ısrarla hayal kurmanızı hayallerinizin peşinden koşmanızı istiyorum
gençliğin hayali bim a101 kasiyerliği.
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
planlı programlı yaşamak. asla başaramıyorum.
devamını gör...
galaktik çömlek tamircisi
orijinal adı galactic pot healer olan, philip k. dick'in yazdığı ve türkçeye murat karlıdağ'ın çevirdiği, hayatın anlamı soslu şahane bir bilimkurgu kitabı. kitabın arka kapağındaki soru ne tarz bir eser olduğu hakkında ipucu veriyor: "...bu roman, derin bir felsefi soruşturma mı bir deli saçması mı? yoksa gerçeği arayanlar için ikisinin bir karışımı mı?"
kitapta çok fazla soru soruluyor; hem dini, hem felsefi, hem politik, hem ahlaki... sor babam sor, ama cevaplamıyor pkd efendi. ki böyle olması benim daha çok hoşuma gitti, o sorular ve gösterdiği yollar üzerine akıl yürütmek, kafatasımın içindeki kıvrımlı minik organı zorlamak keyifliydi. okurken bir yandan da kendi varoluşumu, hayatta ne yapmak istediğimi ve o an ne yapıyor olduğumu da ana karakter joe ile beraber gözden geçirdim; benim için önemli bir deneyim oldu.
--! spoiler !--
"güç. varlığın gücü. karşıtı da var olmamanın huzuru, diye düşündü. hangisi daha iyiydi? güç, eninde sonunda daima tükenirdi. belki de cevap buydu ve daha fazlasına gerek yoktu. güç, yani var olmak geçici bir şeydi. huzur, yani var olmamak sonsuzdu; doğumundan önce de vardı ve ölümünden sonra da devam edecekti. aradaki güçlülük ikisinin arasındaki bir dönemdi yalnızca, ödünç alınmış kasların kısa süreli esnemesiydi - gerçek sahibine iade edilmesi gereken bir bedendi."
--! spoiler !--
kitapta çok fazla soru soruluyor; hem dini, hem felsefi, hem politik, hem ahlaki... sor babam sor, ama cevaplamıyor pkd efendi. ki böyle olması benim daha çok hoşuma gitti, o sorular ve gösterdiği yollar üzerine akıl yürütmek, kafatasımın içindeki kıvrımlı minik organı zorlamak keyifliydi. okurken bir yandan da kendi varoluşumu, hayatta ne yapmak istediğimi ve o an ne yapıyor olduğumu da ana karakter joe ile beraber gözden geçirdim; benim için önemli bir deneyim oldu.
--! spoiler !--
"güç. varlığın gücü. karşıtı da var olmamanın huzuru, diye düşündü. hangisi daha iyiydi? güç, eninde sonunda daima tükenirdi. belki de cevap buydu ve daha fazlasına gerek yoktu. güç, yani var olmak geçici bir şeydi. huzur, yani var olmamak sonsuzdu; doğumundan önce de vardı ve ölümünden sonra da devam edecekti. aradaki güçlülük ikisinin arasındaki bir dönemdi yalnızca, ödünç alınmış kasların kısa süreli esnemesiydi - gerçek sahibine iade edilmesi gereken bir bedendi."
--! spoiler !--
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
bi tanem
en arabeskinden hemde
en arabeskinden hemde
devamını gör...
üçlü ilişkiyi reddettiği için eşine boşanma davası açan adam
azgın teke sendromu. takmış kendine mutluluk çıbığı gencecik kadına zorbalık yapıyor. donuna kadar almasını diliyorum.
devamını gör...
yazarların telefon rehberindeki kişi sayısı
benim de 16 kişiymiş. 15 + yoldaş.*
devamını gör...
boğarık hatun
boğarık, kelime anlamı itibari ile komutan kraliçe, hükümdar anlamına gelmektedir.
geçmişten günümüze toplumları incelediğimizde; ''kadın ve çocuk'' toplumda ne kadar önemli ise ''uygarlık'' seviyeleri ileri oluyor.
eski türk devletlerinin en sevdiğim tarafı kadını toplumda önemli bir yere koymalarıdır.
bu toplumlardan birisi hiç şüphesiz sibirlerdir. her türk toplumunda olduğu gibi, boğarık hatun , kocasını balak han'ın sol yanına oturarak düşüncelerini söyleyerek devlet yönetiminde söz sahibi olduğunu gösterirdi.
bizans kaynaklarına göre, balak han'ın ölümünden sonra, çocukları çok küçük olduğu için, yerine eşi boğarık hatun geçti.
boğarık hatun, yüz bin kişilik sibir ordusunu kumanda ettiğinden, çetin bir düşman olabilirdi. o dönemde sasanilerle savaşan, bizans imparatoru ı. justinianos ikinci bir düşman kazanmak istemediğinden kendisine hediyeler göndererek anlaşma ve ittifak kurma yoluna gitmiştir.
o zaman kadar, naiblik, toy üyeliği gibi görevlerde yer alan kadınlar boğarık hatun'la birlikte bir insanın ülke yönetiminde gelebileceği en üst noktaya gelmiştir.
geçmişten günümüze toplumları incelediğimizde; ''kadın ve çocuk'' toplumda ne kadar önemli ise ''uygarlık'' seviyeleri ileri oluyor.
eski türk devletlerinin en sevdiğim tarafı kadını toplumda önemli bir yere koymalarıdır.
bu toplumlardan birisi hiç şüphesiz sibirlerdir. her türk toplumunda olduğu gibi, boğarık hatun , kocasını balak han'ın sol yanına oturarak düşüncelerini söyleyerek devlet yönetiminde söz sahibi olduğunu gösterirdi.
bizans kaynaklarına göre, balak han'ın ölümünden sonra, çocukları çok küçük olduğu için, yerine eşi boğarık hatun geçti.
boğarık hatun, yüz bin kişilik sibir ordusunu kumanda ettiğinden, çetin bir düşman olabilirdi. o dönemde sasanilerle savaşan, bizans imparatoru ı. justinianos ikinci bir düşman kazanmak istemediğinden kendisine hediyeler göndererek anlaşma ve ittifak kurma yoluna gitmiştir.
o zaman kadar, naiblik, toy üyeliği gibi görevlerde yer alan kadınlar boğarık hatun'la birlikte bir insanın ülke yönetiminde gelebileceği en üst noktaya gelmiştir.
devamını gör...
kadınların çantasının içindekiler
bir gün eşimle bir iş yapıyorduk dışarıda. keşke tornavida olsaydı ya dedim, bende olacaktı deyip çantasından tornavida çıkardı. o günden sonra bir daha sorgulamadım o çantanın içindekileri.
devamını gör...
gözlemeyi bitcoin ile satan kahramanmaraşlı kadın
reklamın iyi kötüsü olmaz ya, yalandan kim ölmüş?
zan edersin teyze amerika'da gözleme yapıyor herkesin bitcoin hesabı var, atma teyze din kardeşi yiz .
kahramanmaraş ha dersen isot ile takas ediyorum maraş biberi ile takas ediyorum tamam inanırım.
zan edersin teyze amerika'da gözleme yapıyor herkesin bitcoin hesabı var, atma teyze din kardeşi yiz .
kahramanmaraş ha dersen isot ile takas ediyorum maraş biberi ile takas ediyorum tamam inanırım.
devamını gör...
kitap alıntıları
mutluluğu kaçırdığım doğru ama
benim aradığım mutluluk bu değildi zaten.. ahmet altan-en uzun gece.
benim aradığım mutluluk bu değildi zaten.. ahmet altan-en uzun gece.
devamını gör...
agnostisizm
agnostisizm, tembellik degildir. aksine, bir insan uzun metafiziksel ve teolojik arayislardan sonra agnostik olabilir. agnostisizme göre, insan mantigi tanrinin olup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir. agnostik olabilmek için*insanin bir suru dini arastirip hicbir din tarafindan ikna olmamasina ragmen tanrinin yok oldugunu iddia eden dusunce bicimlerini de reddetmis olmasi gerekir.
bana kalirsa agnostisizm, din konusunda çok önemli bir noktaya parmak basar. ınsan mantigi tanrinin varolup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir cunku tanri metafiziksel bir seydir. mantik ile aciklanamaz. insanin tanriyi, tanrilari ya da herhangi bir maddeler uzeri bir konsepti anlamasi icin ruhu/kalbi ile bakmasi gerekir.
bana kalirsa agnostisizm, din konusunda çok önemli bir noktaya parmak basar. ınsan mantigi tanrinin varolup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir cunku tanri metafiziksel bir seydir. mantik ile aciklanamaz. insanin tanriyi, tanrilari ya da herhangi bir maddeler uzeri bir konsepti anlamasi icin ruhu/kalbi ile bakmasi gerekir.
devamını gör...
geçmişe özlem duymak
güzel bir geçmişi olanların ortak özelliğidir. geçmişi berbat olanlar ise geleceğe dair umut beslerler. ne kadar ironiktir ki umutlu olmanın kökeni biraz da geçmişindeki berbat hayattır.
devamını gör...
yemeğin tadına bakmadan tuz döken insan
thomas edison ile görüşmeye gittiğinde asistan olarak kabul görmeyecek kişi.
edison, görüşmeye gelen asistan adaylarına çorba ısmarlarmış. eğer aday çorbanın tadına bile bakmadan tuz dökerse, onun ön yargılı biri olduğunu düşünerek onu işe almazmış edison. tabii buradan edison'un da ön yargılı biri olduğu sonucu çıkıyor bana göre ama neyse...
edison, görüşmeye gelen asistan adaylarına çorba ısmarlarmış. eğer aday çorbanın tadına bile bakmadan tuz dökerse, onun ön yargılı biri olduğunu düşünerek onu işe almazmış edison. tabii buradan edison'un da ön yargılı biri olduğu sonucu çıkıyor bana göre ama neyse...
devamını gör...
ekşi sözlük'ten başlık çalmak
başlığı geç tanım çalan var.
devamını gör...
insanın kendine itiraf edemediği gerçekler
kendimi sevmeye geç kaldım.
kendime saygı duymaya geç kaldım.
bazı hatalarımdan ders almaya geç kaldım.
insanların gerçek yüzünü görmeye, gülen her yüze aldanmamaya geç kaldım.
özür dilerim kendim.
kendime saygı duymaya geç kaldım.
bazı hatalarımdan ders almaya geç kaldım.
insanların gerçek yüzünü görmeye, gülen her yüze aldanmamaya geç kaldım.
özür dilerim kendim.
devamını gör...
köpek
insan eliyle türleşmeye itilen canlı. linnean taksonomiye göre her canlının binomiyal ismi var, işlerin karıştığı yerde daha da uzun isimlere sahip olabiliyor bazı bireyler. köpek de bunlardan biri (bkz: canis lupus familiaris)
kedi için subspecies ayrımı olmadığı için (kendisi başlı başına bağımsız bir tür kabul edildiğinden) ikili isimlendirme yeterli mesela, felis catus denilince ev kedisinden bahsettiğimiz anlaşılıyor fakat köpekte işler hafiften karışmış, çareyi her bireyi subspecies (alt tür) olarak ayırmakta bulmuşuz. linnean taksonomide (family, genus, species vs diye isimlendirme sistemi hani) en alt basamak uzun yıllar tür (species) olarak kalırdı, ki bu da binomial isimlendirme dediğimiz şey. latin ismini söylediğiniz her canlının önce cins, sonra tür ismini söylüyordunuz (ör. panthera leo (aslan). panthera cins (genus,), leo tür (species)) fakat dediğim gibi bu isimlendirme yetmeyince binomial isimlendirme evrilerek trinomial isimlendirmeye geçiş yaptı. bu sistemi işte köpekte canis (cins) lupus (tür) familiaris (alt tür) olarak görüyoruz.
yazının başına geri dönelim, subspecies olarak "familiaris (evcil)" dediğimiz canlıları sokaklarda başı boş bırakmak, açlıktan hastalıktan kırılacak şekilde yaşamaya zorlamak, korkup değnekle falan dövmek, hatta öldürmek en basit tabirle vicdansızlık. kendi elinle yarattığın canlıya sırtını dönme insanoğlu. sen olmasaydın o da olmazdı, o olmasaydı sen belki olurdun ama bugün bulunduğun konuma henüz ulaşamamış olabilirdin. vicdanlarınıza seslendim, çekiliyorum.
kedi için subspecies ayrımı olmadığı için (kendisi başlı başına bağımsız bir tür kabul edildiğinden) ikili isimlendirme yeterli mesela, felis catus denilince ev kedisinden bahsettiğimiz anlaşılıyor fakat köpekte işler hafiften karışmış, çareyi her bireyi subspecies (alt tür) olarak ayırmakta bulmuşuz. linnean taksonomide (family, genus, species vs diye isimlendirme sistemi hani) en alt basamak uzun yıllar tür (species) olarak kalırdı, ki bu da binomial isimlendirme dediğimiz şey. latin ismini söylediğiniz her canlının önce cins, sonra tür ismini söylüyordunuz (ör. panthera leo (aslan). panthera cins (genus,), leo tür (species)) fakat dediğim gibi bu isimlendirme yetmeyince binomial isimlendirme evrilerek trinomial isimlendirmeye geçiş yaptı. bu sistemi işte köpekte canis (cins) lupus (tür) familiaris (alt tür) olarak görüyoruz.
yazının başına geri dönelim, subspecies olarak "familiaris (evcil)" dediğimiz canlıları sokaklarda başı boş bırakmak, açlıktan hastalıktan kırılacak şekilde yaşamaya zorlamak, korkup değnekle falan dövmek, hatta öldürmek en basit tabirle vicdansızlık. kendi elinle yarattığın canlıya sırtını dönme insanoğlu. sen olmasaydın o da olmazdı, o olmasaydı sen belki olurdun ama bugün bulunduğun konuma henüz ulaşamamış olabilirdin. vicdanlarınıza seslendim, çekiliyorum.
devamını gör...



