bir şarkısın sen
ukde sahibi: ice
asıl adı samanyolu olan şarkıdır. samanyolu aslında sözleri sonradan - müziğe uygun şekilde- uydurulmuştur. hikayesi şöyle
1960'lı yıllarda hülya koçyiğit ve ediz hun'un oynadığı samanyolu filmi büyük ilgi görmüş, çok konuşulan bir film olmuş. film müziği de çok beğenildiği için insanlar filmi izledikten hemen sonra soluğu plakçıda almış, her gelen bu şarkıyı sormuş. bunu öğrenenen hürrem erman; film müziğini yapan metin büke'yi çağırıp bu fırsatı değerlendirmesini söylemiş. sözleri yazmakta fazla zorlanmamışlar ama filmin ve kitabın ismi olan samanyolu kelimesini uyarlayamamışlar bir türlü. daha sonra yazdığı sözleri şarkı şeklinde değil şiir şeklinde olmasının daha uygun olacağına karar vermişler. işte o sözler
samanyolu
sen kalbimin mehtabısın güneşisin
sen ruhumun vazgeçilmez bir eşisin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
ruhum senin kalbim senin ömrüm senin
yıllar geçse ölmeyecek bende sevgin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
uzaklara kaçıversek seninle biz
birgün elbet göze gelir bu sevgimiz
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
bir şarkısın sen
not: hikayeyi ayrıntılı yazamadım. bildiğim kısımları yazmaya çalıştım.
asıl adı samanyolu olan şarkıdır. samanyolu aslında sözleri sonradan - müziğe uygun şekilde- uydurulmuştur. hikayesi şöyle
1960'lı yıllarda hülya koçyiğit ve ediz hun'un oynadığı samanyolu filmi büyük ilgi görmüş, çok konuşulan bir film olmuş. film müziği de çok beğenildiği için insanlar filmi izledikten hemen sonra soluğu plakçıda almış, her gelen bu şarkıyı sormuş. bunu öğrenenen hürrem erman; film müziğini yapan metin büke'yi çağırıp bu fırsatı değerlendirmesini söylemiş. sözleri yazmakta fazla zorlanmamışlar ama filmin ve kitabın ismi olan samanyolu kelimesini uyarlayamamışlar bir türlü. daha sonra yazdığı sözleri şarkı şeklinde değil şiir şeklinde olmasının daha uygun olacağına karar vermişler. işte o sözler
samanyolu
sen kalbimin mehtabısın güneşisin
sen ruhumun vazgeçilmez bir eşisin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
ruhum senin kalbim senin ömrüm senin
yıllar geçse ölmeyecek bende sevgin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
uzaklara kaçıversek seninle biz
birgün elbet göze gelir bu sevgimiz
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
bir şarkısın sen
not: hikayeyi ayrıntılı yazamadım. bildiğim kısımları yazmaya çalıştım.
devamını gör...
spawn
yakında yeni sürümüyle arz-ı endam edeceği iddia edilen yazar.
yeni güncellemeyle birlikte yobaz bükücü özelliğine iyileştirmeler geleceği rivayet ediliyor.
yeni güncellemeyle birlikte yobaz bükücü özelliğine iyileştirmeler geleceği rivayet ediliyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sosyal hayatları
bazen yataktan çıkıp, mutfağa gidiyorum. kudurun asosyaller.
devamını gör...
tek cümlelik korku hikayesi
evde tek başına oturuyordu, içeriden annesi seslendi.
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!"
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!"
devamını gör...
oje bağımlılığı
bende de var olan bağımlılık. oje sürmesi, o renklerin elde görünüşü falan çok güzel olsa da tırnaklara zarar veriyor. ara sıra tırnakları ojesiz bırakıp bakım yapmakta fayda var.
devamını gör...
polatlı
uzun yıllar "ankara'nın doğu kapısındaki kırıkkale il oldu, sıra batı kapısındaki polatlı'da" diye oyalanan ilçe. 90'larda beklentiler bayağı yüksek olmalı ki, ilçenin ortasından geçen eskişehir-ankara karayoluna "we want to become a province" yazılı bir kanguru resmi konmuştu. işte
yine de bu istek gerçekleşmediği gibi, 2021 yılı itibariyle de çoğu kişiye sorsak "böyle daha iyi yav, hem büyükşehre de bağladılar kiralar arttı, her türlü hizmetimiz görülüyor, yeni başgan zaten bizi bayağı tutuyor" cevabını alırız. burada üzülse üzülse çifteler, günyüzü, sivrihisar, mihalıççık gibi polatlı'ya kendi il merkezlerinden daha yakın eskişehir ilçelerindekiler üzülmüştür. malum, polatlı il olursa tüm bu ilçeler oraya bağlanacaktı.
nüfusu 100 binin üstünde olup, ahalisinde kürtler ve tatarlar önemli bir yer tutar. ilçe tam bir garnizon kentidir, polatlı topçu ve füze okulu'nu ve eskişehir çıkışındaki acıkır bozkırında konuşlu 58. tugayı barındırır. ayrıca gordion'a, sakarya muharebe meydanına da ev sahipliği eder. yine de turizmden bir beypazarı kadar yararlanıldığını söylemek güç. belki de ilçe merkezi tamamen yeni binalarla dolduğu içindir.
ortasındaki "il olmak istiyoruz" tabelasının dışında, girişinde de "gururumuz topçuların kalbi" olarak onore edilir. bu tabelayı tsk mı dikti yoksa belediye mi bilmiyorum. tabela budur
yine de bu istek gerçekleşmediği gibi, 2021 yılı itibariyle de çoğu kişiye sorsak "böyle daha iyi yav, hem büyükşehre de bağladılar kiralar arttı, her türlü hizmetimiz görülüyor, yeni başgan zaten bizi bayağı tutuyor" cevabını alırız. burada üzülse üzülse çifteler, günyüzü, sivrihisar, mihalıççık gibi polatlı'ya kendi il merkezlerinden daha yakın eskişehir ilçelerindekiler üzülmüştür. malum, polatlı il olursa tüm bu ilçeler oraya bağlanacaktı.
nüfusu 100 binin üstünde olup, ahalisinde kürtler ve tatarlar önemli bir yer tutar. ilçe tam bir garnizon kentidir, polatlı topçu ve füze okulu'nu ve eskişehir çıkışındaki acıkır bozkırında konuşlu 58. tugayı barındırır. ayrıca gordion'a, sakarya muharebe meydanına da ev sahipliği eder. yine de turizmden bir beypazarı kadar yararlanıldığını söylemek güç. belki de ilçe merkezi tamamen yeni binalarla dolduğu içindir.
ortasındaki "il olmak istiyoruz" tabelasının dışında, girişinde de "gururumuz topçuların kalbi" olarak onore edilir. bu tabelayı tsk mı dikti yoksa belediye mi bilmiyorum. tabela budur
devamını gör...
yucca
anavatanı amerika kıtası olan yuka bitkisi ülkemizde avize ve hançer bitkisi olarak da tanınmaktadır. dik formlu yaprakları ve dayanıklılığı ile ofis ve özellikle evlerimizde salonlarımızın vazgeçilmez bitkilerindendir.yuka bitkisi güneşe ve sıcaklara dayanıklı bir bitki olup, susuzluğu da tolere edebilir. avize (yucca) bitkisine mümkünse içme suyu verilmeli klorlu sudan bitki korunmalıdır. sulama yapılırken asla bitki kökünü çürütecek şekilde aşırı su verilmemelidir.tercihen aydınlık yerlerde konumlandırılmalı ama asla güneşin yapraklarını yakmasına izin verilmemelidir.


devamını gör...
öğrenilmiş yalnızlık
yalnızlıktan kurtulamayacağına inanmak.
öğrenilmiş tutsaklıkta, çaresizlikte olduğu gibi, uzun süre esir kalmış bir hayvanın kafesinin kapısını açsanız da dışarı çıkıp kurtulabileceğine nasıl inanamaz ise,
öğrenilmiş yalnızlıkta da bankta otururken iki yanına iki kişi oturup sohbet etsemeye başlasa da, birazdan gideceklerine kesin gözle bakıp asla tekrar görüşemeyeceğini düşünür, ve tekrar görüşmek için en ufak bir girişim de yapmazsın.
bence.
öğrenilmiş tutsaklıkta, çaresizlikte olduğu gibi, uzun süre esir kalmış bir hayvanın kafesinin kapısını açsanız da dışarı çıkıp kurtulabileceğine nasıl inanamaz ise,
öğrenilmiş yalnızlıkta da bankta otururken iki yanına iki kişi oturup sohbet etsemeye başlasa da, birazdan gideceklerine kesin gözle bakıp asla tekrar görüşemeyeceğini düşünür, ve tekrar görüşmek için en ufak bir girişim de yapmazsın.
bence.
devamını gör...
ekonomik krize rağmen starbucks'ların önünde oluşan sıra
eğer birilerinin bol harcama yapması herkesin iyi durumda olduğunu gösterebiliyorsa, açlık ve hastalıktan ölümlerin çok olduğu uganda'ya gidip, sadece başkentin belli yerlerinde, alem yapan kaymak tabakayı görsek, uganda, dünyanın en zengin ülkesi diyebiliriz.
devamını gör...
kedilere özgü gariplikler
mart ayını beklemeleri.
devamını gör...
hoşlanılan kişinin kitap okumayı sevmemesi
bir zamanlar koşarak uzaklaşıyordum, şimdi ise biraz durup bakıyorum. okumayı bilmezken annemin salonda tekli koltuğa yerleşip kitap okumasını kıskanırdım; bu kadar dikkatini çeken, onu bizden çalan ne diye. sonra yaşın geldi diye okula çağırdılar da kıskançlıktan çatlamadım, yataklara düşüp ince hastalığa tutulmadım. öğretmen harfleri verince okumayı söktüğüm gibi kitaplara koştum, bunda bir sıkıntı yok. birazcık büyüyünce hayatımı okuyarak ve yazarak kazanmaya karar verdim. arkadaşlar, itiraf ediyorum, bir ara okumaktan tiksindim. kısa bir ara. çünkü istediğimi değil okumak zorunda olduğumu okudum. çevremdeki herkes ve ben deli gibi okumak zorundayız ve ana konuşmalarımız bu temel üzerinde. hayatımdaki insan okumasa da olur, kitaplardan değil, başka şeylerden konuşalım lütfen.
devamını gör...
eş cinsellik
sanıldığı gibi sadece kötü yakıştırmalarla yaftalanmaya maruz kalan insanlarda görülmez. doğada farklı türlerdeki hayvanlarda eşcinsellik ve eşcinsel davranışlar görülür. doğada eşcinsellik yok, doğaya aykırı savını geçiniz o nedenle. özellikle birçok farklı kuş, kuğular eşcinsel olmalarıyla tanınan hayvanlar. ayrıca yunuslar, penguenler ve bazı maymun türleri de dahil olmak üzere pek çok canlı eşcinsel birliktelikler yaşıyor.
devamını gör...
platform
rainbow isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
zeminden daha yüksekte kalan yerler için kullanılan bir kelimedir. daha çok konser, tiyatro salonları gibi yerlerde kullanılır.
zeminden daha yüksekte kalan yerler için kullanılan bir kelimedir. daha çok konser, tiyatro salonları gibi yerlerde kullanılır.
devamını gör...
sahur için yemek önerileri
pizza yaptık bu gece. yok artık demeyin, insanoğlu ne istediğini bilmiyor bazen.
devamını gör...
girift radyo yayını
geçen salı akşamı yaşanan elim hadise ve ardından sabah akşam bana yapılan psikolojik baskılar sebebiyle itiraf etmem gereken bir şey var.
hugo’ya ben küfür ettim. evet arkadaşlar o, bendim.
çoğunuz bebeydiniz, ahmet özal ile tolga abi bir iş birliğine soyundu, özel kanalda yayınlanan bu çocuk programına ben ve akranlarım hastaydık. aramızda müthiş bir yarış vardı, kim bağlanacak, kim yarışacak çekişmeleri sürüp giderken ben yani şahsım yayına katıldım.
o zamanlar fakirlik ve yokluk, evimizde telefon yok, komşunun çevirmeli telefonu ile oyun oynayacaktım. 2’e basıyorum, ahize hızlı dönüyor fakat 8’e basınca* geri dönüşü tam 11 saniye sürüyordu. bütün canlarım bitti, ertesi gün okulda herkesin benimle dalga geçeceğini bileğim için ve aslında fakirlik yüzünden kaybettiğim kaderime isyan olarak küfür etmiştim.
tolga abi yayının ardından komşuyu aramış, bize bir adet telefon, bir adet ev ve araba yollayacağını fakat yaşanan bu olayı gizli tutmamız gerektiğini söyledi. işte türk televizyonlarında gerçekliğin inkarı denemesi ilk benim üzerimden yapıldı. tabi bugün bu inkar meselesi gazetelerde, ders kitaplarında ve tarihi olaylarda da devam etmektedir. mesela kızılçamlar’ın marshall projesi olması meselesi, tamamen yalan ve gerçeğin inkarıdır. imar barışlarında ve son 20 yılda hükümetin yok ettiği zeytinlikleri görmeden, 1945’e kadar giden bu zihniyetlerin yalanlarının ilk denemesi ben idim.
yıllarca sustum, inkar ettim hatta cinsiyetimi değiştirdim. ses tellerim için ameliyat oldum. fakat geçen salı akşamı o karanlık akşam, discord’un azizliğine uğradım. aslında çocukluğumdan beri telefonlarla ve teknoloji ile aram bozuk ve her talihsizlikte küfür etmek gibi bir huyum var.
neyse radyo kurucusu gomercan’dan, kırkyama’dan ve bütün dinleyenlerden özür diliyorum. aykut senden özür dilemiyorum*.
umarım beni mazur görürsünüz, çocukluk travması….
salı akşamı girift akşamı, yayın akışı yine yokmuş. aykut yine ısrarla davet etti de oradan biliyorım.*
geçen hafta, yılanların bölünerek çoğalmadığını öğrendiğimiz ilim irfan dolu bu programa, skandal bir bilimse bilgi eklemek istiyorum. ben ve kısır olan kedimiz kaplumbağaların cima edişine şaşkınlıkla şahitlik ettik.
planet earth ‘e rakip olacağınız efsane bilgi birikimimi paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.
hugo’ya ben küfür ettim. evet arkadaşlar o, bendim.
çoğunuz bebeydiniz, ahmet özal ile tolga abi bir iş birliğine soyundu, özel kanalda yayınlanan bu çocuk programına ben ve akranlarım hastaydık. aramızda müthiş bir yarış vardı, kim bağlanacak, kim yarışacak çekişmeleri sürüp giderken ben yani şahsım yayına katıldım.
o zamanlar fakirlik ve yokluk, evimizde telefon yok, komşunun çevirmeli telefonu ile oyun oynayacaktım. 2’e basıyorum, ahize hızlı dönüyor fakat 8’e basınca* geri dönüşü tam 11 saniye sürüyordu. bütün canlarım bitti, ertesi gün okulda herkesin benimle dalga geçeceğini bileğim için ve aslında fakirlik yüzünden kaybettiğim kaderime isyan olarak küfür etmiştim.
tolga abi yayının ardından komşuyu aramış, bize bir adet telefon, bir adet ev ve araba yollayacağını fakat yaşanan bu olayı gizli tutmamız gerektiğini söyledi. işte türk televizyonlarında gerçekliğin inkarı denemesi ilk benim üzerimden yapıldı. tabi bugün bu inkar meselesi gazetelerde, ders kitaplarında ve tarihi olaylarda da devam etmektedir. mesela kızılçamlar’ın marshall projesi olması meselesi, tamamen yalan ve gerçeğin inkarıdır. imar barışlarında ve son 20 yılda hükümetin yok ettiği zeytinlikleri görmeden, 1945’e kadar giden bu zihniyetlerin yalanlarının ilk denemesi ben idim.
yıllarca sustum, inkar ettim hatta cinsiyetimi değiştirdim. ses tellerim için ameliyat oldum. fakat geçen salı akşamı o karanlık akşam, discord’un azizliğine uğradım. aslında çocukluğumdan beri telefonlarla ve teknoloji ile aram bozuk ve her talihsizlikte küfür etmek gibi bir huyum var.
neyse radyo kurucusu gomercan’dan, kırkyama’dan ve bütün dinleyenlerden özür diliyorum. aykut senden özür dilemiyorum*.
umarım beni mazur görürsünüz, çocukluk travması….
salı akşamı girift akşamı, yayın akışı yine yokmuş. aykut yine ısrarla davet etti de oradan biliyorım.*
geçen hafta, yılanların bölünerek çoğalmadığını öğrendiğimiz ilim irfan dolu bu programa, skandal bir bilimse bilgi eklemek istiyorum. ben ve kısır olan kedimiz kaplumbağaların cima edişine şaşkınlıkla şahitlik ettik.
planet earth ‘e rakip olacağınız efsane bilgi birikimimi paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.
devamını gör...
kahvaltıda portakal suyu içmek
tv reklamlarında gördüğüm durum . hayatım da kahvaltıda çay hariç bir şey icmedim. annemin meşhur bir lafı var: çaysız kahvaltı mı olur?
devamını gör...
seni seviyorum
bir söz değildir. tesiri kısadır. ömür boyu veya sürekli değildir. sadece o ana özeldir. nereden mi biliyorum? bu cümleyi her sabah, akşam yemekten önce sonra ve her anımda güzel gülümsemesiyle söyleyen kişi bugün merhaba bile demeden yüzüme bakmadan yanımdan geçti ve gitti. "seni seviyorum." dediğim anlar için asla pişman olmamalı insan. çünkü biz şu ana aşığız. aşık olduğumuz kişinin şimdisine aşığız. aşk ne geçmiş ne gelecek. aşk şimdi. o yüzden bu cümleyi söylerken şimdiye özel bir duygu ile söylediğimin farkındalığındayım.*
devamını gör...
