kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
günlerden pazar, ben,kız kardeşim ve babam üsküdar balıkçılar çarşısına gittik. tabi o zamanlar balık bol ve bereketli ve ayrıca ucuzdu....
yanlış hatırlamıyorsam hamsi almıştık, sonrasında çarşıyı geçer geçmez köşede bir oyuncakçı vardı,oraya gider babam bize oyuncak alırdı ve biz o oyuncaklarla oynaya oynaya eve giderdik
akşam saat 7 gibi sofrayı kurar o güzelim balıkları yerdik, yemekten sonra "bizimkiler"dizisini izlerdik, dizi bittikten sonra bizim için kâbus dolu saatler başlardı :) hem yarın okul var hem de banyo saati o an bana hep sıkıcı ve yorucu gelmiştir.
uyku saati gelir, uykuya dalmadan önce hatırladığım tek ses salondaki televizyondan gelen "parlement gece sinemaları" müziği idi
devamını gör...

çok nezih bir işkence aletidir.

senaryosunu ferhan şensoy üstadımızın yazdığı yönetmenliğini ise mert baykal’ın yaptığı türk sinemasının yüz akı filmlerden biri olan pardon filminin açılış sahnesindeki sorgulamada adı geçen bir alettir.

şatıroğullarından olan ve gereksiz sululukları bulunan ibrahim ile ibrahim’in can arkadaşı, evine zırt pırt girip çıktığı muzo’nun sorgusu esnasında adını duyarız bu aletin.

muzo, ibrahim’i tanımamamazlıktan gelip bahsedilen suçlarını kabul etmeye yanaşmadığında memur bu ikilinin dilini çözmek için bu aleti kullanmayı teklif eder ancak amir bunu kabul etmez. çünkü amire göre insan insana böyle bir ayıp yapmamalıdır.

ama memur da kendine göre haklıdır zira insan eliyle yapılan bir şey yoktur. makine her şeyi kendi kendine yapmaktadır ve ortada bir ayıp varsa makinenin ayıbıdır.

makine ibrahim ve muzo üzerinde kullanılmaz çünkü ikisi de fazlasıyla kaypaktır ve canları tatlıdır ama taksim’in en efendi büfecisi aydın itirafnameyi imzalamayı çok saçma bulur ve makine ile tanışır. ama çok temiz bir ortamdır, kan man yoktur hiçbir yerde.

öttürücü, izlerken yüzümüze güldürür ve bu bize “ insanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganına eliyle göbeğine vurarak tempo tutan baba hapishane müdürünü hatırlatır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ah be kuzum.
devamını gör...

bana sorarsanız bence insanlar birbirini değiştirmeye çalışmayı bırakmalı. o tavrı huyu sevmiyorsan uzaklaş. sevdiğin huyda birini bulursun mutlaka. ama birini değiştirmeye çalışmak onu yapmacıklaştırmaktır. onun şahsiyetine saygısızlıktır. düşünün size yapıldığını. çok zalimce bir harekettir. yapılmamalıdır. herkesin haddini bilsin çok tehlikeli olurum. benim adım bomba soyadım ölüm ulan. neyse konu saptı yine. saçmalığı yakaladığınız anda bırakın okumayı çokta şaapmayın.
devamını gör...

(bkz: ana bacı karıştırma)

kaos mu istiyorsun, popüler birkaç yazara salla, arkana da birkaç şakşakçı al, işte sana cillop gibi kaos. yyaaa hhaakkk!
devamını gör...

iç mi dış mı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sağlam kurgu yalnız ben uzaylıları fakir ama gururlu canlılar olarak hayal ederim.
devamını gör...

pythooon yapma oğlum gözün öyle kalıcak!

t: söz konusu coğrafya branşıysa epeyce güzel olabilecek hadise.
devamını gör...

yaza yaza, yazar ahbaplığı yapmak.
ciddiyim yazar ahbaplar.
bura sizle tatlı.
düşünün, burayı öyle benimsedim ki yazar bile getirdim.
yeşilim üzümüm, ne iyi oldu demi?
bir arkadaş getirdim, bir arkadaş götüreyim diyomuşum.
kim geliyor benimle bakim?
yarısı şaka, yarısı ironi.
her yazdığımı ciddiye almayın.
eğleniyorum sizinle.*
devamını gör...

böyle devam edin lan. mutluluk güzel şey.
devamını gör...

sol testisin saatin tersi yönünde sağ testisin saat yönünde dönmesi sonucu oluşur.
testis kan akımının strangülasyonu nedeniyle 3-4 saatte testiküler atrofi gelişebilir.
testis şiş ve hassastır.akut epididimit ile karışabilir.
akut epididimitte testis eleve edildiğinde ağrı azalabilirken spermatik kord torsiyonunda ağrı azalmaz.
doppler usg ile kan akımının olup olmadığı gösterilmelidir.
devamını gör...

en azından bu şerefsiz dünyaya güzel bir şeyler bırakacak olan ressamdır. zaten zenginler dışında hepimiz fakir hale geldik, boyan olduğu/bulduğun sürece koy alüminyumuna!(bkz: sısısısı)
devamını gör...

ssg artık yok kardeş!

ssg sevdiğimiz bir abimizdi
janti adamdı, adabı giyinmeyi çok iyi bilirdi, mesela ben bilmem!
çok gülerdi, ben gülmem!
bu kapıdaki arkadaş abi ifade özgürlüğü dediğinde, sırtını dönerdi. ben dönmem!
agop abi beni yazar yap dediğinde, dalga geçerdi. ben geçmem!
ssg sevdiğimiz bir abimizdi ama sözlükten adam uçurmayı da bir tuhaf yapardı
ne varsa elinde yine döner dolaşır onun kendi fikrinde adamlar elinde kalırdı. benim kalmaz!
bizde entry başlığa konur, herkes ihtiyacı kadarını okur!
ssg silahını kanzuka taşıtırdı, ben silahımı saklamam!
abim bu masaya şöyle fiyakalı ama birazda yamuk otururdu.
ben arkamı arkadaşlara verince şöyle bir yaslanırım geriye!
devamını gör...

şahsen ben tıpatıp aynı olabileceklerini düşünmüyorum. ikisi de farklı kavramlar. kırgınlık ve kızgınlık gibi. diyelim ki bir kaza geçirdik ve kolumuz kırıldı. kolumuzun kırıldığı için hissettiğimiz acı ile sevdiğimiz birini kaybettiğimizde yaşadığımız acı aynı değil. fiziksel acı gelip geçici ama duygusal acı kalıcı olabiliyor. bazen ortak yönleri olabiliyor. bununla ilgili şöyle bir şey okumuştum. '' elinizi yakarsanız, bir süre sonra iyileşmeye başlar. ancak kabuğunu kopartıp durursanız yara kendini tekrarlar. duygusal olarak da insanlar yıkıcı ilişkilere ve durumlara maruz kaldıkça kendini tekrarlayan yaralar açık kalacaktır.''
devamını gör...

aklıma teoman'ın şarkısı geldi.
"sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir.
bazen küçük bir an için ömür bile verilir."
devamını gör...

evdeyseniz tüm balkon kapılarini, pencereleri saat 11.00 civarı kapatıp evin ışıklık ya da apartman boşluğu denilen kısıma bakan pencerelerini açarak dışarıdaki sıcaktan evi korumak.

dışarıya çıkarken kısa kollu üst giysiler yerine oldukça ince ve uzun kollu (şile bezi vb kumaşlardan yapılmış)
giysiler tercih ederek güneşten korunmak.

serinlemek için dondurma ve limonata gibi şekerli ve susatan gıdalar yerine soğuk kahve, ayran, maden suyu gibi şekersiz içecekleri tercih etmek.

dışarıya çıkmadan önce ılık bir duş almak.
devamını gör...

bulutların güneşten yukarıda olduğunu sanmaktır. gündüz yarı açık bir havada yağmur çiselerken, çimlere uzanıp gökyüzüne bakar, güneşe düşen yağmur damlalarının çıkaracağı cızırtılı sesi beklerdim.
devamını gör...

yıllardır bir kırgınlık yüzünden görüşmediğim halbuki çok sevdiğim bir yakınımla görüştüm bugün.
o şimdi kanserle mücadele ediyor, 2 gün olmuş 4. doz kemoterapisini alalı. henüz çok genç. ona ihtiyacı olan bir oğlu var. yaşayacak çok şeyi ve çok fazla hayali var.
görmüyorken, konuşmuyorken daha kolaydı benim için, ne de olsa çok haklı sebeplerim vardı, çok kırılmış çok incinmiş ve tamamen silmiştim sözüm ona.
öyle değilmiş dostlar, konuşmak tüm meseleleri çözmek gerekiyormuş geç olmadan. yarına uyanabileceğimin, uyanabileceğinin garantisi yokmuş ya da tenha bir hastane odasında o dosttan selam beklemeyeceğimin. ertelemeyin, büyütmeyin, vakit kaybetmeyin.
o dökülen her bir tel saçı için bile dünyayı yakabilecekken ben, yanında olmadım.
bu pişmanlık da bana bir ömür yeter.

yarın çok geç olunca
isyan etmek boşuna
hiddetin neye yarar ki
yalnız kalmaktan başka
devamını gör...

blacksmith olurdum. savaşçılara malzeme, silah üretirdim.
devamını gör...

kedinin çirkini mi olurmuş elbette hepsi güzel ve pofidikler birde keyifleri yerindeyse sırnaşıp mırlamaları ile sevgi gösterisi yapıyorlarsa değmeyin keyfine.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim