kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilk kek yaptığım zaman şeker yerine tuz katmıştım. ve yanmıştı kek biraz. ama benim ısrarıma dayanamayan ailem onu yemişti.*
devamını gör...

2018'de kavala'dan çıktığımız öğleden sonra birkaç saatte vardığımız şehir. hakikaten büyük bir şehir olan bu fedaiyûn yuvası, ittihatçıların eski kalesi olan kenti izmirli kafile arkadaşlarımız gerçekten de izmir'e benzetti (kafilenin önemli bölümü zaten izmir'den gelmişti). ben izmir'de pek az bulunduğum için o konuda bir şey diyemem, ancak tarihine baktığımızda iki şehir de işgaller görüyor, rumlarla türkler arasında el değiştiriyor, büyük bir yangın geçirerek tarihi dokusunu kaybediyor falan fıstık... paralellik büyük yani.

selanik üniversitesinin orduyla ortaklaşa kullandığı tarihi kışlanın önünden şehre girince ilk durak aya dimitri kilisesi. bu kilise önemli bir ortodoks azizinin kabrini barındırıyormuş, dolayısıyla bizdeki eyüp sultan külliyesi gibi önemli bir yapı. osmanlı döneminde camiye çevrilse bile hıristiyanların mezar ziyaretlerine izin verilmiş. ama 1912'den sonra eski osmanlı izleri tamamen yok edilmiş o ayrı. klasik bir bizans bazilikası işte.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (cami olarak kullanıldığı dönemin sonu, 1917 büyük selanik yangınında yanmış hali).

bir sonraki durağımız, kiliseye çok yakın olan atatürk'ün eviydi. evin atatürk orman çiftliği'ndeki kopyasını gezmiştim ki, son restorasyona kadar tıpkı o ev gibi temsili eşyalarla döşeli olan bina 2018'de tamamen boş, maketlerle dolmuştu. rehberimiz "orijinal eşyaların gittiği"ni söylese de, acaba orijinal eşyalar dediği ne kadar orijinaldi? evi mustafa kemal ve ailesi 1912'de terk ettikten yıllar sonra 1937'de satın alındığını düşünürsek...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (makette gösterilen orijinal ev planı)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sonraki durak da soğuk kahvelerin içildiği (benim pek hoşuma gitmese de) kordon. herhalde izmir'e benzetilen de bu kordonboyu. çimenlerde oturanlar, yiyişenler, bira içenler, piknik edenler... selanik'in simgesi olan beyaz kule de burada bir müze olarak kullanılıyor. çatısına çıkıp galata kulesi misali seyrettik şehri. bu arada kuledibinde birkaç polisin genç bir kadını ite kaka gözaltına aldığını gördüm ama bir turist olarak kayıt almak aklımdan geçmedi. sonuçta ne yapmışsa artık...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kule duruyor ama kule etrafındaki meyhanelerin (atatürk'ün de genç bir subayken sıkça oturup arkadaşlarını görevlendirdiği yerler) izi yok.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel (kordonboyundaki aristoteles meydanı ve göbeğindeki hamidiye çeşmesi).

bugün açlıktan midem bulandı bol bol. annem euro kuru yüzünden paralarına kıyamadığı için kahvaltıyla duruyordum, neyse ki babam parayı verdi de karnımızı sandviçle doyurduk. akşam bir tavernada, yeni rakı'nın biraz yumuşağı uzo içildi, rebetikolar dinlendi ve halen unutamadığım kabak cipsi yendi. gece kadifekale benzeri bir tepede bulunan üç yıldızlı bir otelde kalındı, ertesi sabah kuzey makedonya'ya geçtik. oradaki izlenimler de üsküp, kalkandelen ve ohri'de...
devamını gör...

(bkz: iyi hissetmek (kitap))
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğum. bir insanın içinden kalbi atabilen, nefes alabilen yeni bir canlının çıkması.
devamını gör...

yok öyle bir şey valla bizim komşu gayette güzel boş geri veriyor. hatta tek tek uğraşmamak adına tabakları biriktiriyor ve ayda bir kere komple iade ediyor.
devamını gör...

sömürgecilik anlayışı yüzünden.
devamını gör...

"3 deyince dalıyoruz cemal!"

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

efsanevi osmanlı tarihçisi. tarihçilerin kutbu. osmanlı üzerine sayısız eser vermiş, adeta fabrika gibi ürettikçe üretmiştir. doktora tezinden (tanzimat ve bulgar meselesi) son eserlerine kadar her bir çalışması ayrı bir değerlidir. yalnızca iyi bir araştırmacı olmakla kalmaz, iyi bir yazardır da. bu sebepten eserleri yalnızca tarihçilerin değil, herkesin okuyabileceği ve bir şeyler edinebileceği muhteşem bilgi hazineleridir.
devamını gör...

öncelikle sütü, yumurta sarısını, şekeri tencereye alıp çırpıyoruz.
tencerenin altını kısık ateşte yakıyoruz.
diğer ocakta pirinçlerimizi haşlıyoruz.
pirinçlerimiz yumuşayınca süzüp kaynayan sütümüze ilave ediyoruz.
kaynayan sütlacımızı sübye ile kıvam verip 2 dakika kaynatıyoruz.
kaselere alıp altı su dolu tepside 200-250 derecelik fırında üstü kızarana kadar fırınlıyoruz.
püf noktaları.
sütünüzün taze ve yağlı olması sütlacın kıvam ve lezzetinde önemlidir.
pirinçlerin ayrı ocakta tamamen yumuşayıncaya kadar haşlanması pirinçlerin tane tane olması açısından önemlidir.
kıvam verici olarak sübye kullanılması hem doğal bir bağlayıcı hem de lezzet açısından önemli bir unsurdur sütlü tatlılar için
sütlaçları fırınlarken kasenizin tamamını doldurmanız daha iyi kızarması açısından önemlidir.
sütlacı fırınlarken kaseleri koyduğumuz tepsinin içine kesinlikle su koyulmalı.
sübyesi için.
200 gr pirinç, 200 gram su (oran:1 kg süte 110 gram sübye)
gerçek sütlaçta 'sübye' kullandığımız için (oranı: 1 kg süte 110 gram sübye) sübyenin tarifini de şöyle bırakalım:
biz, eğitici olması açısından 200 gram sübye yapımının tarifini veriyoruz. kalan sübyeyi dolaba koyup bir hafta sonra yeniden kullanabilirsiniz. ayrıca siz, yapacağınız sütlaç miktarına göre bu oranları değiştirebilirsiniz.
sübye yapımı; 1 gece önceden ıslattığımız pirinçlerin ertesi gün suyun tamamen süzeriz.
ıslattığımız 200 gram pirince 200 gram su ilave edip blenderdan pirinçler iyice ezilinceye kadar çekeriz. sonrasında süzüp kullanırız.
devamını gör...

overload olmak : aşırı iş yükü olan; yüklenme hali.

overlod oldum ne yapacağımı şaşırdım işler üstüste geliyo.

aksiyon almak : harekete geçmek, konuyla ilgili bişiy yapmak.

satışların düşmesiyle ilgili aksiyon aldık mı?

push etmek : giden bir işi ittirmek, zorlamak, yakın takip etmek.

yeni proje lansmanı bizim için önemli puş edelim lütfen.

assign etmek : bir iş için görevlendirmek, işleri dağıtmak.

sen elindeki işleri essayn et iş yükünü azalt.

third party : taşeron firma.

olmazsa tört party ile çözeriz.

canlıya almak : sistemi çalışır duruma getirmek/başlatmak

ve ve ve daha bir sürü şey. denk gelirseniz ağızlarına ağızlarına şaplak atınız efendim sjsjjsjs.
devamını gör...

evet bu sefer gidişi sessiz oldu ama dönüşü great gatsby gibi olur inşallah diyeyim. kafa dinlicem dedi ama gene o kafayı bişeye mi taktı o da muallak. evet başka giden olmamasını kalanların baki olmasını temenni ediyorum ne diyeyim*
devamını gör...

nermin yıldırım
devamını gör...

kendi kasığın için karar verme yetin yok mu dediğim açıklama. illa kocanın müdahale etmesi mi gerekiyor? sen rahatsız oluyorsan oluyorsundur, olmuyorsan olmuyorsundur. "illa birileri beni kısıtlasın, yoksa ben akıl edemiyorum" tavrı kadının kendini aşağılamasıdır.
yanlışsa, yanlış yapmışlar de. nedir bu, illa başımda çoban olsun tavırları.
devamını gör...

tüm ülke için işin en başında yapılması gerekenin, birkaç il için alakasız bir zamanda önerilmesi durumu.

yazar yazar silerim ama aklımdan geçenleri anlatamam maalesef...
devamını gör...

bir katilin gebermesidir. aleyna hep iyi duygularla hatırlanacakken katilinin ölümü bile o caniyi affettirmeyecektir. keşke bir gün bu caniyi yetiştiren ataerkil sistem de dayanamayıp intihar etse.
devamını gör...

ambulansların çok sık gidip geldiğine inanırım. hakkaten nedir bu kadın milletindeki en ufak şeyde fenalıklar geçirip ayılıp bayılma merakı yaw. ben de üniv ilk yılı yurtta kalmıştım bir arkadaşla gece yarısı birbirimize bir daldık ikimizin de ağız burun darma dağın sonra güvenlik geldi barıştırdı. yönetimin bile kulağına gitmedi. bunlara biri bişe diyo hemen sinir krizleri.
devamını gör...

maddenin atomdan sonra gelen en küçük yapı birimine verilen isim.

bu yapı birimi herhangi bir değişime uğramadan olduğu gibi parçalanır. orijinalliğini kaybetmez, en önemli özelliği budur.
devamını gör...

dünyanın en saçma müracaat sistemidir.

10 tane tanımımız yok ki kardeşim. ben bu işlemi nasıl yapacağım ? ayıptır ayıp ! kaç tane tanım girmişim çoğunu unuttum bile ben bu işi nasıl yapacağım.
rezil saçma bir sistem olmuş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim