minibüs
(bkz: çiçek abbas) ve (bkz: atla gel şaban) filmlerinin hikayesinde önemli yeri olan toplu taşıma aracı.
devamını gör...
kadıköy’de donarak ölen evsiz
millet de kardan adam yapacam diye pusuda beklesin. benim algı yeteneğim kifayetsiz artık. bir insan 2 metrekare bir 4 duvarı olacak olsa ölmeyecek iken göz göre göre nasıl böyle göçüyor. bu insanın yaşayamadığı ömrün hesabını kim verecek? ha pardon cennette dimi şu an şarap çekiyor. bi defolun alüminyum.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor başlığının faydaları
profil fotoğrafı buldum.*
devamını gör...
ders çalışmaktan keyif almaya başlama eşiği
sayısal derslerdeki zor bir konuyu kavramaya başladığında olur. soruları da çözebilmeye başladığında öyle bir keyifli olur ki anlatılmaz yaşanır.
devamını gör...
kitap önerileri
andy weir - artemis
stefan zweig - satranç
stefan zweig - satranç
devamını gör...
we were in auschwitz
ikinci dünya savaşı sırasında nazi toplama kamplarında bulunmuş olan üç yazar; tadeusz borowski,janusz nel siedlecki ve krystyn olszewski'nin 14 kısa öyküsünün yer aldığı eser. bu öykülerden yalnızca 4 tanesi borowski'ye ait olsa bile diğer öykülere de katkıda bulunduğu bilinmekte. nazi kamplarının iç yüzünü belgelemek amacı ile yazılmış olan bu eserde en dikkat çekici nokta, aynı anda hem edebi hem otobiyografik hem de belge niteliği taşıması. savaşın dışında da bir vahşet vardı ve hatta savaşın kendisinden bile daha kanlıydı. işte bu eserin bize söylediği budur. insanoğlunun dönüşebileceği canavarın en kesin tanımı bu öykülerde yatıyor. anneler gazdan kaçınmak için çocuklarını geride bırakabildiği, ırkçılığın onları bu şartlara getirdiğini bilmelerine rağmen tutsakların kendi aralarında dahi ırkçılık yaptığı, insanların biraz daha yaşayabilmek için çaldığı, kendini sattığı, değerli eşyaları yağmaladığı kaotik bir atmosfer. geçişler hızlı ve düzensiz olsa bile bu eserin tutsaklıktan hemen sonra aktarılan deneyimler olduğunu bilmek bir nebze bu yazınsal karmaşayı aktarılan olaylar ile kurulmuş hoş bir köprü olarak görmeye sebep oluyor.
eser yalnızca siedlecki'nin ve olszewski'nin öykülerinden oluşsaydı şüphesiz edebi olarak yaklaşmaya pek müsait olmayacaktı ve daha çok ansiklopedik bir yaklaşım gerektirecekti ama 28 yaşında intihar etmiş olan borowski'nin ortaya çıkardığı muhteşem edebi üslup oldukça eşsiz. ölü bedenlerin tasvirleri ve karakterlerin psikolojik tahlillerindeki başarısı çarpıcılığı üst noktaya taşıyan bir etken. ki yine borowski'nin kaleminden çıkan this way for the gas, ladies and gentlemen muhtemelen kitabın en etkileyici öykülerinden biri. primo levi'nin if this is a man'i ile üst üste okunduğunda eserin çarpıcılığı ikiye katlanıyor.
despite the madness of war, we lived for a world that would be different. for a better world to come when all this is over. and perhaps even our being here is a step towards that world. do you really think that, without the hope that such a world is possible, that the rights of man will be restored again, we could stand the concentration camp even for one day? ıt is that very hope that makes people go without a murmur to the gas chambers, keeps them from risking a revolt, paralyses them into numb inactivity. ıt is hope that breaks down family ties, makes mothers renounce their children, or wives sell their bodies for bread, or husbands kill. ıt is hope that compels man to hold on to one more day of life, because that day may be the day of liberation. ah, and not even the hope for a different, better world, but simply for life, a life of peace and rest. never before in the history of mankind has hope been stronger than man, but never also has it done so much harm as it has in the war, in this concentration camp. we were never taught how to give up hope, and this is why today we perish in gas chambers.
eser yalnızca siedlecki'nin ve olszewski'nin öykülerinden oluşsaydı şüphesiz edebi olarak yaklaşmaya pek müsait olmayacaktı ve daha çok ansiklopedik bir yaklaşım gerektirecekti ama 28 yaşında intihar etmiş olan borowski'nin ortaya çıkardığı muhteşem edebi üslup oldukça eşsiz. ölü bedenlerin tasvirleri ve karakterlerin psikolojik tahlillerindeki başarısı çarpıcılığı üst noktaya taşıyan bir etken. ki yine borowski'nin kaleminden çıkan this way for the gas, ladies and gentlemen muhtemelen kitabın en etkileyici öykülerinden biri. primo levi'nin if this is a man'i ile üst üste okunduğunda eserin çarpıcılığı ikiye katlanıyor.
despite the madness of war, we lived for a world that would be different. for a better world to come when all this is over. and perhaps even our being here is a step towards that world. do you really think that, without the hope that such a world is possible, that the rights of man will be restored again, we could stand the concentration camp even for one day? ıt is that very hope that makes people go without a murmur to the gas chambers, keeps them from risking a revolt, paralyses them into numb inactivity. ıt is hope that breaks down family ties, makes mothers renounce their children, or wives sell their bodies for bread, or husbands kill. ıt is hope that compels man to hold on to one more day of life, because that day may be the day of liberation. ah, and not even the hope for a different, better world, but simply for life, a life of peace and rest. never before in the history of mankind has hope been stronger than man, but never also has it done so much harm as it has in the war, in this concentration camp. we were never taught how to give up hope, and this is why today we perish in gas chambers.
devamını gör...
dağlara gel
bölücü bir marş değildir. hatta kürtçü olamaz zira 17.yy de türkmen şair gevheri tarafından yazılmıştır. allahına kadar isyancıdır,
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
empati ve özel alana saygıdır.
devamını gör...
imamoğlu’nun ellerini bağlaması bana göre suçtur
ulan derdinizi seveyim be! yahu bre adam utanmıyor musun? millet acından canına kıyıyor, adı üstünde iç işleri bakanı çıkıp iki kelam etsene bu iç iş değil mi? ha pardon bu sadece egonomi bakanının sorunu değil mi pardon! türbede el bağlamışmış, yahu o türbedekine sorsan bırakın bu işleri der.
devamını gör...
normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
80 leri 83 leri görünce ağlayarak uzaklaştım.
devamını gör...
türk halkı ne zaman ayaklanacak sorunsalı
pompaci militan'ın önderliğini bekliyoruz.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
en unutamadığımı yazayım.
bir yerde denk gelmiştim, bir ses kaydı. baba oğlunu aramış telefonla ama nasıl telaşlı. böyle kaygıyla, korkuyla karışık bir ses tonu var, lan sıçtık nasıl toparlayacağız gibisinden. oğluna durumdan sıyrılmak için bir şeyler anlatıyor ama garibim işte, hayattaki en büyük imtihanı belki de oğlu, anlamıyor,
bıbıcım diyor sadece, kapasitesii sınırlı. en son tam hatırlamıyorum adamcağız baktı olmayacak ablan gelecek falan diyordu. hiç unutmam. sonra kurtulmuşlar ama öğrendim.
bir yerde denk gelmiştim, bir ses kaydı. baba oğlunu aramış telefonla ama nasıl telaşlı. böyle kaygıyla, korkuyla karışık bir ses tonu var, lan sıçtık nasıl toparlayacağız gibisinden. oğluna durumdan sıyrılmak için bir şeyler anlatıyor ama garibim işte, hayattaki en büyük imtihanı belki de oğlu, anlamıyor,
bıbıcım diyor sadece, kapasitesii sınırlı. en son tam hatırlamıyorum adamcağız baktı olmayacak ablan gelecek falan diyordu. hiç unutmam. sonra kurtulmuşlar ama öğrendim.
devamını gör...
eniştesi tarafından tecavüze uğrayan adam
hakkında tecavüz ve dolandırıcılık suçlaması bulunan enişte isa'nın 2019 yılında ölümle sonuçlanan bir vukuatının da olduğu ortaya çıktı. iddiaya göre, isa'nın yaptığı peynirleri yiyen 9 kişi sağlık sorunları yaşadı 1 kişi de yaşamını yitirdi. bu adam niye dışarıda?
ayrıca müge anlı'nın yaklaşımı da rahatsız edicidir. videonun 3. dakika 42. saniyesinde bunu görebilirsiniz. müge anlının ikiyüzlü bir insan olduğunu düşünüyorum.
ayrıca müge anlı'nın yaklaşımı da rahatsız edicidir. videonun 3. dakika 42. saniyesinde bunu görebilirsiniz. müge anlının ikiyüzlü bir insan olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
ilk erotik film deneyimi deportivo valencia maçı
24 haziran 1993 tarihinde geceye doğru yaşadığım deneyimdir.
o gece babam nedense erkenden uyumuş, küçük kardeşim biraz ortalıkta dolanıp yatmıştı, en küçük kardeşimse henüz bu dünyaya geleceğinden habersizdi, gelmesine daha bir sene vardı.
annem sinirli sinirli örgü örüyordu dolaplı çekyatta. sanırım attığı her ilmekte bir de ilenme vardı. ama bu ilenmelerini adresi belirsizdi. ben de yatakta oturmuş televizyona bakıyordum. tatilde olduğum için, çok iyi bir öğrenci olduğum için ve abi olduğum için biraz daha geç yatabilirdim ya da o gün annemin eşref saatine denk gelmiştim. belki de benden haberdar bile değildi.
ben kaybolmuş, görmezden gelinmiş bir ruh olmanın verdiği huzurla elimde bir kemalettin tuğcu kitabıyla bir televizyona bir kitaba bakarak günümü gün ederken televizyonda bir maç başladı. deportivo-valencia maçı. kral kupası. o zamanlar futbol benim için her şey demekti. ağzım açık izlemeye başladım.
maç gayet iyi devam ederken ve ben kemalettin tuğcu’ya çoktan ihanet etmişken devre arası oldu ve annem yatmaya gitmeye karar verdi. ben annemin gözlerine yaprağı bitmiş dana gibi bakınca annem de maçın devamını izlememe izin verdi.
ikinci yarı başlayana kadar biraz kitap okudum. ah kemalettin tuğcu ya! yine acı yine keder. ikinci yarı başlayınca yazarın üzerime boca ettiği hüzünden arınmış, yepyeni biri olmuştum.
ama yetmişinci dakikaya doğru müthiş bir yağış başladı ispanya’da. 9 dakika içinde de hayatımda hiç görmediğim büyüklükte bir dolu yağışı. o dakikada maç ertelendi ve ben hayatımda ilk kez bir gece yalnız başıma maç izleme keyfimin yerle bir olmasını kemalettin tuğcu’ya ihale ettim.
maç bitince show tv’nin o zamanlar efsane olan logosu ve dık dıgıdık dık dıgıdık dık jingle’ını duydum. show tv logosundaki o’nun içi ise kıpkırmızı kızarınca şaşırdım çünkü daha önce o logoyu hiç bu kadar utanmış görmemiştim. daha sonra ise neden bu kadar utanç içinde olduğunu anladım.
ilk erotik film deneyimim de böylelikle başlamış oldu. eleven days eleven nights. film başladığında tam olarak ne olduğunu ve olacağını anlamadım ama daha sonra adam kadın tarafından eve hapsedilip bağlandığında işler benim için daha aydınlık bir hal aldı. ilk defa gördüğüm bu sahneler libido diye bir şey olduğunu ve bende bundan bolca bulunduğunu öğretti bana.
kadının adam üzerinde uyguladığı yöntemler, özellikle bal dök yala hijyeni aklımı karıştırdı. zira daha yarım saat kadar önce ben dilenci baba ile meşguldüm.
yaşım daha küçük olduğu için henüz nolan’dan habersizdim, zaten filmlerini de henüz çekmemişti. o yüzden dark night rises gibi bir durum hissetmedim bedenimde. ama zihinsel bir ereksiyon yaşadım elbette.
o gece yatağa girdiğimde yepyeni bir insandım. resmî olarak ilk erotik deneyimimi yaşamıştım. ertesi gün mahalle arkadaşlarıma anlatacağım harika bir hikayem vardı ve emindim ki yarın mahallenin yıldızı ben olacaktım. öyle de oldu zaten. bakir zihinli çocukların arasında tecrübeli bir womanizer’dım ben.
maç üç gün sonra kaldığı yerden devam etti ve deportivo kral kupasını kazandı. hala ispanya ligi izlemek benim için o cinsel deneyimi anımsatır. hele deportivo-valencia maçı varsa onbir gün onbir gece sürer etkisi.
o gece babam nedense erkenden uyumuş, küçük kardeşim biraz ortalıkta dolanıp yatmıştı, en küçük kardeşimse henüz bu dünyaya geleceğinden habersizdi, gelmesine daha bir sene vardı.
annem sinirli sinirli örgü örüyordu dolaplı çekyatta. sanırım attığı her ilmekte bir de ilenme vardı. ama bu ilenmelerini adresi belirsizdi. ben de yatakta oturmuş televizyona bakıyordum. tatilde olduğum için, çok iyi bir öğrenci olduğum için ve abi olduğum için biraz daha geç yatabilirdim ya da o gün annemin eşref saatine denk gelmiştim. belki de benden haberdar bile değildi.
ben kaybolmuş, görmezden gelinmiş bir ruh olmanın verdiği huzurla elimde bir kemalettin tuğcu kitabıyla bir televizyona bir kitaba bakarak günümü gün ederken televizyonda bir maç başladı. deportivo-valencia maçı. kral kupası. o zamanlar futbol benim için her şey demekti. ağzım açık izlemeye başladım.
maç gayet iyi devam ederken ve ben kemalettin tuğcu’ya çoktan ihanet etmişken devre arası oldu ve annem yatmaya gitmeye karar verdi. ben annemin gözlerine yaprağı bitmiş dana gibi bakınca annem de maçın devamını izlememe izin verdi.
ikinci yarı başlayana kadar biraz kitap okudum. ah kemalettin tuğcu ya! yine acı yine keder. ikinci yarı başlayınca yazarın üzerime boca ettiği hüzünden arınmış, yepyeni biri olmuştum.
ama yetmişinci dakikaya doğru müthiş bir yağış başladı ispanya’da. 9 dakika içinde de hayatımda hiç görmediğim büyüklükte bir dolu yağışı. o dakikada maç ertelendi ve ben hayatımda ilk kez bir gece yalnız başıma maç izleme keyfimin yerle bir olmasını kemalettin tuğcu’ya ihale ettim.
maç bitince show tv’nin o zamanlar efsane olan logosu ve dık dıgıdık dık dıgıdık dık jingle’ını duydum. show tv logosundaki o’nun içi ise kıpkırmızı kızarınca şaşırdım çünkü daha önce o logoyu hiç bu kadar utanmış görmemiştim. daha sonra ise neden bu kadar utanç içinde olduğunu anladım.
ilk erotik film deneyimim de böylelikle başlamış oldu. eleven days eleven nights. film başladığında tam olarak ne olduğunu ve olacağını anlamadım ama daha sonra adam kadın tarafından eve hapsedilip bağlandığında işler benim için daha aydınlık bir hal aldı. ilk defa gördüğüm bu sahneler libido diye bir şey olduğunu ve bende bundan bolca bulunduğunu öğretti bana.
kadının adam üzerinde uyguladığı yöntemler, özellikle bal dök yala hijyeni aklımı karıştırdı. zira daha yarım saat kadar önce ben dilenci baba ile meşguldüm.
yaşım daha küçük olduğu için henüz nolan’dan habersizdim, zaten filmlerini de henüz çekmemişti. o yüzden dark night rises gibi bir durum hissetmedim bedenimde. ama zihinsel bir ereksiyon yaşadım elbette.
o gece yatağa girdiğimde yepyeni bir insandım. resmî olarak ilk erotik deneyimimi yaşamıştım. ertesi gün mahalle arkadaşlarıma anlatacağım harika bir hikayem vardı ve emindim ki yarın mahallenin yıldızı ben olacaktım. öyle de oldu zaten. bakir zihinli çocukların arasında tecrübeli bir womanizer’dım ben.
maç üç gün sonra kaldığı yerden devam etti ve deportivo kral kupasını kazandı. hala ispanya ligi izlemek benim için o cinsel deneyimi anımsatır. hele deportivo-valencia maçı varsa onbir gün onbir gece sürer etkisi.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
başlık açarken kategoriyi kendimiz işaretlesek ama kötüye kullanımı önlemek için bu kategorilerin, moderatörlerin onayından geçmesi sağlansa mesela... olabilir mi öyle bir şey? böylece hem belirli kategoriye ait başlıklar araya kaynamaz hem de moderatörlerin işi biraz daha kolaylaşır.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in çevrim içi yazarlara tantuni ısmarlaması
an itibari ile 473 kisiye yapmasi gereken sov.
hadi bakalim yoldas bey amca, pamuk eller cebe. *
hadi bakalim yoldas bey amca, pamuk eller cebe. *
devamını gör...
profil fotosu kapak rozet uyumu ve analizi
ben de bu konuda takintiliyim. rozetim yok ama profil foto ile kapak fotosu uyumlu olmazsa hic foto olmasin daha iyi diyenlerdenim.
devamını gör...
türk evlerindeki en gereksiz eşya
(bkz: dantel)
devamını gör...
çocuğum olmuyor bana yardımcı olabilir misiniz
bu soruyu gerçekten bir "insan"a söylediğinizde aklına ilk olarak tüp bebek tedavisi gelir zaten. anlattığı mevzunun tam olarak ne tarafına güldüğü açık ve net fakat şöyle bir durum var ki bu mevzu sizi komik değil art niyetli ve iğrenç biri yapıyor.
yukarıda bir yazar yazmış zaten ama benden de gelsin. yazık!!!
yukarıda bir yazar yazmış zaten ama benden de gelsin. yazık!!!
devamını gör...
