"sen önce dişlerini fırçala"
devamını gör...

yedi ölümcül günah'ın baphomet'e atfedilen altı numaralı günahı. ayrıca god of war 4 oynarken aktif etmezseniz eğer valkyrie denilen illeti öldüremeyeceğiniz hede. koskoca kratos, ghost of sparta gelenden geçenden dayak yedi ayıp denen bir şey var.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
burgazada
devamını gör...

olum ben sadece sevdiğim insana sarılabilmek için bile evlenebilirim! var mı böyle mest eden aktivite? kulaklarım neler duyuyor sözlük!*
devamını gör...

indeterminacy of translation

willard van orman quine tarafıdan 'word and object' adlı eserde ortaya atılmış olan iddiadır. üç maddeyle mutlak geçerli bi çevirinin imkanını reddeder quine. burada dikkat edilmesi gereken husus, çeviriden kastedilenin bir dilden bir diğer dile nakledilen anlamın işlem sırasında uğradığı dezenformasyon, hatta transformasyon olduğu. yani kısaca soruşturmanın ucu pozitif bilimlerden dilin imkanına kadar dayanmakta.

üç maddeden ilki 'referansın belirsizliği', yani kelimenin göndergesini saptamanın mümkün olmadığıdır. quine'in burada işaret ettiği şey direkt dil ve gönderge problemidir. burada meşhur gavagai örneğini verir. anadili bilinmeyen bi kabile mensubu tavşan gördüğü zaman gavagai dediğinde o dile yabancı olan biri tavşanı kastettiğini düşünür ve gavagai'i bir tavşan olarak çevirmiş olur kendi diline. ancak belki de o kabileci dayının kastettiği şey ''aa yiyecek bulduk lan'', ''hadi şu köftehoru avlayalım'', ''offf yavrum hepsi senin mi'' olamaz mı?? heh tabi ki zamanla gözlem ve deneme/yanılma yoluyla bu opsiyonlar azalır ve doğru çeviri için elimizde daha az şık kalır. ancak quine burda da devreye girer ve der ki, kardeşim eyvallah daha az ihtimal kalır diyosun da senin bu gözlemler ile şıkları elemen için doğru soruları soruyo olabilmen lazım, doğru soruyu sorman için de o kabile dilinin gramer ve jargonunu biliyo olman lazım. biliriz ulan ne var dediğinizi duyar gibiyim ama bunu insanoğlunun dil dediğimiz şeyin ilk farkına vardığı zaman için düşünün bi de. felaket bi tablo gerçekten..

ikincisi holofrastik belirsizlik.. yani bu çok uzun gider ama kısaca şöyle diyebiliriz: tercüme yapan kişilerin sahip olduğu inançlar tercüme ettikleri metni etkiler. iki farkı inanca sahip kişi aynı metni iki farklı şekilde tercüme eder ve bizim hangisinin doğru olduğunu söyleyecek nesnel bi ölçütümüz yoktur. özellikle quine'in naturalized epistemology dediği şey bunla direkt bağlantılı

üçüncüsü de bilimsel teorilerin belirsizliğidir. bu en uzun gidecek olan itirazdır. hala bu konudaki tartışmalar alev alev devam eder. quine'den sonra bayrağı pierre duhem almış yürütmüş ve bilim felsefesi literatürüne sokmuş. mevzu şu ki hiçbi bilimsel teori asla ve asla analitik incelemeyle empirik olarak kanıtlanamaz. kesinlikle her teorinin bir bütün olarak test edilmesi gerekir ki bu da mümkün değildir. çünkü deney ceteris paribus gibi kavramlarla yürür başlatmayın biliminize..

çok girift metinlerdir quine'in metinleri. özellikle indeterminacy of translation bölümü için hilary putnam, transendental dedüksiyon'dan sonra en kazık metin demiş.
devamını gör...

eskiden dünyayı değiştirmek isterdim şimdi üstümü değiştirmeye üşeniyorum.
devamını gör...

profilinde meşhur anime, komşum totoro'nun resmini beklediğim yazarımız. kendi savunduğu görüşleri yazmaktan gram çekinmeyen, üslubu eğlenceli bir kedisever. kendisine hoşgeldin diyor, güzel vakitler diliyorum...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kısa bir ara veren en sevdiğim radyo yayını*. sesini özleyeceğim bengaripsengüzeldünyaumutlu. bir sonraki yayında tam kadro yine burada oluruz*. müthişli bir konseptle bu başlığa tanım gireceğin günü beklemeye başladım bile*.
devamını gör...

herkes sözlüğün uyuduğundan, pasifiğinden, başlıkların yürümemesinden yakınırken,

gundeme birden böyle bir haber düşüyor ve ne hikmetse sözlük son günlerde hiç olmadığı kadar canlanıyor, bu başlığa koşuyor ve en ilginci de başlık bir türlü gitmiyor.

