sözlük yazarlarının başucu kitapları
devamını gör...
tartarus (yazar)
yazdıklarından anladığım isyankar bir ruha sahip olduğu,
beğenilerinden anladığım, beğenirken isyanlar olmadığı.
sağolsun var olsun.
beğenilerinden anladığım, beğenirken isyanlar olmadığı.
sağolsun var olsun.
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
kadını kendince kontrol altında tutma, sınırlama, güvensizlik ve paranoyaklık hali gün geçtikçe şiddetlenecek olan erkektir.
telefon pek kullanmayan benim bir dönemimi böyle bir erkekle geçirmişliğim var. o telefon genelde yanımda olmadığından ona göre vaktinde açılmıyordu. bi kavgadan sonra tamam telefonu herkes gibi yanımda tutmaya alişamıyorum deyip telefon kullanmaktan vazgeçmişliğim vardı. gerçekten blöf yapmamıştım ama üç gün sonra geri adım atıp telefonu kavga konusu yapmayacağını söylemişti. evet yapmadı ama başka başka şeyler çıktı. sonuç olarak zararlardır, uzak durulması gerekir.
telefon pek kullanmayan benim bir dönemimi böyle bir erkekle geçirmişliğim var. o telefon genelde yanımda olmadığından ona göre vaktinde açılmıyordu. bi kavgadan sonra tamam telefonu herkes gibi yanımda tutmaya alişamıyorum deyip telefon kullanmaktan vazgeçmişliğim vardı. gerçekten blöf yapmamıştım ama üç gün sonra geri adım atıp telefonu kavga konusu yapmayacağını söylemişti. evet yapmadı ama başka başka şeyler çıktı. sonuç olarak zararlardır, uzak durulması gerekir.
devamını gör...
ermeni soykırımı iddiası
arşivler açılsın tarihçiler ve bu işte yetkin olanlar arşivleri karşılaştırsın denildi ama ermenilerdn bir cevap gelmedi!
henüz 30 yıl önce karabağ'ı işgal eden ermenilerin yaptıklarını kendi anlatımlarından görebilirsiniz.
1 ay önce ateşkes anlaşmasının üzerinden saatler geçmişken sivil yerleşim bölgelerini vuran bir milletin bizi doğradılar demesi kadar adice bir şey var mıdır. şahsi kanaatim biz bunları lübnan civarında gönderirken bunlar karabağda olduğu gibi taşkınlık yaptı, bizim anadolu halkı karşılık verdi ama bu soykırım değil yani topraklarını savunmaktır.
henüz 30 yıl önce karabağ'ı işgal eden ermenilerin yaptıklarını kendi anlatımlarından görebilirsiniz.
1 ay önce ateşkes anlaşmasının üzerinden saatler geçmişken sivil yerleşim bölgelerini vuran bir milletin bizi doğradılar demesi kadar adice bir şey var mıdır. şahsi kanaatim biz bunları lübnan civarında gönderirken bunlar karabağda olduğu gibi taşkınlık yaptı, bizim anadolu halkı karşılık verdi ama bu soykırım değil yani topraklarını savunmaktır.
devamını gör...
ucuz bir insanla sevgili olmak
genelde de ucuz olduğunu terkedildikten sonra farkediyorlar ne hikmetse. kesin bir kedi ciğer durumu...
devamını gör...
ağlayarak uyumak
ağlayarak uyanmak evresine hazırlık sürecidir. sancılıdır. ancak tüm hücrelerinizle hissettiğiniz huzursuzluğu ve hüznü yastığınıza bırakarak rahatlık evresine geçiş yaparsınız.* lakin, ağlayarak uyanmak ile tekrar aynı kısır döngü karşılar sizi.
devamını gör...
düdüklü tencere fobisi
geçmişte düdüklü tencere patlaması ile ilgili anısı veya duyumu olan birisinin sahip olabileceği fobi. bu fobiye sahip olanların sayısı da az değildir.
şahsen ben her ne kadar teknolojisi gelişmiş olsa da düdüklü tencereye bomba gözüyle bakıyorum. misafirliğe gittiğim evde ben kılpayı kurtulmuş olsam da kuzenim maalesef nasibini almış, uzun süre yanık tedavisi görmüştü. o zamandan beri ocakta düdüklü tencere olan mutfağa girmem.
şahsen ben her ne kadar teknolojisi gelişmiş olsa da düdüklü tencereye bomba gözüyle bakıyorum. misafirliğe gittiğim evde ben kılpayı kurtulmuş olsam da kuzenim maalesef nasibini almış, uzun süre yanık tedavisi görmüştü. o zamandan beri ocakta düdüklü tencere olan mutfağa girmem.
devamını gör...
normal sözlük'ün artık ekşiden daha beter bir hal alması
harbiden katılmadığım rezalet başlıktır.
ya babacım artık salın lütfen ya her ay her hafta bu tarz başlıklar açıp durmayın.
bak harbi küfür edip kendimi ölene kadar banlattırırım.
ulan madem öyle bir durum var çek git bebeğim uzaklara.
veya bazı başlıklardan rahatsızsın engelle o başlıkları ve o başlıkları açanları.
hayır tadı kaçtı yani gerçekten sürekli kafa sözlüğün şöyle olması böyle olması gidip geliyoruz.
bir topluluk kuralıdır eğer bir topluluğun içindeyseniz herkes sizin gibi düşünmek zorunda değildir.
herkes aynı başlıklardan keyif alırsa zaten bir yere varamayız.
hayır üç beş kişi çıkıp ben o tarz başlıklardan o tarz yazarlardan daha fazla keyif alıyorum sanane bencil herif derse ne diyeceksiniz bilmiyorum.
ya babacım artık salın lütfen ya her ay her hafta bu tarz başlıklar açıp durmayın.
bak harbi küfür edip kendimi ölene kadar banlattırırım.
ulan madem öyle bir durum var çek git bebeğim uzaklara.
veya bazı başlıklardan rahatsızsın engelle o başlıkları ve o başlıkları açanları.
hayır tadı kaçtı yani gerçekten sürekli kafa sözlüğün şöyle olması böyle olması gidip geliyoruz.
bir topluluk kuralıdır eğer bir topluluğun içindeyseniz herkes sizin gibi düşünmek zorunda değildir.
herkes aynı başlıklardan keyif alırsa zaten bir yere varamayız.
hayır üç beş kişi çıkıp ben o tarz başlıklardan o tarz yazarlardan daha fazla keyif alıyorum sanane bencil herif derse ne diyeceksiniz bilmiyorum.
devamını gör...
sobalı evde büyümek
yatmadan önce atılan odun ve onun sesi duvarda yansıması.
devamını gör...
her şeye rağmen neşesini kaybetmeyen insan
üst edit: başlık düzenlenmiştir.
şimdi ben diyeceğim ki "şey" her zaman ayrı yazılır, siz diyeceksiniz ki"ayy buna mı takıldın gerçekten? yazar, mis gibi başlık açmış, üstüne güzel bir tanım yapmış. ama sen kalk bir yazım hatasına takıl! olacak iş değil!"
şimdi bu tanımı yazıyorum. yazıyorum değil mi? evet. ne dedim? yazım yanlışı. şey. ayrı yazılır. ben bunu yazarken veya yazdıktan sonra moderasyon ekibi büyük ihtimal başlıktaki hatayı düzeltecekler. peki ben niye bunu yazdım? amacım ne? hiçbir şey. sadece;
(bkz: gece gelen saçmalama isteği)
iyi geceler sözlük.
t: örnek alınması ayrıca tebrik edilmesi gereken insandır.
şimdi ben diyeceğim ki "şey" her zaman ayrı yazılır, siz diyeceksiniz ki"ayy buna mı takıldın gerçekten? yazar, mis gibi başlık açmış, üstüne güzel bir tanım yapmış. ama sen kalk bir yazım hatasına takıl! olacak iş değil!"
şimdi bu tanımı yazıyorum. yazıyorum değil mi? evet. ne dedim? yazım yanlışı. şey. ayrı yazılır. ben bunu yazarken veya yazdıktan sonra moderasyon ekibi büyük ihtimal başlıktaki hatayı düzeltecekler. peki ben niye bunu yazdım? amacım ne? hiçbir şey. sadece;
(bkz: gece gelen saçmalama isteği)
iyi geceler sözlük.
t: örnek alınması ayrıca tebrik edilmesi gereken insandır.
devamını gör...
sözlük yazarlarının akıl sır erdiremediği olaylar
piramitler olaylarıdır. çocukluğumda evdeki kitapları okurdum. piramitlerle ilgili kitaplar denkgeldi . çok enteresan bir olay kendileri. araştırın derim. antik mısır hala ciddi bir gizem. çözülemiyor. -1
bermuda şeytan üçgeni -2
stonhange -3
beyin -4
tanrı -5
bermuda şeytan üçgeni -2
stonhange -3
beyin -4
tanrı -5
devamını gör...
collectif medz bazar
2012 yılında paris'te kazara bir araya gelip birlikte müzik yapmaya başlayan dünyalı grup.
ermenice, türkçe, ingilizce, fransızca gibi çok dilli, çok kültürlü, çok sesli, çok renkli olan şarkılarından da anlaşılacağı üzere inanılmaz güzel bir zenginlik barındırıyor etnik zeminde dallanıp budaklanarak yükselen müzikleri.
latinden swinge, operadan türküye herşeyi harmanlayan sesleriyle kulaklara neredeyse her dilde bayram gibi doluyorlar.
çok yaşasınlar! daha çok duyulsunlar!
o zaman dans! o zaman renk!
ermenice, türkçe, ingilizce, fransızca gibi çok dilli, çok kültürlü, çok sesli, çok renkli olan şarkılarından da anlaşılacağı üzere inanılmaz güzel bir zenginlik barındırıyor etnik zeminde dallanıp budaklanarak yükselen müzikleri.
latinden swinge, operadan türküye herşeyi harmanlayan sesleriyle kulaklara neredeyse her dilde bayram gibi doluyorlar.
çok yaşasınlar! daha çok duyulsunlar!
o zaman dans! o zaman renk!
devamını gör...
her başarılı kadının arkasında bir erkek var mıdır meselesi
az bir kısmının sen yaparsın diyerek çoğunluğunun yiyip tüketip kadını kendine iyi gelen meşgalelere gayri ihtiyari yönlendirerek mecburen başarılı kıldığı mesele.
her şerde bir hayır var durumu.
her şerde bir hayır var durumu.
devamını gör...
covid-19 aşıları kısırlaştırıcı olabilir
-aşı dünya nüfusunun azalması için bir araç olarak seçilecek ama ilk olarak 65 yaş üzerine uygulanacak öyle mi?
-aşı dünya nüfusunun azalması için bir araç olarak seçilecek ama ilk olarak amerika, avrupa nüfusu üzerinde uygulanacak. öyle mi? çünkü geri kalmış ülkeler aşıya ulaşamıyorlar.
-tüm dünyada insanlar bebekliğinden beri bir çok zorunlu aşı oluyor. dünya nüfusunu azaltma aracı olarak zaten herkesin zorunlu olduğu bu aşıları rahatça kullanmayı unutup covid 19'u mu yarattılar. yaratmadılar ise kısır edecek aşı için covid 19'u fırsat mı saydılar?
aşı hakkında inanın hiç bir bilgim olmamasına rağmen daha çok soru üretirim de ne fayda.
-aşı dünya nüfusunun azalması için bir araç olarak seçilecek ama ilk olarak amerika, avrupa nüfusu üzerinde uygulanacak. öyle mi? çünkü geri kalmış ülkeler aşıya ulaşamıyorlar.
-tüm dünyada insanlar bebekliğinden beri bir çok zorunlu aşı oluyor. dünya nüfusunu azaltma aracı olarak zaten herkesin zorunlu olduğu bu aşıları rahatça kullanmayı unutup covid 19'u mu yarattılar. yaratmadılar ise kısır edecek aşı için covid 19'u fırsat mı saydılar?
aşı hakkında inanın hiç bir bilgim olmamasına rağmen daha çok soru üretirim de ne fayda.
devamını gör...
bazı kadınların çok güzel olması
maşallah der kenara çekilirim. ne yapalım yani. herkesin güzelliği farklıdır, görmek isteyene tabi.
devamını gör...
levent kırca
bugün altıncı vefat yıl dönümü olan türk tiyatro ve sinema sanatçısı, yazar, yapımcı, aydın…
1948 yılının 28 eylül’ünde samsun’da doğan kırca, 12 ekim 2015’de karaciğer kanseri sebebiyle aramızdan ayrıldı… yattığı yer ferah olsun…
kariyeri boyunca taşı toprağı altın şehir, ne olacak şimdi gibi döneminin insan hikayelerini anlatan filmlerinin yanı sıra pek çok tiyatro oyunuyla da seyircinin karşısına çıkan kırca’ya, 1998 yılında kültür bakanlığı tarafından devlet sanatçısı unvanı verilmiş ancak daha sonra bu unvan geri alınmıştır.
özel televizyon kanallarının yeni yeni hayatımıza girdiği 80’li yılların sonlarında tür televizyonlarının en uzun süre yayınlanan programlarından biri olan olacak o kadar programını hazırlamıştır. 17 yıl boyunca yayınlanan program yayınlandığı dönemde ülke gündemini meşgul eden sorunları mizahi bir dille eleştirerek izleyiciye sunmuştur. zamların çok olduğu dönemlerden birinde hazırladığı skeç bugün dahi izlenmeye ve duygularımıza tercüman olmaya devam etmektedir.*
vefatından kısa bir süre önce oğlu vasıtasıyla yayınlanan bir veda mektubu yazan kırca öğüt niteliğinde olan şu cümleleri kurmuştur;
“dik durun. adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin. daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. atatürk’le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşça kalın”
1948 yılının 28 eylül’ünde samsun’da doğan kırca, 12 ekim 2015’de karaciğer kanseri sebebiyle aramızdan ayrıldı… yattığı yer ferah olsun…
kariyeri boyunca taşı toprağı altın şehir, ne olacak şimdi gibi döneminin insan hikayelerini anlatan filmlerinin yanı sıra pek çok tiyatro oyunuyla da seyircinin karşısına çıkan kırca’ya, 1998 yılında kültür bakanlığı tarafından devlet sanatçısı unvanı verilmiş ancak daha sonra bu unvan geri alınmıştır.
özel televizyon kanallarının yeni yeni hayatımıza girdiği 80’li yılların sonlarında tür televizyonlarının en uzun süre yayınlanan programlarından biri olan olacak o kadar programını hazırlamıştır. 17 yıl boyunca yayınlanan program yayınlandığı dönemde ülke gündemini meşgul eden sorunları mizahi bir dille eleştirerek izleyiciye sunmuştur. zamların çok olduğu dönemlerden birinde hazırladığı skeç bugün dahi izlenmeye ve duygularımıza tercüman olmaya devam etmektedir.*
vefatından kısa bir süre önce oğlu vasıtasıyla yayınlanan bir veda mektubu yazan kırca öğüt niteliğinde olan şu cümleleri kurmuştur;
“dik durun. adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin. daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. atatürk’le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşça kalın”
devamını gör...
pazarda annesini kaybeden çocuk
annesini endişelendiren çocuktur.
oğlum 3 yaşında iken, trabzon'da kemeraltı çarşısında, yaşadığım endişeyi aklıma getiren başlık.
3 büyük bir çocuk olarak takılıyorduk.
birden sadece üçümüz olduğumuzu fark ettik.
oğlum yoktu.
çarşıda nasıl kalabalık.
hepimiz bir yana dağıldık, çocuğu arıyoruz.
oğlumsa 300 metre ileride, bir oyuncakçı tezgahının önünde oturmuş, pilli oyuncakları izliyordu.
kaybolduğunun farkında bile değildi.
her kaybolan çocuğa aynı kafadan diliyorum.
farketmeden bulunsunlar inşallah.
oğlum 3 yaşında iken, trabzon'da kemeraltı çarşısında, yaşadığım endişeyi aklıma getiren başlık.
3 büyük bir çocuk olarak takılıyorduk.
birden sadece üçümüz olduğumuzu fark ettik.
oğlum yoktu.
çarşıda nasıl kalabalık.
hepimiz bir yana dağıldık, çocuğu arıyoruz.
oğlumsa 300 metre ileride, bir oyuncakçı tezgahının önünde oturmuş, pilli oyuncakları izliyordu.
kaybolduğunun farkında bile değildi.
her kaybolan çocuğa aynı kafadan diliyorum.
farketmeden bulunsunlar inşallah.
devamını gör...
tıp vs mühendislik
tıp fakültesi okurken kimse rakibin değildir, not paylaşımı en üst noktadadır kimse kimseden notunu bilgisini saklamaz, tabi ki istisnalar mevcut, ki zaten hipokrat yemininde de bulunur bilginin karşılıksız aktarmaya olan sözümüz.
sınıf geçmek zaman zaman zorlayabilir zaten uzun olan mesleğe adımınız gecikeceği için stres altında hissedebilirsiniz kendinizi.
6.seneye geldiğinizde intörnlük denen ne olduğu belirsiz bir döneme girilir. yarı doktor yarı hemşire olursunuz , hemşirelerin yapmadığı işler ,asistanların angarya gördüğü işler ,nöbet ,hasta muayenesi , pratisyenlik için tecrübe kazanmak , düşünüyorsanız tus çalışma derken zorlu bi periyota girersiniz. tabi bu dönemin harika bir yönü vardır ; maaş almaya başlarsınız... şaka şaka ne harikası 600 lira bi şey alırsınız işte çok da şey etmeyin.
ama bu zorlu dönemin sonunda o hayallerini kurduğunuz harika gün gelir evet evet artık mezun olmuşsunuzdur. 6 senelik okulunuz bitmiş ve artık gerçekten doktorsunuzdur.. muhteşem değil mi? değil işte... şanslıysanız ilk tercihinize yerleşirsiniz dhy denen atamada. değilseniz devlet nereye atarsa belki şırnak belki diyarbakır şans işi. olsun be dersiniz en azından atandık yerimiz belli..başlarsınız göreve iki gün sonra başhekim gelir ve hop o da ne geçici görev selamun aleyküm demiş bile size..ama ev tutmuştum bu ilçeden diğeri daha uzak diyemeden imzalar atılır ve yeni hastanenize geçersiniz. toplum sağlığı merkezi veya acil serviste görev yapılır genelde. intörnlükte kimse size pratik bilgi vermediği için zorlanmanız kuvvetle muhtemeldir. maaş olarak 6civarı alırsınız. 6bin maaşı kalem kalem verdikleri için asıl maaşınız 3.5tir aslında. yani kalanı ekstradır. başakşehir çam sakurada bir dönem olduğu gibi 3.5 bine de insan hayatıyla uğraşabilirsiniz . döneri varsa hastanenizin şanslısınız 8e kadar varabilir maaş ama çoğu hastane battığı için o da zor sanırım. ha tus kazanamadıysanız geçici görev ,hastalar , verilen beyaz kodlar, gelen şikayetler ,pratisyenlik derken onunla da uğraşırsınız.
lan bi kazanayım tusu rahatım dersiniz dershaneler de bunu aşılar size verin parayı kazandıralım hayatınız kurtulsun... verirsiniz parayı çalışırsınız günde 6-7 saat kazanırsınız evet artık uzmanlığa geçiş yapmışsınızdır asistan doktorsunuzdur...herkes kazanayım mutlu olucam hayalleri kurarken mutlu olmaya zaman bulamadan ayda en az 10dan başlayan üst sınırı bulunmayan nöbetler gelir.bu nöbetlerse günde 3 saat uyursanı şanslı sayılırsınız. yaklaşık iki sene böyle devam eder.kafayı sıyırmazsanız çok şanslı sayabilirsiniz kendinizi çünkü altınıza çömez geldikçe rahatlamaya başlarsınız zira artık onlar zorlanmaya başlamıştır. uzmanlık eğitimi bitince zorunlu göreve başlarsınız maaşı pratisyen maaşından pek de farklı olmaz. bi de yan dal yapayım dersiniz binbir emek verip onu da kazanırsınız... yan dal sonrası tekrar zorunlu hizmet yaparsınız. yaşınız her sınavı ilkinde kazandığınızı hiç sınıfta kalmadığınızı her şeyin mükemmel gittiğini düşünürsek 35e dayanır. hayırlı olsun artık bir yandal uzmanısınızdır. bu kısımdan itibaren pek bilgim olmadığı için sonrasını bilemeyeceğim. ..
sonuç olarak bana sorarsanı tıp yazayım mı diye hayır yazmayın derim. siz bana tekrar tıp yazar mısın diye sorarsanız evet yazarım. samimi arkadaşlıklar hekim dayanışması ve benim karakterime uygun gelmeyen patrona yalakalık gibi muhabbetlere canınız istemediğini sürece girmezsiniz. kendi yağınızda kavrulursunuz halk sizi çok zengin sanırken. bu arada aldığınız her kuruş ananızın ak sütü gibi helaldir. bütün sağlık çalışanları için söylüyorum bunu. eksiği çok fazlası hiç yok bu maaşın. 48 saatte 40 saat insan hayatıyla uğraşmayan anlamaz bunu.
galiba dağınık yazdım ama içimden geldiği gibi planlamadan birinci sınıftan pratisyenliğime kadar olan zamanı gözümün önüne getirerek yazmaya çalıştım. sorusu olan bütün gençlere mesaj kutum açıktır.
sınıf geçmek zaman zaman zorlayabilir zaten uzun olan mesleğe adımınız gecikeceği için stres altında hissedebilirsiniz kendinizi.
6.seneye geldiğinizde intörnlük denen ne olduğu belirsiz bir döneme girilir. yarı doktor yarı hemşire olursunuz , hemşirelerin yapmadığı işler ,asistanların angarya gördüğü işler ,nöbet ,hasta muayenesi , pratisyenlik için tecrübe kazanmak , düşünüyorsanız tus çalışma derken zorlu bi periyota girersiniz. tabi bu dönemin harika bir yönü vardır ; maaş almaya başlarsınız... şaka şaka ne harikası 600 lira bi şey alırsınız işte çok da şey etmeyin.
ama bu zorlu dönemin sonunda o hayallerini kurduğunuz harika gün gelir evet evet artık mezun olmuşsunuzdur. 6 senelik okulunuz bitmiş ve artık gerçekten doktorsunuzdur.. muhteşem değil mi? değil işte... şanslıysanız ilk tercihinize yerleşirsiniz dhy denen atamada. değilseniz devlet nereye atarsa belki şırnak belki diyarbakır şans işi. olsun be dersiniz en azından atandık yerimiz belli..başlarsınız göreve iki gün sonra başhekim gelir ve hop o da ne geçici görev selamun aleyküm demiş bile size..ama ev tutmuştum bu ilçeden diğeri daha uzak diyemeden imzalar atılır ve yeni hastanenize geçersiniz. toplum sağlığı merkezi veya acil serviste görev yapılır genelde. intörnlükte kimse size pratik bilgi vermediği için zorlanmanız kuvvetle muhtemeldir. maaş olarak 6civarı alırsınız. 6bin maaşı kalem kalem verdikleri için asıl maaşınız 3.5tir aslında. yani kalanı ekstradır. başakşehir çam sakurada bir dönem olduğu gibi 3.5 bine de insan hayatıyla uğraşabilirsiniz . döneri varsa hastanenizin şanslısınız 8e kadar varabilir maaş ama çoğu hastane battığı için o da zor sanırım. ha tus kazanamadıysanız geçici görev ,hastalar , verilen beyaz kodlar, gelen şikayetler ,pratisyenlik derken onunla da uğraşırsınız.
lan bi kazanayım tusu rahatım dersiniz dershaneler de bunu aşılar size verin parayı kazandıralım hayatınız kurtulsun... verirsiniz parayı çalışırsınız günde 6-7 saat kazanırsınız evet artık uzmanlığa geçiş yapmışsınızdır asistan doktorsunuzdur...herkes kazanayım mutlu olucam hayalleri kurarken mutlu olmaya zaman bulamadan ayda en az 10dan başlayan üst sınırı bulunmayan nöbetler gelir.bu nöbetlerse günde 3 saat uyursanı şanslı sayılırsınız. yaklaşık iki sene böyle devam eder.kafayı sıyırmazsanız çok şanslı sayabilirsiniz kendinizi çünkü altınıza çömez geldikçe rahatlamaya başlarsınız zira artık onlar zorlanmaya başlamıştır. uzmanlık eğitimi bitince zorunlu göreve başlarsınız maaşı pratisyen maaşından pek de farklı olmaz. bi de yan dal yapayım dersiniz binbir emek verip onu da kazanırsınız... yan dal sonrası tekrar zorunlu hizmet yaparsınız. yaşınız her sınavı ilkinde kazandığınızı hiç sınıfta kalmadığınızı her şeyin mükemmel gittiğini düşünürsek 35e dayanır. hayırlı olsun artık bir yandal uzmanısınızdır. bu kısımdan itibaren pek bilgim olmadığı için sonrasını bilemeyeceğim. ..
sonuç olarak bana sorarsanı tıp yazayım mı diye hayır yazmayın derim. siz bana tekrar tıp yazar mısın diye sorarsanız evet yazarım. samimi arkadaşlıklar hekim dayanışması ve benim karakterime uygun gelmeyen patrona yalakalık gibi muhabbetlere canınız istemediğini sürece girmezsiniz. kendi yağınızda kavrulursunuz halk sizi çok zengin sanırken. bu arada aldığınız her kuruş ananızın ak sütü gibi helaldir. bütün sağlık çalışanları için söylüyorum bunu. eksiği çok fazlası hiç yok bu maaşın. 48 saatte 40 saat insan hayatıyla uğraşmayan anlamaz bunu.
galiba dağınık yazdım ama içimden geldiği gibi planlamadan birinci sınıftan pratisyenliğime kadar olan zamanı gözümün önüne getirerek yazmaya çalıştım. sorusu olan bütün gençlere mesaj kutum açıktır.
devamını gör...
profil fotosunu sık sık değiştiren yazarlar
kişinin profiline girilmediği sürece fotoğrafı göremezsiniz. girmeyin görmeyin. ayrıca kimseyi ilgilendirmez.
devamını gör...
akp devrinin bitmiş olması
he babam he yok yok. istanbul ve ankara’yı nasıl verdilerse, hükümeti de verecekler seve seve. ülkeyi batırdılar resmen.2023 de görüşürüz şekerim. tabi işiniz 2023 e kalırsa.
devamını gör...