daha gençsin bu yaşlarının kıymetini bil
sadece bunu deseler iyidir. kendileri her halti yemisler, sonra da “biz yedik o b*klari, siz yemeyin” deyip, bazilari uzerinde baski bile kurmaya calisir.
devamını gör...
azınlık olmak
türkiye'de çok yaygın bir durumdur, gerek coğrafi gerek kültürel olarak çok karmaşık bir toplumuz. bu bazen iyi bazen, (hatta genellikle) kötüdür. kendinden olmayanı dışlayan insanlar sizi canınızdan bezdirir. bilmezler ki hayata güzellik katan renktir, çeşitliliktir, farklılıktır.
-bir alevi çocuğusunuzdur, okulda anlarsınız farklı olduğunuzu, arkadaşlarınız yaşlarınız ilerledikçe camiye gitmeye başlar, size anneniz kızar "gitmemelisin!" diye, büyüklerin kavgası yüzünden mağduriyet yaşarsınız.
-bir kürtsünüzdür, okula gittiğinizde anlarsınız; kürtçe sadece sizin evinizde konuşuluyor ve dışarıda öğretilmiyor. kavramak zaman alır.
-bir eşcinselsinizdir, yapınız gereği hemcinslerinize ilgi duyarsınız, bi bakarsınız ki size insan öldürmüşsünüz gibi kötü muamele ediliyor, alay ediliyor, psikolojik, bazen de fiziksel şiddet uygulanıyor.
bu çeşitlendirilebilir. gerek bir düşünce, gerek bir fikir, gerekse elinizde olmayan bir sebep sizi azınlık durumuna düşürebilir. kötü insanlar hep vardır ve sizi olduğunuz kişi yüzünden hep kötü hissettirmeye çalışacaklardır. fakat bizler bu dünyanın tüm renklerini sevmeyi ve onlarla yaşamaktan keyif almayı sürdüreceğiz.
-bir alevi çocuğusunuzdur, okulda anlarsınız farklı olduğunuzu, arkadaşlarınız yaşlarınız ilerledikçe camiye gitmeye başlar, size anneniz kızar "gitmemelisin!" diye, büyüklerin kavgası yüzünden mağduriyet yaşarsınız.
-bir kürtsünüzdür, okula gittiğinizde anlarsınız; kürtçe sadece sizin evinizde konuşuluyor ve dışarıda öğretilmiyor. kavramak zaman alır.
-bir eşcinselsinizdir, yapınız gereği hemcinslerinize ilgi duyarsınız, bi bakarsınız ki size insan öldürmüşsünüz gibi kötü muamele ediliyor, alay ediliyor, psikolojik, bazen de fiziksel şiddet uygulanıyor.
bu çeşitlendirilebilir. gerek bir düşünce, gerek bir fikir, gerekse elinizde olmayan bir sebep sizi azınlık durumuna düşürebilir. kötü insanlar hep vardır ve sizi olduğunuz kişi yüzünden hep kötü hissettirmeye çalışacaklardır. fakat bizler bu dünyanın tüm renklerini sevmeyi ve onlarla yaşamaktan keyif almayı sürdüreceğiz.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"düşüncelerin neyse hayatın da odur. hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir."
william shakespeare
william shakespeare
devamını gör...
psikolojik gerilim film önerileri
fight club , identity , hide and seek , basic instinct , primal fear , forgotten , öldüren cazibe , taciz , gone girl , dream lover - izlerseniz muhtemelen benim çevirimle izlersiniz :) , the sixth sense , get out , shutter island , no mercy , cinayet günlüğü , shutter , 23 numara ,el cuerpo , contratiempo , frailty , beşikteki el , şah mat , poison ivy , son tahrik , final analysis , sliver
evet. hepsini izledim. hepsi psikolojik gerilim filmi. çoğu plot-twist.
evet. hepsini izledim. hepsi psikolojik gerilim filmi. çoğu plot-twist.
devamını gör...
ekşi sözlük
çaylaklığım sırasında yazdıkları -sözlüğün adını da alan- bir bot vasıtasıyla 90 günde bir hesabı askıya aldıklarını ve anket kanalındaki başlıklara entry adındaki tanımlar girildiğinde sıralamaya etkisi olduğunu 2,5 yıl sonra yazar olduktan sonra öğrendiğim bir sözlüktür. çaylakken maksimum 10 entry girip yazarlık sıralamasına sokmaktadır. ilk 10 yılında açılan başlıklarda entryler vasıtasıyla önceki entryler okunarak ya da üstüne bir şeyler katılarak başlıklarının güçlendirildiği, ilk 10 yılından sonra trollük, vasatlık, kim kime bindi kime kime çıktı ve magazin tadında, kaynak gösterilmeden intihal yapılan ve bariz bir şekilde haber sitelerinin hit kasmak amacıyla haberleriyle reklamlarını yaptıkları, bilimden ve bilgiden uzak reddit’teki bir konu hakkında toplanan toplulukları bir sözlük başlığıyla kıyaslandığında başlıklara belâ okutmaktadır. içerisinde her çeşit insan barındırmakla beraber takıldığım teknoloji kanalı ölücü tabirindeki yazarların referans link ve kodlarıyla doludur. görsel özelliği gelmeden önce eksiup.com adında sitelerinin olduğu imajı göstermiş bir resim-video yükleme sitesine karşı şikâyet kanallarını açık tuttuklarını dile getirmişler ve daha sonra eksisozluk/img ve cdn.eksisozluk.com domainlerinde link verecek şekilde entry paneli içinde görsel yükleme sitelerini aktif hâle getirmişlerdir. gerek gündelik olaylar gerek sosyal sorumluluk projelerinde efektiflikleri ise tartışmaya açık olmadıkları kanaatindeyim. sebepsiz yere bir mahkeme kararıyla ya da yarası olan moderatörler tarafından başlıklar ve dolayısıyla entrylerin uçurulduğu ya da gündemde görünmemesi için elle sol frame'den gizlendiği görülmekle birlikte bazı anahtar kelimeler otomatik olarak sol frame'den gizlenmektedir. tek bir başlığa giden birden fazla açılan başlıklara tembel moderatörlerin atadığı karagöz rozetli kişiler gerek taşıyarak gerek farklı adla müdahale etmektedir. tasnifçiler ise her ne kadar pek yazarlarca kullanılmayan kanallara başlık ataması yapmaktadır. moderatörlerin hoşlaştığı bazı entryler ekşi şeyler adında sitede onedio formatında bir başlık altında kopyala yapıştır yayınlanmakta, pena adlı youtube kanalına belli başlı alanlarda temeli sağlam ya da öyle olmayan kimine göre dolu kimine boş ünlü olduğunu iddia ettikleri kişileri çıkartmakta, bu video bölümlerinde sözlük yazarlarından entry vasıtasıyla gelen seçmece soruları cevaplamakta ve daha sonra da bir başlık hakkında düşünceleri alınmaktadır. bu ünlülerden bazıları videolarından birinde sözlük yazarlarına küfrettikleri için sözlük yazarları tarafından da eleştirilmiştir. debe adlı bir kanal ise her ne kadar algoritma seçiyor denilse de moderatörlerin hoşlaştığı bazı entryleri 24 saat boyunca bünyesinde tutmaktadır. bu kanal bir nevi snapchat-instagram'ın hikâye'sine ve twitter'ın fleets özelliğine benzemektedir.
devamını gör...
birbirine benzeyen şarkılar
ikisinin de bir bölümünü benzetirim :
üsküdar’a giderken
bu link
rasputin
(1,23’-1,36’ arası katibimle aynı gibi :) )
o da şu link
üsküdar’a giderken
bu link
rasputin
(1,23’-1,36’ arası katibimle aynı gibi :) )
o da şu link
devamını gör...
ilkokulun vazgeçilmezleri
kokulu silgi
devamını gör...
islam’da kadının yeri
sizi erkekten alçak gören, erkeğin ekeneği olarak değerlendiren ve regl olduğunuzda pis olduğunuzu söyleyen bir dine inanmayı tercih ediyorsanız sizin bileceğiniz iş ama ben kocama beni dövme hakkının verilmesini kabul etmiyorum.
devamını gör...
mehmet aydın neden teslim oldu sorunsalı
tahmin edebildiğim sorunsaldır.
şöyle ki, kendisi sadece sanal hayvan pazarlayıp dolandırıcılık yapmıyordu, sövüşlediği paraların bir kısmı ile manisa'da bir fabrikada oldukça ciddi bir bitcoin üretimi de yapmaktaydı. (bu madencilik tesisine devlet el koyamadı, bir şekilde kaçırıldı/saklandı)
son 3 senedir hem doların hem de bitcoinin piyasa değerinin kat ve kat artması, mehmet aydın'a ciddi bir servet kazandırdı diye düşünüyorum.
bu servetin öyle az buz da değil, hatırı sayılır bir miktar olması da muhtemel.
bu edindiği servet ile, mağdurların parasını ödeyip maksimum 6 ay kadar da hapis yatıp özgürlüğüne kavuşacaktır.
(kendi isteği ile teslim olması, devlet ile pazarlığını tamamladığı anlamı taşımaktadır.)
şöyle ki, kendisi sadece sanal hayvan pazarlayıp dolandırıcılık yapmıyordu, sövüşlediği paraların bir kısmı ile manisa'da bir fabrikada oldukça ciddi bir bitcoin üretimi de yapmaktaydı. (bu madencilik tesisine devlet el koyamadı, bir şekilde kaçırıldı/saklandı)
son 3 senedir hem doların hem de bitcoinin piyasa değerinin kat ve kat artması, mehmet aydın'a ciddi bir servet kazandırdı diye düşünüyorum.
bu servetin öyle az buz da değil, hatırı sayılır bir miktar olması da muhtemel.
bu edindiği servet ile, mağdurların parasını ödeyip maksimum 6 ay kadar da hapis yatıp özgürlüğüne kavuşacaktır.
(kendi isteği ile teslim olması, devlet ile pazarlığını tamamladığı anlamı taşımaktadır.)
devamını gör...
mizaç
huy, yaradılış, tabiat, karakter manalarına gelir.
akla ibn-i sina’nın mizaç teorisini getirmiştir.
akla ibn-i sina’nın mizaç teorisini getirmiştir.
devamını gör...
orsay müzesi
musee d' orsay ya da türkçe okunuşuyla orse müzesi. evet orsay yazılır ama orse okunur.
dış görünüşü:


eğer "bu ne biçim müze, tren garına benziyor" diyorsanız haklısınız. müze ilk olarak 1898 yılında tren garı olarak inşa edilmiş ve 1939’a kadar gar aktif olarak kullanılmıştır. 2. dünya savaşı’nın başlaması ile birlikte posta merkezine dönüştürülmüş, savaş sonrasında film çekimleri için ve de müzayede salonu olarak kullanılmıştır. fakat müze haline dönmesi 1986 yılında gerçekleşmiştir. müzeden louvre müzesi, tulieries bahçesi ve montmarte tepesi'ni rahatlıkla görebilirsiniz.
müzede ağırlıklı olarak 1848-1915 yılları arası fransız sanat eserleri sergileniyor. sembolizm, realizm, natüralizm sanat akımlarını yansıtan eserler bulunsa da; eserlerin birçoğu empresyonizm ve post-empresyonizm akımlarının etkisiyle yapılmış. bu akımların temsilcilerinden olan van gogh, édouard manet, hilaire-germain-edgar degas, pierre auguste renoir, claude monet ve william-adolphe bouguereau gibi sanatçıların eserlerini görebilirsiniz.
bana göre en dikkat çekici eser dante ve virgil cehennemde'dir. müze aynı zamanda dünyanın en çok ziyaret edilen 10. müzesidir
dış görünüşü:


eğer "bu ne biçim müze, tren garına benziyor" diyorsanız haklısınız. müze ilk olarak 1898 yılında tren garı olarak inşa edilmiş ve 1939’a kadar gar aktif olarak kullanılmıştır. 2. dünya savaşı’nın başlaması ile birlikte posta merkezine dönüştürülmüş, savaş sonrasında film çekimleri için ve de müzayede salonu olarak kullanılmıştır. fakat müze haline dönmesi 1986 yılında gerçekleşmiştir. müzeden louvre müzesi, tulieries bahçesi ve montmarte tepesi'ni rahatlıkla görebilirsiniz.
müzede ağırlıklı olarak 1848-1915 yılları arası fransız sanat eserleri sergileniyor. sembolizm, realizm, natüralizm sanat akımlarını yansıtan eserler bulunsa da; eserlerin birçoğu empresyonizm ve post-empresyonizm akımlarının etkisiyle yapılmış. bu akımların temsilcilerinden olan van gogh, édouard manet, hilaire-germain-edgar degas, pierre auguste renoir, claude monet ve william-adolphe bouguereau gibi sanatçıların eserlerini görebilirsiniz.
bana göre en dikkat çekici eser dante ve virgil cehennemde'dir. müze aynı zamanda dünyanın en çok ziyaret edilen 10. müzesidir
devamını gör...
gomercan ile o gemi radyo programı
"türküler söyluyoruz. dünya sevgi ve mutluluktan dönsün diye..." -hasret gültekin-
yine türkülerle kucaklaştığımız güzel bir pazar. herkese sevgiyle, iyi yayınlar.
yine türkülerle kucaklaştığımız güzel bir pazar. herkese sevgiyle, iyi yayınlar.
devamını gör...
limnoloji
göl ve göletlerin fiziksel ve kimyasal yapısını inceleyen bilim dalıdır.
devamını gör...
yağmur
ne zaman eskiyor sevgiler
ödenen bedellerin acısı geçince mi?
“yağmur yağıyor, mutfak camındayım
nasıl üşüdüğümü bilemezsin
menekşelerim çiçek vermiyor artık anne
söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama
şimdi telefon açsam sana
sesini duymakta yetmiyor ki
hep ayni cumleler.babamlar nasil? ılacini aldin mi? nedenini bilmedigim bir aglamak var icimde
bir yerlere sigdiramiyorum yuregimi
bazen dalip giderdin mutfakta yemek yaparken, tahta kasikla tencerenin basinda oylece
ne dusunurdun acaba?
ozlemek cok fena anne, anlamak seni daha da...
omuzlarim agriyarak uyaniyorum sabahlari
benim kizimin omuzlarini ovmasina daha cok var
gittikce sanami benziyorum ben?
ya da 'annenin kaderi kiza' dedikleri dogru mu?
'baban eskitir herseyi kizim, 'demistin bir kez
anlamamisim meger, eskiyormus annecigim
omzunu ovacak kalmiyormus meger ayni evin icinde
şimdi duysan bunlari, ne uzulursun mutsuz mu kizim diye, coktan kendinden vazgecmis bir sesle
mutsuz degilim de anne, yagmura ve mutfagimdaki kedere care bulamiyorum
evimi topluyor, toz aliyor, patlican kizartiyor, televizyon seyrediyor, aksam calan kapiyi aciyorum
actigimi goren olmuyor
pisirdigim yeniyor da, guzel olmus denmiyor
cay demleniyor demleniyor, demleniyor...
kederim mutfagimın her yerine yerlesiyor
ah nasil eskiyor hersey anne, nasil eskiyor
eskilerimi de atmaya kiyamiyorum
seni çok özlüyorum
bana yasakladığın bahçeler sanada mı uzaktı hep gidemeyişine ağladın mı sende
ne zaman eskiyor sevgiler
ödenen bedellerin acısı geçince mi?
işte böyle kalbimde bir acı şarkılar seni söyler.”
iclal aydın şiiri.
ödenen bedellerin acısı geçince mi?
“yağmur yağıyor, mutfak camındayım
nasıl üşüdüğümü bilemezsin
menekşelerim çiçek vermiyor artık anne
söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama
şimdi telefon açsam sana
sesini duymakta yetmiyor ki
hep ayni cumleler.babamlar nasil? ılacini aldin mi? nedenini bilmedigim bir aglamak var icimde
bir yerlere sigdiramiyorum yuregimi
bazen dalip giderdin mutfakta yemek yaparken, tahta kasikla tencerenin basinda oylece
ne dusunurdun acaba?
ozlemek cok fena anne, anlamak seni daha da...
omuzlarim agriyarak uyaniyorum sabahlari
benim kizimin omuzlarini ovmasina daha cok var
gittikce sanami benziyorum ben?
ya da 'annenin kaderi kiza' dedikleri dogru mu?
'baban eskitir herseyi kizim, 'demistin bir kez
anlamamisim meger, eskiyormus annecigim
omzunu ovacak kalmiyormus meger ayni evin icinde
şimdi duysan bunlari, ne uzulursun mutsuz mu kizim diye, coktan kendinden vazgecmis bir sesle
mutsuz degilim de anne, yagmura ve mutfagimdaki kedere care bulamiyorum
evimi topluyor, toz aliyor, patlican kizartiyor, televizyon seyrediyor, aksam calan kapiyi aciyorum
actigimi goren olmuyor
pisirdigim yeniyor da, guzel olmus denmiyor
cay demleniyor demleniyor, demleniyor...
kederim mutfagimın her yerine yerlesiyor
ah nasil eskiyor hersey anne, nasil eskiyor
eskilerimi de atmaya kiyamiyorum
seni çok özlüyorum
bana yasakladığın bahçeler sanada mı uzaktı hep gidemeyişine ağladın mı sende
ne zaman eskiyor sevgiler
ödenen bedellerin acısı geçince mi?
işte böyle kalbimde bir acı şarkılar seni söyler.”
iclal aydın şiiri.
devamını gör...
açacak başlık bulamamak
(bkz: açacak başlık bulamamak)
devamını gör...
kitap alıntıları
"milyon kere ölmüşüm ben, inanıp bekleyerek. odanın birinde tavandaki çatlaklara bakarak, telefon bekleyerek, bir mektup, bir kapı çalışı, bir ses, bir nefes."
[charles bukowski]
"descartes düşündükçe var olduğunu söylüyordu oysa ben düşündükçe yok oluyorum."
[oğuz atay]
"oturup konuşsaydık geçerdi belki her şey. başını alıp gitmek sevdaya dahil değil."
[cahit zarigoğlu]
"düşünsene yarın ölsem, seni ömrümün sonuna kadar sevmiş olacağım."
[cemal süreya]
[charles bukowski]
"descartes düşündükçe var olduğunu söylüyordu oysa ben düşündükçe yok oluyorum."
[oğuz atay]
"oturup konuşsaydık geçerdi belki her şey. başını alıp gitmek sevdaya dahil değil."
[cahit zarigoğlu]
"düşünsene yarın ölsem, seni ömrümün sonuna kadar sevmiş olacağım."
[cemal süreya]
devamını gör...
cemal süreya'nın dediği gibi
''uzaktan sevmediyseniz birini, hiç sevdim demeyin.''
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
eh işte katıldığım başlıktır.
öncelikle adam özenmiş değer vermiş fikir belirtmiş bir sayfa yazı ortaya çıkarmış hala adama şöyle yazmış bunu yanlış yazmış falan diyorlar gerçekten şaka gibi.
şimdi birisi doğru bir cümle söylediği zaman yaptığı yazım yanlışları o cümlenin doğruluğunu götürür mü ?
ama bu metin bir farkındalık yaratırken bence bir çözüm bulmalıdır.
şimdi bütün goy goy yapan insanlar günde 500 tanım giren yazarlar toplanıp yan tarafta başlık açalım ikiye bölünelim madem sonra birbirimize portakal fırlatırız.
insanların bir yere yaklaşım alanı farklılık gösterebiliyor.
mesela bazı insan buraya gerçek dünyadan kaçmak için geliyor siyaset gündem bunalıyor ve sıkılıyor o yüzden eğleneyim yazıyor ki çok normaldir kuralları ihlal etmediği sürece istediği gibi eğlenmeli insan.
bende uzun süredir gözlemlemelerime dayanarak burada bir yazar olarak şunları sormak ve söylemek istiyorum.
neden herkes bir şekilde çığırtkanlık yapmak yerine bir çözüm üretmeye çalışmıyor?
neden herkes adam akıllı başlıklar açıp sonra ilgi görmeyince pes ediyor ?
neden herkes son derece ciddi ve soğukkanlı takılmaya çalışıyor?
ben günde 500 tanım giren bir yazar olarak bir sürü inceleme yazısı yazdım ve hiç bir şekilde görülmedi görülmesin zaten.
son derece değerli bilgilerle donattım başlıkları tanımlar girdim ilgi görmedi görmesin zaten.
ben ilgi görmedi diye yazı yazmayı bırakayım mı?
öncelikle benden yaşça büyük bir abinin açtığı farkındalık başlığı için kendi adıma teşekkür ederim gerçekten ses çıkaran insanlar değerli insanlardır.
ama neden o adamı beğenen hak veren insanlar bir şeyler yapmıyorlar sıkılıp usanıp gidiyorlar.
herkes verimli başlıklar açsın madem herkes değerli tanımlar girsin herkes ciddi olsun madem.
çığırtkanlığa gelince en önde olanlar tuğla taşıyalım gelin dediğimizde hep geride kalıyorlar.
edebiyat topluluğunda insanlar kitap okuyorlar bu sözlüğe yorum giriyorlar ve ilgi görmüyorlar bıraksınlar mı yazmayı bırakalım mı yazmayı.
öncelikle bence haddim olmayarak mevzu tamamen böyledir.
ilgi istediği için yazı yazan yazarın yazarlığını seveyim.
tutsun diye yazsaydık atardık biz insan gibi önünüze koyuyoz.
öncelikle adam özenmiş değer vermiş fikir belirtmiş bir sayfa yazı ortaya çıkarmış hala adama şöyle yazmış bunu yanlış yazmış falan diyorlar gerçekten şaka gibi.
şimdi birisi doğru bir cümle söylediği zaman yaptığı yazım yanlışları o cümlenin doğruluğunu götürür mü ?
ama bu metin bir farkındalık yaratırken bence bir çözüm bulmalıdır.
şimdi bütün goy goy yapan insanlar günde 500 tanım giren yazarlar toplanıp yan tarafta başlık açalım ikiye bölünelim madem sonra birbirimize portakal fırlatırız.
insanların bir yere yaklaşım alanı farklılık gösterebiliyor.
mesela bazı insan buraya gerçek dünyadan kaçmak için geliyor siyaset gündem bunalıyor ve sıkılıyor o yüzden eğleneyim yazıyor ki çok normaldir kuralları ihlal etmediği sürece istediği gibi eğlenmeli insan.
bende uzun süredir gözlemlemelerime dayanarak burada bir yazar olarak şunları sormak ve söylemek istiyorum.
neden herkes bir şekilde çığırtkanlık yapmak yerine bir çözüm üretmeye çalışmıyor?
neden herkes adam akıllı başlıklar açıp sonra ilgi görmeyince pes ediyor ?
neden herkes son derece ciddi ve soğukkanlı takılmaya çalışıyor?
ben günde 500 tanım giren bir yazar olarak bir sürü inceleme yazısı yazdım ve hiç bir şekilde görülmedi görülmesin zaten.
son derece değerli bilgilerle donattım başlıkları tanımlar girdim ilgi görmedi görmesin zaten.
ben ilgi görmedi diye yazı yazmayı bırakayım mı?
öncelikle benden yaşça büyük bir abinin açtığı farkındalık başlığı için kendi adıma teşekkür ederim gerçekten ses çıkaran insanlar değerli insanlardır.
ama neden o adamı beğenen hak veren insanlar bir şeyler yapmıyorlar sıkılıp usanıp gidiyorlar.
herkes verimli başlıklar açsın madem herkes değerli tanımlar girsin herkes ciddi olsun madem.
çığırtkanlığa gelince en önde olanlar tuğla taşıyalım gelin dediğimizde hep geride kalıyorlar.
edebiyat topluluğunda insanlar kitap okuyorlar bu sözlüğe yorum giriyorlar ve ilgi görmüyorlar bıraksınlar mı yazmayı bırakalım mı yazmayı.
öncelikle bence haddim olmayarak mevzu tamamen böyledir.
ilgi istediği için yazı yazan yazarın yazarlığını seveyim.
tutsun diye yazsaydık atardık biz insan gibi önünüze koyuyoz.
devamını gör...
en sevilen kıraç şarkısı
devamını gör...