ısteseniz de istemeseniz de, red de etseniz biz buyuz millet.
hiiç kimse çıkıp yok şöyle yok böyle demesin. kendimizi kandırmaya gerek yok, bel altı olsun da nasıl olursa olsun, bizim ilgimizi en çok çeken, bizi en mutlu eden mevzu bel altı mevzusu.
ahh bir de şu küfür etmeyi bir serbest bıraksalardı, bakın o zaman siz , sözlüğün keyfinden geçiliyor muydu...
devamını gör...

restoranlarda, kebapçılarda veya lahmacuncularda üst katlar olur. içeri eşli, kızlı, erkekli girildiği zaman garson hemen merdiveni işaret ederek aile yerimiz vardır der. aile salonunda ve etraf masadaki yalnız ve yabancı müşteriden rahatsız olmadan yemek yemenin rahatlık ve keyifliği hissedilir.
devamını gör...

kozmetik kelimesi grekçe ve aynı zamanda eski yunan felsefesindeki ahenkli, uyumlu anlamındaki "kosmos" sözcüğünden gelir.
devamını gör...

babamı patron annemi de büyük patron olarak kaydettim.
çünkü aramızda aile ilişkisi değil işçi işveren ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
onlar beni parayla tehdit eder ben de para karşılığı işlerini yaparım.
devamını gör...

başka nasıl aklımda tutacağım ki? gerçi bunu da tutamıyorum ama neyse.
devamını gör...

çıkış yolu tam bir treking yolu olan, ormanlık bir dağ başına inşa edilen, tarihi manastır. restorasyon öncesi daha sahiciydi. benim için doğası daha kıymetlidir. *karadeniz'de görülesi tarihi mekan. aynı zamanda muhteşem bir vadi olan altındere vadisi 'ne çok yakındır. hemen ordan vadiye geçilebilir.
devamını gör...

temel matematik ilgi alanım değil diye hiç bir prens ve prensesin mazeret üretip savsaklayabileceği bir konu değil, olamaz. zorlanması gerekiyorsa zorlanacak.

neden mi? çünkü matematik diğer bütün bilim dallarının temelindeki çimento.
fizik, kimya, biyoloji, resim, heykelcilik, müzik, hatta belli ölçülerde şiir vs. analiz edebilme ve rasyonel karar verebilme yetisinin olmazsa olmazı.

neyse ben susayım sarı mikrofon konuşsun.

15-(8-3)
devamını gör...

1933 yılında adana doğumlu türk öğretmen ,yazar, ne yazık ki 2017 yılında vefat etmiştir nurlarda uyusun.kendisi ile tanışıklığım çocukken zıkkımın kökü kitabıyla oldu daha sonra sıpa ,bando takımı ve komunist leylek eserlerini okuma fırsatı buldum yazdığı her öykü bugünde geçerliliğini sürdüren tespitler içermektedir.kendisi 107 kitap ve iki yüze yakın radyo oyunu yazmıştır ayrıca üç halka yirmibeş isimli filmin öyküsünü kaleme almıştır. onu anlatmaya bence sözcükler yetmez çocuk ,genç ve gülmece eserleri denildiğinde akla gelen ve hala çok satan eserlerin yazarıdır.burada onun ile ilgili hiç kelam edilmemesi içimi rahatsız etti ,dilimin döndüğü kadarıyla merhumu anlatmaya çalıştım bana kattığı ufuk için kendisine minnettarım allah gani gani rahmet eylesin.
devamını gör...

en uzun gif. (3 dk falan)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

80'li yıllarda ortaya çıkan ve ortalığı kasıp kavuran dans türü.

şöyle bir şeydi:
devamını gör...

kürt faşisti. ota boka emekçi duyar kasan cihangir sarhoşu.
devamını gör...

en sevdiğim radyo programı olma yolunda ilerliyor bu harika yayınnn.. sohbet hoş, şarkılar mükemmel. bayıldımm.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim