iran sineması
sinema dalında çağ atlasa da ülke olarak istenilen refah düzeyi ve siyasi ortama sahip değil. ortamı değerlendiren insanlar çıkmış ki kültürel anlamda çıtası yüksek bir halk olmanın gururu içerisindeler. bu da sinemada yeni anlayış, yeni perspektif, yeni sinema adamlarını ve yönetmenlerini ortaya çıkarmış. yazar neslihan acu, iran sineması hakkında şu tarifi yapmış :
bütçesi küçük ama insanlığı büyük samimi, dürüst filmler.
bütçesi küçük ama insanlığı büyük samimi, dürüst filmler.
devamını gör...
zor günlerden geçenlerin en iyi bildiği şey
daha zor günlerinin de olabileceği...
devamını gör...
burama kadar geldi
''bura'' kelimesinin sınırı belli olmayan bir yakınma cümlesidir.
devamını gör...
grek tanrılarının genel özellikleri
en genel özellikleri......
ben bu konuyu hiç bilmiyorum ya.
ben bu konuyu hiç bilmiyorum ya.
devamını gör...
tarihten olmak isteyeceğiniz karakter
atatürk olup bütün islâmcıların kökünü kuruturdum.
devamını gör...
sagopa feat bergen
o kadar laf, söz ediyorum kimse başlığını açmamış. bu ulvi görev bana düştü, buyrunuz efsane:
tanrım kötü kullarını sen affetsen ben affetmem,
bütün zalim olanları sen affetsen ben affetmem.
sen tanrısın affedersin.
bağışlarsın, kulum dersin.
ben değilim, affedemem.
en sevdiğim kısmı:
onun kalbi kırıldı,
parçalarını arıyor
ressam tuvali parçaladı,
fırçalarını kırıyor.
sevgisi nefretine takılıyor,
dikenli teller üzerine batıveriyor...
dışarda bir hayat var, neden içimde ölüm?
belki yeni bi çare içimdeki ölümü öldürür.
tanrım kötü kullarını sen affetsen ben affetmem,
bütün zalim olanları sen affetsen ben affetmem.
sen tanrısın affedersin.
bağışlarsın, kulum dersin.
ben değilim, affedemem.
en sevdiğim kısmı:
onun kalbi kırıldı,
parçalarını arıyor
ressam tuvali parçaladı,
fırçalarını kırıyor.
sevgisi nefretine takılıyor,
dikenli teller üzerine batıveriyor...
dışarda bir hayat var, neden içimde ölüm?
belki yeni bi çare içimdeki ölümü öldürür.
devamını gör...
anlaşılmamak
avazın çıktığı kadar bağırıp hiç duyulmamak.
devamını gör...
çayı süt ile içmek
almanya'da yapılmış bir araştırma, çayın damarları genişleterek dolaşıma faydalı olduğunu ortaya koydu. ancak çaya ingiliz usulü süt konulduğunda bu etkinin tamamen bloke olduğu belirlendi.
devamını gör...
misirlou
bir şarkının evrimini geriye doğru takip edeceğimiz başlıktır.
şöyle ki ; bir alttaki 2005 çıkışlı şarkıyı bilmeyeniniz yoktur sanırım. ancak devamı için de aynısını söyleyebilecek kimler var?
the black eyed peas - pump ıt - 2005
--------------------------------------------------------------
üstteki şarkının aşağıdaki haliyle pulp fiction (film) filmi ile hafızalara kazındığını da söylemeden geçmemeli.
--------------------------------------------------------------
filmdeki parçanın, dick dale & the del tones tarafından "misirlou" adıyla 1963 senesinde çıkartıldığını da ek bilgi olarak verelim.
--------------------------------------------------------------
ancak üstteki parçayı andıran bir parçası var sanat güneşimizin. 1969 çıkışlı olduğunu dikkate alırsak alttaki parçanın üsttekinden alındığını söyleyebilir miyiz?
zeki müren - yaralı gönül - 1969
--------------------------------------------------------------
ve cevap hayır. zeki müren yaralı gönül parçasının ilham kaynağı dick dale değil.
ikisinin de ilham kaynağı mısırlı ibrahim efendinin "izmirin kızları" isimli şarkısı. o da aşağıda.
miserlou-girls of smyrna
--------------------------------------------------------------
** bonus **
** playlist **
www.youtube.com/playlist?li...
şöyle ki ; bir alttaki 2005 çıkışlı şarkıyı bilmeyeniniz yoktur sanırım. ancak devamı için de aynısını söyleyebilecek kimler var?
the black eyed peas - pump ıt - 2005
--------------------------------------------------------------
üstteki şarkının aşağıdaki haliyle pulp fiction (film) filmi ile hafızalara kazındığını da söylemeden geçmemeli.
--------------------------------------------------------------
filmdeki parçanın, dick dale & the del tones tarafından "misirlou" adıyla 1963 senesinde çıkartıldığını da ek bilgi olarak verelim.
--------------------------------------------------------------
ancak üstteki parçayı andıran bir parçası var sanat güneşimizin. 1969 çıkışlı olduğunu dikkate alırsak alttaki parçanın üsttekinden alındığını söyleyebilir miyiz?
zeki müren - yaralı gönül - 1969
--------------------------------------------------------------
ve cevap hayır. zeki müren yaralı gönül parçasının ilham kaynağı dick dale değil.
ikisinin de ilham kaynağı mısırlı ibrahim efendinin "izmirin kızları" isimli şarkısı. o da aşağıda.
miserlou-girls of smyrna
--------------------------------------------------------------
** bonus **
** playlist **
www.youtube.com/playlist?li...
devamını gör...
canlı yayın açılış programı
yayında hale lale jale ve tüm mahalleye selam göndereceğim, madem meşhur olacağız kendi dakikalarımı eşe dosta selam göndererek kullanacağım a dostlar. vizyonumu sorgulamayın, selam göndermemi isteyen varsa portakallasın vitaminlendirsin ehehe. *
devamını gör...
kitaplıkta olması utanç veren kitaplar
(bkz: alacakaranlık)
devamını gör...
türkiye'de kitap okunmamasının nedenleri
naçizane,
alışkanlık, cehalet, gelir, vakit.
sıralaması değişebilir.
alışkanlık: kitap okunmayan, kitaplığı olmayan bir evde yetişmek. ülkedeki çoğu ev bu durumdadır. bu yetişimden gelen bir bireyin kitaplara ilgi duyması zordur. bilmez. evde görmez. kendiliğinden kitap okuması için, içinde merak ve bilgi isteği olması gerekiyor.
cehalet: cahil kimse, kitap okumayı sevmez ve gereksiz bir aktivite olarak tanımlar. parası olsa dahi kitaba para vermez. edebiyata, bilgiye ilgi duymayan insan, kanun gibi zengin de olsa, kitap almaz, okumaz. lüzumsuzdur onun için. çocuğuna aşılamaz.
gelir: ülkede her şey gibi kitaplar da pahalı. "bir sigara şu kadar..." demeye gerek yok, o insanın müptelalığı, ona elbet para bulacak. adam akıllı popüler bilim kitapları, romanlar pahalı. bugün 20-30 lirayla günlük yemek yapan insanlar mevcut, asgari maaşı ve geçim mücadelesini düşününce, herkesin imkanı olmuyor elbet.
vakit: insanların ortalama 10 - 14 saat çalıştığı bir özel sektör var, ki çoğu insan özel sektörde çalışıyor. sabah fecr vakti kalkıp işe gidiyor, eve döndüğünde yine karanlık çökmüş oluyor, takat kalmaz gözlerde iki sayfa okuyacak.
***
elbette illa okumak isteyen, okuma aşkı olan insan çözüm bulur tüm şeylere. ve buna rağmen okunduğımız için bu haldeydiz. bizlerin ne olursa olsun her şeyden feragat edip okuyan, okumak isteyen nesiller yetiştirmesi elzem. başka türlü kurtuluş yolumuz yok.
alışkanlık, cehalet, gelir, vakit.
sıralaması değişebilir.
alışkanlık: kitap okunmayan, kitaplığı olmayan bir evde yetişmek. ülkedeki çoğu ev bu durumdadır. bu yetişimden gelen bir bireyin kitaplara ilgi duyması zordur. bilmez. evde görmez. kendiliğinden kitap okuması için, içinde merak ve bilgi isteği olması gerekiyor.
cehalet: cahil kimse, kitap okumayı sevmez ve gereksiz bir aktivite olarak tanımlar. parası olsa dahi kitaba para vermez. edebiyata, bilgiye ilgi duymayan insan, kanun gibi zengin de olsa, kitap almaz, okumaz. lüzumsuzdur onun için. çocuğuna aşılamaz.
gelir: ülkede her şey gibi kitaplar da pahalı. "bir sigara şu kadar..." demeye gerek yok, o insanın müptelalığı, ona elbet para bulacak. adam akıllı popüler bilim kitapları, romanlar pahalı. bugün 20-30 lirayla günlük yemek yapan insanlar mevcut, asgari maaşı ve geçim mücadelesini düşününce, herkesin imkanı olmuyor elbet.
vakit: insanların ortalama 10 - 14 saat çalıştığı bir özel sektör var, ki çoğu insan özel sektörde çalışıyor. sabah fecr vakti kalkıp işe gidiyor, eve döndüğünde yine karanlık çökmüş oluyor, takat kalmaz gözlerde iki sayfa okuyacak.
***
elbette illa okumak isteyen, okuma aşkı olan insan çözüm bulur tüm şeylere. ve buna rağmen okunduğımız için bu haldeydiz. bizlerin ne olursa olsun her şeyden feragat edip okuyan, okumak isteyen nesiller yetiştirmesi elzem. başka türlü kurtuluş yolumuz yok.
devamını gör...
yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler
insanlar...
devamını gör...
canan karatay
cüneyt özdemir: diyet kitabınızla ilgili...
canan karatay: diyet kitabı değil bu.
cüneyt özdemir: ama kitabın adı "karatay diyeti".
canan karatay: satsın diye öyle koyduk. *
canan karatay: diyet kitabı değil bu.
cüneyt özdemir: ama kitabın adı "karatay diyeti".
canan karatay: satsın diye öyle koyduk. *
devamını gör...
intihar etmek
insanlık hakkıdır. dünyevi zevkler sonucu üzerinde hiçbir karar verme ehliyetimiz olmadan dünyaya getirildik. ismimizi, dinimizi-dinsizliğimizi, ırkımızı, dilimizi, ten rengimizi ve bir dolu şeyi seçemeden doğduk. ben intihar kararı almış ve uygulamışlara saygı duyuyorum. herkes bu "zulme" katlanmak mecburiyetinde değil!
devamını gör...
anaerkil toplum
kadınların ata sayıldığı toplum türü.
türklerin ilk gelenekleridir. bir an önce anaerkil toplum hayatına geçmemiz lazım
türklerin ilk gelenekleridir. bir an önce anaerkil toplum hayatına geçmemiz lazım
devamını gör...
murat menteş
şair ve romancıdır kendisini dublörün dilemması kitabi ile tanıdım kalemi değişik gelmişti daha önce okuduğum romanlara benzemiyordu üslubu işlediği konu açıkçası benim hoşuma gitti ruhi mücerret ve antika titanik ile devam ettim şiirlerini de aynı şekilde severek okurum kendisi anlatımı hakkında da şöyle demiştir:
"romanı, saatte 300 km. gidebilen bir spor araba gibi tasarlıyorum. dileyen okur yavaş yol alabilir, fakat hızlı okunmaya elverişli bir anlatımı benimsiyorum."
"romanı, saatte 300 km. gidebilen bir spor araba gibi tasarlıyorum. dileyen okur yavaş yol alabilir, fakat hızlı okunmaya elverişli bir anlatımı benimsiyorum."
devamını gör...

