız da birtakım gelişmelere imza atabiliyor. bu mesleğe geleceğin mesleklerinden biri gözüyle bakabilirsiniz. zira son yıllarda insan ömrünü uzatmaya çalışmak ya da insanı çok daha dayanıklı bir canlıya dönüştürmek üzerinde çok sayıda çalışma var.
bir canlıda var olan bir geni izole ederek bir başka canlıya aktarabilirsiniz. örneğin akreplerin karanlıkta parladığını biliyoruz. bunun hangi genlerle sağlandığını bilirseniz, bu geni mesela bir kediye aktararak onun da karanlıkta parlamasını sağlayabilirsiniz. örnek fazlasıyla ütopik görünse de imkânı var. zira burada büyük ihtimalle tek bir genin yerini bir başkasıyla değiştirmeniz yeterli. ancak tamamen yeni bir tür oluşturmak için bundan daha fazlasını yapmanız gerekeceği için o biraz daha uzun ve karmaşık bir süreç olur. sonunda ejderha gibi bir yaratığı ortaya çıkarabileceksek buna değer tabii ama onun olumsuz sonuçlarının da iyi hesaplanması gerekir.
homeobox ve hox genleri denen 2 gen çeşidi, canlılardaki özelleşmiş vücut parçalarını oluşturan genlerdir. bunlar özetle, bir canlı vücudunun nasıl bir yapıya sahip olacağını gösteren birer mimari plandır. düşünün ki elinizde kafasının, parmaklarının, ayaklarının nerede ve nasıl inşa edilmesi gerektiğini bildiğiniz 2 adet canlı taslağı ve bunları oluşturabilmek için de bol miktarda malzemeniz var. bu durumda bu 2 canlının birinin ayaklarını diğerinde, diğerinin ellerini ötekinde oluşturabilmeniz mümkün olur ki bu da ortaya yeni melez canlılar çıkarır.
her ne kadar bizim gibi bilimden uzak toplumlara bunlar çok da mümkün olmayacak işlermiş gibi görünse de araştırmacı ülkeler bu tür konulara oldukça geniş kaynak ayırıyor ve epeyce de ilerleme kaydetmiş durumdalar. biz de ucundan kıyısından yararlanıyoruz bazı buluşlarından ve nadir de olsa bizim bilim insanlarımız da birtakım gelişmelere imza atabiliyor. bu mesleğe geleceğin mesleklerinden biri gözüyle bakabilirsiniz. zira son yıllarda insan ömrünü uzatmaya çalışmak ya da insanı çok daha dayanıklı bir canlıya dönüştürmek üzerinde çok sayıda çalışma var.
devamını gör...
aynı sayfayı defalarca okumak
ya çok güzel bir kitap okunurken ya da kafa çok uzaklardayken kitap okumaya çalışılınca ortaya çıkan durum.
devamını gör...
ekşi sözlük'ten gelen yazarlar
çaylak olarak geldik ve hoşbulduk.orda kaale alınmamaktansa burda hoşgeldinle karşılanmak daha iyi.sıcak mesajlar için kırmızı pisi'ye teşekkürü borç bilirim.
devamını gör...
bakarız demenin evet demek olmaması
çoğu erkek bakarız'ı diline pelesenk etmesine rağmen, bizde durumlar farklı..."bakarız", her şeye hemen hayır diyen eşime öğrettiğim kelimedir. çünkü hemen hayır deyip biraz düşününce evet der, o yüzden bakarız demesi daha mantıklıdır kanımca.
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
arkeolog. güneşin altında bir mozaik için aylarca iğneyle kuyu kazmak ama sonunda tarihin bir sayfasını daha aydınlatmak. harika bir histir eminim.
devamını gör...
ben biraz kiloluyum ehe
sinirlendirirsen seni de yerim ehe.
devamını gör...
kurucu
sözlüğü bana devredip kaçtınız sandım...
sonra jeton düştü. çok ama çok hoş bir jest olmuş.
bayramımız kutlu olsun!
sonra jeton düştü. çok ama çok hoş bir jest olmuş.
bayramımız kutlu olsun!
devamını gör...
sahip olmak istenilen süper güç
superman’i yüklesinler komple
devamını gör...
en güzel teoman şarkısı
en sevdiği renk mor olan kadın
en sevdiği kelime “asi”
en sevdiği oyun incitmek beni
hıncı çocukluktan kalma yara izi
...
uçurtmalar..
en sevdiği kelime “asi”
en sevdiği oyun incitmek beni
hıncı çocukluktan kalma yara izi
...
uçurtmalar..
devamını gör...
hava güneşli diye dışarı çıkıldığında soğuktan donmak
güneş ısıtmadığı için soğuk ürpertir, ancak güneş ışığı da psikolojik rahatlama sağlar.
devamını gör...
firdevs yöreoğlu
yatağını,kıyafetlerini,banyosunu bile katya'ya hazırlatan ruh hastası.
devamını gör...
garsonun uzun süre masaya gelip sipariş sormaması
insanlar da sanıyor ki bir mekana oturulduğunda tüm yaşamsal fonksiyonlarınızı bir köşeye bırakıp sadece sipariş vermek yeterli. çalıştığım çoğu yerde üstün gözlem yeteneklerim sonucunda şunu fark ettim ki siz el kaldırmasanız bile gözlerinizle verdiğiniz mesajları algılamam zor olmuyor. ancak ilk kez girdiğiniz bir mekanda size hoş geldin diyen garsonun sıfatına bile bakmaya tenezzül etmeyip sessiz sedasız bir yere geçtiğinizde, direkt olarak hafızada kalıcılığınız bitiyor. oysaki hoş bulduk şeklinde bir karşılık verseniz ve masanıza oturduğunuz andan itibaren iletişimin tüm ögelerini kullanmaya istekli olsanız, zaten garson da size hizmet etmeye istekli olur. öyle dut yemiş bülbül gibi oturup sipariş alınmasını beklerseniz, daha çok beklersiniz.
edit: anlama kıtlığı olanlar için açıklama yapayım. ortalama 30-40 masanın bulunduğu ve küçük sayılamayacak bir işletmede çalıştığım için gönül rahatlığıyla yazabiliyorum. garsonun bakması gereken tek masa siz değilsiniz, 2 kişinin servis bölümünde çalıştığını düşünecek olursak da her masaya yetişmemiz mümkün değil. çoğu müşteri qr kodun ne olduğundan bihaber. bekliyorlar ki normal menü getirelim. normal menü çoğu işletmede 1 senedir yok zaten. olanlar da maliyetten kısmak için yeni menü bastırmıyorlar. her şey dijital yani. ben tabii ki garson olarak salonun organizasyonunu ve hakimiyetini sağlamak durumundayım ancak öyle müşteriler var ki yeni mi geldi yoksa hep orada mıydı anlamak mümkün değil. pis masaya oturanlar mı dersin (yeni kalkmış masa ve müşteri sormadan laps diye oturuyor.), pis diye üstten bakıp 'siler misin bu masayı, pis bu' diye bir de azar işitiyorum. uşağınız vardı sizin burada. görgü kuralları diye bir şey var. garsonun bildiği kadar keşke siz de müşteri olarak bilseniz bazı şeyleri.
edit: anlama kıtlığı olanlar için açıklama yapayım. ortalama 30-40 masanın bulunduğu ve küçük sayılamayacak bir işletmede çalıştığım için gönül rahatlığıyla yazabiliyorum. garsonun bakması gereken tek masa siz değilsiniz, 2 kişinin servis bölümünde çalıştığını düşünecek olursak da her masaya yetişmemiz mümkün değil. çoğu müşteri qr kodun ne olduğundan bihaber. bekliyorlar ki normal menü getirelim. normal menü çoğu işletmede 1 senedir yok zaten. olanlar da maliyetten kısmak için yeni menü bastırmıyorlar. her şey dijital yani. ben tabii ki garson olarak salonun organizasyonunu ve hakimiyetini sağlamak durumundayım ancak öyle müşteriler var ki yeni mi geldi yoksa hep orada mıydı anlamak mümkün değil. pis masaya oturanlar mı dersin (yeni kalkmış masa ve müşteri sormadan laps diye oturuyor.), pis diye üstten bakıp 'siler misin bu masayı, pis bu' diye bir de azar işitiyorum. uşağınız vardı sizin burada. görgü kuralları diye bir şey var. garsonun bildiği kadar keşke siz de müşteri olarak bilseniz bazı şeyleri.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
hayatın sevgilisiz daha güzel olduğu gerçeği
(bkz: bütün saplar toplandık toplandık)
(bkz: sorduk neden yıprandık yıııprandık yıprandık)
(bkz: biz onlardan hoşlandık hoşlandık)
(bkz: şimdi niye zorlandık zooorlandık zorlandık)
(bkz: sorduk neden yıprandık yıııprandık yıprandık)
(bkz: biz onlardan hoşlandık hoşlandık)
(bkz: şimdi niye zorlandık zooorlandık zorlandık)
devamını gör...
birisinin arkasından konuşup yüzüne gülmek
çoğu insanın negatif düşünmesinin aksine, hayatın size öğrettiği bir ders niteliğinde de olabilir. saflık ve iyi niyet çocuklukta kalmadığı zaman bunun bedelini çok ağır ödersiniz. hayat, kafanızı sürte sürte size politik olmayı öğretir çünkü diğerlerinin içine bu şekilde hayatta kalamazsınız. akıllı olmak, sevmediğiniz insanların yüzüne gülmek zorundasınız, ister buna okul hayatında deyin ister iş hayatında ister aile hayatında.
kısacası hayatın öğrettiği güzel bir derstir.
kısacası hayatın öğrettiği güzel bir derstir.
devamını gör...
canını acıtan en kötü şey
sevdiğiniz birini son görüşünüzün o an olduğunu bilmeden onu görmeniz ve akabinde gelen, yıllarca peşinizi bırakmayan keşkeler...
devamını gör...
hiçbir şey yapmak istememek
benim için özellikle son bir haftadır normalde olduğundan çok daha fazla olan durum. suçu tamamen retroya atmak istiyorum umarım öyledir ve biter gider. aksi halde hayatım kayacak.
edit: hayatım kaydı arkadaşlar.
edit: hayatım kaydı arkadaşlar.
devamını gör...

