bağışıklık bilimi denilebilir. tıbbın insan ve farklı organizmaların bağışıklık sistemleriyle ilgilenen alt dalıdır.

immünoloji başlı başına çok geniş bir daldır ve birçok alt dala da sahiptir; immünoterapi, immünogenetik ve evrimsel immünoloji bunlara örnek verilebilir.
devamını gör...

sakar bir çocukmuşum annem yürürken bile düşüyordun diyor.buna rağmen ısrarla paten istiyordum. gizliden bir kaç defa arkadaşımdan sürmeye çalışıyordum dizler kan,yara bere içinde...ısrarlar yalvarmalar derken koruma iç güdüsüyle alınmadı haliylen.aslında çokta haklılarmış ne diyeyim ama halen iyi sürenleri görünce hep bakarım arkalarından aslında hem başaramamışlık hemde sahip olamamışlık durumuda denilebilinir.
bunun birde ponpon kız olmak istememe rağmen folklere göndermeleri var.küçük ponpon kızlar ne kadar tatlı ne kadar şekerlerdir yok illaha yöresel olacağız onun içinde dediler ki çok üşütüp hasta oluyorsun giyin kaftanları... benimki fazla korumacılık altında yaşanılan çocukluk uhdeleri işte...
devamını gör...

#1372001 geçmiş olsun efenim hiç üzülmeyin; yalnız değilsiniz. ben komple dersi kaçırdım çünkü dersin varlığını unutmuşum kgjfhjvgjgf.

t: bir takım sebepler.

sıradaki şarkı dersi unutan bütün öğrenci kardeşlerime gelsin:


sgdhcjhkvjvkvjcjbkd.*

edit: lan aradan bir gün geçmiş. olm ben galiba bugünkü dersi de unu... neyse kaçtım ben.
devamını gör...

yahu bi özellik alicam 30 karma puanı lazım. dün 15'ti. bu nyie sürekli yükseliyor ey ahali?
devamını gör...

ölümüyle hasretinden prangalar eskiten en ve tek aşık olduğum şairdir. sen bir kitapla bunca gönülde yer buldun kendine ahmed'im arif'im. ışıklar içinde uyu..
devamını gör...

bizim elde bahar geldi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1990 yılı olan film, sadece 25 usd'lık bir bütçeyle çekilmiş. sonrasında domates ,donut gibi versiyonları da çevrilmiş, konusu itibariyle de komik bir film. ama sahnelerinden dolayı kült olmuş bir film.
katil bir buzdolabı ve katil bir kedi ne kadar korkutucu oluyorsa o kadar korkutucu efendim.
devamını gör...

adana'nın karataş ilçesi'nde bulunan akyatan lagününden çıkarılan ve bir dönem ağları yırttıkları için balıkçıların kabusu olmuş bu yengeç türü, şimdi ihracat ürünü olarak toplanıp eti gıda sektöründe, kabukları da kozmetik sanayisinde kullanılıyor.
devamını gör...

yarı ölüm, yarı cheat code yüklenmiş hayat, yarı / yarı tanrı olmak, ipin ucunu ya kaçırmak ya da sıkı sıkı tutmak, kendini bilmek ile tamamen kaybolmak arasındaki o incecik yol, tüm korkulardan sıyrılmak, tüm duyguların ve duyuların ardına kadar açık olması, güz yangını, tek kişilik iç depremi, bi boka benzemeyen ertesi gün sızıntısı, kaçış ve kavuşma, tasvip edilmeyen, içinden çıkılmayan, vur ki öleyim ile sev ki yaşayayım arasındaki teyel dikişi, çok geveze ya da tamamen suskun bir dünya, ne ilk ne de son, anlık.
devamını gör...

ispanyolca*
devamını gör...

bu yazılanların hiçbirini yapmıyorum, öyle huylarım yok. ama yine de zavallıyım. kader utansın.
devamını gör...

"seni anlatabilsem seni,
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini."
devamını gör...

her nesnenin bir bitimi var ama
aşka hudut çizilmiyor mihriban.

hudut:sınır
devamını gör...

anlaşılmaktan, ümidimi kestiğim an yaptığım eylem. karşındaki empati yeteneğinden yoksun, kendinden bir haber, vurdum duymaz, at gözlüğü ile dünyaya bakan, gelişimini tamamlayamamış ökaryot hücre olarak kalmayı başarmış canlılara daha fazla enerji sarf etmemek adına yapılan sağlıklı çözüm.
devamını gör...

hz. muhammed'in yoksul sahabilerin barınması için yaptırdığı yer. burası daha sonra eğitim kurumuna dönüşmüştür. burda, muhacirlerden ya da müslüman olup medine'ye hicret edenlerden olan yoksul ve yakını da olmayan sahabiler kalırdı. hatta evleri olmasına rağmen hz. abdullah bin ömer ve ensar'dan bazı evleri olan kişiler, burda kalanlara imrendikleri için onlarla birlikte kalırlardı. ki bunun üzerine bu kişiler de suffe ehlinden sayılmışlardır. suffe ehlinden bazıları evlendikten sonra burdan ayrılırdı ve bazıları da gelir suffe ehline katılırdı. bazıları da misafir olarak suffe'de kalırdı. hatta suffe ehlinin sayısının 400'e ulaştığı da olmuştu. suffe'de kalanların yani ehl-i suffe'nin meslekleri yoktu. bu yüzden paraları da yoktu. resulullah da onların geçimiyle ilgilenirdi. ve resulullah, akşamları ehl-i suffe'yi ayırır ve ayırdığı çeşitli grupları sahabelere teslim ederdi ki, onların karınlarını doyursunlar. geriye kalanları da kendi evine götürürdü. bu, müslümanların maddî durumları düzelinceye kadar devam etmiştir. resulullah'a getirilen sadakaların tamamını, resulullah suffe ehline gönderirdi. kendisine verilen hediyeleri ise, suffe ehliyle paylaşırdı. hatta, hz. muhammed, aile ihtiyaçlarından çok onların ihtiyaçlarıyla ilgilenirdi. buhari'de geçene göre, (bkz: hz. fatıma) kendisine yardım etmesi için, resulullah'dan bir hizmetçi ister. fakat resulullah, suffe'de kalanların ihtiyaçlarını giderebilmek adına hz. fatıma'nın isteğini geri çevirir. ashab-ı suffe'den olan güç sahipleri, sabahları mescide su taşır ve dağdan toplamış oldukları odunları satar ve böylelikle de ihtiyaçlarını gidermeye çalışırlardı. geceleriyse, ilim ve kur'an tivaleti ile meşgul olurlardı.

hurmaların hasat zamanı geldiğinde, herkes, ellerinden geldiği kadarıyla hurma salkımları getirir, mescide asardı. ehl-i suffe de karınlarını bunlarla doyurur, hatta bazıları hurma yemekten bıkar ve şikayet ederlerdi. ashab-ı suffe'den bazılarının namazda ayakta durmaya zorlandığıyla ilgili rivayetlerden anlaşılıyor ki, her ne kadar yoksul olsalar bile zühd içinde yaşıyorlardı.

fakat suffe, kısa bir müddet sonra eğitim kurumuna dönüşmüştür. şöyle ki, ashab-ı suffe vakitlerini resulullah'ı dinleyerek, ondan islamî konuları öğrenerek geçirirlerdi. bazen de resulullah'a sorular sorar, kafalarını karıştıran meselelerin cevabını alırlardı. resulullah, ashab-ı suffe'nin eğitimleriyle ilgileniyor ve dersler veriyordu. onlara yazı yazmayı, kur'an okumayı öğretecek hocalar da tayin etmişti. ehl-i suffe, duydukları hadisleri diğer sahabilere de naklediyorlardı.

ayrıca, hanım sahabiler için suffetü'n-nisa denen bir başka suffe de vardır. fakat burası hakkında bilgi yoktur.
devamını gör...

okumak yazmak dinlemek susmak
farklılıklar empati hoşgörü bakış açıları
saygı üslup içerik düşünce
kendin ve başkaları için notlar bırakmak
devamını gör...

isminin anlamı rapid eye movement, yani hızlı göz hareketleri, bu da uykunun rüya görülen evresi olarak bilinir.

r.e.m, monster albümü ile beni bambaşka diyarlara götürmüş müzik grubu, öyle ki bu monster albümünde hem punk, hem britpop, hem de grunge soundı duymak mümkün, dinleyin, dinletin. losing my religion en bilindik olmasına rağmen o şarkılarından çok daha iyi şarkıları vardır, popüler kültürün ne yazık ki tek şarkılık müzik grubuna döndürdüğü bir grup haline gelmiştir...

r.e.m'in patti smith ile ortak çalışmaları da mevcuttur, ilgisi olanın bakması lazım.
devamını gör...

günef; çerkes ismi.
devamını gör...

medyanın kullanıp bir mendil gibi kenara attığı biri.
devamını gör...

fok balığı. elleri ve ayakları yüzgeç şeklinde olan, denizde çok hızlı yüzebilen, küçük balıkları yiyen ama köpek balığı tarafından yenilen, bıyıklı bir hayvandır.
yavrularının, çok güzel beyaz kürkleri vardır. bu yüzden kanada'da bile binlerce fok daha yavruyken öldürülür. delici yada kesici alet kullanıp kürkü bozmamak için kafalarına sert cisimlerle vurarak öldürürler.
cape town'da, deniz kenarındaki turistik alışveriş merkezi waterfront'da gezinirken homurtulu seslerini duyabilirsiniz ama yanlarına çok yaklaşınca sidik kokusunu farkedersiniz. çünkü bu hayvanlar, toplu halde yanyana yatıyor ve sadece acıkınca balık yemek için denize giriyor, karnını doyurur doyurmaz, gelip yatıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim